15. bölüm / 25
Perili Evin Hayaletleri15.Bölüm
Bölümler 25Şu an: 15.Bölüm
- 1 1.Bölüm623 kelime
- 2 2.Bölüm681 kelime
- 3 3.Bölüm800 kelime
- 4 4. Bölüm819 kelime
- 5 5.bölüm556 kelime
- 6 6.Bölüm619 kelime
- 7 7.Bölüm876 kelime
- 8 8.Bölüm405 kelime
- 9 9.Bölüm437 kelime
- 10 10.Bölüm469 kelime
- 11 11.Bölüm519 kelime
- 12 12.Bölüm463 kelime
- 13 13.Bölüm494 kelime
- 14 14.Bölüm656 kelime
- 15 15.Bölüm655 kelime · Okuduğun bölüm
- 16 16. Bölüm770 kelime
- 17 17.Bölüm649 kelime
- 18 18.Bölüm558 kelime
- 19 19.Bölüm568 kelime
- 20 20.Bölüm645 kelime
- 21 21. Bölüm705 kelime
- 22 22.Bölüm1.301 kelime
- 23 23.Bölüm702 kelime
- 24 24.Bölüm652 kelime
- 25 25. Bölüm434 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İsabel ve Daniel birbirlerine sıkıca sarılıyorlardı. Rose ve ailesi bir süre kendi aralarında bakıştıktan sonra onları yalnız bırakmaya karar vermişlerdi. Bazı şeyleri açıklamak zordu ve bu zorluğu her zaman aynı kişiler üstlenemezdi. Yükü paylaşmak her zaman iyi bir seçimdir.
İsabel, bir süre sonra kollarını Daniel'in boynundan çekti ve ikiye ayrılmış olan ağacın ortasındaki filize baktı. Sonra gözlerini kuru ağacın parçalarına dikti.Aniden başını tuttu ve kendi ölümünü üçüncü bir kişi olarak izlediği bir görüntü gördüğünde bayılmıştı. Daniel'in elleri hala İsabel' ın belindeydi. Onu sıkıca tuttu ve hızlıca eve götürdü.
İçeri girdiğinde herkes evin salonundaydı. Ne olduğunu sorgularcasına Daniel ve kucağında duran İsabel'e baktılar. Daniel, İsabel'in havada asılı halde durmasını sağlayarak koltuğun üzerine koydu. Daniel herkesin bir açıklama beklediğinin farkındaydı.
Daniel:
-Hayaletler bu dünyaya geldiklerinde acı gerçekle yüzleşirler. Onlara nasıl öldüklerini gösteren bir görüntü görürler. Sanırım İsabel de onlardan birini gördü.
Rose nefes alıp verdi ve büyük bir soğuk kanlılıkla :
-Bu güzel, çünkü ona aslında ölü olduğunu açıklamak zorunda olmak pek hoş değil. Nasıl bir tepki vereceğini de bilmiyoruz. O ruh ta yılların kini ve öfkesi olabilir.
Daniel kafasını iki yana sallayarak:
-O asla kin tutabilen birisi olmadı. Hep sessizce köşesine çekilirdi. Yüzünde öfkeye dair tek bir işaret bile yoktu.
Rose bu sefer sinirli bir şekilde hızlı konuşarak:
-Anlamıyorsun, empati yeteneğin sıfır! Kız köle, tamam mı? Bir kölenin nefes almak dışında başka bir hakkı yok! Zayıf bir kız aile yok, para yok, hiçbir gücü yok! Tabii ki eğer yaşamak ve yemek istiyorsa ne olursa olsun çenesini kapatıp köşesinde ağlayacak. O bir insan! O bir canlı! Sana kalkıp üzüldüğünü, kızgın olduğunu söyler mi? Hayır! Neden söylesin ki? Sırf vicdan rahatlatmak için yaptığınız her şey bu kıza zarar vermiş! Siz ne-
Alex araya girerek:
-Rose, Rose ! Bana bak lütfen, arada bir konuşurken nefes al. Sakin ol, Amber korkmaya başladı. Bak bak her yerinde yeşil ışık yanıyor.
Rose:
-Ben kitabı alıp odama çıkıyorum. Maria ve Julia'yı çağıracağım. Bu gün burada ne olacağını bildikleri halde gelmediler. Gerekirse sürükleyerek onları buraya getireceğim. Ben aşağı inene kadar bu ikisine iyi bakın. Her şey bir an önce hallolursa güzel olur.
Suzanne, Rose'a bakarak:
-Ne zaman sinirlense odasına uçarak çıkıyor. Biraz tedirgin edici.
Alex:
-Bu konuyu daha sonra konuşacağız.
Amber,İsabel'in başucuna gelerek:
-İsabel aynı bir peri kızı gibi, çok güzel.
Suzanne:
-Evet, çok güzel.
Odama çıktığımda içimde kopan fırtınaları sakinleştirmeye çalışıyordum. Bir insanın hatalarını görmesi, kabullenmesi bu kadar zor olabilir mi? Maria ve Julia'yı göremediğim her dakika öfkemi daha da körüklüyordu. Bize gelen onlardı, neden burada olduklarını hatırlamak isteyen onlardı. İlk başta bize kibarca yaklaşan kişi Maria idi. 1600'lü yıllarda cadılara olan tüm ön yargıya rağmen kibar olması, sadece bir menfaat uğrunaydı. İnsanlar gerçekten menfaat uğruna bu kadar...
Cidden, sadece ölüp cehenneme gitmelilerdi! Onu bile beceremediler! Sakin olmalıyım, onları buraya getireceğim ve her şey yoluna girecek. Kitabı elime aldım ve sorumu sordum.
-Maria ve Julia'yı buraya nasıl getirebilirim?
Kitabın sayfaları kendi kendine hareket ettiğinde bir sayfada durdu.
"Hayaletler kendi istekleri ile bir yere gelmediklerinde onları çağırmak zorlaşır. Onları kendi istekleri dışında bir yere çağırmak için onlara ait olan eşyaların yakılması gerekmektedir. İsteği dışında çağırılan hayaletin kaçmaması için büyülü sözler söylenmesi gerekir:
Vashan turlo, ethra niquar, ishtar valen, ghostara mael, keleptis sira!
Hayaletin sol ayak bileğinde kelepçe oluşur ve istediği gibi ortadan kaybolamaz. "
Rose gülümseyerek :
-Bu işin de zevkli bir yönü varmış. Aceba Maria yaş gününde giydiği koyu mavi ve altın işlemeli elbisesi yandığında ne tepki verecek?
Rose gülümserek ve şarkı söyleyerek merdivenlerden indi. Herkes meraklı bakışlarla ona bakıyordu. Rose asasını çıkarttı ve salonda bir boşluk açtı.
Amber fısıldayarak:
-Galiba ablam delirdi.
Suzanne:
-Rose, kitapta ne yazıyordu.
Rose:
-Hayaletleri istekleri dışında çağırmamın yolu onlara ait bir eşyayı yakmak! Bende Maria'nın yaş gününde giydiği kıyafeti düşünüyorum. Büyük bir özlemle bana bunu anlattığında sempatimi kazanmıştı.
Alex :
-Evet, ama o bir hayalet olduğu için tehlikeli olabilir. Dikkatli olmalıyız.
Rose gözlerini devirerek:
-Bende cadıyım. Hahahha hemde sinirli bir cadı. Daniel, bana Julia'nın en sevdiği kıyafeti göstermen gerek.
Suzanne:
-İsabel uyanırsa sana haber veririz.
Daniel:
-Peki.
Bölüm etkileşimi
