16. bölüm / 25
Perili Evin Hayaletleri16. Bölüm
Bölümler 25Şu an: 16. Bölüm
- 1 1.Bölüm623 kelime
- 2 2.Bölüm681 kelime
- 3 3.Bölüm800 kelime
- 4 4. Bölüm819 kelime
- 5 5.bölüm556 kelime
- 6 6.Bölüm619 kelime
- 7 7.Bölüm876 kelime
- 8 8.Bölüm405 kelime
- 9 9.Bölüm437 kelime
- 10 10.Bölüm469 kelime
- 11 11.Bölüm519 kelime
- 12 12.Bölüm463 kelime
- 13 13.Bölüm494 kelime
- 14 14.Bölüm656 kelime
- 15 15.Bölüm655 kelime
- 16 16. Bölüm770 kelime · Okuduğun bölüm
- 17 17.Bölüm649 kelime
- 18 18.Bölüm558 kelime
- 19 19.Bölüm568 kelime
- 20 20.Bölüm645 kelime
- 21 21. Bölüm705 kelime
- 22 22.Bölüm1.301 kelime
- 23 23.Bölüm702 kelime
- 24 24.Bölüm652 kelime
- 25 25. Bölüm434 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Daniel ve Rose gizlenmiş odaya indiler. Rose asasını yukarı kaldırarak etrafı aydınlattı, odaya indiği anda Maria'nın 19.yaş günü için giydiği elbisesini askıdan çıkardı. Bir süre yukarı kaldırıp inceledi.
Rose:
-Elbise gerçekten güzelmiş yazık olacak ama başka bir yol bırakmadılar.
Daniel:
-İstersen senin için onları bulabilirim
Rose soğuk bir sesle:
-Hayır, buraya gelmemek kendi seçimleriydi. Sen yanlarına gittiğinde bir şey değişmeyecek. Bir yere gitmiyorsun.
Daniel:
-Ne zamandan beri bana emir veriyorsun?
Rose hafifçe gülümseyerek:
- Daniel, Julia'nın sevdiği bir elbise seçer misin? Lütfen beni zorlama. Size karşı ne kadar sabırlı olduğumu görüyorsun değil mi? Size karşı özel bir kinim yok. Sadece davranışlarınız sinir bozucu.
Daniel:
-T-t-tamam, sa-sakin ol. Nefes al lütfen. Şu yeşil ışıkları ve aniden yerden yükselme olaylarını kontrol etme vakti değil mi sence? Seninle burada yalnız olmak beni tedirgin ediyor.
Rose alçak ve korkutucu bir sesle:
-O zaman bir elbise seç Daniel!
Daniel panikle Julia'nın elbiselerinin bulunduğu bölüme doğru ilerlediğinde Rose da süzülerek onu takip ediyordu. Daniel her elbiseyi incelemek için daha da acele etti ve elmas işlemeli pembe renkli, beyaz kurdeleli, oldukça kabarık bir elbiseyi Rose'a gösterdi. Rose kıyafeti mankenin üzerinden çıkardı ve Daniel'e kuşkucu bir ifade ile bakarak :
-Emin misin?
Daniel:
-Evet, eminim. Yanlış hatırlamıyorsam, prens onu Julia'ya hediye etmişti.
Rose:
-O zaman buradaki işimiz bitti. Hadi yukarı çıkalım.
Rose uçarak ve yeşil ışıklar saçarak boşluktan çıktı sonrasında Daniel'de arkasından geldi. Rose salonun ortasındaki boşluğu kapattı ve Elbiseler, Rose'un arkasından uçarak onu takip ediyordu. Evin bahçesine çıktı. Amber ve Suzanne, İsabel'in yanında kaldılar. Daniel ve Alex ise Rose'u takip etti. Rose iki elbiseyi de üst üste koydu ve asasını savurarak elbiseleri yaktı. Film karakterlerindeki kötü adamlar gibi gülümsemeye başladı ve daha yükseye uçtu. Etrafına yayılan yeşil ışık daha da büyüdü.
Rose:
-Size buraya gelmeniz için şans verdim. Size bu gün ne yapacağımızı söyledim. Buradan ayrılmak isteyen sizdiniz. Şimdi buraya gelin!
Yanan elbiselerden yükselen alevler devasa boyutlara ulaştığında Maria ve Julia birden ortaya çıkmışlardı. Çimenlerin üzerinde acı içinde kıvranıyorlardı.
Rose ani bir hareketle asasını salladı:
- Vashan turlo, ethra niquar, ishtar valen, ghostara mael, keleptis sira!
Maria ve Julia'nın sol ayak bileklerinde kelepçeler belirdiğinde Rose alevleri söndürdü ve iki hayalette acı içinde süründükleri yerden kalkarak derin bir nefes aldılar.
Maria öfkeyle:
-Rose! Bu da ne demek oluyor?
Rose hızla Maria'nın üzerine doğru uçtu ve aynı göz hizasına geldiler.
Rose:
-Kafanıza göre kaçamazsınız demek oluyor.
Julia bağırarak:
-Biz senin tutsağın değiliz! Anladın mı? Hesaplaşma ya da her neyse bunu istemiyoruz! Burada kalmaya devam edeceğiz!
Rose Julia'ya baktı:
-Öyle mi? Bırakalım da buna İsabel karar versin. Hem zaten aceleniz de yok. Kaçacak değilsiniz ya? Bekleyin biraz, İsabel salonda uyuyor.
Julia ayağındaki demiri çıkarmaya çalıştığında Rose, kendini tutamayıp gülmeye başladı.
Rose alaycı bir ifadeyle Julia'ya bakarak:
-Cidden kaçmayı denedin mi? Her neyse hadi salona geçelim. Konuşacak çok şeyimiz var, öyle değil mi?
Alex ve Daniel karşılaştıkları olaylar karşısında donup kalmışlardı.Rose ellerini iki kere ellerini birbirine vurduğunda dalgınlıklarını üstlerinden atarak salona girdiler.
Maria ve Julia, İsabel'in olduğu tarafa bakmamak için extra bir çaba sarfediyorlardı. Rose aceleci bir şekilde İsabel'in yanına gittiğinde Daniel onun önüne geçerek:
-Rose, yapma lütfen. Her şeyin açığa kavuşmasını senin kadar bende istiyorum. İsabel uyanır uyanmaz onları karşısında gördüğünde ne hisseder sence? Her şeyi sindirmesi için biraz zaman lazım. Kindar bir ruh olabilir değil mi?
Daniel bunu dediği anda Maria ve Julia'nın gözleri yerinden çıkacak gibiydi. Ne kadar tedirgin oldukları yüzlerinden okunuyordu. Rose arkasına dönüp Maria ve Julia'yı incelediğinde Daniel'e dönerek:
-Haklısın, kindar bir ruh olabilir. Birden Maria ve Julia'ya saldırabilir değil mi? Ben her şeyin konuşularak çözülmesinden yanayım. O zaman uyuyan güzelin uyanmasını bekleyelim Daniel, onu odama çıkarmanı rica edebilir miyim? Kendini hazır hissettiğinde aşağı inecektir.
Daniel:
-Elbette
Rose diğer aile üyeleri ile bir süre bakıştı.
Rose :
-Ne?
Amber :
-Abla, sen biraz değiştin sanki.
Rose:
-Aslında hep böyleydim. Sadece fark etmeniz biraz uzun sürdü.
Susanne:
-Her zaman biraz huysuz olduğunu biliyorum ama bu başka bir seviye bence.
Rose gözlerini devirerek:
-Anne sende mi? Lütfen, bunu hayaletlerin önünde mi tartışacağız?
Maria yapmacık bir gülümseme ile:
-Oh! Hiç önemli değil siz keyfinize bakın. Biz yokmuşuz gibi davranın lütfen.
Rose, Maria'nın konuşmaya dahil olmasına sinirlense de gayet sakin bir şekilde:
-Yani teknik olarak zaten sizin burada değil öteki tarafta olmanız gerekiyor.
Maria ne cevap vereceğini bilemez haldeki yüz ifadesi ile donakalmıştı. Tam cevap vereceği sırada Alex arkasını dönüp gülmemek için kendini zorluyordu. Sonunda biraz sakinleşip gülüşünü zar zor bastıra bilmişti. Etraf birden sessizleştiğinde Alex tüm ciddiyetini kaybederek tiz bir sesle kahkaha atmaya başladığında diğerleri de ona bakıp gülmeye başlamıştı.
Alex:
-Bu duyduğum en iyi hayalet şakasıydı. Ahahaha, kendimi tutamadığım için üzgünüm.
Herkes kahkaha atarken Maria ve Julia'nın ciddi bir yüz ifadesi ile bakmaya devam ettikçe daha fazla güldüler.
Bölüm etkileşimi
