13. bölüm / 14
MÜHÜRKALP
Bölümler 14Şu an: KALP
- 1 BİR ÇOCUĞUN VERDİĞİ SÖZ3.341 kelime
- 2 BEKLEYİŞ366 kelime
- 3 AYNI TOPRAKLAR729 kelime
- 4 ENDİŞE724 kelime
- 5 BAŞARAMADIM644 kelime
- 6 DAVET766 kelime
- 7 KANLI DÜĞÜN723 kelime
- 8 NEHİRİN ANLATIMI744 kelime
- 9 BUL BENİ643 kelime
- 10 GİTME569 kelime
- 11 BİTMESİN BU MASAL337 kelime
- 12 ÇARESİZİM454 kelime
- 13 KALP524 kelime · Okuduğun bölüm
- 14 DÖNDÜN BONCUK254 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ameliyathanenin kapıları kapanmıştı.
Kuzey koridorda bir ileri bir geri yürüyordu.
Bora birkaç metre ötede sessizce bekliyordu.
Dakikalar geçmek bilmiyordu.
Derken ameliyathanenin içinden bir hemşirenin sesi yükseldi.
“Doktor!”
Kısa bir sessizlik oldu.
Ardından:
“Kalbi durdu!”
Kuzey bir anda olduğu yerde kaldı.
Bora’nın yüzü bembeyaz kesildi.
Kuzey sanki duyduklarını anlamamış gibi ameliyathane kapısına baktı.
“Ne dediler?”
Bora cevap veremedi.
İçeriden doktorların telaşlı sesleri gelmeye devam ediyordu.
“Devam edin!”
“Bir daha kontrol edin!”
Kuzey’in nefesi kesildi.
“Nehir…”
Bir adım attı.
Sonra bir adım daha.
Ama dizleri artık onu taşımıyordu.
Koridorun ortasında dizlerinin üzerine çöktü.
“Hayır…”
Ellerini yüzüne kapattı.
“Hayır, hayır… daha değil.”
Gözlerinden yaşlar boşanmaya başladı.
Bora yanına çömeldi.
“Kuzey…”
Kuzey başını kaldırdı.
“Bana onun öldüğünü söyleme.”
Bora sustu.
“Duydun mu beni?”
Sesi yükseldi.
“Bana bunu söyleme!”
Sonra sesi bir anda kırıldı.
“Daha ona masalın devamını anlatacaktım…”
Başını eğdi.
“Daha sonunu yazacaktık.”
Omuzları sarsılıyordu.
“Bana kötü sonlu olduğunu söyledi.”
Gözlerini kapattı.
“Ben de ona inanma dedim.”
Kuzey ellerini birbirine kenetledi.
“Ne olur…”
Sesi artık yalnızca bir fısıltıydı.
“Ne olur bu sefer de beni dinle.”
Ameliyathanenin içinden bir ses daha duyuldu.
“Devam ediyoruz!”
Kuzey başını kaldırdı.
Gözlerinde korku vardı.
Ama aynı zamanda küçücük bir umut da belirmişti.
Bora omzuna elini koydu.
“Doktorlar uğraşıyor.”
Kuzey gözyaşlarının arasından kapıya baktı.
“Dayan Boncuk.”
Bir nefes aldı.
“Ben buradayım.”
Sonra başını duvara yasladı.
“Sen bana masalın kötü sonlu olduğunu söyledin…”
Gözlerini kapattı.
“Ben kabul etmiyorum.”
Koridorda sessizce ağlamaya devam etti.
“Çünkü senin hikâyenin sonunu…”
Sesi titredi.
“…ben yazacağım.”
Ameliyathanenin kapısı hâlâ kapalıydı.
İçeride herkes Nehir için mücadele ediyordu.
Dışarıda ise Kuzey, hayatında ilk kez hiçbir şey yapamadan yalnızca bekliyordu.Ameliyathanenin kapısı hâlâ kapalıydı.
İçeriden bir hemşirenin telaşlı sesi duyuldu:
“Kan gerekiyor! Acil!”
Kuzey başını kaldırdı.
“Kan mı?”
Bora hemen yanına geldi.
Ameliyathanenin içinden sesler gelmeye devam ediyordu.
“Kalp hâlâ dönmedi.”
Kuzey’in yüzündeki bütün renk çekildi.
“Hayır…”
Kapıya doğru bir adım attı.
Bora kolundan tuttu.
“Kuzey, bekle.”
“Bırak beni!”
Kuzey’in gözleri dolmuştu.
“Onu orada yalnız bırakmayacağım!”
“Doktorlar yanında.”
Kuzey kapıya baktı.
“Ben de yanında olmak istiyorum.”
Sonra içeriden gelen sessizlik koridora çöktü.
Dakikalar geçti.
Uzun, korkunç dakikalar…
Bir doktorun sesi duyuldu:
“Yeterince uzun oldu…”
Hemşire sessizce cevap verdi:
“Hocam…”
Doktor derin bir nefes aldı.
“Ölüm saati…”
Kuzey’in dizleri yeniden çözüldü.
“Hayır…”
Başını iki yana salladı.
“Hayır, söylemeyin.”
Gözyaşları yüzünden akıyordu.
“Daha dün bana gülümsedi.”
Sesi parçalandı.
“Daha az önce elim elimdeydi.”
Bora onu tutmaya çalıştı.
Kuzey artık hiçbir şey duymuyordu.
“Boncuk…”
Fısıltısı koridorda kayboldu.
Tam o sırada—
İçeriden bir ses yükseldi.
“Bekleyin!”
Kısa bir sessizlik.
Sonra başka bir ses:
“Bir dakika…”
Hemşire şaşkınlıkla monitöre baktı.
“Doktor!”
Doktor hızla ekrana döndü.
“Ne oldu?”
Hemşirenin sesi titredi.
“Ritim geldi!”
Ameliyathanede herkes yeniden harekete geçti.
“Devam ediyoruz!”
Koridorda Kuzey başını kaldırdı.
Ne olduğunu anlamaya çalışıyordu.
Bora da kapıya baktı.
Kuzey’in dudakları titredi.
“Ne… ne dediler?”
Bora gözleri dolu dolu gülümsedi.
“Kalbi…”
Bir an durdu.
“Tekrar atmış.”
Kuzey’in gözlerinden yaşlar yeniden aktı.
Başını eğdi.
Bir eliyle yüzünü kapattı.
Sonra gökyüzüne bakar gibi tavana baktı.
“Teşekkür ederim…”
Sesi neredeyse duyulmuyordu.
“Boncuk…”
Gözlerini kapattı.
“Beni yine dinledin.”
Bora onun omzuna dokundu.
Kuzey bu kez ağlarken gülümsedi.
“Masalın sonunu değiştirdin.”
Ameliyathanenin kapısı hâlâ kapalıydı.
Ama artık koridorda ölümün sessizliği yoktu.
İçeriden gelen o küçük umut sesi vardı:
Nehir’in kalbi yeniden atıyordu.
Bölüm etkileşimi
