3. bölüm / 25
Perili Evin Hayaletleri3.Bölüm
Bölümler 25Şu an: 3.Bölüm
- 1 1.Bölüm623 kelime
- 2 2.Bölüm681 kelime
- 3 3.Bölüm800 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 4. Bölüm819 kelime
- 5 5.bölüm556 kelime
- 6 6.Bölüm619 kelime
- 7 7.Bölüm876 kelime
- 8 8.Bölüm405 kelime
- 9 9.Bölüm437 kelime
- 10 10.Bölüm469 kelime
- 11 11.Bölüm519 kelime
- 12 12.Bölüm463 kelime
- 13 13.Bölüm494 kelime
- 14 14.Bölüm656 kelime
- 15 15.Bölüm655 kelime
- 16 16. Bölüm770 kelime
- 17 17.Bölüm649 kelime
- 18 18.Bölüm558 kelime
- 19 19.Bölüm568 kelime
- 20 20.Bölüm645 kelime
- 21 21. Bölüm705 kelime
- 22 22.Bölüm1.301 kelime
- 23 23.Bölüm702 kelime
- 24 24.Bölüm652 kelime
- 25 25. Bölüm434 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Burası da neresi böyle? Ben neredeyim? Bisiklet sürüyordum. Araba çarpmış olmalı, hastanedeyim. Tepemde ki insanlar da kim ve neden bana garip bir şekilde bakıyorlar?
Kıvırcık saçlı kadın yanındaki kel ve şişman adama dönerek :
-Galiba bizi görebiliyor.
Etrafındaki diğer insanlar da heyecanlanmaya başlamıştı. Birbirlerine sarılmaya ve etrafta koşuşturmaya başladılar. Hepsinin üzerinde hasta önlükleri vardı. Aralarında bulunan uzun boylu ve yakışıklı genç bir adam öne çıkarak kalabalığı sakinleştirmeye çalıştı:
-Sakin olun! Hepiniz sakin olun lütfen gerçekten bizi göre bildiğine nasıl emin olabilirsiniz?
Kıvırcık saçlı kadın:
-Oh Tanrım bu kadar karamsar olmayı kes Jeremain. Belli ki kız şokta henüz tepki veremiyor. İlk kez hayalet görüyor olmalı.
Rose'un gözleri faltaşı gibi açılmıştı. Kalbi hızla çarpıyordu; sanki zaman donmuştu. Gözlerin, gözlerinin önünde beliren siluetlere baktığında hala kendi aralarında tartışıyorlardı. Bir an için nefesini tutarak, düşünmeye çalıştı. Sonunda dayanamayarak fısıldadı:
-Hayalet mi?
Kıvırcık saçlı kadın:
-Jeremain bak sana söylemiştim. Bizi görmekle kalmıyor duyuyorda! Öyle değil mi?
Jeremain bıkkın bir şekilde:
-Tamam, inanırım ama bir şartla bu kaç
Rose:
-Dört.
Herkes sevinç içindeydi. "Sonunda konuşabileceğimiz yeni birisi var belkide ondan yardım isteyebiliriz. " " Evet, evet o bize yardım edebilir. "
Jeremain:
-Fazla ümitlenmeyin. O kız ölümden döndü, bizi kısa bir süre için görüyor olabilir. Uyandığında bizi garip bir rüya olarak hatırlayacak. Bu yüzden lütfen, artık ümitlenmeyin. Yakınlarınızın hepsi siz yokmuşsunuz gibi hayatlarına devam ediyor. Peki siz neden buradasınız? Sizde pişmanlıklarınızı unutup gidin.
Rose :
-Evet, yakışıklı adamı dinleyin gidin, başım çatlayacakmış gibi hissediyorum. Biraz uyuyacağım ve uyandığımda burada olmazsanız sevinirim.
Kıvırcık saçlı kadın:
-Biraz sakinleştiğine göre artık tanışabiliriz değil mi?
Rose:
-Durumun farkında değil misiniz? Az önce ölümden döndüm. Kolum ve baçağım kırık bir halde burada yatıyorum. Oldukça halsizim biraz uyumam gerekiyor.
Kıvırcık saçlı kadın:
-Ne yani bu da bir şey mi bende eşim tarafından balkondan aşağı itilerek öldüm. Sesim çıkıyor mu?
Rose:
-Lanet olsun! Sadece uyumak istiyorum hemen defolup gidin ve beni rahat bırakın. Hey sende benim başımda dikileceğine kocandan hesap sor! Gidin buradan.
Hayaletler sessizce birbirlerine bakındıktan sonra Rose'un üstüne gelmeye başladılar. Birbirleri arasında fısıldaşarak "ne yani bize yardım etmeyecek mi? " Sarışın kadın tedirgin bir şekilde"tanrım sonsuza kadar burada mı kalacağız? Olamaz" Jeremain yine kalabalığı sakinleştirmeye çalışıyordu fakat bu kez işler cığrından çıkmıştı.
Jeremain:
-Ne yaptığınızı sanıyorsunuz! Durun!
Şişman adam:
-Çekil önümüzden, o senin gibi yarı ölü değil. O canlı ve bizi görebiliyor bu son şansımız olabilir.
Rose etrafındaki gürültüden ve laf dinlemeyen hayaletlerden dolayı oldukça sinirlenmişti. Kolunda ve bacağında bulunan askılar çatlayarak çıktı, etraf sallanmaya ve Rose yukarı doğru havalanmaya başladığında yeşil gözleri parlamaya başlamıştı. Rose yüksek bir sesle :
-Size beni rahat bırakın dedim! Defolup gidin buradan. Eğer bir daha karşıma çıkarsanız sizi hiçliğe yollarım anladınız mı?
Hayaletler dehşete düşmüş bir şekilde oradan oraya kaçışmaya başladılar. O sırada jeremain şaşkınlık içerisinde kıza bakakaldı ve bir süre sonra hasta odasını terk etti.
Sarsıntıdan dolayı hastanedeki herkes panik içindeydi. İnsanlar yavaş yavaş hastaneyi boşaltmaya başlamıştı. Suzanne ve Rose'un babası Alex telaşla içiri girdiklerinde gördükleri manzara karşısında şaşakalmışlardı.
Rose havada süzülüyor ve gözleri yem yeşil bir ışık gibi parlıyordu. Alex kendine gelerek:
-Aman Tanrım! Rose?! Tamam sakinleşmeye çalışalım Suzanne derin nefes almaya çalış tamam mı ? Ben kapıyı tutuyorum. Sen Rose'u kendine getirmeye çalış.
Suzanne o kadar çok şaşırmıştı ki tek bir kelime bile edemiyordu. Alex, Suzanne'yi yavaşca sarsarak
Alex:
-Tatlım, seni anlıyorum ama şu an sana ihtiyacımız var. Derin bir nefes al sakinleş tamam mı?
Suzanne derin bir nefes alarak biraz olsun sakinleşmeye çalışmıştı. Yavaşça yatağın üstüne çıkarak Rose ile göz teması kurmaya çalıştı. Rose'un yanaklarını okşayarak:
-Rose, kızım babanla ben senin yanındayız. Kendine gelmelisin tatlım, lütfen. Tatlım beni duyuyor musun?
Suzanne telaşlı bir şekilde:
-Tanrım, May hala keşke burada olsaydı. Tanrım ne yapaçağız.
Suzanne
-Rose bunun için daha sonra beni suçlayabilirsin.
Diyerek, Rose'u kendine getirmek için tokat attı.
Alex:
-Suzanne o senin düşmanın değil. Tamam mı? Bu kadar sert olmak zorunda değilsin.
Suzanne:
-Aklıma başka bir şey gelmedi. Onu kendine getirmek için başka ne yapabilirdim ki?
Rose sanki uykudan uyanır gibi gerinerek, kemiklerini kütürdetti ve derin bir şekilde esnedikden sonra biraz etrafa bakındı. Alex ve Suzanne şaşkın bakışlarla Rose'u izliyorlardı.
Rose:
-Tavana bu kadar yakın olduğumu hatırlamıyorum. Anne yatağın üstünde ne işi var?
Suzanne:
-Bilmem biraz daha etrafa bak istersen.
Rose şaşkın bir şekilde:
-Hassiktir!
Suzanne:
-Rose Clarke! Diline hakim ol. Hadi biraz sakinleş ve hemen aşağı in buradan gitmemiz lazım.
Alex:
-Neye şaşırmam gerektiğini bile bilmiyorum. Kıran kemiklerinin iyileşmesine mi yoksa havada uçmasına mı?
Suzanne:
-Tamam, hepimiz derin bir nefes alıp sakinleşelim. Rose tatlım, derin bir nefes al ve yavaşça yere in. Yapabilirsin biz buradayız tamam mı?
Rose:
-Tamam deneyeceğim.
Suzanne yataktan aşağı inip Rose'un da yere inmesini bekledi.
Rose derin bir nefes alarak gözlerini kapattı ve yavaşca süzülerek yere indiğini hayal etti.
Suzanne:
-Başardın. İşte benim kızım !
Birbirlerine sıkıca sarıldılar
Alex:
-İyi olduğunu görmek çok güzel tatlım. Hadi hep birlikte toparlanıp daha fazla dikkat çekmeden eve gidelim.
-
Bölüm etkileşimi
