1. bölüm / 33
HAYIRDIR PATRONGiriş
Bölümler 33Şu an: Giriş
- 1 Giriş573 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 1.Bölüm953 kelime
- 3 2.Bölüm1.235 kelime
- 4 3.Bölüm1.741 kelime
- 5 4.Bölüm2.188 kelime
- 6 5.Bölüm2.533 kelime
- 7 6.Bölüm1.865 kelime
- 8 7.Bölüm1.873 kelime
- 9 8.Bölüm1.229 kelime
- 10 9.Bölüm1.629 kelime
- 11 10.Bölüm1.974 kelime
- 12 11. Bölüm1.020 kelime
- 13 12.Bölüm1.059 kelime
- 14 13.Bölüm1.251 kelime
- 15 14.Bölüm4.297 kelime
- 16 15.Bölüm3.145 kelime
- 17 16.Bölüm3.566 kelime
- 18 17.Bölüm2.332 kelime
- 19 18.Bölüm2.730 kelime
- 20 19.Bölüm3.336 kelime
- 21 20.Bölüm5.179 kelime
- 22 21.Bölüm3.847 kelime
- 23 22.Bölüm5.182 kelime
- 24 23. Bölüm3.680 kelime
- 25 24. Bölüm2.092 kelime
- 26 25.Bölüm4.498 kelime
- 27 26.Bölüm6.752 kelime
- 28 27.Bölüm4.776 kelime
- 29 28.Bölüm5.774 kelime
- 30 29.Bölüm14.439 kelime
- 31 30. Bölüm Part-113.610 kelime
- 32 30. Bölüm Part-216.456 kelime
- 33 30. Bölüm Part-312.832 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Elime önemli evrakları alıp Yağız beyciğimizin odasına doğru ilerledim. İçeride birinin olma ihtimaline karşı yüzüme salak bir tane gülümseme yerleştirdim. Kapıyı çalıp "Gir" sesini duyduktan sonra içeri girdim
Girdiğimde içeride kimseyi göremeyince yüzümdeki yalandan gülümsemeyi hemen sildim. Yanaklarım ağrıyor sonra.
Kimse yok ama Yağız Bey var!
Ben bu meymenetsizin yüzünü her gün görmek zorunda mıyım ya?
Umursamaz şekilde masasına ilerledim ve evrakları gayet düzenli (!) bir şekilde masasına bıraktım.
Başını kaldırmadan bana baktı. Sonra kalemini masaya bırakıp koltuğuna yaslandı
Koltukta tam zenginlik kokuyor he
"Başka bir şey istemiyorsanız ben gidiyorum. Kolay gelsin" deyip gideceğim anda "Bekle" dedi
Sesi havalı olsa hadi neyse. Sesi havalı değil ki
Yavaşça arkamı döndüğümde havalı olduğunu sandığı ama mal gibi duran patronuma baktım "Efendim"
Öne eğildi ve parmağıyla önünü işaret etti. İşaret ettiği yere baktım
Utku Yağız DEMİR
"Burada ne yazıyor?"
"Utku Yağız Demir" tekrardan sandalyesine yaslandı
"Peki ben senin neyinim?" Ay kesin patronluk taslayacak bu gerizekalı
Oflayarak "Ne yazık ki patronum" dedim
Gözlerini kıstı.
Böyle mal gibi durduğunun farkında mıydı acaba?
"Peki sen nasıl bana bu kadar saygısızca davranabiliyorsun?"
Ay haspama bak hele!
Sen patronum olsan ne olur be varoş!
Baban olmasa şuan Bim köşelerinde kasiyerlik yapardın be! Gelmiş bana laf atıyor birde
"Asena!"
Kendime gelince hafif eğildim
"Kusura bakmayın, özür dilerim. Bir daha tekrarlanmayacağına emin olabilirsiniz" külliyen yalan
Hemen odadan çıktıktan sonra kapıyı kapatıp yeri tekmelemeye başladım.
"Sen kimsin ya?! Sen kimsin!? Gelmiş bana burda artistlik taslıyor. Mala bak yâ" Diye söylenirken kendi masama çoktan gelmiştim
Masaya oturduktan hemen sonra telefon çalınca oflayarak telefonu kulağıma götürdüm
"Odama acil filtre kahve getir"
Ebenin gözü!
Daha yeni odadan çıktım. Çıkalı daha 5 dakika olmadı yâ!
Salak!
Sinirle odasına gittikten sonra kapının önünde durdum ve derin bir nefes verdim. Umarım bir cinayet işlemeden odadan çıkabilirim.
Kapıyı tıklatıp "Gel" demesini beklemeden içeri girdim
Oha!
Hatuna bak be,taş mısın mübarek?
Hemen arkamı döndüm ve bir şey hatırladım. Ben kahve almadan pat diye gelmiştim. Lanet olsun, bu iğrenç sahneyi görmek zorunda mıydım?
"Özür dilerim,ben kahveyi almayı unuttum. Hemen alıp geliyorum" deyip hemen odadan çıktım
Görüyor musunuz, gözümden kırmızı bir sıvı akıyor?
Hemen kahvesini hazırlayıp hemen odasına doğru ilerledim. Allah'ım ne olursun o taş- pardon,o kadın gitmiş olsun. Amin.
Kapıyı tıklatıp "Gel" sesini duyunca içeri girdim.
Zar zor kafamı kaldırdığımda onun o yüzünü gördüm.
Odadaki o kız bunun neyini sevmiş yâ? Suratında meymenet yok ki bunun
Hemen masasına kahvesini bıraktım
"Başka bir istediğiniz var mı?"
Düz bir ifadeyle "Var" dedi. "O gördüklerini unutman"
Gülümsedim. "Ben gördüklerimi unuturum elbette, ama bunun bir karşılığı olmalı, öyle değil mi?"
Gözlerini kısıp masaya eğildi "Ne istiyorsun? Maaşına zam yapmamı mı?" Aşk olsun der gibi ona baktım
"Ben paragöz bir insan değilim bir kere. Senden istediğim tek şey 50 istediğim şeyi yapman"
Utanmasalar yuvalarından düşüp gidecek kadar büyüyen gözlerini görünce gülmemek için neredeyse boğulacaktım
Neyse,yaşıyorsak sorun yok
"50 şey mi!? Hayatta olmaz!" Diye kükreyince sakin bir tavırla tırnaklarıma bakmaya başladım. Şurayı törpülesem iyi olacak
"İyi. Madem öyle,bende hem ortağına,hem babana, hemde ofiste çalışanlara düşmanımız denecek kadar aramızın kötü olduğu ofisin sahibinin kızıyla burada neler yaşadığını anlatırım."
Sinirden domates gibi kızardı gariban. Sanki "Doma doma domates,doma doma domates tatlı domatesleeerr!" Diye bağırırken salçaya dönüşecek gibiydi
"Kovarım seni"
"Bu söylememem için bir neden değil. Ben herkese duyurur gider asıl mesleğim olan veterinerliği yaparım. Zararlı çıkan yine sen olursun "
Allah'ım ne olur çarpma Yarabbim
"Düşünücem baş belası. Şimdi çık git"
Gülümsedim. "Şu kapıdan "Tamam" cevabını duymadan çıktığım anda herkes her şeyi öğrenecek"
Sinirden kudırmasını izlerken keyifle gülümsedim. Bu evet demekti
Bölüm etkileşimi
