𓍝 HÜKÜM ARENASI | 17

Vaveyla Yazarı: Gülay Sena DÜNDAR

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 29Şu an: 𓍝 HÜKÜM ARENASI | 17

-17-

Neden burada olduğuna dair merak duyuyordu Deniz. Aarenadaki çoğu gelişme canlı yayınlanıyor olmasına rağmen müvekkili olarak Ali Mert'in yayın dışında başına bir şey gelmiş olmasından şüphe duyarak gelmişti arenaya. Ali Mert tarafından kendisiyle görüşme talebi oluşturmasının başka mantıklı bir açıklamasını bulamadı. Hem de bu kadar kısa sürede. Elif'in masumiyetini kanıtlamak için yeterli bir zaman da geçmiş değildi. Henüz araştırmaları sürüyordu.

Ali Mert getirilip karşısına oturtulduğunda yüzünde gözünde yeni yara bere olmadığını görünce rahatladı adam. Bir yanı da meraka kapıldı. "Benimle görüşmek istemişsin Ali." Duraksadı. "Ali'yi mi kullanıyorsun, Mert'i mi?"

Bu küçük detayla vakit kaybetmek istemeyen Ali Mert "Fark etmez." diyerek geçiştirdi. Masanın üzerinde ellerini birleştirirken kendini gitgide daha da baskı altında hissediyordu. Hissettiği hiçbir korku ya da endişe de keni hayatına ait sayılmazdı. Salih'in idam kararı onanmıştı, zaman onun aleyhine işliyordu. Öte yandan sıranın Elif'e geliyor olması bile öyle gergin hissettiriyordu ki, aklıselim kalamadı adam. "Elif'in dosyasıyla ilgili kayda değer bir şey bulabildin mi?"

"Kocasıyla görüşmeye çalıştım ama Elif hakkındaki kararı kesin. Ortak çocuklarının ölümüne sebebiyet verdiğinden emin davranıyordu ama..."

"Ama?"

"Bilmiyorum, Ali. Adamda bir gariplik vardı. Normal şartlarda karın için bu kadar kolay kestirip atmazsın. İçinde hep bir şüphe olur gözlerinle görmediysen. Ya başkası yaptıysa diye düşünmez misin?" Karşısındaki adamdan onay alınca devam etti. "O sanki gözleriyle görmüş gibi emindi. Başından savdı beni, araştırmak bile istemedi. Sanki Elif'in kurtulmasını istemiyor gibi."

Dudaklarını sertçe birbirine bastırırken yumruğunu masaya vurmamak için büyük bir çaba sarf etti. "Orospu çocuğu." dedi dişlerinin arasından. Artık emindi. Bu işin içinde o adamın olduğuna emindi. "Kesin onun bir parmağı var. Kesin!"

"Tamam, sakin ol. Önce işin aslını öğrenmemiz gerek. Komşularıyla da görüştüm. Elif hakkında hep iyi şeyler söylediler. Ama henüz konuyla ilgii bilgisi olan çıkmadı. Sadece..." Soru dolu bakışlar atan Ali'nin beklentisine karşın gecikmedi. "Adamın evine bir kadının düzenli olarak girip çıktığını görenler olmuş."

"Al işte!" Şiddetle elini masaya vurdu Ali Mert. Bu kez kendine engel olamadı. "Kesin aldatıyor Elif'i! Suçlamayı da birlikte attılar kızın üstüne."

"Şşş, tamam! Sakin ol dedim!" Etrafına bakındı Deniz. Gardiyanın gözü üzerlerindeydi. "Ani hareketler yapma. Şimdi beni dinle, ben gereken tüm araştırmaları yapacağım. Sen sakin kalmak zorundasın."

"Nereye kadar sakin kalacağım? Kızı idama mı götürsünler?"

"Henüz hiçbir şey bitmiş değil. Dosya üzerinde çalışıyorum. Elbet bir boşluk yakalarız." Duraksadı Deniz'in bakışları. "Bunun için mi çağırdın beni? Daha dosyayı alalı ne kadar oldu? Işık hızıyla mı çözmemi bekliyorsun?"

"Zaman alehimize işliyor, elini çabuk tutsan iyi olur. Ayrıca onun için çağırmadım ben seni."

"Ne için çağırdın o zaman?"

"Salih... Salih Adem."

"Ha şu idam kararı verilen çocuk."

"Evet." Kısa bir an düşündükten sonra tüm sakin kalma çabasıyla "Salih de masum. Suç üzerine yıkılarak idama gidenlerden." dedi Ali Mert.

Deniz gözlerini devirerek "Bak Ali, seni anlıyorum. İyi niyetli birisin, herkesin masumiyetine inanıyorsun ama buradaki herkesi tek başıma kurtaramam. Kaldı ki arenaya atılmış herkes üzerine suç yıkılan masum insanlar değiller. Aralarında suçlular da var. Herkese bu kadar inanma, herkesi de sahiplenme. Sen burada sadece kendini düşünmek zorundasın." dedi. Bu sözleri kendisine bile aykırı olacak şekilde bencilceydi ama gerçekçiydi.

Deniz Altuğ, bu zamana kadar yaptığı fedakârlıkların meyvesini hep çürük almıştı. Her iyiliğin bir bedeli olduğu gibi Deniz'inkilerin de vardı ve hepsinin bedelini ödemişti. Gönül isterdi ki buradaki tüm masumları kurtarsın ve insanlara adil bir yaşam sunsun. Ancak ilk etapta bunu başarmak mümkün değildi. Her şey adım adımdı. Ve şu anki adımda Ali Mert başta kendini düşünmek zorundaydı. Arenayla tek bağlantısı bu adamdı, güvenebileceği belki de tek adam.

Deniz ve Ali Mert aynı taraftaydı. İkisi de adaleti sağlamaya adamıştı kendini. Ali Mert işin daha duygusal boyutunda olsa da ikisi otoritenin karşısındaydı. Birlik olmak zorundaydılar. Ve bunun için ikisi de sağ kalmak zorundaydı. Bu yolda hiç tanımadıkları insanların henüz muallakta olan masumiyetleri için kendilerini tehlikeye atmaları onların sonu olabilirdi.

"Deniz, anlamıyorsun. Salih'i tanısan sen de anlarsın. O öyle saf ve masum bir çocuk ki..."

"Biliyorum, Ali. Adalet Terazisi oyununda sizi izliyordum." Duraksayan Ali'ye bir bakış attı. "Hem de otorite kadrosunda çok yakından izleyenler arasındaydım. Salih hakkında da haklı olabilirsin. Ama bu kadar kısa süre boyunca böyle hızlı adımlar atarsak otorite kadrosunun gözüne batabiliriz. Bu da bizi tehlikeye atar."

"Ne yani, yardım etmeyecek misin?"

"Elbette edeceğim. Ama sen burada öncelik olarak kendini düşünmek zorundasın. Bunu kafana sok." İstemeye istemeye de olsa "Arkadaşının dosyasıyla da öncelikli olarak ilgileneceğim. Onun durumu biraz özel." diyebildi. Sonuçta idam edilecek olmak yeterince özel ve öncelik verilmesi gereken bir durum olmalıydı değil mi?

"Teşekkür ederim. İnan bana pişman olmayacaksın."

Sadece başını salladı Deniz. "Şimdi gitmem lazım, ilgilenmem gereken çok iş var. Bir şeye ihtiyacın olursa özel izin alabilirsin. Bununla ilgili bir dilekçe hazırlayacağım. Böylece görüşmelerimiz için fazla beklememize gerek kalmayacak."

"Başın belaya girmesin?"

"Kanuna aykırı bir şey yapmıyorum." derken omuz silkti Deniz. Elbette biliyordu, çok yakında otoriteye karşı boşluk olarak kullandığı bu kanun açıkları doldurulacaktı. Her şey daha da kısıtlanacaktı. Bu yüzden yasaklar gelmeden elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyordu. Ne kadar çok kişiyi kurtarabilirse o kadar iyiydi. Tabii dikkat çekmeden.

Şimdiden otorite kadrosunda kazanının karıştırıldığını biliyordu. Nermin uyarmıştı ama o uyarmasa bile tahmin etmek zor değildi. Her şeyi göze almıştı adam. Ne gerekirse yapmak için canını hiçe saymıştı ama Ali Mert kadar da sezgisel davranmıyordu. O dışarıda olan bir avukat olarak daha stratejik davranmak zorundaydı. Otoriteyi alt etmenin tek yolu buydu.

Önce Taha'yı aradı ve Salih Adem'in dosyasına illegal yollardan ulaşıp ulaşamayacağını sordu. Bunun zaman alacağını öğrendiğinde canı sıkılsa da en azından Salih'in çalıştığı işyerinin adresine hızla ulaştı. Oraya doğru yola çıktı. Ancak Salih'in işyerinde onu bir sürprizin beklediğinden habersizdi.

Arabasını park edeceği yerde tanıdık bir arabayla karşı karşıyaya geldi. Neredeyse birbirilerine çarpacak yakınlıkta durmuşlardı. İkisi de arabasını hafifçe geriye çekip park ettikten sonra arabadan indiler.

Deniz kaşlarını çatarken şaşkınlığını gizlemedi. "Nermin?"

Nermin ise Deniz'i burada gördüğüne şaşırmış değildi. O tüm masumların ve mağdurların yanındaydı. Superman gibi. Yine bir acil durum çağrısıyla yolu buraya düşmüş olmalıydı.

"Merhaba Deniz."

"Senin burada ne işin var?"

"Salih Adem davasıyla ilgili kafama takılanlar oldu."

Tek kaşını kaldırdı adam. "Sen. Otorite kadrosunan Nermin Aral, paryalarla aynı değere sahip birinin dosyasıyla mı ilgileniyorsun? Doğru mu anladım?"

Önemsemez bir ifadeyle gözlerini devirdi Nermin. "Seninle uğraşmayı çok isterdim ama vaktim yok, Deniz." Elinde salladığı kartı gösterdi. "Salih'in patronunun gizli ortağıyla görüşmem gerekiyor."

Gözleri açıldı Deniz'in. "Gizli ortağı mı?"

"Evet. Adamın ölmeden önce ortağıyla tartıştığına tanık olanlar varmış. Belki de ortağı öldürüp suçu Salih'in üstüne atmış olabilir."

Deniz bir kez daha şaşırıyordu. Yıllar önce Nermin'in tarafını seçtiğini sanıyordu. Şimdi bu birdenbire suçlulara yardım etme işi nereden çıkmıştı? Tek kaşı kalktı adamın. "Nermin, sen iyi misin? Gelirken kafanı bir yere çarpmış olmayasın?"

"Ne saçmalıyorsun Deniz? Hadi yürü."

Nermin onun neyi kast ettiğini bilse de oralı olmadı. Tam işyerinden içeri girecekken adamın "Babanla kocan seni burada görürse ne olur farkında mısın?" sorusuyla duraksadı.

Arkasına bile dönmeden "Beni bu kadar önemsediğini bilmiyordum." cümlesini sundu kinayeli dudakları.

O gün işyerinde izini sürdükleri gizli ortakla görüşememişlerdi çünkü olaydan beri kendisine ulaşılamıyordu. Bu da şüpheli bir durumdu. Elde var sıfırdı. Ama en azından Deniz'in bir kazancı vardı. Nermin'in kaçamak da olsa onların tarafına uzanan vicdanlı bir yanı olduğunu görmüştü. Demek ki kalbi tam olarak taşlaşmamış diye geçirdi içinden.

Nermin arabaya binmeden önce kendisine bir bakış atıp "Buraya geldiğimi kimseye söylemezsen iyi olur." dedi. Ondan ricacı olurken bile burnundan kıl aldırmayan kadına çarpık bir gülüş sundu.

"Merak etme, kimseye bir şey söylemem." Kaçamak bakışlar atarak eski üniversiteli gencin muzırlığını sundu Nermin'e. "Yoksa yasak aşk yaşadığımızı düşünebilirler."

Gözlerini devirirken oyunbaz bir öfkeyle "Ne saçmalıyorsun sen?" demeyi ihmal etmedi kadın. Hâlâ onun proveke eden sözleriyle kalbinin hızlı attığına inanamıyordu. Bunun için uygun bir zamanda kendine kızabilirdi. Şimdi zamanı yoktu. Deniz'i geride bırakıp gitti.

Deniz ise eli kolu boş otoritenin toplandığı ana merkeze geldiğinde toplantı odasında sadece Başsavcı Ferhat ve sunucu Kenan vardı. Oturmuş birer kahve içiyorlardı. Ferhat onu görünce koltuğunda doğruldu. "Deniz, hoş geldin."

Dosyalarının olduğu çantayı kenara bırakan adam gergin ve sıkkın hâlini biraz olsun baskıladı "Hoş buldum sayın başsavcım." derken.

Ancak her şeye rağmen Başsavcı Ferhat'tan bir şey kaçmazdı, bunu da bilirdi Deniz. "Neyin var senin? Canın biraz sıkkın görünüyor."

"Müvekkilim Ali Mert Ertürk'le görüşmedeydim."

"Yine tartaklanmış mı?"

"Hayır, bu kez katılımcılardan Salih Adem'in dosyasıyla ilgili görüştük."

Kenan "Ha şu idamına karar verilen katılımcı." derken sesi ruhsuz çıkmıştı.

Deniz umutsuzca başını salladı. "Bunun bir suçlama olabileceği konuşuluyor ama..."

Başsavcı "Bu kadar kısa sürede ne yapabilirsin ki?" diye sordu ve bu kez otoriteden aldığı kuralcı tavrı devreye girdi. "Hem idamı karar verilen bir katılımcı için yapılabilecek pek bir şey yoktur. Somut bir kanıt bulunmazsa idam kararı bozulamaz."

"Biliyorum. O yüzden dosyasına öncelik vereceğim. Bugün onu araştırmak istiyorum hâlâ vakit varken. Çocuğun işyerine gittim ama bir şey çıkmadı."

Ferhat yapılabilecek bir şey olmayacağını bilse de desteğini esirgemek istemedi. "Yapabileceğim bir şey olursa çekinme."

"Teşekkürler başsavcım, görüşmek üzere." Çantasını alıp yollara düşmeden önce odasına uğramak için koridorda kayboldu Deniz.

Kendisine bir telefon gelince ayaklanıp odadan çıkan Ferhat'ın ardından düşünceli bir tavırla uzaklara daldı Kenan. Sonunda yalnız kalınca burada daha fazla oturup vakit kaybetmenin anlamsız olduğunu düşündü ve kendi odasına girdi.

Kapısını kilitleyip rehberindeki ilk numarayı aradı. İlk çalışta açan adama tek bir cümle iletti. "Deniz yine rahat durmuyor, otoriteye karşı savaş açıyor haberiniz olsun."

...

*

•••

SOSYAL MEDYA
Wattpad: -BuzlarKralicesi
Instagram: buzlarkralicesioffical
Twitter: @buzdanjuliet
YouTube: Gülay Sena Dündar
Tiktok: @halikarnastabirgece
Tiktok Kişisel: @buzlarkralicesiofficial

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

2okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18