21. Bölüm

Vaveyla Yazarı: Senanur Küçük

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 25Şu an: 21. Bölüm

James, elini çenesine koyarak oğuşturdu. Düşünceli bir tavırla, "Evet, ama hala çözemediğim bir şey var. Diğerlerinde sadece bir hayvan figürü varken, senin ambleminde neden bir orman var?" diye sordu.

Rose, kendinden emin bir şekilde cevap verdi. "Bu konuda bilgi edinmeye çalışacağım."

James, bir an da olsa şaşkınlığını gizleyemedi. Merakla sordu, "Nereden araştıracaksın, bunun için bir kaynağın var mı?"

Rose, çantasından kitabını çıkardı. Kitap James'e oldukça tanıdık gelmişti. Yakından incelemek için Rose'un yanına geldi. "Ormanın içinde yeşil gözlü siyah bir kedi ambleminin ne anlama geldiğini soralım," dedi.

Kitap, kendi kendine sayfalarını çevirmeye başladı ve yazılar belirdi. James, sayfaların açılışını izlerken, “Bu olağanüstü,” dedi. “Her soruya yanıt veriyor. Belki de bu, senin güçlerinle ilgili bir ipucu. Büyülü kitaplar, sahiplerinin potansiyelini ortaya çıkarmak için yazılır. Bu yüzden burada daha fazla bilgi olmalı.”

Rose, sayfalar arasında parıldayan yazılara odaklandı. “Ormanın ruhları ve kedinin sembolü hakkında soralım. Neden benim amblemimde bir orman var?”

Kitap hafif bir titreme ile yanıt vermeye başladı: “Orman, yaşamın kalbidir; karanlık ve ışığın dans ettiği bir yerdir. Sadece bir sembol değil, ruhsal bir bağdır.”

James, içindeki merakla, “Peki, bu ormanın derinliklerinde ne bulacağız?” diye sordu.

Kitap, sayfalarında beliren mistik bir yazıyla yanıtladı: “Antik ağaç, zamanın ve mekânın ötesinde yatar. Onunla bağlantı kurduğunda, kaybolmuş ruhların sesini duyacaksın. Ama dikkat et; ormanın sırları karanlıkla doludur.”

James, hayretler içinde kalakalmıştı. Daha önce birçok büyülü kitap görmüştü ama bu kitap olağanüstüydü. “Bu kitabı nasıl edindin?” diye sordu.

Rose sakince cevap verdi. “Değerlendirme sınıfında oturuyordum ve etrafa yeşil bir ışık yayarak bana doğru uçtu. Orada bulunan öğretmen bunun normal olduğunu ve yüz yılda bir gerçekleştiğini söyledi.”

James, yavaş adımlarla öğretmen masasına yöneldi ve masaya yaslandı. “Büyük bir ihtimal kimse endişelenmesin diye bunu söylediler. Okul büyük bir değişim içinde ve yeni güçler açığa çıktı. Neyse, son olarak kendimi tanıtayım: adım James ve bilinmeyen güçler hakkında araştırmalar yaptım. Bu kadarını bilmeniz yeterli. Karşılıklı saygı içerisinde ilerlediğimiz sürece sorun yok. Benim haberim olmadan bir maceraya atılmaya çalışmayın. Görevim sizi korumak ve size yardımcı olmak.”

Layla, söz hakkı istedi. “Birçoğumuzun amblemi yenilenme, değişim ve öteki taraf hakkında. Bence bu bile bize bir ipucu veriyor.”

Diğerlerinin de içi kıpır kıpır olmuştu. Onlar da konuşmaya katılmak istediler.

Dante, heyecanlı bir şekilde, “Yani ölüler diyarında bir sorun olabilir ve bu sorun için bu beş kişinin güçleri gerekli,” dedi.

Valentin, hala olan biteni anlamaya çalışıyordu. “Bu doğru olsa bile, bir ekip olarak çalışmalıyız. Ama bu sınıfta sadece Dante ve Jennifer’ı tanıyorum. Dante ile bir sorunum yok ama Jennifer, insanlardan çok uzak ve sessiz. Onunla iletişim kurmak imkansız gibi.”

Rose, Jennifer ismini bir yerden duymuş gibiydi. Bir süre hatırlamaya çalıştı. Hatırladığında ise Valentin’e hak verdi.

Jennifer, biraz kabarık, düz, kızıl saçlı, yeşil gözlü, narin görünümlü bir kızdı. Tüm bu konuşmaları duymuyor gibiydi ve yalnızca önündeki sıraya bakıyordu. Kalbi hızlı bir şekilde atmaya başlamıştı. Sadece sınıftan çıkıp gitmek istiyordu.

James, “Tabii bunlar şu an için sadece bir teori ama Valentin, dediklerinde her ne kadar haklı olsan da Jennifer'ın durumu hakkında bilgi sahibi olmadan konuşman yanlış,” dedi.

Valentin sitem ederek, “Jennifer hakkında yeterince bilgi sahibiyim. Üst sınıfların neredeyse hepsi onun abisinin büyü müsabakasını konuşuyor. Adı Jeremain, Norteway Hastanesi'nde aldığı hasar nedeniyle o hastaneye kaldırıldı. Karşısındaki rakip kara büyü kullanmış.”

Rose birden ayağa kalktı. “James, bir yere gitmek için izin alabilir miyim?”

James, otoriter bir sesle, “Neden ve nereye?” diye sordu.

Rose telaşla, “Aslında çok uzun bir hikaye,” yanıtladı.

James ısrarcı bir tavırla, “Uzun hikayeleri severim,” dedi.

Rose derin bir nefes vererek anlatmaya başladı. “Güçlerimi ilk keşfettiğim zamandı. Gözlerimi hastanede açtığımda karşımda hayaletler vardı. Jeremain adında bir çocuk da oradaydı. Uzun boylu, kumral, mavi gözlü bir çocuk. Bir adam ona yarı ölü olduğunu söyledi. Yani bununla belki de onun komada olduğunu söylemiş olabilir.”

Jennifer heyecanla ayağa kalksada bir şey söylemeden yerine oturdu.

James, bazı şeyleri anlamaya çalışıyordu. Rose heyecanla bir şey daha söyleyecekken James onu durdu. “Bir dakika, bir dakika. Güçlerini ne zaman aldın, hastanede ne işin vardı?”

Rose biraz düşündü. “Sanırım neredeyse bir ay olacak, bisiklet sürerken araba çarptı.”

James, “İzin veririm ama bir şartla: ben de geleceğim. Jennifer, sen de gelmek ister misin?”

Jennifer, evet anlamında kafasını salladı. James, “Son bir şey daha söyleyerek dersi bitiriyorum. Hepiniz üstteki odalarda kalacaksınız. Yarına kadar eşyalarınızı hazır edin. Ailenize bildiri yollanacak. Dersimiz bitmiştir.”

Sınıf, James’in sesiyle yankılanırken, hepsinin içinde bir maceranın kıvılcımı yanmaya başlamıştı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

274okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.