XXXV. BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: Muguet's Books

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 42Şu an: XXXV. BÖLÜM

Selamlaar nasılsınız canlarım

Sizi bölüme alayım. Yorum yapmayı unutmayın lütfen♥️💫

XXXV. BÖLÜM

Arnogya Kralı "Demek öyle?" deyip gözlerini kısarak merak içinde sandalyesine iyice yaslandı.

"Evet, fikrimi değiştirebileceğimi düşünüyordum ama en ufak bir tereddütüm olmadı."

Prens kim bilir aklından hangi prensesi geçiriyor ve arada bizim oturduğumuz tarafa bakıp gözlerini boş duvarlara çeviriyordu. Sırf kendini oyalamak için buz mavisi kravatını düzelttikten sonra yeniden kravatından daha koyu mavi gözlerini babama korkusuzca dikmek cesaretini gösterdi:

"Sizinle ancak şimdilerde, anlaşma gereği karşılıklı oturma şerefine erişsem de geçmişimizden bahsetmemde bir tuhaflık bulmayacaksınızdır. Rultam olarak, Arnogya'dan ayrılışımızın üzerinden henüz bir yüzyıl geçmiş bulunmuyor. Bu yüzden ne olursa olsun ikiye ayrılmış bir organ kadar birbirimizle ilintili ve benzeriz. Bu organın senelerce küçük parçası bizdik ve bu, bizde büyük parçayı izleme ve gözlemleme isteği uyandırmıştı. Bu nedenle olsa gerek, ben ufak bir çocukken Ekselansları, sizin şaşalı hayatınız ve başarılarınız zihin dünyamda bir masal izlenimi uyandırıp sizi bir kahraman gibi görmeme neden olmuştu. Taht birçok kişide olduğu gibi size altın tepside sunulmamıştı. Savaşlarda ömrünüzü çürütme pahasına kendinizi ülkenize adamıştınız. Yıllardır kraliyet ailesinden uzak duran, Arnogya'nın en zengin ailesinden soylu bir kızı kendinize bağlayıp evlenmeyi başarmıştınız ve tacı bu şekilde en dik yamaçlı, en yokuşlu yollardan elde etmiştiniz. Siz bir rakip, düşman bir ülkenin hükümdarı olduğunuz halde size duyulan tek his hayranlıktı. Azametli her yöneticiye olduğu gibi."

Arnogya Kralı'na lütfedilen bu övgüler, az önce her hususta büyük bir özgüvenle kendini kazançlı çıkarmayı başarmış Rultam'ın Prens'ine ait değil gibiydi.

"Ancak," dedi Anthonio. "Buraya gelip sizinle tanışmak ve burada sürdüğünüz hükümranlığın o şeffaf perdesini aralamak olayların iç yüzünü bizatihi görmeme neden oldu. Sizin elbette anlatılanlar kadar temiz ve yüce bir hayat sürdürdüğünüzü düşünecek kadar hayalperest değildim ancak yine de kendimi hayal kırıklığına uğramaktan alamadım. Gerçekleri bizden ne zamana kadar saklayabileceğinizi düşünüyordunuz?"

Salona derin bir sessizlik çökerken önümdeki prensesler önce birbirlerine sonra da fark ettirmeden bana bir göz attılar. Hiç de haddi olmadığı halde Baş Danışman yüzüne sahte bir gülümseme takıp "Neyden bahsediyorsunuz Prens Anthonio? Sizi anlayamıyoruz. Size tüm kalbimizle açıldığımızdan emin olun lütfen." deyince Anthonio'dan alaycı bir gülüş yayıldı.

"Pek de öyle olduğunu söyleyemeyiz. Açık açık doğruları söyleyebilirdiniz ama saklamak anlıyorum ki daha kolay bir seçenekti."

Ellerimi eteğime sıkıntıyla bastırdıktan sonra gözlerimi kapadım. Nefes alışverişlerim hızlanıyor, heyecanımı bastıramıyordum. Evet, işte, Anthonio her şeyi öğrenmiş olmalıydı ve giderek öfkelenen yüz ifadesi buradaki başka kimseye yöneltilmemişti: beni hedef alıyor ve gözlerini sürekli bana doğru dikiyordu.

"Yalanların yeri sizce de böyle büyük bir anlaşma mı olmalı? Halkınızı ne diyerek kandırdığınız umurumuzda bile değil ama size güvenip sarayınıza teşrif ettikten sonra her şeyin üstünü kapatmanıza anlam veremiyoruz. Üstelik beni en çok hayrete sürükleyen şey bunun ortaya çıkmayacağına olan inancınız."

"Prens hazretleri bizi affedin ama ortada yanlış bir anlaşılma var gibi duruyor." Baş Danışman'ın bu kendine güvenini hayretle karşılıyordum. Bir aşçı değil de prenses olduğum gerçeği öyle basit ve kolay ortaya çıkabilecek bir yalandı ki her şey bir hizmetçinin ağzından çıkmasına bakardı.

"Yanlış bir anlaşılma yok Baş Danışman. Ben bunu rezillik olarak nitelendiriyorum. Eğer anlaşmamız bu evlilik üzerine kurulu olmasa ben bunu öğrenir öğrenmez bu işi yerine getirmekten vazgeçerdim."

"Ah, Ekselansları, lütfen demek istediğinizi biraz daha açın ki bize neden bu denli kırıldığınızı anlayabilelim." Prens Anthonio o berrak mavi gözlerini yeniden bana dikince ayaklarımda kalkmaya yönelik durdurulamaz bir istek uyandı. Sıkıntıyla yerimde oflarken Ellen'ın arkaya dönüp bana manidar bir gülümseme atması beni daha da geriyor ve kendimi sakinleştirme adına gösterdiğim çabayı dumura uğratıyordu.

"Şunu diyorum: Dünyanın hiçbir yerinde bir prensesin kimliğini gizlemesinin iyi bir karşılığı olmamıştır." Yüzüm kaskatı kesilirken bir ürperti tüm bedenimi sardı.

"Bu anlaşma için büyük bir hiledir ve ben hilelerden de yalanlardan da tiksinirim. Siz ise bundan utanmak, hatanızı düzeltmek varken bunca zamandır bizi bilgilendirme gereği bile duymadınız. Şu tarafa baktıkça (benim oturduğum yeri gösterdi) bu onur kırıcı davranışa anlam veremiyorum. Özellikle de neyin sebep olduğunu bilmediğim bu rahatlığa..."

Gözlerimiz bir kez daha birleşip göz bebeğimden bedenime doğru söndürülemez bir yangın soktuğunda artık olduğum yerde durmam imkansızlaşmıştı. Anthonio nasılsa dün gece ben gittikten sonra gerçeği öğrenmiş ve belli ki bana büyük bir hınç beslemişti. Ona bütün salonun önünde bunu ortaya çıkardığı için kızmak istiyor ve her ne olursa olsun beni herkesin önünde rezil etmeye nasıl karar verdiğini sorup hesap vermesini istiyor ama bir yandan az önce tüm kozlarını oynayan bu adamın beni de elbette bir koz olarak kullanmak isteyeceğini fark ediyordum.

Yan tarafımdaki sandalyelerin arasından olabildiğince sessiz ve kimseyi rahatsız etmeden, dikkatleri de üzerime çekmeden geçerken babamın alaycı bir şekilde "Ben açıkçası seni pek de anlayamadım genç adam. Ne istiyordunuz? Yanı başınıza oturup size bütün aile sırlarımızı tek tek anlatmamızı mı?" deyişi kulağımda uğuldadı. Anlaşılan babam benim kimliğimi sakladığım gerçeğini bilmiyordu, yani elbette ilk yemekte o da vardı ama işlerin bu kadar büyüdüğünden habersizdi. Eğer öğrenirse... Bunu düşünmek dün gece darbedilen bedenimden daha büyük bir ağırlık bindiriyordu üzerime.

"Temel şeyleri öğrenmeye olan hakkımızı nasıl reddedebilirsiniz?"

"Ne olursa olsun o benim ailem. Kimseye bir şey açıklama zorunluluğum da yok."

"Ama evleneceğim kişi de benim ailem olacak."

"Öyle mi? Ama görüyorum ki pek de istekli değilsin. Belki de savaşın devam etmesi için kendine bir bahane arıyorsundur?"

"Bunu da nereden çıkardınız?" diyen Anthonio gerçekten şaşırmış görünüyordu. Bu sırada ayaklarımın ağrısıyla zorlukla yürüyen ben, kapıya doğru yaklaşmış, içeri girip çıkan hizmetçilerin arasından nasıl çıkabileceğimi hesaplıyordum. Konu bana gelmeden bu salondan çıkmalıydım çünkü Anthonio'nun yüzüme baka baka bana yalancı tasması takmasını kaldırabileceğimi düşünmüyordum.

"Şu birkaç saattir kabul etmeyeceğim her türlü koşulu zorluyorsun, belki de bu anlaşmayı imzalamak istemiyorsunuzdur."

"Böyle bir beyanda bulunmadık, tehlikeli ve geri dönülmez cümleler kuruyorsunuz."

"O zaman artık stratejilerinizi bir kenara bırakın ve kararınızı açıklayın." Prens ciddi ama insanın içini yakan bir gülümseme yaydı.

"Bir kenara bırakmak çok zor çünkü seçimim yalnızca bir strateji üzerine kuruldu Ekselansları." Bunu dedikten sonra az önce oturduğum yere doğru, prenseslere göz gezdirdi.

"Kızlarımın arasından hangisini seçersen seç, stratejik bir üstünlüğün olmayacak Prens Anthonio."

"Öyle mi dersiniz?"

"Elbette."

"Atladığınız bir şey vardır belki de?"

"Hayır yok. Hiçbir avantajın yok. Burada stratejik ilerleyemezsin. Hiçbirinin birbirine üstünlüğü yok."

"Ben öyle demezdim. Kararımı belki de..." Durdu, geri dönülmez bir yolda olduğunun farkında olarak derin bir nefes aldı. Tam kapıdan çıkıyordum ki "Prenses Ophelia'dan yana yapardım." dediğini duydum.

Salona şimdi çöken sessizlik toplantının başka hiçbir anında olmamıştı. Ben yavaşça arkama, onlara doğru dönerken Anthonio kendinden emin bir şekilde ellerini masanın üzerinde birleştirdi.

"Benden kimliklerini yani gayrimeşru olduğunu gizlediğiniz kızlarınızı değil de Prenses Ophelia'yı seçer ve asil soydan gelen tek kızınızı elinizden alırdım. Ne dersiniz majeste?"

🌌✨️🖤

Eveeet bir bölüm sonu daha. Nasıl buldunuz? Prens Anthonio sizce neden böyle bir seçim yaptı? Yorumlarınızı bekliyorum👑

Bir sonraki bölümde görüşmek üzere💫

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

26okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.