24. bölüm / 25
Perili Evin Hayaletleri24.Bölüm
Bölümler 25Şu an: 24.Bölüm
- 1 1.Bölüm623 kelime
- 2 2.Bölüm681 kelime
- 3 3.Bölüm800 kelime
- 4 4. Bölüm819 kelime
- 5 5.bölüm556 kelime
- 6 6.Bölüm619 kelime
- 7 7.Bölüm876 kelime
- 8 8.Bölüm405 kelime
- 9 9.Bölüm437 kelime
- 10 10.Bölüm469 kelime
- 11 11.Bölüm519 kelime
- 12 12.Bölüm463 kelime
- 13 13.Bölüm494 kelime
- 14 14.Bölüm656 kelime
- 15 15.Bölüm655 kelime
- 16 16. Bölüm770 kelime
- 17 17.Bölüm649 kelime
- 18 18.Bölüm558 kelime
- 19 19.Bölüm568 kelime
- 20 20.Bölüm645 kelime
- 21 21. Bölüm705 kelime
- 22 22.Bölüm1.301 kelime
- 23 23.Bölüm702 kelime
- 24 24.Bölüm652 kelime · Okuduğun bölüm
- 25 25. Bölüm434 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Günler sırayla birbirini kovaladı aramıza bir kaç yeni cadılar katıldı. Beş kişilik sınıfımız, sekiz kişiye ulaştı. Odalarımız tek kişilik, kimse ile aynı odayı paylaşmak zorunda değiliz. Kendimize özel dizayn edebiliyorduk. Sadece erkekler ve kızlar odası ayrı bir koridordaydı ve bariyerle korunuyordu. Prof. James yaratıklara karşı savunma, Saldırı ve özel güçlerimizi açığa çıkarma, derslerimize giriyor. Prof. Silvers bizim yeni öğretmenimiz. O da bize süpürge ve şifalı otları kullanmayı öğretiyor. Ders anlatımı konusunda oldukça katı . Sinirli ve karşısındaki kişiyi dinlemeye katlanamayacak kadar tahammülsüz ve kibirli biri. Onu nasıl öğretmen olarak atadılar bilmiyorum ama sanki cezalı olarak buraya gönderilmiş gibi davranıyor. Umarım bu uzun süre devam etmez.
Yeni arkadaşlarımızın amblemleri yoktu. Bunun özel bir fenomen olduğunu düşündükleri için onları buraya yönlendirdiler. Yeni gelenlerden biri, Jennifer'in Jeremain, diğer ikisi ise Isaac Newland, Oliver Noah...
Isaac, aşırı sessiz, bir soru sorulmadığı sürece konuşmaz ve sorulara da mümkün olduğunca kısa cevaplar verip konuşmayı bitirmeye çalışır. Genel olarak etrafındaki diğer canlılarla anlaşmayı sever. Bitkiler ve ormanda bulduğu garip hayvanlarla anlaşmak, konuşmak onun için büyük bir mutluluk gibi... Kumral ve yeşil gözlü, orta boylu ve hafif sportif bir vücud yapısı var.
Oliver , Isaac kadar olmasada sessiz biri. O daha çok kitap okumaktan hoşlanıyor. Biraz zayıf,.ela gözlü, bembeyaz hassas benizli gözlüklü ve çok bilmiş. Bazen insanları bıktırabiliyor. Özellikle haklı çıktığında hepimiz ışık hızında yanından ayrılıyoruz.
Jeremain sürekli benim yanımda ve benimle iletişim kurmaya çalışıyor. Onunla bir sıkıntım yok fakat kardeşi Jennifer sinir bozucu. Dersler biter bitmez odama çekilip kapımı kilitliyorum. Yeşil kitabımı açıp, okumaya başlıyorum. Son zamanlarda çok sürükleyici bir anlatıma sahip ve ilginç bilgiler veriyor. Prof. James'in dersinde anlattıkları hakkında daha detaylı bilgiler alıyorum. En çok dikkatimi çeken yaratık Emputa, insanları kılık değiştirerek kandırır, onların etini yer ve kanını içer. Onların ilgisini çekecek şekle girebilmek için zihinlerini okur. İnsanları her avladıklarında, daha çok gençleşir ve daha uzun yaşarlar. Genellikle cadılarla karıştırılırlar. Onlar yüzünden bir çok insan ve cadı asırlar boyunca savaştı ve iki tarafta çok fazla kayıp verdi. Masum insanlarda yakılarak canice öldürüldüler. Öğrendiğimiz ilk canavarlardan biri bu, bu canavara karşı korunma ve savunma büyüleri tam anlamıyla öğrendiğimizde sırayla diğer canavarları da göreceğiz.
Okulun bahçesindeki çardak da oturup, yağmuru izliyorum. Yağmur dindiğinde süpürge sürme dersine gireceğiz.
Bahçedeki çardak, ince işçilikle oyulmuş ahşap direkleri ve üzerini kaplayan zümrüt yeşili sarmaşıklarla göz alıcıydı. Yağmur damlaları, yaprakların üzerinde bir an asılı kalıyor, ardından yavaşça yere süzülüyordu. Havanın nemli kokusu, toprak ve çiçeklerin iç içe geçmiş tazeliğiyle doluydu. Çardakta oturmuş, elimdeki yeşil kitabı çevirirken yağmurun ritmik sesi içime bir dinginlik yayıyordu.Havanın nemli kokusu, toprak ve çiçeklerin iç içe geçmiş tazeliğiyle doluydu. Çardakta oturmuş, elimdeki yeşil kitabı çevirirken yağmurun ritmik sesi içime bir dinginlik yayıyordu.
Dersin başlamasına dakikalar kala, diğer sınıf arkadaşlarım da çardağa gelmeye başladı. Jeremain her zamanki neşeli tavırlarıyla bir köşeye oturmuş, süpürgesiyle uğraşıyordu. Oliver ise kitabından başını kaldırmadan birkaç kelime mırıldandı, sanırım yağmurun fiziki etkileri üzerine bir şeyler anlatıyordu. Isaac, her zamanki gibi sessizdi, ama onun bakışlarının çardak direğine konan bir kuşla buluştuğunu fark ettim.
Aralarında sanki görünmez bir sohbet geçiyordu.
Prof. James’in sesi, çardağın sessizliğini deldi:
-Hadi bakalım, sıcak çikolatalarınızı için ve hazır olun! Bu havada süpürge sürmek hem keyifli hem de meydan okuyucudur!”
dedi. Elindeki tepsiyle hepimize sıcak çikolata uzatırken, gülümsemesiyle kasvetli havayı dağıttı.
Hava hâlâ yağmur sonrası tazeliğini koruyordu. Süpürgelerimizi hazırlayıp sıraya geçtiğimizde,
Prof. Silvers sahaya doğru yürüdü. Yüzünde her zamanki sert ifadesi vardı. “Başlamadan önce, bir süpürgeye nasıl hâkim olunacağını tekrar edeceğim,” dedi, sesi bir taş kadar soğuktu.
Jeremain, heyecanla süpürgesine atladı ve bir anda havalandı.
-Bakın, ne kadar kolay!
diye bağırdı. Ama bir saniye sonra süpürgesi kontrolü kaybetti ve onu sarmalayan sarmaşıklara doğru savurdu. Isaac bir adım öne çıktı, gözleri hafifçe parladı ve sarmaşıklar yavaşça Jeremain’i yere indirdi. Prof. Silvers, homurdanarak, “
-Bu çocuklarla uğraşmak başlı başına bir sınav
dedi ve tekrar talimatlara döndü.
Dante ve Valentin süpürgelerini yerden havalandıramamışlardı bile. Layla ise sanki çok basit bir şeymiş gibi tek denemede süpürge ile havalanmıştı. Ben bir kaç deneme sonrası bende süpürge üzerinde havada durabilmeyi başardım.
Bölüm etkileşimi
