MÜHÜR kitap kapağı

4. bölüm / 14

MÜHÜR

ENDİŞE

Vaveyla Yazarı: Bahar Koyuncu

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 14Şu an: ENDİŞE

Kuzey'in söyledikleri hâlâ kulaklarımdaydı.

"Ne olursa olsun timden ayrılma."

Ama birkaç saniye sonra kalabalığın arasından yükselen bir ses bütün düşüncelerimi dağıttı.

— Doktor! Burada biri var!

Başımı hızla çevirdim.

Küçük bir çocuk, evlerin arasındaki duvarın kenarında yerde oturuyordu. Yanında kimse yoktu. Yüzündeki korkuyu buradan bile görebiliyordum.

Hiç düşünmeden çantamı kaptığım gibi ona doğru koştum.

— Nehir!

Kuzey'in arkamdan bağırdığını duydum.

Durmadım.

Çocuğun yanına çömeldim.

— Merhaba. Ben doktorum. Korkma, yanındayım.

Çocuk bana baktı ama konuşamadı.

— Adın ne?

Dudakları titredi.

— Efe...

— Tamam Efe. Şimdi bana bak. Buradayım, tamam mı?

Çantamı açıp hızlıca kontrol ettim. Çocuğun durumunu değerlendirdikten sonra sağlık görevlisine seslendim.

— Sedye getirin!

Tam o sırada arkamda sert adımlar duydum.

Kuzey.

— Sana ne dedim ben?

Başımı kaldırmadan cevap verdim.

— Duydum.

— O zaman neden dinlemedin?

— Çünkü yardıma ihtiyacı vardı.

Kuzey birkaç saniye sustu.

Sonra gözleri Efe'ye kaydı.

Yüzündeki öfke yavaşça dağıldı.

Çocuğun yanına çömeldi.

— Efe, değil mi?

Çocuk başını salladı.

Kuzey elini uzattı.

— Korkma. Burada kimse sana zarar vermeyecek.

Çocuk tereddüt ederek Kuzey'in elini tuttu.

Ben Kuzey'e baktım.

Az önce bana kızan adam gitmiş, yerine çocukları korumak için her şeyi göze alabilecek o asker gelmişti.

Kuzey gözlerini bana çevirdi.

— İyi mi?

— Şimdilik durumu kontrol altında. Ama buradan çıkması gerekiyor.

Kuzey başını salladı.

— Çıkaracağız.

Tam o anda telsizinden bir ses geldi.

Kuzey ayağa kalktı.

Bakışları bir anda yeniden sertleşti.

— Anlaşıldı.

Sonra bana döndü.

— Nehir, bu kez gerçekten beni dinle.

— Ne oldu?

— Köyün doğu tarafında hareketlilik var.

Efe'nin elini tuttum.

— Önce onu güvenli yere götürelim.

Kuzey gözlerimin içine baktı.

— İşte bunu söylemeni bekliyordum.

Sonra timine döndü.

— Çocuğu ve doktoru güvenli bölgeye çıkarın.

Ben itiraz edecekken Kuzey bana yaklaştı.

— Bana kızabilirsin.

Bir an durdu.

— Ama bu sefer seni korumama izin ver.

Cevap veremedim.

Çünkü gözlerinde ilk kez bir komutanın emrini değil...

Çocukluğumdan beri tanıdığım Kuzey'i görmüştüm.
Kuzey son kez bana baktı.

Sonra arkasını döndü.

Silahını kavrayıp timine doğru ilerledi. Diğer askerler de hızla onun etrafında toplandı.

— Hazır mısınız?

— Hazırız komutanım.

Kuzey başını salladı.

— Hadi.

Ve birkaç saniye içinde tim, köyün diğer tarafına doğru ilerlemeye başladı.

Ben ise Efe'nin yanında kalmıştım.

Gözlerim Kuzey'in arkasından gidiyordu.

Bir anlığına dönüp bana bakmasını bekledim.

Dönmedi.

İçimden garip bir huzursuzluk geçti.

Sonra yan taraftan bir kadın sesi yükseldi.

— Doktor! Ne olur buraya bakın!

Hemen başımı çevirdim.

Bir evin önünde birkaç kişi toplanmıştı.

Çantamı kaptım.

— Geliyorum!

Kuzey'in sözleri aklıma geldi.

Güvenli yerde kal.

Ama önümde yardıma ihtiyacı olan insanlar vardı.

Ben doktordum.

Onları görüp hiçbir şey yapmadan bekleyemezdim.

Koşarak yanlarına gittim.

— Sakin olun. Herkesi sırayla kontrol edeceğim.

Bir sağlık görevlisi yanıma geldi.

— Doktor hanım, burada çok kişi var.

— O zaman daha hızlı olacağız.

Bir süre sonra başka bir yaralı getirildi.

Ardından bir başkası.

Bir çocuk ağlıyordu.

Yaşlı bir adam nefes nefese oturuyordu.

Bir kadın sürekli ailesini soruyordu.

Ben birinden diğerine koşarken zamanın nasıl geçtiğini anlamadım.

Kuzey'in nerede olduğunu bile unutmuştum.

Ta ki uzaktan gelen telsiz sesini duyana kadar.

— Doğu hattı kontrol altında. Tim ilerliyor.

Kuzey...

Bir an durdum.

Gözlerim köyün doğusuna çevrildi.

Onun geri dönmesini bekledim.

Ama dönmedi.

Ben de yeniden önümdeki yaralıya eğildim.

— Bana bakın. Buradayım.

O sırada arkamdan biri seslendi.

— Doktor hanım!

Döndüm.

— Ne oldu?

— Şurada da insanlar var!

Gözlerimi kapatıp kısa bir nefes aldım.

Sonra çantamı omzuma taktım.

— Gidelim.

Yanımdaki sağlık görevlisi şaşkınlıkla baktı.

— Ama komutan güvenli bölgede kalmanızı söyledi.

— Komutanın sözünü duydum.

Bir an durdum.

— Ama ben de doktorum.

Ve yeniden koştum.

---

Kuzey

Doğu tarafındaki hattı kontrol ettikten sonra timle birlikte geri dönmeye başladık.

İlk düşündüğüm kişi Nehir'di.

Güvenli bölgede mi?

Telsizi kaldırdım.

— Merkez, sağlık ekibinin konumunu kontrol edin.

Cevap geldi.

— Sağlık ekibi merkez bölgede.

İçim biraz olsun rahatladı.

Köyün merkezine döndüğümüzde ilk işim gözlerimle kalabalığı taramak oldu.

Efe vardı.

Sağlık görevlileri vardı.

Ama...

Nehir yoktu.

Bir adım attım.

Sonra bir adım daha.

— Nehir nerede?

Kimse cevap vermedi.

Yanındaki sağlık görevlisine döndüm.

— Doktor nerede?

Adam tereddüt etti.

— Nehir Hanım mı?

— Evet.

— Yaralılara yardım etmek için diğer tarafa geçti.

Çenem gerildi.

— Hangi tarafa?

Adam eliyle köyün ilerideki bölümünü gösterdi.

Bir an gözlerimi kapattım.

Biliyordum.

Nehir beni dinlemeyecekti.

Telsizimi kaldırdım.

— Tim, benimle.

Askerler hemen arkamda toplandı.

Ben ise köyün karanlıklaşan sokaklarına baktım.

— Doktoru buluyoruz.

Çünkü bu kez mesele görev değildi.

Nehir'i bulmam gerekiyordu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

24okunma 4beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.