14. bölüm / 25
Perili Evin Hayaletleri14.Bölüm
Bölümler 25Şu an: 14.Bölüm
- 1 1.Bölüm623 kelime
- 2 2.Bölüm681 kelime
- 3 3.Bölüm800 kelime
- 4 4. Bölüm819 kelime
- 5 5.bölüm556 kelime
- 6 6.Bölüm619 kelime
- 7 7.Bölüm876 kelime
- 8 8.Bölüm405 kelime
- 9 9.Bölüm437 kelime
- 10 10.Bölüm469 kelime
- 11 11.Bölüm519 kelime
- 12 12.Bölüm463 kelime
- 13 13.Bölüm494 kelime
- 14 14.Bölüm656 kelime · Okuduğun bölüm
- 15 15.Bölüm655 kelime
- 16 16. Bölüm770 kelime
- 17 17.Bölüm649 kelime
- 18 18.Bölüm558 kelime
- 19 19.Bölüm568 kelime
- 20 20.Bölüm645 kelime
- 21 21. Bölüm705 kelime
- 22 22.Bölüm1.301 kelime
- 23 23.Bölüm702 kelime
- 24 24.Bölüm652 kelime
- 25 25. Bölüm434 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Rose gözlerini ovarak yataktan kalktı üzerini değiştirdi.Bu gün her şeyin açığa kavuşacağı gündü.
Aşağıda herkes kahvaltı için sofra hazırlıklarına yardım ediyordu. Rose kapıyı açtığı sırada tam karşısında Daniel'ı gördü. Rose hayaletlere o kadar alışmıştı ki tepkisiz bir şekilde Daniel'a bakıyordu. Daniel mahçup bir tavırla:
-Dün, diğer hayaletlerle konuşmamız gerekenler vardı. Biraz bilgi toplamaya çalışıyorduk. Bizim yerimize annem geldi ama annem garip davranıyor.
Rose gözlerini devirerek:
-Annenin garip davranışlarının sebebi bir köle yüzünden burada olmayı kaldıramaması olabilir mi?
Daniel şaşkın bir ifadeyle:
-Anlamadım, Rose rica etsem dün olanları anlatır mısın?
Rose dün olanları Daniel'e anlattı ve ekledi:
-Annenin yüzünde pişmanlık göremedim ve sinirle babama saldırdığında gerçekten onu hiçliğe yollamak istedim.
Daniel durgun ve düşünceli bir şekilde:
- Olanlar için üzgünüm.
Rose yapmacık bir gülümsemeyle:
-O zaman ben aşağı iniyorum kahvaltıdan sonra İsabel'in mezarını bulacağız. Hayaleti burada olsa çoktan gelirdi.
Daniel:
-Bende size katılabilir miyim?
Rose :
-Elbette
Rose aşağı indiğinde herkes sofraya oturmuştu. Yüzünü yıkadıktan sonra sandalyesini çekip sofraya oturdu.
Suzanne:
-Günaydın Rose, bu gün nasıl hissediyorsun?
Rose şaşkın bir ifadeyle:
-İyi hissediyorum, bu gün en azından sorunu çözebiliriz. Maria ve Julia dan hala ses yok. Mutlu olurlar sanıyordum. Sonuçta yakında ait olacakları yere gidecekler.
Alex:
-Evet ama kızın mezarını bulsak da elimize bir şeyin geleceğini sanmıyorum kızın hayaleti burada değil. Onu oradan çıkararak ne elde ede biliriz ki?
Rose umursamaz bir ifadeyle:
-Burada olmasada çağırırız. Biraz bencilce bir istek olabilir ama Maria ve Julia'yı burada daha fazla görmek istemiyorum. Hiçlikten se ufak bir hesaplaşma ile cehenneme gitmelerini tercih ederim. Hayatımda bu kadar utanmaz ve cüretkar insanlarla karşılaşmamıştım.
Amber:
- Kusura bakma Daniel. Dün olanlar yüzünden ablam biraz sinirli.
Daniel:
-Onu suçlamıyorum. Bu olanları daha önce bilseydim. En az onun kadar bende sinirlenirdim.Onu koruyamadık.
Alex düşünceli bir şekilde:
-Daniel, diğerlerinin neden burada olduğuna dair az çok fikrimiz var ama senin neden burada olduğunu hala çözemedik.
Daniel:
-Bunu sizin kadar bende bilmek isterim.
Rose tabağındakileri bitirdikten sonra masadan kalktı ve üst kata yöneldi. Alex merakla Rose'a baktı.
-Tatlım nereye gidiyorsun?
Rose:
-Kitabı almaya gidiyorum belki ruh çağırma ile ilgili bir şeyler bulabilirim.
Rose kitabı siyah bel çantasının içine koyarak mutfağa gitti. Hep birlikte sofrayı kaldırdılar. Sonrasında ise birlikte bahçeye çıktılar.
Suzanne:
-Şuradaki ağaç olmalı. Toprağın altında bir şeyin varlığını hissediyorum.
Rose:
-Evet, evin tam karşısında duruyor. Asalarınız yanınızda mı?
Alex :
- Evet
Rose :
-O zaman başlıyoruz. Öncelikle herkes çimenlere otursun. Kitabı ortamıza koyacağım.
Rose kitapta yazılanları okuduğunda kelimeler havada süzüldü, ve aniden Daniel'ın ifadesi değişti. "Bizim yüzümüzden öldü," dedi fısıldar gibi. "Ama o bizi affetmezse, ne yapmalıyız?"
"İsabel buraya geldiğinde bunları öğreneceğiz," dedi Rose, sert bir tonla. "Ama onunla barışmak ve geçmişteki hatalarınızı kabul etmek zorundasınız. Bu nasıl mümkün olabilir bilmiyorum.Maria ve Julia hala yok. "
Ruhlar etraflarında dönmeye başladı, karanlık bir enerji yayıldı. Cadılar korkmadan devam etti: "Sadece samimi bir özür ve anlayışla, ruhun huzur bulabilir."
Daniel'in gözleri doldu. "Üzgünüm, İsabel. Ama bunu asla telafi edemem. Hangi yüzle karşısına çıkabilirim?"
Rose çantasındaki siyah mumları mezarın etrafına yerleştirdi. Mumları teker teker yaktı ve kitapta beliren yabancı kelimeleri söylemeden önce ailesine dönerek biraz geri çekilmeniz gerekebilir. Ruhun öfkesi çok güçlü olabilir. Ailesi bir kaç adım geride kalıp Rose'u izlediler.
Rose:
- Umbras telenari,Nivareth loria,Sielthar venrith,Aeloria falthrin! Miranthar solith,Lunaris inthara,Fennaris ulthar, Raventhis heran! "
Bir kaç dakika sonra gökyüzündeki bulutlar karardı ve güneşi kapattı. Gökyüzü şiddetle gürlediğin de mezarın bulunduğu ağacın üstüne yıldırım düştü ve ağaç ikiye ayrıldı. Rose'un ailesi korku içinde panikle Rose'un yanına gelmek istediklerinde Rose arkasını dönüp yerlerinde kalmaları gerektiğini söyledi.
İkiye ayrılan ağacın içinden buz mavisi renginde ışık yayılmaya başladığında yerin altından yukarıya doğru yükselen, orta boylu, sarı dalgalı uzun saçları ve bembeyaz teninde parlayan mavi gözleri olan beyaz kıyafetli bir kadın ortaya çıktı. Bir süre Rose'a baktı ve sonrasında gözleri Daniel ile buluştu ve ona doğru yürüdü. Daniel'in önünde eğilerek :
-Efendim burada ne-
Daniel, İsabel'i omuzlarından tuttu ve eğilmemesini sağladı ve hüzünlü bir ifadeyle:
-Artık eğilmene gerek yok, İsabel kölelik kaldırılalı çok oldu.
Daniel,İsabel'e sarıldı ve göz yaşları ard arda almaya başladı.
Bölüm etkileşimi
