Bölümler 21Şu an: 12. Bölüm
- 1 1. Bölüm847 kelime
- 2 2. Bölüm1.046 kelime
- 3 3. Bölüm971 kelime
- 4 4. Bölüm849 kelime
- 5 5. Bölüm888 kelime
- 6 6. Bölüm892 kelime
- 7 7. Bölüm930 kelime
- 8 8. Bölüm776 kelime
- 9 9. Bölüm899 kelime
- 10 10. Bölüm1.169 kelime
- 11 11. Bölüm780 kelime
- 12 12. Bölüm797 kelime · Okuduğun bölüm
- 13 13. Bölüm936 kelime
- 14 14. Bölüm1.021 kelime
- 15 15. Bölüm922 kelime
- 16 16. Bölüm1.181 kelime
- 17 17. Bölüm987 kelime
- 18 18. Bölüm535 kelime
- 19 19. Bölüm1.154 kelime
- 20 20. Bölüm598 kelime
- 21 21. Bölüm846 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Duruşma salonundaki o büyük, ahşap kapı arkamızdan kapandı. İçerisi çok soğuk ve sessizdi. Hâkim, yüksek kürsüsünde oturmuş, önündeki dosyalara bakıyordu.
Salona geçtiğimizde gözlerim hemen izleyici sıralarına kaydı. Baras, Milan ve Barçın’ın hemen yanında iki kişi daha duruyordu. Ezel ve Eray da gelmişti. Hepsi yan yana, adeta aşılmaz bir duvar gibi dizilmişlerdi. Gözlerindeki o endişeli ama güçlü bakış beni ayağa dikmeye yetti. Ezel bana bakıp hafifçe gülümsedi, Eray ise "Biz buradayız" der gibi başını salladı. Onları görmek içimdeki korkuyu tamamen yok etti.
Hâkim gözlüğünü burnunun ucuna indirdi. Önce Önder’e, sonra Baras’lara ve en son bana baktı. Ses tonu tüm salonda yankılandı.
"Evet, Dünya Su Kılıç. Yaklaş bakalım," dedi sevecen bir sesle. Kürsünün önüne kadar yürüdüm. Hâkim doğrudan gözlerimin içine baktı. "Güzel kızım, seninle açık açık konuşmak istiyorum. Kimsenin baskısı altında kalma. Bana doğruyu söyle. Babanın yanında mı daha mutlusun, yoksa bu adamların, abilerinin yanında mı? Kiminle yaşamak istersin?"
Tam ağzımı açıp konuşacaktım ki, arkamdan Önder Kılıç hemen öne fırladı. Sözümü keserek, o yapmacık ve üzgün ses tonuyla konuşmaya başladı.
"Hâkim Bey, mazur görün lütfen," dedi Önder, sanki içi parçalanıyormuş gibi yaparak. "Kızım yaşadığı travmalardan dolayı hâlâ çok korkuyor. Konuşamıyor, dili tutuluyor geceleri. Ama bana evde defalarca söyledi. Bu kanunsuz adamların yanında çok korkmuş. Öz babasının, yani benim yanımda kalmak istiyor. Aile sıcaklığını özlemiş benim güzel kızım."
Hâkim kaşlarını çattı, Önder’e baktı. "Ben soruyu size sormadım Önder Bey, bırakın çocuk kendisi cevap versin," diyerek beni uyardı.
Ama Önder durmadı. Beni kolumdan hafifçe sarsarak araya girmeye devam etti. "Hâkim Bey, çocuk işte, korkudan ne diyeceğini bilemiyor. Bakın, bu adamlar onu zorla alıkoydu. Kızım bana evde 'Baba beni o dağ evinden kurtar' diye yalvardı."
Baras’ın arkada dişlerini sıktığını, ellerini yumruk yaptığını görebiliyordum. Milan öfkeyle öne atılacak gibi oldu ama Ezel ve Eray onu sakinleştirmek için omzundan tuttu. Salondaki herkes benim üzerime baskı kuruyordu. Önder, benim korkup susacağımı, onun yalanlarına boyun eğeceğimi sanıyordu. Zaten korkuyordum. Ellerim titriyor, nefesim boğazımda tıkanıyordu.
Ben nefes alamıyordum.
Hâkim tekrar bana döndü. "Dünya? Babanın söyledikleri doğru mu kızım? Konuşmak istemiyor musun?"
İşte o an, hamle sırası bende idi.
Yavaşça arkama döndüm, Önder’in o zafer kazanmış gibi duran iğrenç yüzüne baktım. Sonra elimi montumun cebine attım. Telefonumu çıkardım ve ekran kilidini açtım.
"Ben konuşmayacağım Hâkim Bey," dedim, sesim ilk kez bu kadar net ve güçlü çıkmıştı. "Benim yerime bu telefon konuşsun."
Telefonun sesini sonuna kadar açtım ve önce koridordaki o son ses kaydını başlattım. Önder’in az önce dişlerinin arasından söylediği, "Benim yanımda kalmak istediğini söyleyeceksin... O Baras denen herif için de benden izinsiz bana dokunuyor diyeceksin... Yoksa o dağ ayılarının hepsini hapse tıktırırım!" sözleri duruşma salonunda bomba gibi patladı.
Önder’in yüzündeki o sahte gülümseme anında dondu. Rengi tebeşir gibi bembeyaz oldu. "Hâkim Bey, bu bir iftira. Komplo bu." diye bağırmaya çalıştı.
"Durun, daha bitmedi," dedim buz gibi bir sesle. Parmağımı ekranda kaydırdım ve banyoda gizlice çektiğim o video kaydını açtım. Önder’in kapıyı kırarcasına içeri dalışı, "Sen kime midem bulandı diyorsun ulan!" diye bağırışı ve yüzüme patlayan o sert tokat... Hepsi salondaki dev ekranda ve Hâkimin gözleri önünde oynamaya başladı.
Arkamdan bir kükreme yükseldi. Baras artık dayanamadı, Önder’in üzerine doğru bir adım attı ama Milan ve Barçın onu zor tuttu. Ezel ve Eray’ın gözlerindeki o katil ifadesini hayatım boyunca unutamayacaktım.
Hâkim videoyu izlerken yüzü darmadağın oldu. Kürsüye sertçe vurdu. "Sessizlik!" diye bağırdı.
Önder Kılıç’a nefretle bakan Hâkim, gözlüğünü çıkardı ve bana döndü.
Artık masal bitmişti, ama bu sefer kötü adam kaybediyordu.
Ya da ben öyle sanıyordum.
Hâkim videoyu izledikten sonra salonda çok büyük bir sessizlik oldu. Kimse nefes bile alamıyordu. Önder Kılıç’ın yüzü kireç gibi bembeyaz olmuştu. Tir tir titriyordu.
Hâkim, önündeki masaya elindeki kalemi sertçe vurdu. Sesi salonun duvarlarında yankılandı.
"Bu ne rezilliktir Önder Bey. Bir de buraya gelmiş, utanmadan çocuk konuşamıyor, travması var diyorsunuz. Çocuğa travmayı yaşatan sizsiniz!"
Önder hemen öne atıldı. Elleriyle havayı döverek yalan söylemeye devam etti.
"Hâkim Bey, valla yalan! Billahi yalan! Bu videolar, bu sesler hep sahte! Bu arkadakiler yaptı bunu! Kızımın beynini yıkadılar, bana komplo kuruyorlar!"
"Kes sesini!" diye bağırdı hâkim. Sesi o kadar güçlüydü ki Önder korkudan bir adım geri kaçtı. Hâkim arkadaki polislere döndü. "Polis memurları! Alın bu adamı. Çocuğa şiddet uygulamak, mahkemeyi yanıltmak ve tehditten hemen burada tutukluyorsunuz!"
İki polis memuru hemen ileri çıktı. Önder’in kollarını arkaya kıvırıp kelepçeyi şak diye taktılar.Önder rezil bir şekilde bağırıyordu. "Beni bırakın! Ben Önder Kılıç’ım! Benim kim olduğumu biliyor musunuz siz? Dünya, seni mahvedeceğim kızım! Bunu senin yanına bırakmayacağım!"
Elvan ise köşede ağlama numarası yapıyor, "Benim hiçbir şeyden haberim yoktu hâkim bey, valla ben suçsuzum!" diye sızlanıyordu. Ama polisler ikisini de yaka paça salondan dışarı çıkardı.
Hâkim derin bir nefes aldı. Öfkeli yüzü bana bakınca yumuşadı. Önündeki kağıtları imzaladı ve mührü sertçe bastı.
"Gereği düşünüldü," dedi hâkim, sesini tüm salon duyuyordu. "Dünya Su Kılıç’ın geçici ve kalıcı velayetinin, çocuğun güvenliği ve huzuru göz önünde bulundurularak abisi Baras Alkan’a verilmesine karar verilmiştir. Duruşma bitmiştir."
Bölüm etkileşimi
