20. bölüm / 25
Perili Evin Hayaletleri20.Bölüm
Bölümler 25Şu an: 20.Bölüm
- 1 1.Bölüm623 kelime
- 2 2.Bölüm681 kelime
- 3 3.Bölüm800 kelime
- 4 4. Bölüm819 kelime
- 5 5.bölüm556 kelime
- 6 6.Bölüm619 kelime
- 7 7.Bölüm876 kelime
- 8 8.Bölüm405 kelime
- 9 9.Bölüm437 kelime
- 10 10.Bölüm469 kelime
- 11 11.Bölüm519 kelime
- 12 12.Bölüm463 kelime
- 13 13.Bölüm494 kelime
- 14 14.Bölüm656 kelime
- 15 15.Bölüm655 kelime
- 16 16. Bölüm770 kelime
- 17 17.Bölüm649 kelime
- 18 18.Bölüm558 kelime
- 19 19.Bölüm568 kelime
- 20 20.Bölüm645 kelime · Okuduğun bölüm
- 21 21. Bölüm705 kelime
- 22 22.Bölüm1.301 kelime
- 23 23.Bölüm702 kelime
- 24 24.Bölüm652 kelime
- 25 25. Bölüm434 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Müdire, sanki bir acelesi varmışçasına hızlıca açıklamalar yapıp konuşmasını bitirdi. Sırtı dimdik, sesi otoriter bir tonda yankılanıyordu. Onun iki yanında bulunan öğretmenler, ellerindeki amblemleri gururla sergiledi. Siyah giyinimli, uzun siyah saçlı bir adam öne çıktı. Boyu oldukça uzundu ve yüzündeki sert ifade, soğuk bir kararlılığı yansıtıyordu. Öğrencilere dönerek, “Herkes hırkasında kazınan amblemi takip etsin, Rose Clarke hariç herkes dağılsın,” dedi.
Bir anda tüm gözler Rose’a çevrildi. Kısa bir an, etrafına bakındığında kendi amblemine sahip hiç kimseyi göremedi. İçindeki belirsizlik, tıpkı karanlık bir denizde kaybolmuş gibi, onu bunaltıyordu. Şimdi ne olacaktı? Tek başına bir sınıfta eğitim mi görecekti? Bu düşünceler zihnini sararken, bahçenin ortasında kalakaldı. Etrafına baktı; herkes gitmişti. Koca bahçede yalnızca o ve o uzun, sevimsiz adam kalmıştı. Siyahlı adam, Rose’a yaklaştı ve sesi, soğuk bir rüzgar gibi üşüttü.
-Rose Clarke siz misiniz?
diye sordu. Adamın sesi sanki zoraki konuşuyormuş gibiydi; aceleci ve sertti.
Rose, şaşkın bir şekilde cevap verdi:
-Evet, benim. Bir sorun mu var? Siz kimsiniz?
Siyahlı adam,
-Adım James Dean. Sizin gibi özel birkaç cadıya ders vermek için görevlendirildim. Daha önce cadılar hep birlikte eğitim alırdı; şimdi ise özel güçler ortaya çıktı. Binalar ve amblemler özel olarak tasarlandı. Geri kalanını sınıfta açıklarım, diğerlerini bekletmeyelim, beni takip et,” dedi.
Rose’un bir şey sormasına bile fırsat vermeden hızlıca yürümeye başladı. Ormanın sınırındaki binaya yöneldiler. Bina, büyük taşlardan inşa edilmiş ve etrafında üçgen, sivri çatılı kuleler yükseliyordu. Görünümü bir kaleyi andırıyordu; karanlık ve gizemli bir hava içindeydi. Binanın girişine geldiklerinde, kapılar kendi kendine açıldı ve yukarı doğru kıvrılan merdivenler belirdi. Rose, derin bir nefes alarak, içindeki kaygıları bir kenara itmeye çalıştı. "Koskoca cadıların olduğu yerde neden asansör yok, cadıyız diye teknoloji karşıtı olmamıza gerek yok. Neden bu kadar çok merdiven var? Işınlanma büyüsü yok mu? Ne olur olsun, ilk ben kullanacağım,"diye içinden geçirdi.
James’in arkasında kalmıştı. James, üst katın pervazına yaslanmış, onun kendi kendine söylenip merdivenleri çıkmasını izliyordu.
-Biraz hızlı ol, daha çok merdiven var!
diye seslendi James, sabırsızca.
Rose, sinirli bir şekilde,
-İşte aradığım motivasyon
dedi. Adımları daha da ağırlaştı.
James, Rose’un haline gülerek yavaşça ilerledi. Merdivenin sonunda uzun bir koridor vardı; koridorun sonunda bir merdiven daha! Rose, koridorun sonuna kadar yürüdü ve merdivenlere yöneldi. James, koridorun köşesindeki kapının kolunu tutup ona baktı. Gözleri, Rose’un yüzündeki endişeyi izliyordu.
-Burası sınıfımız
dedi James, kapıyı açarak içeri girdiler.
Sınıf oldukça küçüktü; içeride toplamda beş öğrenci vardı. Duvarlar, eski kitaplarla dolu raflarla kaplıydı. Tozlu hava, büyülü bir geçmişin izlerini taşıyordu. Rose, en arka sıraya geçti. James, öğretmen masasına oturdu ve derin bir nefes alarak sözlerine başladı.
-Evet, biraz beklettim. En arkadaki yeni arkadaşınız Rose Clarke. O da sizin gibi özel bir cadı ve üzerinde yeşil gözlü siyah bir kedi amblemi var. Bu, diğer dünya ile bağlantılı olduğunu gösteriyor. Amblemler, sizin özel güçlerinizi sembolize eder. Burada olmanızın sebebi, alışılagelmişin dışında olan güçleriniz. Cadıların güçleri doğa ile bağlantılıdır; fakat bazı cadılar kara büyülere bulaştığında yıkıcı güçler meydana gelir. Kara büyü büyük bir suçtur. Hiçbirinizin bulaşmamasını tavsiye ederim. Neyse ki, sizin güçlerinizin kara büyülerle bir bağlantısı yok ama yine de tehlike arz ediyor. Bu yüzden güçlerinizin sınırlarını ve nasıl kontrol edileceğini bilmeniz için buradayız. Şimdi herkes sırayla kendini tanıtsın. Sol taraftan başlayalım.
-Adım Layla, amblemim yeşil yılan. Sonsuzluk, ölümsüzlük, yeniden canlanma ve korkuyu temsil eder.
Layla, uzun boylu, kıvırcık siyah saçlarıyla, ela gözleriyle dikkat çekiyordu; kararlı bir duruşu vardı.
-Adım Dante, amblemim kaplan. Sabır, güç, zeka ve çevikliği temsil eder.
Dante, kalıplı, geniş omuzlu ve uzun boylu biriydi. Beyaz teni, açık kahverengi gözleriyle, dikkat çekici bir karizmaya sahipteder
-Adım Valentin, amblemim boğa. Yeniden başlangıcın, doğuşun ve yenilenmenin sembolüdür.
Valentin, kısa düz saçlı, zarif, buğday tenli, orta boylu bir kızdı. Koyu kahverengi gözleri, içinde bir şeyler saklıyormuş gibi parlıyordu
-Adım Jennifer, amblemim kuzgun. Şifa, koruma, sihir, bütünleme, içsel yolculuk ve hayvan ruhları dönüşümünü temsil eder.”
Gözler, Rose’a çevrildiğinde, o da kendini tanıtma gereği duydu.
-Adım Rose, siyah kedi amblemine sahibim; bu da ölüler diyarına yakınlık anlamına geliyor. Ayrıca cadılığı temsil eder.
Bölüm etkileşimi
