4. Bölüm

Vaveyla Yazarı: Senanur Küçük

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 25Şu an: 4. Bölüm

Eve vardıklarında eşyaları yerlerine yerleştirdiler. Amber merdivenlerden aşağı inerek salona geldiğinde Rose'a sarılarak:

-Rose iyisin senin için çok endişelenmiştim. Bir kaç gündür hastanedeydin.Kolun ve bacağın alçıdaydı çok korkmuştum.

Rose :

-Amber, seni gördüğüme sevindim.

Suzanne:

-Rose istersen biraz dinlendikten sonra bize ne olduğunu açıklayabilirsin tatlım.

Rose:

-Teşekkür ederim, anne odama çıkıp üzerime rahat bir şeyler giydikten sonra size her şeyi anlatacağım.

Alex:

-Tatlım hadi ablana odasını göster.

Amber:

-Abla beni takip et! En geniş ve en güzel odayı senin için hazırladım.

Rose gülerek:

-Amber koşma, haha tamam geliyorum.

Odama çıkıp üzerime bol pijamalarımı giydim. Odamı biraz incelediğimde oldukça iyi dizayn edilmiş olduğunu fark ettim. Kitaplığım ahşaptı küçük ampüller ve yapay sarmaşıklar vardı. Dolabım ve yatağım oldukça zarifti. Odam hafif gotik tarzda dizilmiş, duvarlar açık kahve tontarındaydı.

Sesizce aşağıya indim. Annemle babam büyük bir ciddiyetle beni dinlemeye hazır bir şekilde tekli koltuklara oturmuş salona gelmemi bekliyorlardı.

Salonun ortasında bulunan sehpanın karşısındaki çift kişilik koltuğa oturdum.Amber de benim yanıma oturdu.

Suzanne:

-Tatlım eğer sende hazırsan seni bekliyoruz.

Rose:

-Hastanedeydim. Gözlerimi açtığımda etrafımda bir sürü hasta önlüğü giymiş insanlar vardı. İlk başta neler olduğunu anlayamadım. Sonrasında bir kaç kişi "o bizi görüyor" Demeye başladığında iyice gerilmiştim. Ben sessiz kaldıkça aralarındaki tartışma git gide büyüyordu. Kendi aralarında konuşurlarken hayalet olduklarını ve eğer onları görebiliyorsam onlara yardım edebileceğimi söylediler. Adının Jeremain olduğunu öğrendiğim genç çocuk benim yaşlarımdaydı. Kalabalığı sakinleştirmeye çalıştı. İlk başta benim onları gördüğüme inanmadı ve bana bu kaç diye sordu. Dört, dediğimde kalabalık iyice alevlendi. Jeremain tekrar araya girdiğinde bunun geçici olabileceğini ve ölümden döndüğüm için sadece bir kaç dakikalığına onları görebildiğimi ve fazla ümitlenmemeleri gerektiğini söyledi. Ben gürültüden çok rahatsız olup onu dinlemeleri gerektiğini ve gitmelerini istedim. Kıvırcık saçlı bir kadın kocası tarafından öldürüldüğünü ve benim rahatsız olmamın onun için önemli olmadığını söyledi. Sonrasında tüm hayaletler üzerime gelmeye başladı. Jeremain onları engelleyemedi. Yaşlı bir adam onu iterek sen yarı ölüsün onun durumu farklı belki de o bize yardım edebilir dediğinde hepsi daha çok üzerime gelmeye başladı. Ben daha ne olduğunu anlayamadan farklı duygular hissetmeye başladım. Öfke, korku, bıkkınlık gibi duygular vücudumu ele geçirmişti. Hemen defolıp gitmezlerse hepsini hiçliye yollayacağımı ve o kadının da gidip kocasıyla uğraşmasını söyledim. Sonrasında onları geriye doğru savurduğumda herkes bana bakıp kaçışmaya başladı. Jeremain öylece bana baktıktan sonra odayı terk etti. Sonrası bulanık tam hatırlamıyorum ama daha önce öldürülmüş olan cadı atalarımın ölümlerini gördüm. Korkunçtu.

Amber ablasına sarılarak :

-Korkma abla her şey iyi olacak. Hem burada cadılar için bir okul var. Burada kimse bizi dışlamaz. Daha iyi olacağız.

Alex:

-Amber, sende atalarını gördün mü?

Amber:

-Hayır. Ben sadece suyu kontrol edebiliyorum.

Rose:

-O domuz sana bu yüzden mi saldırdı?

Amber:

-Hayır, ben arkadaşlarımla konuşuyordum ve soy adımın bir cadıdan geldiğini benimde bir cadı olduğumu söyledi. Bende onun saçmalıklarını dinlemek istemediğim için defolup gitmesini istedim ve o beni göle attı. Gölün içindeyken bir süre sonra suyun içinde nefes alabildiğimi fark ettim ve gözlerimi açtığımda seni gördüm. Sonrasını biliyorsun.

Rose:

-Umarım buradayken daha mutlu bir şekilde yaşarız. Anne, baba biz eğer bu şekildeysek sizin güçleriniz ne?

Suzanne:

-Benim gücümde, toprak. Bitkilerin güzelce ve hızlıca büyümesini sağlayıp onlarla konuşabiliyordum.

Rose:

-Yani orman perisi misin? Babam da elf mi?

Suzanne gülerek:

-Rose kes şunu. Hayır baban bir elf değil. O nadir görülen bir erkek cadı. Tabii o büyücü denilmesini tercih ediyor.

Alex:

-Benim özel gücüm, hava olaylarını kontrol etmek. Önceden bu konuda çok zorlanıyordum. Bu yüzden sıkça şehir değiştirdim ama May hala bana çok yardım etti.

Rose:
-May hala, onu en son 10 yaşındayken görmüştüm. Aceba şu an ne yapıyor.

Alex:

-Cadılar okulunda Müdirelik yapıyor. Onu daha sık göreceksiniz.

Rose:

-Anlıyorum. Tüm bu sohbet beni acıktırdı.

Suzanne:

-Tamam, o zaman herkes mutfağa hadi hep birlikte sofrayı hazırlayalım.

Alex:

-Kızlar siz mutfağa geçin benim annenizle konuşmam gereken şeyler var.

Rose :

-Yanağım ağrıyor.

Suzanne:

-Üzgünüm tatlım. Seni ayıltmak için biraz vurmuş olabilirim. Dolaptan biraz buz al.

Rose:

-Tamam.

Rose ve Amber, masa örtüsünü sererek tabakları, çatal ve kaşıkları yavaş yavaş masaya dizmeye başladılar. O sırada Alex ve Suzanne salona geçtiler.

Alex:

-Suzanne ölülerle konuşabilen ve onları görebilen bir cadı erkek cadılardan daha da nadirdir. Bunu okula bildirmeliyiz.

Suzanne:

-Biliyorum Alex ama ya geçiciyse.

Alex:

-Düşün, Amber suya düştü ve suyu kontrol ediyor. Rose ölümden döndü ve ölülerle konuşuyor. Bu çok da şaşırtıcı değil.

Suzanne:

-Evet, haklı olabilirsin. Bunu May halaya söylemeliyiz. O ne yapılacağını bilir. Benim güçlerim de bir çukura düşüp bacağım kanadığında kanım toprağa düştüğünde ortaya çıkmıştı. Topraktaki kırık fideler canlandığında oldukça şaşırmıştım.

Alex:

-Ben hatırlamak dahi istemiyorum. Ailemle tarla işleriyle uğraşırken kafama şimşek çakmıştı. O his hala beni tedirgin ediyor.

Suzanne:

-Hahahah Alex, sen ciddi misin?

Alex:

-Evet, ailem cadı olduğumu öğrendiklerinde şaşırmışlardı. Sonra cadılar okulunu bulana kadar bir çok şehir değiştirdik. Hava duygularımdan etkileniyordu çünkü. Ailenden bir şey saklayamamak zordu ve her doğa olayı olduğunda tüm bakışlar üzerime çevrildiğinde bu sefer ben değildim diyerek kendimi açıklamak zorunda kalıyordum. Erkek olduğum için cadılık konusunda bir şey bilmiyordum ve hala eksiklerim var.

Rose:

-Sofrayı hazırladık. Hadi gelin.

Suzanne:

-Geliyoruz tatlım.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

278okunma 3beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.