𓍝 HÜKÜM ARENASI | 3

Vaveyla Yazarı: Gülay Sena DÜNDAR

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 29Şu an: 𓍝 HÜKÜM ARENASI | 3

-3-

Kapana kısılmak. Zeynep'in hisleri tam olarak buydu. Burada onları tutanlar, gardiyanlar hatta şu an onları izleyen halk bile bunları hak ettiklerini düşünüyor olmalıydılar. Nasıl olsa suçluydu ya, bir suçu işlemenin bedeli olmalıydı. Yalnız gözden kaçırdıkları bir şey vardı, burada herkes suç işlediği için tutulmuyordu. Suç işleyenlerden ibaret değildi burası. Ve kendisi, haksız yere buraya atılmıştı.

Düne kadar üniversitede basit bir stajyerdi Zeynep. Her şey üniversitede üst kademeden birileri tarafından yapılan bir yolsuzluğa tanık olmasıyla başladı. Bunu afişe ettiği için dosyası "Terör Örgütü Sempatizanı" olarak değiştirilip yargıya sunuldu. Kendini kanıtlayıp anlatmaya fırsatı olmadan hapse tıkılmıştı. Bugüne kadar hapis yüzü görmemiş biriyken şimdi sonsuza dek bu parmaklıklar ardındaydı. Ya suçsuzluğu ispatlanıp özgür kalacak ya da öldürülecekti. İkinci ihtimal endişesini daha da körüklüyordu.

Hâlâ bir ümidi vardı. Erkek arkadaşı avukattı ve onu buradan kurtarmak için tüm şartları zorlayacağını biliyordu. Tek inancı ona bağlıydı. Eymen'e.

Ne kadar zor durumda olursa olsun bir yanı kendini şanslı hissediyordu. Daha ilk günlerden Elif gibi birinin ablalığını, Ali Mert gibi birinin abiliğini kazanmıştı. Burada kimseye güvenmemesi gerektiğini biliyordu, daha doğrusu tahmin edebiliyordu ama onlar farklıydı. Elif'ten gerçek bir abla desteği alıyordu. Sonra şu çocuk... Salih. Gerçekten kimse hakkında kötü düşünemeyecek birine benziyordu. Kendisinden sonra bu insanları tanıdıkça daha iyi anlamıştı bazı masum insanların yok yere buraya esir düştüğünü.

Hiçbirini yakından tanıma fırsatı olmamıştı ama belli ki burada hayatta kaldığı süre boyunca özgürlüğüne kavuşmaya çalışırken birbirilerini tanımaya yeterince zamanları olacaktı.

Yatakhanelere dönmeleri gerekirken yolun hemen ilerisinde önüne o çocuk düştü. Salih. Utangaç ve yumuşak bir yüz ifadesiyle su şişesini uzatırken "Bu seninmiş." dedi sadece. "Elif abla görevlilerden istemiş, ihtiyacın olur."

Burada olmasının verdiği üzüntüye ve az sonra daha dar bir alana sokulacak olmanın gerginliğine rağmen gülümsemeye çalıştı. "Teşekkür ederim."

"Başka şeyler düşün." Salih'in aniden söylediği cümleden bir şey anlamayınca bakışları merakla çocukta duraksadı. Aceleyle açıklayan çocuksa "Yani atak geçiriyorsun ya, başka şeyler düşün. Bizim bir akraba vardı, onda işe yarıyordu valla. Aklın başka yerde olursa daha az etkilenirsin." dedi. Düşünceli bir biçimde gözleri kısılırken hemen ekledi. "Mesela hayal kur. Buradan çıktığında nereye gideceğinin, ne yapacağının hayalini kur."

Onun saf dostluğuna karşın içi yumuşayan Zeynep, bakışları Salih'in üzerindeyken kısa bir an düşündü ve dudaklarını birbirine bastırıp başını salladı. Kolay olmayacağını bile bile "Denerim." dedi sadece. Ve "Teşekkür ederim." sözüyle bir teşekkürden çok daha fazlasını söylemek istemişti. Böyle bir yerde bu küçük desteğin bile anlamı öyle büyüktü ki... Soğuk, uzak bir köşede yalnız kalmayan kimse anlayamazdı.

Yatakhaneye gitmek için gözleri Zeynep'i arayan Elif ise hemen yanındaki adamın onu durdurması üzerine bakışları yeniden Ali Mert'e döndü.

"Elif..." Yılların özlemini gözlerinden kazıyamasa da ciddiyetini korudu ve tüm samimiyetiyle "Dikkatli ol." dedi. "Burası göründüğünden çok daha tehlikeli. Buraya ne sebeple geldiğini bilmiyorum ama-"

Kendisinden hiç beklenmediği hâlde aniden o cevabı verdi Elif. "İhmal sonucu cinayetten buradayım." dedi Ali Mert'in gözlerine bakarak. "Kızımın, küçücük kızımın ölümüne sebep olduğumu söylüyorlar." Bu cümleyi kurarken sesi titredi ama hiçbiri gözlerinin dolmasına engel olurken verdiği savaş kadar acıtmadı. "Kocam bana sırtını döndü. Suçlamalara inanıyor."

Duyduklarına karşın ne diyeceğini bilemedi Ali Mert. Karşısındaki kızı kendinden iyi tanırdı. O öyle biri değildi. Bir cani olamazdı. Yıllarca ayrı kalsalar bile onun böyle bir şeyi yapmayacağını bilirdi. Mayasını tanırdı. "Elif..." diye mırıldandı acıyla. "Çok üzgünüm."

"Üzülme, ben hak ettim bunu." Sağ elinin tersiyle gözyaşlarını silerken "Belki de ahın tuttu kim bilir." dedi en zayıf anında.

"Saçmalama." Dışarıdan nasıl görüneceği umurunda olmadan kızı kollarına çekip sarıldı Ali. "Ben sana hiçbir zaman ah etmedim." Uzun yılların verdiği ayrılık hasreti dinmişti sanki. Gözlerini kapayıp çenesini onun başına yasladığında "Ben sana değil ah etmek, saçının bir teline zarar gelse kıyamazdım biliyorsun." dedi ama bunun Elif'i daha da yaralayacağını bilemedi.

İzlendiklerini bile bile bu kadar dürüst konuşabilmeleri, sonucunda bunun başlarına bela açabileceği gerçeği... Her şey silikleşti ikisinin gözünde.

Elif biraz kendine geldiğinde adamın kollarından ayrıldı, adımları geri geri gitti. Bunun bir duygu boşalması sonucu olduğunu biliyordu ama halk tarafından yanlış anlaşılmak istemedi. Çocuğunun ölümüne sebep olmuş iğrenç bir anneyken bir de kocasını aldatan ahlâksız kadın gibi görünmek belki de isteyeceği son şeydi.

●●●

Arenada olanlar, bazı insanlar için sadece seyirlik bir eğlenceydi. Özellikle şömineli evlerinin lüks koltuklarında otururken diğer televizyon programlarının tat vermediğini düşünen yüksek zümre için bunu düşünmek kaçınılmazdı. Lale de onlardan biriydi.

Babası her ne kadar durumun ciddiyetiyle hareket etse de kendisi için bu ancak Biri Bizi Gözetliyor tadında bir programdı işte hepsi bu. Burada insanlar hapis mi tutuluyordu, yargılanıp haksız yere suçlananlar mı oluyordu, insanlar mı ölüyordu? Ona neydi ki bundan? Nasılsa Lale Öztuyan olarak oraya hiçbir şekilde girmeyeceğini biliyordu. Böyle bir tehlike bile söz konusu olamazdı.

Arkadaşlarıyla her akşam olduğu gibi oturup içeceklerini yudumlarken bakışları ekrana kilitlenmiş durumdaydı. İşaret parmağı Ali Mert'le Elif'in ilk karşılaşmasını gösterdi. "İnanabiliyor musunuz, bu ikisi yıllar sonra ilk defa arenada karşılaşmışlar. Birbirinden ayrı iki eski âşık, yeniden arenada." Büyülenmiş bir biçimde tekrarlıyordu cümlesini. "Bunun ne demek olduğunu biliyor musunuz?"

Kendisi gibi sarışın olan arkadaşı, çaprazında otururken bacak bacak üstüne atıp ona doğru eğildi. "Ne yani, arena insanları yuttuğu gibi hayırlı işlere de mi vesile oluyor, bunu mu demek istiyorsun?"

Gözleri devrildi Lale'nin. Elindeki şampanyasından bir yudum alırken esrarengiz bir tebessüm sundu dostuna. "Hayır, şapşal. Bu, iki âşığın ilerleyen zamanlarda iki rakip olacağı anlamına geliyor. Düşünsene, iki âşık karşı karşıya geldiğinde kim kimi alt eder dersin? Kime elveda deriz, Allah bilir..."

Hemen yanındaki adamlardan biri başını sallayarak güldü. Bu, gerçekten büyük bir dramatik etki yaratırdı programda. Sonuçta her saniye kan, vahşet ve savaş izlemek de bir noktadan sonra insanı sıkıyordu. Ama aşk, tutku ve belki de birbirini seven insanların düşmana dönüşmesi daha büyük bir heyecan olmaz mıydı?

Öte yandan hafif yan bakışıyla Ali Mert'i süzmekten de geri durmadı Lale. "Yakışıklı çocukmuş." dedi kendi kendine mırıldanırken. "Ölürse yazık olur."

Kendi kendine söylediklerini duyan arkadaşları gülerken az önce kendisine onay dolu bir tebessüm sunan adam gözlerini Lale'ye dikti. "Hayırdır, için mi buruldu yoksa? Ateş bacayı sardı diyebilir miyiz?"

Güldü kadın "Saçmalama." yanıtını verirken. Hüküm giymiş birine âşık olacak değildi. Hem de kendisiyle taban tabana zıt düşünce tarzına sahip birine. Güleyim de boşa gitmesin diye geçirdi içinden.

Tüm bunları düşünürken bıyık altından keyifli bir bakış atıp içkisinden yeni bir yudum aldı Lale. Belki de bu fikrin anası olduğu için kendini suçlamalıydı.

Bir akşam yemeğinde babasıyla beraber otorite kadrosunun oturduğu masada bu fikirden şakayla karışık bahsetmeseydi kimse Hüküm Arenası gibi bir yer kurmayı akıl edecek değildi. Bunun yüzünden kendini suçlamak yerine arkadaş ortamında havası olsun diye programın mucidi benim demekten geri durmuyordu.

Hüküm Arenası, onun oyun alanıydı.

●●●

Yüksek tavanlı evlerinin holünden içeri girdiklerinde Nermin de eşi Cüneyt kadar yorgundu. Hiçbir şey söylemeden ceketlerini soyup yukarı çıktılar.

Aralarındaki derin sessizliği mesafeli bir biçimde de olsa bozan Cüneyt oldu. "Gördün mü yine Deniz'in tavırlarını? Aklı sıra hukukçuluk oynayacak. Suçluların hakkını savunmak da ona kalmıştı sanki."

Göz ucuyla kocasına bakarken "Elbette ona kaldı, o bir avukat. Başka kim savunacaktı ki?" sorusunu yönelttiğinde Cüneyt'in yeni hedefi olacağını biliyordu. Ama önemi yoktu, dışarıda tek yumruk olduktan sonra evde ne söylediği veya ne yaptığı önemsizdi.

Sonuca bakılırsa Nermin, Cüneyt'le babasının isteği üzerine evlenmişti. Zoraki bir evlilikti bu. Sadece görev olan bir evlilik. Arenanın otorite kadrosu ölümlerle boşalsa bile devam edecek bir sistemi olmalıydı. Otorite kadrosu asla boş kalmamalıydı. O yüzden otorite bir bütündü ve bütün olarak kalmalıydı. Nermin de Cüneyt de bu düzenin bir parçasıydı. Nasıl Cüneyt Sessiz Konsül lakabıyla babasının yerini aldıysa zamanı gelip kendi babası kenara çekildiğinde onun otoritedeki yerini de Nermin alacaktı. Bu yüzden otoritedeki bütünü bozamazdı.

Nermin şunu çok iyi biliyordu; otorite her zaman aynı fikirde olmayabilirdi ama bunu dışarıya yansıtamazlardı. Kendi aralarında tartışabilirlerdi ama dışarıya zayıf görünemezlerdi. Bir otorite boşluğu oluşturmaktı bu ve felâkete sebep olurdu. Bu yüzdendir ki kendi aralarında bir konuyu tartışsalar bile o masada birbirilerine arka çıkmak zorundalardı. Çıkıntılık eden dışlanırdı. Dışlananların sonu ise hiç iyi olmazdı.

Soğuk bir sessizliğin ardından odalarına çıktıklarında her evli çift için sıcak bir aşk yuvası olan bu yer onlar için buzulları andırıyordu. Sevişmeleri bile bir görev gibi başlayıp bitiyordu. Hiçbir anlamda birbirilerine tutku duymuyorlardı. Sadece saygı ve zorunluluk vardı. Devlet dairelerindeki bir resmiyet gibi.

Üstünü giyip karısının yanındaki yerine oturduğunda arkası Nermin'e dönüktü. "Bu Deniz ileride başımıza çok işler açacak gibi." demeden edemedi.

Nermin'se yorganı çekmiş arkası dönük uyuyormuş gibi görünse de gözleri açık, Cüneyt'in söylediklerini düşünüyordu. Deniz ileride başımıza iş açacak. Bu cümlede onu ilgilendiren tek şey vardı. Deniz.

Düşünmemesi gerektiğinin farkındaydı. Tüm bunların geride kaldığını anlamış, kabullenmişti. Hem de bu, iki tarafın ortak kararıydı. Otoritede bile bir ayrım vardı. Deniz ve ailesi gibiler hep bir adım geride kalırlardı. Kendi aklı ve vicdanıyla düşünenler, komün hâlinde karar verenlerin hep gerisindeydi.

Onlar aynı dünyaların farklı iklimlerine aitti. Ve bir arada olmaları tehlike ile ölümden başka bir şey getirmezdi.

...

*

•••

SOSYAL MEDYA
Wattpad: -BuzlarKralicesi
Instagram: buzlarkralicesioffical
Twitter: @buzdanjuliet
YouTube: Gülay Sena Dündar
Tiktok: @halikarnastabirgece
Tiktok Kişisel: @buzlarkralicesiofficial

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

5okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18