Karadeniz Kızı/ Gerçek Ailem kitap kapağı

11. bölüm / 21

11. Bölüm

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 21Şu an: 11. Bölüm

Banyoya geri döndüm ve kapıyı arkamdan kilitledim. Ellerim titreyerek cebimden gizlice sakladığım telefonumu çıkardım. Rehbere girip Barçın’ın numarasını buldum ve hemen aradım.

Telefon daha ilk çalışta açıldı. Karşıdan Barçın’ın o her zamanki neşeli ve yüksek sesi geldi.

"Uyy, fındık kurdu. Sonunda aradın da. Ne yapaysın oralarda, özledin mi bizi?"

Onun bu sıcak sesini duymak içimi eritti ama gözyaşlarımı tutamadım. Boğazımdaki o hıçkırık düğümünü yutkunarak gizlemeye çalıştım. "Barçın..." diyebildim sadece usulca.Barçın’ın o neşeli sesi anında kesildi. Ortam bir anda ciddileşti. "Dünya? Sesin niye öyle geliyir senin? Ağlay musun sen?" dedi endişeyle.

"Yok, hayır," dedim hemen. Sesimi neşeli göstermeye çalışarak burnumu çektim. "Ağlamıyorum, sadece...biraz nezle olmuşum. Ondan sesim böyle çıkıyor."

"Bırak şimdi nezeyi falan," dedi Baras arkadan bir yerlerden. Barçın hoparlörü açmış olmalıydı. Barçın telefona daha da yaklaştı, sesi bu kez çok net ve abiceydi. "Bana yalan söyleme küçük, ben senin ciğerini bilirim. O şerefsizler sana bir şey mi yaptı? Doğruyu söyle bana."

"Yok Baras, sadece konuşmak için aradım." Sesimin titremesini engellemeye çalışıyordum.

Baras’ın öfkeli nefesini telefondan bile duyabiliyordum. "Dünya, eğer sana tek bir zarar verirlerse o evi başlarına yıkarım. O çiçek solmayacak dedim sana, unutma," dedi. Sesi bana o kadar büyük bir güven verdi ki, gözümden bir damla yaş daha süzüldü.

"Biliyorum abim, biliyorum," dedim usulca. "Sadece... buralar çok kalabalık ve gürültülü. Sizin oradaki sessizliği, şelalenin sesini özledim."

Barçın araya girdi, sesini yine neşelendirmeye çalıştı. "Uyy, fındık kurdu benim. Merak etme, Karadeniz’in dağları da şelalesi de seni bekliyi. O yamyamlara pabuç bırakma sakın, ha. Milan abin de burada, sana selam söyleyi."

"Ona da çok selam söyle," dedim. İçim biraz olsun hafiflemişti.

Tam o sırada banyonun kapısı arkamdan büyük bir gürültüyle sarsıldı. Önder Kılıç kapıyı çok sert yumrukluyordu.

"Dünya! Aç şu kapıyı! Kiminle konuşuyorsun içeride!" diye kükredi dışarıdan.

Büyük bir dehşet içinde kaldım. Kalbim hızla çarpmaya başladı.

"Kapatmam lazım," diye fısıldadım telefona. Baras’ın arkadan "Dünya! Ne oluyor orada?! Kim o bağıran?!" diye öfkeyle bağırdığını duydum ama cevabı beklemeden aramayı kapattım.

Hemen telefonun video kaydını başlattım. Telefonu banyo tezgahındaki havluların arasına gizlice yerleştirdim. Kameranın açısını kapıyı tam görecek şekilde ayarladım.

Kapının kilidini çevirip açtığım an Önder içeri daldı. Yüzü öfkeden kıpkırmızı olmuştu. Gözleri yuvalarından fırlayacak gibiydi.

"Sen kime midem bulandı diyorsun ulan!" diye bağırdı üzerime yürüyerek.

"Doğruları söyledim," dedim sesimi güçlü tutmaya çalışarak. "Sizin konuştuğunuz o iğrenç laflardan midem bulandı."

"Sen daha çok gençsin, bana kafa mı tutuyorsun." dedi ve daha ne olduğunu anlayamadan, suratıma sert bir tokat patlattı.

Yediğim darbenin şiddetiyle başım hızla yana düştü. Yanağım anında alev alev yanmaya başladı. Sırtım banyonun soğuk fayansına çarptı. Dudğumun kenarından sızan kanın sıcaklığını ve tuzlu tadını hissettim.

Önder bana tiksintiyle baktı. "Bir daha o masada bana saygısızlık yaparsan seni bu odaya kilitlerim, günlerce gün yüzü göremezsin. Akıllanana kadar burada kalırsın." diye tehdit etti. Sonra arkasını dönüp banyodan çıktı ve kapıyı hızla çarptı.

Canımın acısına rağmen içimde büyük bir rahatlama vardı. Yavaşça yerden kalktım. Gözlerimi havluların arasındaki telefona çevirdim. Gidip telefonu aldım ve video kaydını durdurdum.

Önder Kılıç aradığım kanıtı kendi elleriyle bana vermişti. Görüntü çok netti, yüzüme vurduğu an ve söylediği tehditler tamamen kaydedilmişti.

...

Bu gün mahkeme günüydü.

Adliye sarayının o devasa, soğuk koridorlarında adımlarımızın sesi yankılanıyordu. Önder Kılıç ve Elvan her zamanki gibi en pahalı kıyafetlerini giymiş, etrafa sahte gülücükler saçıyorlardı. Ama Önder'in gözlerindeki o tedirginliği görebiliyordum.

Duruşma salonunun önüne geldiğimizde, koridorun diğer ucunda Baras, Milan ve Barçın’ı gördüm. Baras, jilet gibi siyah bir takım elbise giymişti. Gözleri doğrudan beni buldu. Bana bakarken o sert ifadesi yumuşadı, başını hafifçe sallayarak "Korkma" dedi sanki.

Tam o sırada Önder, kimseye fark ettirmeden beni hızla kolumdan tuttu ve büyük bir sütunun arkasına, tenha bir köşeye çekti.

Kolumu öyle sert sıktı ki, parmaklarının kemiklerime battığını hissettim. Yüzünü yüzüme yaklaştırdı. Gözleri nefretle bakıyordu. Dişlerinin arasından tıslayarak konuşmaya başladı.

"Beni iyi dinle küçük sürtük," dedi sesi buz gibiydi. "İçeri girdiğimizde hâkim sana kiminle kalmak istediğini soracak. Benim yanımda kalmak istediğini söyleyeceksin. Öz babanın yanında mutlu olduğunu anlatacaksın."

Canım acıyordu ama gözlerimi ondan kaçırmadım.

Önder kolumu biraz daha sıkarak devam etti. "O Baras denen herif için de 'Benden izinsiz bana dokunuyor, beni zorla tuttu' diyeceksin. Eğer benim dediğimi yapmazsan, o dağ ayılarının hepsini hapse tıktırırım. Duydun mu beni?"

"Tamam," dedim usulca. Sesimi korkmuş gibi çıkardım.

Önder, beni korkuttuğunu sanarak iğrenç bir şekilde gülümsedi. Kolumu bıraktı, üstünü düzeltti ve duruşma salonuna doğru yürüdü.

Ama onun bilmediği çok büyük bir şey vardı.

Elim montumun cebindeydi. Parmaklarım, ekranı açık olan telefonun üzerindeydi. İçeri girmeden hemen önce ses kaydını başlatmıştım. Önder’in kolumu sıkarken söylediği her bir tehdit, her bir iftira kelimesi kelimesine telefonuma kaydedilmişti.

Banyodaki tokat videosundan sonra, elimde şimdi bir kanıt daha vardı. Önder Kılıç, kendi sonunu kendi elleriyle hazırlamıştı.

Duruşma salonunun kapısı açıldı. Mübaşir adımızı okudu. Derin bir nefes aldım, cebimdeki telefonu sıkıca kavradım ve içeri adımladım.

Artık bitiş çizgisine gelmiştik.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

68okunma 5beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…