Bölümler 30Şu an: 24. BÖLÜM — İKİZİMİN SAKLADIĞI SIR
- 1 Bölüm 1 - Yabancı1.111 kelime
- 2 BÖLÜM 2 — DAVETSİZ MİSAFİR2.505 kelime
- 3 BÖLÜM 3 — ANNEMİN SIRRI1.892 kelime
- 4 4. BÖLÜM — KAN BAĞI1.930 kelime
- 5 5. BÖLÜM — ÖLÜLER KONUŞMAZ1.960 kelime
- 6 6. BÖLÜM — EN YAKININDAKİ DÜŞMAN4.123 kelime
- 7 7. BÖLÜM — MEZARDAKİ YABANCI2.250 kelime
- 8 8. BÖLÜM — DEĞİŞTİRİLEN HAYATLAR2.912 kelime
- 9 9. BÖLÜM — EN YAKININDAKİ ADAM2.309 kelime
- 10 10. BÖLÜM — ÖLÜ SANDIĞIM ANNEM2.482 kelime
- 11 11. BÖLÜM — YASAK GERÇEK2.494 kelime
- 12 12. BÖLÜM — AYNI YÜZ, FARKLI HAYATLAR1.740 kelime
- 13 13. BÖLÜM — KAYIP İKİZ2.168 kelime
- 14 14. BÖLÜM — KANLI DOSYA1.657 kelime
- 15 15. BÖLÜM — DÖRDÜNCÜ ÇOCUK1.917 kelime
- 16 16. BÖLÜM — BABAM DEDİĞİN ADAM1.501 kelime
- 17 17. BÖLÜM — GERÇEK ANNEM1.670 kelime
- 18 18. BÖLÜM — İKİ ANNENİN SIRRI1.487 kelime
- 19 19. BÖLÜM — BABAM DEDİĞİM ADAM1.435 kelime
- 20 20. BÖLÜM — KANIMDAKİ YALAN1.329 kelime
- 21 21. BÖLÜM — GERÇEK ANNENİ GETİR1.445 kelime
- 22 22. BÖLÜM — BABAM DEDİĞİ ADAM1.203 kelime
- 23 23. BÖLÜM — KANIMDAN DEĞİLSİN1.320 kelime
- 24 24. BÖLÜM — İKİZİMİN SAKLADIĞI SIR1.582 kelime · Okuduğun bölüm
- 25 25. BÖLÜM — ANNEM DEDİĞİM YABANCI1.697 kelime
- 26 26. BÖLÜM — BABAMIN KATİLİ1.664 kelime
- 27 27. BÖLÜM — İKİSİNDEN BİRİ1.671 kelime
- 28 28. BÖLÜM — KAYIP KIZ KARDEŞİM1.709 kelime
- 29 29. BÖLÜM — AŞK MI, MİRAS MI?1.659 kelime
- 30 30. BÖLÜM (Final) — SONSUZA DEK1.639 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
00.18 — DEMİR KONAĞI
Salonun ortasında iki adam karşı karşıya durmuştu.
Karan ve karşısındaki genç adam...
Aynı yüz, aynı gözler, aynı bakışlar.
Karan birkaç saniye boyunca konuşamadı.
"Adın ne?"
Genç adam hafifçe gülümsedi.
"Kaan."
Karan'ın kaşları çatıldı.
"Kaan Demir mi?"
"Hayır. Bana verilen ilk isim Kaan'dı. Ama doğduğumda başka bir isimle kaydedilmişim."
Emir araya girdi.
"Bu kadar yeter. Kim olduğunu kanıtlaman gerekiyor."
Kaan cebinden eski bir bileklik çıkardı.
Üzerinde şu yazıyordu:
BEBEK ERKEK — 02.17
Karan'ın elindeki bileklikle aynıydı.
Karan yavaşça yaklaştı.
"Bu nasıl mümkün olabilir?"
Kaan gözlerini ona dikti.
"Çünkü seninle aynı gece doğdum. Aynı anneden, aynı dakikada..."
Karan'ın sesi titredi.
"Sen benim ikizim misin?"
Kaan başını salladı.
"Evet."
Karan bir adım geri çekildi.
"Yıllardır neredeydin?"
Kaan'ın yüzündeki gülümseme kayboldu.
"Beni senden ayırdılar."
"Kim?"
Kaan'ın bakışları Rauf'a döndü.
"Amcam."
Rauf başını eğdi.
Karan öfkeyle bağırdı:
"YİNE Mİ SEN?"
Rauf sakin kalmaya çalıştı.
"Karan, dinle..."
"Sus! Yıllardır hayatımı mahvettin. Şimdi bir de ikizim olduğunu mu öğreniyorum?"
Kaan araya girdi.
"Onu suçlamadan önce beni dinle. Çünkü sana anlatacağım şey, Lina'nın hayatını da değiştirecek."
00.47 — KAYIP KARDEŞ
Kaan koltuğa oturdu.
Herkes etrafında toplandı.
"Doğduğumuz gece hastanede altı bebek vardı. Rauf, ailedeki bütün çocukların kimliklerini değiştirmek için bir plan hazırlamıştı."
Emir sordu:
"Neden?"
"Çünkü ailede büyük bir miras vardı. Demir Holding'in hisseleri, ailede doğan erkek çocuklara bırakılacaktı. Rauf, bütün çocukların kimliklerini kontrol ederek şirketin tamamını ele geçirmek istiyordu."
Barış başını kaldırdı.
"Benim de mi kimliğim değiştirildi?"
Kaan ona baktı.
"Senin kimliğin değiştirilmedi. Ama annen ve baban hakkında sana anlatılanların çoğu doğru değil."
Barış acı acı güldü.
"Şaşırmadım."
Kaan devam etti:
"Rauf beni hastaneden aldı. Karan'ı ise Nermin'in yanına bıraktı. İkimizin de birbirimizden haberi olmaması gerekiyordu."
Karan sordu:
"Sen nasıl kurtuldun?"
Kaan gözlerini yere indirdi.
"Beni büyüten kadın öldüğünde eski belgeleri buldum. Gerçek adımı, doğum tarihimi, ailemi öğrendim. Yıllarca seni aradım."
Karan sessizce dinledi.
"Öyleyse neden şimdi geldin?"
Kaan gözlerini Lina'ya çevirdi.
"Çünkü Lina'nın başına gelenleri öğrendim."
01.15 — LİNA'NIN SORUSU
Lina, Karan'ın yanına geldi.
"Kaan..."
Genç adam ona döndü.
"Efendim?"
"Az önce benim gerçek babamı bildiğini söyledin. Kim o?"
Kaan bir süre sustu.
Karan, Lina'nın elini tuttu.
"Konuş."
Kaan cebinden bir zarf çıkardı.
"Bu adamın adı Cem Yılmaz."
Lina'nın gözleri büyüdü.
"Cem Demir değil mi?"
"Hayır. Cem Demir ismi yıllarca başkası tarafından kullanıldı. Gerçek Cem Yılmaz, senin doğduğun gece hastanedeydi."
Lina'nın sesi titredi.
"Benim babam mı?"
Kaan başını salladı.
"Evet."
Lina'nın gözleri doldu.
"Yaşadığını biliyor musun?"
Kaan zarfı ona uzattı.
"Yaşıyor."
Lina zarfı açtı.
İçinden genç bir adamın fotoğrafı çıktı.
Fotoğrafın arkasında bir not vardı:
“Kızım Lina'ya... Bir gün bu fotoğrafı görürsen bil ki seni hiç terk etmedim.”
Lina fotoğrafı göğsüne bastırdı.
"Benim babam yaşıyor..."
Karan ona sarıldı.
Lina sessizce ağlamaya başladı.
"Yıllardır babamı bekledim. Belki bir gün kapıdan girer diye..."
Karan saçlarını okşadı.
"Artık yalnız değilsin."
Lina başını kaldırdı.
"Onu bulabilir miyiz?"
Kaan cevap verdi:
"Bulabiliriz. Ama önce bir şeyi anlaman gerekiyor."
Lina gözlerini ona çevirdi.
"Neyi?"
Kaan yavaşça konuştu:
"Cem Yılmaz, seni aramıyor. Çünkü seni bulursa öldürüleceğini düşünüyor."
01.52 — SELİN'İN İTİRAFI
Selin, salonun köşesinde sessizce duruyordu.
Kaan ona döndü.
"Sen de anlatmalısın."
Selin başını salladı.
"Ben zaten yıllardır susuyorum."
Lina ona baktı.
"Sen gerçekten benim annem misin?"
Selin gözyaşlarını sildi.
"Evet."
"Öyleyse neden beni bıraktın?"
Selin derin bir nefes aldı.
"Çünkü doğduğun gece seni benden aldılar. Bana bebeğimin öldüğünü söylediler."
Lina'nın gözleri doldu.
"Kim aldı?"
Selin cevap vermeden Rauf konuştu.
"Ben."
Herkes Rauf'a döndü.
Selin öfkeyle bağırdı:
"Senin yüzünden kızımı yıllarca göremedim!"
Rauf başını eğdi.
"Onu korumaya çalıştım."
Lina acı acı güldü.
"Bu ailede herkes beni koruduğunu söylüyor. Ama kimse bana gerçeği söylemedi."
Selin kızına yaklaşmak istedi.
Lina elini kaldırdı.
"Şimdi değil."
Selin durdu.
Lina'nın gözlerinden yaşlar akıyordu.
"Önce babamı bulacağım. Sonra seninle konuşacağım."
02.20 — KARAN VE KAAN
Karan, Kaan'ı bahçeye çağırdı.
İki kardeş gece boyunca sessizce yürüdüler.
Karan sonunda konuştu.
"Bir şey soracağım."
"Sor."
"Benim hayatımı uzaktan izledin mi?"
Kaan başını salladı.
"Evet."
"Ne zaman?"
"İlk kez seni on sekiz yaşındayken gördüm. Bir şirket toplantısında."
Karan şaşırdı.
"Yıllarca yanımdaydın ve kendini tanıtmadın mı?"
Kaan acı bir gülümsemeyle cevap verdi.
"Rauf beni tehdit etti. Sana yaklaşmamamı söyledi."
Karan durdu.
"Sen de korktun."
"Hayır. Seni kaybetmekten korktum."
Karan gözlerini kaçırdı.
"Benim bir kardeşim vardı ve ben bunu bilmiyordum."
Kaan onun omzuna dokundu.
"Artık biliyorsun."
Karan bir süre sustu.
Sonra sordu:
"Lina'yı neden bu kadar iyi tanıyorsun?"
Kaan'ın yüzü ciddileşti.
"Çünkü onun babasını da tanıyorum."
Karan ona döndü.
"Ne demek istiyorsun?"
Kaan derin bir nefes aldı.
"Cem Yılmaz, Aras'ın en yakın arkadaşıydı. Aras öldürüldüğünde Lina'yı korumak için ortadan kayboldu."
Karan'ın kaşları çatıldı.
"Aras benim babam. Cem ise Lina'nın babası. Peki bu iki aile neden birbirine bağlı?"
Kaan cevap verdi:
"Çünkü Aras ve Cem, Rauf'un kurduğu düzeni ortaya çıkarmaya çalışıyordu."
03.05 — EMİR'İN BULDUĞU DOSYA
Emir, konağın çalışma odasında bilgisayarın başındaydı.
Eski hastane kayıtlarını incelerken silinmiş bir klasör buldu.
Klasörün adı:
06 ÇOCUK — SON KAYIT
Dosyayı açtı.
Altı ayrı fotoğraf vardı.
Karan.
Kaan.
Lina.
Duru.
Barış.
Ve altıncı bebek...
Emir fotoğrafı büyüttü.
Bebeğin bileğinde başka bir isim yazıyordu.
MERT.
Emir şaşkınlıkla ekrana yaklaştı.
"Hayır..."
Tam o sırada arkasından bir ses geldi.
"Ne buldun?"
Emir döndü.
Mert kapıda duruyordu.
Emir bilgisayarı kapatmaya çalıştı ama Mert çoktan ekrana bakmıştı.
"Bu benim mi?"
Emir cevap vermedi.
Mert yavaşça ekrana yaklaştı.
"Ben de o gece mi doğdum?"
Emir başını salladı.
"Öyle görünüyor."
Mert'in gözleri doldu.
"Peki annem kim?"
Emir dosyanın altındaki belgeyi açtı.
Bebek Mert'in annesi kısmında tek bir isim yazıyordu:
NERMİN DEMİR.
Mert geriye çekildi.
"Hayır..."
Emir ona baktı.
"Ne oldu?"
Mert başını iki yana salladı.
"Benim annem Selin değil."
Emir şaşırdı.
"Selin mi?"
Mert gözlerini kapattı.
"Selin bana yıllardır annem olduğunu söylüyordu. Ama ben onun gerçek annem olmadığını hep biliyordum."
Emir dosyayı yeniden inceledi.
"Bir dakika..."
Bebeğin doğum saati 02.34'tü.
Aynı saatte kaydedilen başka bir belge daha vardı.
BEBEK — KIZ — 02.34
Emir fısıldadı:
"Mert'in ikizi var."
03.42 — LİNA'NIN TELEFONU
Lina odasında tek başına oturuyordu.
Karan kapıyı çaldı.
"Uyumadın mı?"
"Hayır."
Karan yanına oturdu.
"Ne düşünüyorsun?"
Lina başını omzuna yasladı.
"Babamı..."
Karan saçlarını okşadı.
"Onu bulacağız."
Lina bir süre sustu.
Sonra Karan'a döndü.
"Senin de bir ikizin var."
Karan hafifçe gülümsedi.
"Öyle görünüyor."
"Bir de gerçek baban varmış. Annen kim, hâlâ bilmiyoruz."
Karan derin bir nefes aldı.
"Benim hayatımın ne kadar karışık olduğunu biliyor musun?"
Lina gülümsedi.
"Biraz."
Karan onun elini tuttu.
"Ama sen yanımdayken ilk kez her şeyin yoluna girebileceğini düşünüyorum."
Lina gözlerini onun gözlerine dikti.
"Ben de seni kaybetmek istemiyorum."
Karan alnına bir öpücük kondurdu.
"Kaybetmeyeceksin."
Lina başını onun göğsüne yasladı.
"Bir söz ver."
"Söyle."
"Ne öğrenirsek öğrenelim, birbirimizden vazgeçmeyeceğiz."
Karan onun yüzünü ellerinin arasına aldı.
"Sana söz veriyorum."
Tam o sırada Lina'nın telefonu çaldı.
Bilinmeyen numara.
Lina açtı.
"Efendim?"
Karşıdan erkek sesi geldi.
"Lina..."
Lina'nın gözleri büyüdü.
"Kim?"
Adam titreyen sesiyle konuştu:
"Kızım, ben babanım."
Lina'nın dudakları titredi.
"Baba?"
Karan hemen doğruldu.
Adam devam etti:
"Yarın saat on ikide eski tren istasyonuna gel. Yalnız gel."
Lina ağlamaya başladı.
"Sen gerçekten babam mısın?"
Adamın sesi kısıldı.
"Bir zamanlar seni kucağımda uyutan adamım."
Telefon kapandı.
Karan Lina'ya baktı.
"Ne dedi?"
Lina gözyaşlarını sildi.
"Babam..."
Karan onun ellerini tuttu.
"Yarın seninle geleceğim."
Lina başını salladı.
"Yalnız gelmemi istedi."
Karan'ın yüzü sertleşti.
"Ben seni bir daha tek başına hiçbir yere göndermem."
09.30 — ESKİ TREN İSTASYONU
Sabah saatlerinde Karan, Lina ve Emir istasyonun yakınında bekliyordu.
Lina heyecanlıydı. Elleri titriyordu.
"Ya gerçekten babamsa?"
Karan ona baktı.
"Ya öyleyse?"
"Ne diyeceğimi bilmiyorum."
Karan gülümsedi.
"Önce sarılırsın."
Lina'nın gözleri doldu.
Tam o sırada uzaktan bir adam göründü.
Elinde küçük bir çanta vardı.
Yavaşça onlara doğru yürüdü.
Lina adamın yüzünü fotoğraftan tanıdı.
"Cem..."
Adam durdu.
Lina'nın gözlerine baktı.
"Kızım..."
Lina koşarak ona sarıldı.
Cem de kızını kollarının arasına aldı.
"Affet beni..."
Lina ağlayarak konuştu:
"Ben seni yıllarca bekledim."
Cem kızının saçlarını öptü.
"Biliyorum. Her gece seni düşündüm."
Karan biraz geride duruyordu.
Cem onu fark etti.
"Sen Karan olmalısın."
Karan başını salladı.
"Evet."
Cem'in yüzü ciddileşti.
"Seninle konuşmam gereken önemli bir şey var."
Karan yaklaştı.
"Söyleyin."
Cem etrafına baktı.
"Burada değil."
Lina babasının elini tuttu.
"Artık hiçbir şeyden kaçmak istemiyorum."
Cem kızının gözlerine baktı.
"Öyleyse gerçeği öğrenmelisin."
Çantasından bir dosya çıkardı.
İlk sayfada Aras Demir'in fotoğrafı vardı.
Cem konuştu:
"Aras senin babanın düşmanı değildi Karan. O benim en yakın arkadaşımdı."
Karan dosyaya baktı.
"Rauf onu öldürdü."
Cem başını salladı.
"Evet. Ama Aras ölmeden önce bana bir şey bıraktı."
"Ne?"
Cem dosyadan küçük bir mektup çıkardı.
"Senin için."
Karan mektubu açtı.
İlk satırda şöyle yazıyordu:
“Oğlum Karan, bir gün bu mektubu okuyorsan bil ki annen sandığın kadın seni hiç doğurmadı. Ama gerçek anneni bulduğunda ona kızma. Çünkü seni benden daha çok seven bir kadın vardı.”
Karan'ın gözleri doldu.
Mektubun devamını okumaya başladı.
“Gerçek annenin adı...”
Tam o sırada uzaktan bir araba hızla istasyona yaklaştı.
Emir bağırdı:
"YERE YATIN!"
Silah sesi duyuldu.
Cem, Lina'yı kendine çekerek yere kapandı.
Karan ayağa kalkmaya çalıştı.
"CEM!"
Cem'in gömleğinde kan vardı.
Lina çığlık attı.
"BABA!"
Karan hemen yanlarına koştu.
Cem güçlükle nefes alıyordu.
Karan mektubu elinden düşürmedi.
"Cem! Dayanın!"
Cem Karan'ın kolunu tuttu.
"Devamını oku..."
Karan mektuba baktı.
Son satırda yalnızca bir isim yazıyordu:
AYLİN.
Karan başını kaldırdı.
"Bu ne demek?"
Cem gözlerini Lina'ya çevirdi.
"Çünkü..."
Bir an durdu.
"Çünkü Aylin, Karan'ın annesi değil. Aylin, Karan'ın annesinin kardeşi."
Lina'nın gözleri büyüdü.
Karan'ın yüzü bembeyaz oldu.
Cem son gücüyle fısıldadı:
"Karan'ın gerçek annesi... yıllardır ölü sandığınız Nermin değil. Onun ikizi de değil. Gerçek annesi, şu an yanınızda duran kadının annesi."
Lina şaşkınlıkla etrafına baktı.
"Yanımızda kimse yok..."
Tam o anda arabanın arka kapısı açıldı.
İçinden bir kadın indi.
Karan kadını görünce dondu.
Kadın gözyaşları içinde ona baktı.
"Merhaba, oğlum."
Karan'ın dudaklarından tek kelime çıktı:
"Anne?"
Kadın başını salladı.
"Ben senin gerçek annenim."
24. BÖLÜM SONU.
Bölüm etkileşimi
