28. bölüm / 44
Karanlıkta bir ışık28. Bölüm
Bölümler 44Şu an: 28. Bölüm
- 1 1. Bölüm645 kelime
- 2 2. Bölüm768 kelime
- 3 3. Bölüm660 kelime
- 4 4. Bölüm960 kelime
- 5 5. Bölüm576 kelime
- 6 6. Bölüm816 kelime
- 7 7. Bölüm565 kelime
- 8 8. Bölüm838 kelime
- 9 9. Bölüm736 kelime
- 10 10. Bölüm576 kelime
- 11 11. Bölüm530 kelime
- 12 12. Bölüm1.082 kelime
- 13 13. Bölüm1.421 kelime
- 14 14. Bölüm969 kelime
- 15 15. Bölüm564 kelime
- 16 16. Bölüm656 kelime
- 17 17. Bölüm744 kelime
- 18 18. Bölüm865 kelime
- 19 19. Bölüm593 kelime
- 20 20. Bölüm454 kelime
- 21 21. Bölüm608 kelime
- 22 22. Bölüm464 kelime
- 23 23. Bölüm565 kelime
- 24 24. Bölüm532 kelime
- 25 25. Bölüm555 kelime
- 26 26. Bölüm779 kelime
- 27 27. Bölüm658 kelime
- 28 28. Bölüm994 kelime · Okuduğun bölüm
- 29 29. Bölüm866 kelime
- 30 30. Bölüm604 kelime
- 31 31. Bölüm722 kelime
- 32 32. Bölüm822 kelime
- 33 33. Bölüm732 kelime
- 34 34. Bölüm685 kelime
- 35 35. Bölüm717 kelime
- 36 36. Bölüm609 kelime
- 37 37. Bölüm896 kelime
- 38 38. Bölüm703 kelime
- 39 39. Bölüm695 kelime
- 40 40. Bölüm815 kelime
- 41 41. Bölüm877 kelime
- 42 42. Bölüm1.026 kelime
- 43 43. Bölüm642 kelime
- 44 44. Bölüm713 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Karşıdan neşeli bir ses yükseldi.
"Sarecim merhaba, ben İpek. Asaf'ın eşi."
Hafifçe doğruldum.
"Merhaba İpek abla."
Numaramı Ahu'dan aldığını söyledi.
O gün evde yaşanan gerginlik yüzünden doğru düzgün vakit geçiremediklerini, aslında tanışmak istediğini anlattı.
Yüzüm istemsizce yumuşadı.
"Bugün müsaitsen çıkalım biraz. Gezelim, kahve içelim. Ahu da iş çıkışı bize katılır. Akşam da bir şeyler yeriz."
Kısa bir saniye düşündüm.
Evde oturmaktan iyidir.
Hem kafam da dağılır düşüncesiyle,
"Olur, tabii ki. Çok sevinirim." dedim.
"Tamam canım. Sen bana konum at. Ben seni alırım bir iki saate."
Onu onaylayarak telefonu kapattım.
İpek ablanın numarasını kaydedip konumu gönderdikten sonra hazırlanmak için odama geçtim.
Aynanın karşısında, on dakikanın ardından seçtiğim kombine bakıyordum.
İçime sinmiş gibiydi.
Üzerime beyaz bir kazak, altıma ise onunla aynı tonda bol bir pantolon giymiştim.
Acı kahve gold detaylı bir kemer ve gold takılarla kombini mi tamamlamıştım.
Abartı olmayan bir makyaj yapmış, saçlarımı ise açık bir şekilde bırakmıştım.
Bir saatten fazla olmuştu ki telefonum çaldı.
Arayana baktığımda İpek abla olduğunu gördüm.
Hemen açtım.
"Sare, ben geldim canım."
Çantamı hemen aldım. "İniyorum şimdi abla," derken kapıya ilerledim.
Acı kahve kabanımı almış, beyaz spor ayakkabılarımı giymiştim.
Kapıyı kitlediğimden emin olunca aşağı indim.
Apartmandan çıktığımda kapıdaki arabaya ilerledim.
Arabanın kapısını açtığımda beni güler yüzleriyle İpek abla ve minik kızı Masal karşıladı.
İpek abla "Hoş geldin canım," dediğinde Masal arka da çocuk koltuğundan başını uzatmış, annesini taklit ederek, "Hoş geeydinn canımm," dedi.
Yerime oturup arkama döndüm. Gülerek ben de onun gibi, "Hoş buldukk canımm," dedim.
O utangaç bir şekilde gülerken ben önüme dönmüştüm.
İpek abla bir yandan araba kullanıyor, diğer yandan da bugünkü planımızı anlatıyordu.
Burası hakkında hiçbir fikrim olmadığı için sadece onu onaylıyordum.
Sonunda Masal'ın, "Anne aşeeena aaç," demesiyle sohbetimiz kesilmişti.
Ben ne dediğini anlamazken İpek abla, "Kızım yeter, bıkmadın mı? Ben bıktım vallaa," diye sitem edince Masal kafasını hızlı bir şekilde iki yana sallayarak, "Haayır, aaç," dedi.
İpek abla kızını kırmak istememiş olacak ki, "Senin o baban yok mu? Hep o alıştırdı seni." dedi.
Ben hâlâ ne istediğini anlamamış onlara bakarken İpek abla anlamış olacak ki, "Görürsün şimdi," der gibi baktı.
Kırmızı ışıkta durduğumuzda telefonunu hoparlöre bağladı.
Bir süre sonra arabanın içinde yükselen şarkıyla kahkaha attım.
İpek abla da bana katılırken Masal'ın sesi yükseldi.
Onun söylemesiyle ben daha çok gülerken İpek abla arabayı sürmeye devam etti.
Ben dayanamayıp telefonumu çıkardım.
İpek ablaya izin ister gibi baktığımda başını hafifçe eğerek beni onaylamıştı.
Aldığım onayla videoyu açıp şarkı söyleyen Masal'ı çekmeye başladım.
"Bozkutça baaktım saanaa, yaattın beeni aşeenaa, tuyaana yoculuuktaa eşiim ool şeenn aşeenaa."
Daha fazla dayanamayıp yanağını sıkarken, gülerek, "Yerim bak kız senii," dedim.
Masal utanmış bir şekilde annesine bakarken İpek abla, "Hadi bakalım hanımlar, geldik. Kız günü başlasınnn," dedi.
Üçümüz birlikte Hakkari'nin birkaç yerini gezdik. Çarşıda dolaştık. Küçük bir parkta Masal kaydıraktan kaydı. Ben onu salıncakta salladım.
Masal elimi hiç bırakmadı.
Sanki beni bir günlüğüne sahiplenmişti.
Öğleden sonra Ahu işten çıkmış, bize katılmıştı.
Yemek yemek için bir restorana gelmiştik.
Masaya ilerledik, ben tam oturacakken Masal, "Ben yanına otuycam!" dedi heyecanla.
İpek abla itiraz etse de sonunda kazanan biz olmuştuk.
Bir şeyler yemiştik.
Şimdi ise kahvelerimizi bekliyorduk.
O sırada gözüm yanımdaki Masal'a kaydı.
Sandalyenin üzerinde diz çökmüş, şeker paketleriyle oynuyordu.
Bir süre sonra garson kahveleri getirdi.
İpek abla kahvesinden bir yudum aldıktan sonra konuşmaya başladı.
"Ay, o gün bizde olanlar hakkında da konuşamadık. Sen nasılsın?"
Kısa bir nefes verdim.
"Ben iyiyim. Büyütülecek bir şey yok. Asıl siz kusura bakmayın tekrardan, evinizde öyle bir olay yaşandı."
İpek abla kaşlarını çattı.
"Ne kusuru kız, asıl suç bizim Ömer de. Öküzlüğü tuttu yine,"
dediğinde Ahu da hemen onu onaylar gibi atladı söze.
"Ayy evet. Tamam Ömer abi serttir, sözünü sakınmaz, kimseye kolay ısınmaz ama o tavrı bize de şok yaşattı."
İpek abla bu sefer meraklı bir sesle, "Sare, büyütülecek bir şey yok diyorsun ama... ne düşünüyorsun peki?"
Gözlerimi önümdeki fincana indirdim.
"Ne hakkında?"
İpek abla hafifçe eğildi.
"Ömer hakkında."
Ne diyeceğimi bilemedim.
Masada küçük bir sessizlik oluştu.
Tam o sırada Masal koluma yaslandı.
"Saye abla, kaalp yapdımm ben, baak!"
Gülümsedim, yanağına ufak bir öpücük kondurdum.
"Çok güzel olmuş, birtanem."
İpek abla bekliyordu.
Ahu sabırsız değildi ama bakışları üzerimdeydi. İkisi de benden bir cevap bekliyordu.
Konuşmayacağımı anlayan Ahu, "Yani," dedi. "Ömer abi bazen sert konuşur, ama kötü niyetli değildir. Tanısan sende anlarsın."
İpek abla başını salladı.
"İyi adamdır aslında. Tamam, biraz dik başlı, biraz asosyal, biraz güven problemleri olan bir adam olabilir ama dürüsttür. Kimseye rol yapmaz."
Hafifçe omzumu silktim.
"Anladım zaten."
Ahu hemen atladı.
"Ne anladın?"
Dudaklarımı ıslattım.
Konuşmadan önce bir an düşündüm.
"Yani... öyle işte. Sözlerini esirgemiyor."
İpek abla burukça gülümsedi.
"Peki, seni kırdı mı?"
Başımı iki yana salladım.
"Hayır. Sadece..."
Bu sefer burukça gülümseyen bendim.
"Öyle şeyler duymayı beklemiyordum. Benim için biraz...
off, tamam biraz kırıcı oldu. Üzüldüm, ama bunu yansıtamazdım."
İpek abla fincanını bıraktı.
"Bazen insanın en ciddi görünen tarafı, en duygusal yerini saklar."
Cümle, zihnimin ortasına bırakılmış cam bir eşya gibi parçalanıp dağıldı.
Derin bir nefes aldım.
Olanları anlatıp anlatmamakta kararsızdım çünkü biraz çekiniyordum.
Boş vererek sonunda konuştum.
"Ama hallettik."
İpek abla ve Ahu dikkatle bana bakıyorlardı.
"Nasıl?" dedi Ahu.
Önümdeki fincanı yavaş hareketlerle döndürürken, "Konuştuk. Ya da... konuşmuş sayılırız. Bazı şeyler söylenince ağır geliyor ama sonra düşününce... niyetini anlıyorsun.
Yüzbaşı... sert bir adam, evet. Beni de kırdı.
Ama ondan sonra düşündüm:
kendimi onun yerine koydum. Bir anda başka şehirden gelen kadın... ortaya çıkmış, sevdiği, değer verdiği insanların arasına karışmış.
Ne yalan söyleyeyim, ben de güvenmezdim. Mesleği gereği de insanlara güvenmek kolay değil onun için, anladım.
Sadece söyledikleri biraz... ağırdı."
Bir süre masaya sessizlik çöktü.
Ahu, "Ömer abi bazen fazla düz. Sevdiklerine çok değer verir, zarar görsünler istemez. Bide..." dedi.
İpek ablayla birbirlerine baktılar.
"Bir arkadaşı vardı. Sözde sevgilisi olan kız yüzünden. Aslında kızı şeref yoksunu birisi tutmuş, bilgi alsın diye.
Arkadaşı... o kız yüzünden şehit oldu.
Çok iyi hatırlıyorum, Ömer abi haberi alınca delirecek gibi olmuştu.
Yani... o yüzden bu kadar ön yargılı oluşu."
DUYURU!!
Arkadaşlar bundan sonra bölümler pazartesi, Perşembe ve Pazar olmak üzere haftada üç gün gelecektir.
Bir daha ki bölüme kadar hoşçakalın ☺️
Canlarımm rica ediyorum beğeni ve yorum yapmayı unutmayalımm 🙏🏻 ☺️
Bölüm etkileşimi
