2. bölüm / 14
MÜHÜRBEKLEYİŞ
Bölümler 14Şu an: BEKLEYİŞ
- 1 BİR ÇOCUĞUN VERDİĞİ SÖZ3.341 kelime
- 2 BEKLEYİŞ366 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 AYNI TOPRAKLAR729 kelime
- 4 ENDİŞE724 kelime
- 5 BAŞARAMADIM644 kelime
- 6 DAVET766 kelime
- 7 KANLI DÜĞÜN723 kelime
- 8 NEHİRİN ANLATIMI744 kelime
- 9 BUL BENİ643 kelime
- 10 GİTME569 kelime
- 11 BİTMESİN BU MASAL337 kelime
- 12 ÇARESİZİM454 kelime
- 13 KALP524 kelime
- 14 DÖNDÜN BONCUK254 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Kapının önünde birkaç saniye öylece kaldım.
Kuzey’in söyledikleri hâlâ kulaklarımdaydı.
“Seni yıllar önce bıraktığım yerde bulamadım, Nehir.”
Ne demek istemişti?
Belki de hiç değişmeyen tek şey buydu.
Kuzey, çocukluğumdan beri söylemek istediği şeyleri hep yarım bırakırdı.
Ben de onun yarım bıraktığı cümlelerin içinde kaybolurdum.
Derin bir nefes alıp koridorun sonuna doğru yürüdüm.
Tam köşeyi dönecekken arkamdan gelen sesi duydum.
— Nehir.
Adımlarım durdu.
Gözlerimi kapatıp içimden üçe kadar saydım.
Sonra döndüm.
Kuzey birkaç metre gerimde duruyordu. Üzerindeki askerî üniforma, çocukluğumdan hatırladığım o dağınık saçlı çocuğu neredeyse tamamen gizliyordu.
Ama gözleri...
Gözleri hâlâ aynıydı.
Beni gördüğünde yumuşayan o gözler.
— Ne oldu? dedim.
Kuzey birkaç saniye sustu.
— Korktun mu?
Kaşlarımı çattım.
— Neden korkacakmışım?
Dudaklarının kenarı belli belirsiz kıvrıldı.
— Benden.
Bu kez gülümsemek istedim ama kendimi tuttum.
— Sen kendini fazla önemli sanıyorsun, Kuzey Karahan.
Başını hafifçe yana eğdi.
— Çocukken de böyleydin.
— Nasılmışım?
— İnatçı.
— Sen de ukalaydın.
— Hâlâ öyleyim.
İstemeden güldüm.
Kuzey’in yüzündeki ifade bir anda değişti.
Sanki gülüşümü görünce birkaç saniyeliğine bulunduğumuz yerden kopmuştu.
Sonra gözleri dudaklarımdan gözlerime çıktı.
— Kırmızı ruj...
Elimi istemsizce dudaklarıma götürdüm.
— Ne olmuş?
— Hiç.
— Hiç değil. Bir şey diyecektin.
Kuzey başını iki yana salladı.
— Yakışmış.
Kalbim, hiç beklemediğim bir anda hızlandı.
— Teşekkür ederim.
Kuzey geri çekildi.
— Gitmem gerekiyor.
— Nereye?
Soruyu neden sorduğumu ben de bilmiyordum.
Bir an bana baktı.
Sonra sesi alçaldı.
— Göreve.
İçimde tuhaf bir huzursuzluk oluştu.
— Ne zaman dönersin?
Kuzey’in bakışları yüzümde sabitlendi.
Bu kez cevap vermeden önce uzun süre sustu.
— Bilmiyorum.
İşte o iki kelime, içimde bir şeyleri yerinden oynattı.
Kuzey arkasını dönüp yürümeye başladığında gözlerim istemsizce onu takip etti.
Tam kapıya ulaşmıştı ki durdu.
Başını çevirmeden konuştu.
— Boncuk...
Nefesim kesildi.
Yıllardır kimsenin kullanmadığı o isim...
Sanki geçmişin kapısını tek kelimeyle açmıştı.
Kuzey bana döndü.
— Beni bekleme.
Gözlerimi ondan ayırmadan fısıldadım.
— Zaten seni bekleyen kim?
Kuzey’in dudaklarında küçük, hüzünlü bir gülümseme oluştu.
— Çocukken de yalan söylemeyi beceremezdin.
Ve kapı kapandı.
Ben ise olduğum yerde kaldım.
Çünkü yıllar önce kaybettiğimi sandığım Kuzey Karahan, yeniden hayatıma girmişti.
Ve en kötüsü...
Kalbim onu hiç unutmadığını benden önce anlamıştı.
Bazı insanlar hayatımızdan çıkmazdı.
Sadece bir gün geri dönmek üzere sessizce beklerdi.
Bölüm etkileşimi
