25. bölüm / 25
Perili Evin Hayaletleri25. Bölüm
Bölümler 25Şu an: 25. Bölüm
- 1 1.Bölüm623 kelime
- 2 2.Bölüm681 kelime
- 3 3.Bölüm800 kelime
- 4 4. Bölüm819 kelime
- 5 5.bölüm556 kelime
- 6 6.Bölüm619 kelime
- 7 7.Bölüm876 kelime
- 8 8.Bölüm405 kelime
- 9 9.Bölüm437 kelime
- 10 10.Bölüm469 kelime
- 11 11.Bölüm519 kelime
- 12 12.Bölüm463 kelime
- 13 13.Bölüm494 kelime
- 14 14.Bölüm656 kelime
- 15 15.Bölüm655 kelime
- 16 16. Bölüm770 kelime
- 17 17.Bölüm649 kelime
- 18 18.Bölüm558 kelime
- 19 19.Bölüm568 kelime
- 20 20.Bölüm645 kelime
- 21 21. Bölüm705 kelime
- 22 22.Bölüm1.301 kelime
- 23 23.Bölüm702 kelime
- 24 24.Bölüm652 kelime
- 25 25. Bölüm434 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
"Karanlık her yeri ele geçirecek, Uyan! Uyan! İlk cadının torunu... Atalarını bul ve Aydınlığa çıkar! "
Çürümüş ağaçlar, balçık gibi kaygan bir toprak, gecenin zifiri karanlığında gökyüzünde karabulutlardan çıkan şimşekler etrafı aydınlatıyordu. Birbirine çok yakın olan eski mezarlıklar, sanki birbirine sığınmış gibiydi. Hepsinden çok uzakta büyük heybetli, etrafı çevrilmiş süslü bir mezarlıkdan gümüş renkli saçları yerlere kadar uzanan beyaz tenli ve yeşil gözlü bir kadın yanına gelmemi işaret etti. Yüzünde garip bir hüzün vardı. Tam olarak anlayamadım ama yüzüne baktığımda gözleri dolmuş , kırmızı küçük dudakları hüzünle bükülmüştü. Ona kim olduğunu sormak istediğimde konuşmama fırsat vermeden mezar taşını gösterdi. "Angel Clarke" Gözlerimdeki şaşkınlığı gördüğünde daha fazla merak ettiğimi anlamıştı. Ben ağzımı daha açmadan o konuştu
- Ben, benim burada fazla vaktim yok. Rose beni bulman gerek. Sana daha fazla şey söyleyemem. Onlar geliyor. Herkes tehlikede, mezarımda bir taş gömülü o taşı al. Kitap sana ne yapman gerekeni söyleyecek. Korkma,
Kadın panikle etrafına bakmaya ve kafasını ellerinin aradına alarak "Kahretsin! Kahretsin hepsi benim yüzümden! Rose! Kaç! Yeşil ışığa doğru git. Fazla vaktimiz yok! Çabuk! "
Hiç sorgulamadan yeşil ışığa doğru koştum. Arkamda beni takip eden ayak sesleri vardı. Ne kadar merak etsemde arkama bakmanın iyi bir fikir olabileceğini düşünmedim ve koşmaya devam ettim. Yeşil ışığa vardığımda arkamdaki ayak sesleri kulak tırmalayıcı bir çığlığa dönüştü. Rüyadan uyandığımda ise bir süre vücudumu hareket ettiremeden öylece etrafıma bakındım. Bir kaç kişi etrafımda toplanmış bana ne olduğunu soruyordu. Sonra garip , saçı başı birbirine girmiş bir kadın gözlerini dikerek bana baktı.
"Karanlık her yeri ele geçirecek, Uyan! Uyan! İlk cadının torunu... Atalarını bul ve Aydınlığa çıkar! "
Aniden ayağı kalktığımda herkes irkilelerek geri çekildi.
Layla:
-Rose, nereye bakıyorsun. Orada kim var?
Layla'nın sesi sanki suyun altından geliyormuş gibiydi. Ne dediğini anlasamda cevap verme den karşımda duran kadının yanına gittim.
Rose:
- Sen kimsin?
Kadın:
- Beni görebiliyorsun?!
Rose gözlerini devirerek bıkkınca kadına baktı çevresindekilere aldırmadan onunla konuşmaya devam etti.
Rose:
- Hep aynı şaşkınlık ve aynı soru... Evet seni görebiliyorum. Beni uykumdan uyandırdığına göre önemli bir şey olmalı.
Kadın , Rose'un arkasındakileri de işaret ederek:
-Onlarıda görüyor musun?
Dediğinde ,Rose aniden arkasına döndü. Siyah saçları yerlere kadar uzanan sıska çelimsiz bir kadın, kocaman ağzıyla ona bakıp gülümsüyordu. Yanında duran kişi ise zombi gibiydi, ağır hareket ediyor ve üstü başı ağır yaralarla dolu, kıyafetleri yırtılmıştı. Rose bu manzara karşısında şok olmuş ve irkilerek geri çekilmişti.
Rose:
-Onlar ruh mu yoksa yaratık mı?
Layla bir köşeye sinmiş, Rose'a bakıyordu.
Kadın:
- Onlar ruh sadece yollarını kaybettikleri için kimliklerini unuttular. Sonrasında ise başka ruhlarla karıştılar.
Rose:
-Ne nasıl?
Kadın :
-Sana her şeyi anlatacağım ama önce köşeye sinmiş arkadaşını sakinleştirmeye ne dersin?
Bölüm etkileşimi
