MÜHÜR kitap kapağı

10. bölüm / 14

MÜHÜR

GİTME

Vaveyla Yazarı: Bahar Koyuncu

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 14Şu an: GİTME

Araba bir anda durdu.

Nehir’in başı koltuğa doğru savruldu. Gözlerini açmaya çalıştı ama görüşü bulanıklaşmıştı. Soğuk bütün bedenini ele geçirmişti. Titremesi bile azalmıştı.

Adam hızla arabadan indi.

Nehir’i kolundan çekerek dışarı çıkardı ve önüne geçti.

Tam o sırada Kuzey’in aracı da ileride durdu.

Kuzey kapıyı açıp birkaç adım attı.

“Nehir!”

Nehir başını güçlükle kaldırdı.

“Kuzey…”

Adam elindeki silahı Nehir’in başına doğrulttu.

“Bir adım daha atarsan vururum.”

Kuzey olduğu yerde kaldı.

Gözleri yalnızca Nehir’deydi.

“Onu bırak.”

“Bir adım daha…”

“Bırak dedim!”

Nehir’in gözleri kapanmak üzereydi. Soğuktan sesi neredeyse duyulmuyordu.

“Kuzey…”

“Buradayım, Boncuk.”

Nehir çok hafif gülümsedi.

“Beni… bulacağını biliyordum.”

Kuzey’in gözleri doldu.

“Konuşma. Dayan biraz. Seni buradan çıkaracağım.”

Nehir başını güçlükle salladı.

“Babam… hep şey derdi…”

Sesi giderek zayıfladı.

“İnsanları… kurtaracaksın…”

Kuzey’in nefesi kesildi.

“Nehir, gözlerini kapatma.”

Nehir ona baktı.

“Ben… sözümü tuttum mu?”

Kuzey’in sesi titredi.

“Tuttun. Hem de fazlasıyla.”

Adam öfkeyle silahı biraz daha kaldırdı.

“Yeter!”

Kuzey’in bakışları bir anda değişti.

Bir saniye.

Sadece bir saniye.

Sonra silah sesi duyuldu.

Adamın eli gevşedi ve yere yığıldı.

Kuzey hemen Nehir’e koştu.

Ama adamın düşmesiyle Nehir’in de dizlerinin bağı çözüldü.

“NEHİR!”

Kuzey onu yere düşmeden yakaladı.

Nehir’in başı Kuzey’in omzuna yaslandı.

“Boncuk… Boncuk, bana bak.”

Nehir gözlerini güçlükle araladı.

“Kuzey…”

“Buradayım.”

“Çok… üşüyorum.”

Kuzey ceketini çıkarıp onu sardı.

“Geçecek. Şimdi seni hastaneye götürüyoruz.”

Nehir cevap veremedi.

Kuzey onu daha sıkı tuttu.

“Dayan Nehir. Bu kez seni ben kurtaracağım.”
Nehir, Kuzey’in kucağında sessizce yatıyordu.

Bütün bedeni titriyordu. Gözlerini açık tutmakta zorlanıyordu ama Kuzey’in sesini duydukça biraz daha kendine gelmeye çalışıyordu.

Kuzey ceketini onun üzerine daha sıkı sardı.

“Dayan Boncuk. Yardım geliyor.”

Nehir birkaç saniye sustu.

Sonra titreyen sesiyle fısıldadı:

“Kuzey…”

“Buradayım.”

“Bana… masal anlatsana.”

Kuzey bir an ne diyeceğini bilemedi.

“Masal mı?”

Nehir başını çok hafif salladı.

“Sonu… iyi bitenlerden.”

Kuzey’in yüzündeki sert ifade yumuşadı.

“Tamam.”

Bir elini Nehir’in omzunda tutarak konuşmaya başladı.

“Bir zamanlar küçük bir kız varmış. Çok cesurmuş ama kendisinin cesur olduğunu bilmiyormuş.”

Nehir gözlerini hafifçe araladı.

“Bu kızın yanında… onu her şeyden korumaya çalışan bir çocuk varmış.”

Kuzey kısa bir nefes aldı.

“Çocuk ona sürekli ‘Korkma’ dermiş. Ama kız her seferinde ‘Ben korkmuyorum ki’ diye cevap verirmiş.”

Nehir’in dudaklarının kenarında belli belirsiz bir gülümseme oluştu.

“Sonra bir gün yolları ayrılmış.”

Kuzey’in sesi biraz daha yavaşladı.

“Yıllar geçmiş. İkisi de büyümüş. Ama çocuk verdiği sözü unutmamış.”

Nehir fısıldadı:

“Ne sözü?”

Kuzey ona baktı.

“Ne olursa olsun… onu bulacağına dair verdiği sözü.”

Nehir’in gözleri yeniden kapandı.

“Bulmuş mu?”

Kuzey hiç tereddüt etmeden cevap verdi.

“Bulmuş.”

“Sonra?”

“Sonra kız çok üşümüş. Ama çocuk onu bırakmamış.”

Nehir hafifçe kıpırdandı.

“Sonu nasıl bitmiş?”

Kuzey onun ellerini kendi ellerinin arasına aldı.

“İyi bitmiş.”

Nehir gözlerini araladı.

“Gerçekten mi?”

“Gerçekten.”

“Nasıl?”

Kuzey’in sesi yumuşadı.

“Kız iyileşmiş. Çocuk da verdiği sözü tutmuş. İkisi de bir daha birbirlerinden ayrılmamış.”

Nehir birkaç saniye sessiz kaldı.

Sonra çok küçük bir sesle:

“Güzelmiş…”

Kuzey başını onun saçlarına doğru eğdi.

“Daha bitmedi.”

Nehir yorgun gözlerle ona baktı.

“Devam et…”

Kuzey gülümsedi.

“Sonra kız, hayatındaki en güzel günlerin henüz başlamadığını öğrenmiş.”

Uzakta sağlık ekibinin sesleri duyulmaya başlamıştı.

Kuzey Nehir’i biraz daha sıkı tuttu.

“Çünkü bazı masallar,” dedi, “tam da en kötü yerinde güzel bir sona dönüşür.”

Nehir’in dudaklarından son bir fısıltı çıktı:

“Ben de… o masaldaki kız mıyım?”

Kuzey gözlerini ondan ayırmadan cevap verdi:

“Evet, Boncuk.”

“Sen de… o çocuk musun?”

Kuzey’in gözleri doldu.

“Ben hep o çocuktum.”

Nehir ilk kez gerçekten huzurlu bir ifadeyle gözlerini kapattı.

Kuzey ise onu kucağında tutmaya devam etti.

“Ve masalımızın sonu,” diye fısıldadı, “daha yazılmadı.”

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

19okunma 4beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.