19. bölüm / 25
Perili Evin Hayaletleri19.Bölüm
Bölümler 25Şu an: 19.Bölüm
- 1 1.Bölüm623 kelime
- 2 2.Bölüm681 kelime
- 3 3.Bölüm800 kelime
- 4 4. Bölüm819 kelime
- 5 5.bölüm556 kelime
- 6 6.Bölüm619 kelime
- 7 7.Bölüm876 kelime
- 8 8.Bölüm405 kelime
- 9 9.Bölüm437 kelime
- 10 10.Bölüm469 kelime
- 11 11.Bölüm519 kelime
- 12 12.Bölüm463 kelime
- 13 13.Bölüm494 kelime
- 14 14.Bölüm656 kelime
- 15 15.Bölüm655 kelime
- 16 16. Bölüm770 kelime
- 17 17.Bölüm649 kelime
- 18 18.Bölüm558 kelime
- 19 19.Bölüm568 kelime · Okuduğun bölüm
- 20 20.Bölüm645 kelime
- 21 21. Bölüm705 kelime
- 22 22.Bölüm1.301 kelime
- 23 23.Bölüm702 kelime
- 24 24.Bölüm652 kelime
- 25 25. Bölüm434 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bir haftanın nasıl geçip gittiğini anlamadım. Sürekli uğraşmam gereken şeyler vardı. Bir hafta içinde o kadar çok şey oldu ki! Hayaletleri uğurladık, kendi hobilerimize zaman ayırdık ve en önemlisi kardeşim kendini su büyülerinde geliştirdi. Bir hafta nasıl geçti, hala anlamış değilim ama hâlâ uyanmakta güçlük çekiyorum.Ben de “Biraz kontrol şart” diyerek kendime bir çalar saat aldım. Ama ne kadar kötü bir fikir olduğunu sabah fark ettim ki, bu kadarını bile tahmin edemezdim.
Sabah, o acımasız çalar saatin sesiyle uyandım. Gözlerimi açar açmaz, sanki bütün dünyayı başıma yıkmışlar gibi hissettim.Tarlası yanmış masum köylü gibi etrafa bakındım. O kadar sinir bozucu bir şekilde çalmaya devam etti ki, bir an durup, "Gerçekten bu sesle uyanmak zorunda mıyım?" diye düşündüm. Ama çözüm basitti: Alarmı bulup yere attım ve kırdım. Pişman mıyım? Hayır. Yenisini alırım.
Sonra yataktan kalkıp, biraz vücudumu esnettim. Yavaşça lavaboya yöneldim. Yüzümü yıkadım ama o “uyku sersemliği” hâlâ üzerimdeydi. Aynada kendime bakarken, saçlarım elektriklenmiş gibi duruyordu. "Uykumdayken tır çarptı galiba,yoksa bu tipin bir açıklaması yok!" dedim ve dolaptan tarağımı alıp biraz ıslatarak, o dağınık saçları düzeltmeye çalıştım. İnanın, bu kadar uzun saçlarla uğraşmak sabahları dünyanın en kötü şeylerinden biri! Ama neyse ki, sonunda bir at kuyruğu yapmayı başardım. Yine de saçlarımın halini görünce, “Bu sabah da kesin huysuz bir cadı olacağım” diye düşündüm.
Okul üniformamı giydim. Kahverengi etek, beyaz gömlek, kırmızı kravat ve hırkam… Tam bir cadı öğrencisi havası. Ama sabahları o kadar huysuzum ki, bu üniforma bile ruh halimi düzeltemez. Dışarıya çıkarken, "Bugün kesin bir aksilik olur" diye düşündüm ama hiç de şaşırmadım. “Bir şekilde bu günü de atlatacağım,” dedim, ama kafamda hala alarmın sinir bozucu sesi çınlıyordu.
Okul için aşağıya indim, ama hâlâ sabahın o kaotik anından çıkabilmiş değilim. “Bugün ya her şey çok iyi olacak ya da yine hiçbir şey olmayacak” dedim ama aslında “Yine her şey tam tersine gidecek” diye düşünüyordum. Tabii, bütün sabahı uykulu, sinirli ve huysuz bir cadı gibi geçireceğimi tahmin ediyorum. Hem sabah kahvemi içmeden kimseyle düzgün konuşamam ki.
Biraz geç kalktığım için fazla bir şey yiyemedim. Bir kaç şey atıştırıp apar topar dışarı çıktım. Henüz süpürge uçurmayı bilmediğimiz için annem ve babamla birlikte gideceğiz. Bu sefer ben babamın süpürgesi ne bindim. Uçarken yüzüme vuran rüzgar, saçlarımı okşuyordu. Gözlerimi kamaştıran Güneş, yeni günün doğuşunu müjdeliyormuşcasına özenle hazırlanmış; turuncu, mor ve birbirinden güzel renklerle karşıladı bizi.
Okula yaklaştığımız zaman Amber tüm arkadaşlarına el sallıyor ve onlarla konuşuyordu. Ben ise sakince manzarayı izliyordum. Okulun bahçesine inmek için biraz alçaldık. Ben babama sıkıca sarıldım. Ayaklarımız yemyeşil çimene bastığında süpürgeden indik. Annemize ve babamıza sarıldık. Ardından el sallayarak okul bahçesinde sıraya girdik. Okul müdiresi kürsüye çıktığında sağında ve solunda Cadılar Okulu öğretmenleri vardı. Hepsi yan yana dizilmişti ve bizlere bakıyorlardı.
Müdire:
-Yeni bir döneme hoş geldiniz! Okulumuza yeni katılan öğrenciler için cadı şapkalarını hazırladık.
Müdire asasını yukarı kaldırdığında gökyüzünde uçuşan şapkalar sahiplerinin başına kondular.
Müdire:
- Ne kadar heyecan verici değil mi? Şimdi, yeni sınıflarınızı bulmanız için formanıza sınıflarınızı temsil eden amlemler işlenecek.
Rose'un okul hırkasının sol tarafına siyah, yeşil gözlü şirin bir kedi amblemi belirdi.
Müdire:
-Herşeyi hallettiğimize göre okulun kurallarını açıklayacağım. Okulumuz ormanların arasında yer alıyor. Okul gözetiminde, bir öğretmen rehberliğinde ormanda bulunmanızda sıkıntı yok. Ancak tek başınıza ormanlarda gezmeniz yasak. Büyü musabakası haricinde birbirinizin üzerinde büyü denemeniz veya birbirinize saldırmanız yasak. Şu an için bilmeniz gerekenler bunlar. Kurallara uymayanlar uzaklaştırma alacaktır veya okuldan atılacaktır. Sizi fazla tutmak istemiyorum. Ne kadar heyecan dolu olduğunuzu görebiliyorum. Amlemlerinizi gördüğünüz binalara yönelin sınıflarınız rehber öğrenciler tarafından size gösterilecektir.
Bölüm etkileşimi
