23.Bölüm

Vaveyla Yazarı: Senanur Küçük

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 25Şu an: 23.Bölüm

Rose, yoğunlaşarak Jeremain’ın ruhuna doğru adım attı. Kalbindeki ışığı, karanlıkla savaşacak şekilde genişletmeye çalıştı. “Karanlık seni sarmalıyor, ama birlikte bu yükü hafifletebiliriz,” dedi.

Jeremain, etrafındaki yeşil aura ile kendini daha hafif hissetmeye başladı. “Gerçekten mi?” diye sordu, sesi umut doluydu. “Geçmişimden kurtulabilir miyim?”

“Evet,” dedi Rose. “Ama bunun için önce kendi gücünü tanımalısın. Karanlığı bırakmayı seçmek, senin elinde.”

Rose, elini uzatarak Jeremain’ın ruhuna dokundu. Dokunuşuyla birlikte, ruhunun içindeki acılar ve kayıplar su yüzüne çıkmaya başladı. Hayaletler, onu izlerken daha da görünür hale geldiler, ama Rose onların dikkate alınmaması gerektiğini biliyordu. “Onların sesi artık senin için bir engel değil,” dedi. “Geçmişin, seni tanımlamaz. Senin ışığın, geleceğini şekillendirecek.”

Jeremain’ın karanlığı, bir anlık bir çatışma ile karşı karşıya geldi. İçindeki boşluk, geçmişte yaşadığı travmalarla birleşti ve Rose’un etrafındaki ışıkla karşılaştı. “Korkuyorum,” dedi Jeremain, sesi titrekti. “Kaybetmekten korkuyorum.”

“Kaybetmek, yeniden kazanmanın bir parçasıdır,” dedi Rose, gözleri parlayarak. “Bir adım at, benimle birlikte ol. Karanlığa karşı bir seçim yapmalısın.”

Bu sözler, Jeremain’ın ruhunda yankılandı. Gözleri, Rose’un ışığına odaklandı. “Peki, seni dinleyeceğim. Beni kurtar,” dedi.

Rose, sihirli sözlerini okumaya başladı. “Ruhun yeniden doğuşu için, karanlığın zincirlerini kır! Doğa güçleriyle, ışığı yay! Yeniden doğ! Yeniden doğ!”

Yeşil ışık, Jeremain’ın etrafında yoğunlaşarak parlamaya başladı. Karanlık bulutlar, aydınlığa teslim olurken, Jeremain’ın ruhu, Rose’un yanında durmaya başladı. “Bunu yapabilirim,” dedi. “Işığımı buldum!”

O anda, karanlık hızla geri çekildi. Jeremain, içindeki tüm ağırlığın yok olduğunu hissetti. Rose’un yanındaki enerjiyi hissetmek, ona yeniden doğma hissini verdi. “Teşekkür ederim,” dedi, ruhunun parlayan ışığına baktı.
Rose, gülümseyerek başını salladı. “Şimdi, tekrar hayata dönme zamanı. Korkma, yanındayım.”

Bir anda, Jeremain’ın ruhu, etrafındaki ışıkla birleşerek fiziksel bedene doğru yönelmeye başladı. O sırada odanın duvarları, hafif bir parıltıyla canlandı. Rose, kalbinin derinliklerinden gelen gücü hissetti. “Haydi, birlikte!” dedi.

Jeremain’ın ruhu, yavaş yavaş bedene nüfuz etmeye başladı. Rose, her kelimesinde güç bularak büyüsünü devam ettirdi. “Yaşama dön! Yeniden doğ!”

Kısa bir an sessizlik oldu. Sonra, Jeremain’ın bedeni titremeye başladı. Aletlerin bip sesleri hızlandı. Rose, son bir çaba ile “Seni buraya çağırıyorum, Jeremain!” diye haykırdı.

Birden, Jeremain’ın gözleri açıldı. O an, yaşama dönmüştü.
Hastane odasında, Rose’un Jeremain’ı hayata döndürmesi herkes için beklenmedik bir andı. Jennifer, kardeşinin durumunu görmekte kararsızdı. Gözleri doldu, ama içindeki korkuyu bastırmaya çalışıyordu.

“Jeremain, ben buradayım,” dedi Jennifer, sesinde duygular ağır basıyordu.

Jeremain, gözlerini açtığında, sanki zor bir kabustan uyanmış gibiydi. “Jennifer... Neden buradasın?” diye sordu, sesi titrek ve belirsizdi. “Burada neler oluyor?”

Rose, ortamı rahatlatmak için araya girdi. “Tanıştırayım; Alex, babam ve James, cadılar okulundaki öğretmenim. Hepimiz senin yanındayız ve seni buradan çıkarmak istiyoruz,” dedi.

James, Jeremain’a dönerek, “Senin tanıdıkların değiliz ama Rose için buradayız. Geçmişi geride bırakmalısın. Şimdi çıkmalıyız,” diye ekledi.

Jeremain, dikkatlice etrafa bakarak,"Burası korkunç,” dedi. “

Jennifer, “Kardeşim, ben seni hiç unutmadan bekledim. Şimdi bu insanlar sana yardım etmek istiyor. Senin için buradalar,” dedi, sesi hafifçe titreyerek.

Rose, Jeremain'ın komadayken yaşadığı şeyleri unuttuğunu anlamıştı. Hiç bir şeye müdahale etmek istemedi. Jennifer'ı istemeden de olsa onayladı.

Rose, “Jennifer haklı. Umarım, her şey daha iyi olur. "dedi.

Alex Jeremain'ın giymesi için getirdiği kıyafetleri işaret etti." Sen kıyafetlerini giy biz seni dışarda bekleriz. " Jeremain'ın vücudu karıncalanmıştı ve zar zor hareket etmeye çalışsa da edemiyordu. Utangaç ve çekingen bir tavırla "yardım ederseniz minnettar olurum. " Dedi. Alex ve James ona yardım etmek için içerde kaldılar . Bir süredir Aşağıda bekleyen Suzanne merakla hastanenin üst katına çıktı. Kapıda bekleyen kızını gördü ve ona sarıldı. "Rose canım iyisin değil mi? Babam nerde? " Rose sakın bir tavırla " O içerde Jeremain'a yardım ediyor, James de orada. " Suzanne gülümseyerek " James kim? " Dediğinde Rose gözlerini devirdi. " O bizim okuldaki öğretmenimiz. Sevimsiz bir suratı var uzun saçlı ve bizim yaşımızda gibi gözüküyor. Ayrıca inatçı bu yüzden öğretmen ya da Prof. demek istemiyorum. Adıyla seslenmemize
de bir şey demiyor. " Suzanne Rose'un yanında duran kıza baktı. " Sen Rose'un arkadaşı mısın? " Diye sorduğunda Jennifer cevap vereceği sırada Rose agrasif bir tavırla"Hayır, değil. Sadece bir tanıdık. Aynı sınıftayız o kadar. "

Rose, Jennifer'ın oradaki tavırlarına anlam verememişti. İlk beklediği şey onun Jeremain'dan özür dilemesiydi ama o sanki hiçbir şey olmamış gibi "Abo bon sonon yonondoydom. " Demesi biraz gıcığına gitmişti. Odanın kapısı açıldığında Jeremain, James'in sırtındaydı. Alex ise arkalarından geliyordu. Görünmezlik büyüsü yaparak aşağıya indiler Jeremain ve Jennifer, James ile birlikte evlerine gittiler. Bizde eşyaları toplamak için evimize gittik.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

274okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.