XXXIV. BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: Muguet's Books

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 42Şu an: XXXIV. BÖLÜM

Merhabalarr 🙋🏻♀️

Küçük bir hatırlatma: En son iki ülke anlaşma için masaya oturmuşlardı ve Prenses Ophelia bir sandalyeye yerleşip uzaktan toplantıyı izliyordu. Evlilikle ilgili karar da bu toplantıda belli olacaktııı

Hazırsanız toplantıdan devam edelim🖋

XXXIV. BÖLÜM

Henüz on dakika bile dolmadan herkes yerine yerleşmeye başlayınca önümde boş bir şekilde duran sandalyeyi arkaya çekmeye karar verdim.

Biraz sonra iki ülkenin sınırlarını hangi noktalardan ayıracaklarını kararlaştırmaya giriştiler. Rultam hep biraz daha Arnogya'ya yanaşan bir sınır teklifiyle geliyor ve yine bizi bu konuda sıkıştırıyordu. Ancak Arnogya'nın diretmesiyle Stormridge haricinde sınırların eskisi gibi kalmasında karar kıldılar. Başka bir konuya geçeceklerdi ki Prens Anthonio "Kendi güvenliğimizi korumak için sınırlarınızdan belli bir mesafe kadar içeriye askerlerimizin serbestçe girip çıkabilmesini teklif ediyoruz." deyince babam aniden parlayarak yüksek bir ses tonundan konuştu:

"Bizimle dalga mı geçiyorsunuz? İsterseniz tüm ülkeyi gezme izni verelim genç prens!"

"Buna hayır demezdik." diyen Prens'in hiç de şakası yok gibiydi. "Ama bizim fikir birliğinde vardığımız husus bu oldu. Teklifimizi kabul etmeniz gerek."

"Asla!" diyerek bağırdı babam, profesyonelliğini kaybetmeye başlıyordu. "Karşınızda kimin olduğunu unutuyorsunuz."

"Öyle mi dersiniz? Ancak kızlarınız bana aynı tepkiyi vermediler. Üçü de gayet rahat bir şekilde arkamda olduklarını dillendirdiler."

"Bir hata yapmışlar, onların hataları beni bağlamaz." Bunun üzerine Anthonio kendinden emin bir şekilde çantadan birkaç belge çıkarıp masanın üzerine, Arnogya Kralı'nın önüne bıraktı.

"Kanunlarınız hükümdar onaylamasa bile birincil Kraliyet ailesi -içine hükümdar dahil edilmeden- oy çoğunluğuna vardığında karar verme yetkisinde olacağını söylüyor. Bu durumda benim Prenses Ellen, Prenses Kaitlyn ve Prenses Jane'den aldığım imzalar bunun resmi bir şekilde uygulanması gerektiğini gösterir."

Şaşkın bir şekilde Prens'e bakakaldım. Böyle bir şeyi bir başkasından duysam hayatta inanmazdım. Kral'ın yüzü öyle kızardı, öyle şekilden şekle girdi ki elinden gelse Prens'i toplantı salonundan kovacaktı.

Aklıma beni ilk yanına çağırıp prenseslerle buluşturmam için görevlendirdiği zaman geldi. Ellen'la konuştuktan sonra elindeki belgeleri, Ellen'ın memnuniyetsiz suratını, Kaitlyn'le ve diğer buluşmada mutlaka benim de içinde yer almadığım zaman dilimlerini düşündüm. Yani Prens başından beri Prensesleri sadece tanımak için değil de aynı zamanda onlara bu imzaları attırmak için mi randevu ayarlamıştı? Üstelik bana hiç bu durumu dillendirmemişti ki o da prenseslerden daha çok ülkeme bağlı olduğumu bildiğindendi!

İçim ürperirken bunun dahiyane bir fikir olduğunu kabul ediyor ama Arnogya için ölüm fermanı gibi bir şey olduğunu düşünüyordum. Bu, onlara askeri alanda çok büyük bir fırsat sağlayacaktı. Gizlice saldıracakları zaman kimse önceden tahmin edemezdi. Biz kendi ordumuzu toparlayana kadar onlar çoktan şehirlerin içine sızarlardı!

"Siz de biliyorsunuz ki beş kişilik ailenizden üç kişi bunu onayladı. Prenses Ophelia şehir dışında, Kraliçe de muhtemelen sizin tarafınızı tutacaktır ama bu yine de oy çoğunluğunun bu kanunu geçerli kıldığını değiştirmiyor." Arnogya'nın buna verebileceği bir cevabı yoktu, memurlar ellerindeki kalemi kırıp atmak ister gibi homurdanarak yazmak zorunda kaldılar. Bu esnada Rultam Kralı'nın Anthonio'ya memnun bakışları gözümden kaçmadı, oğluyla büyük gurur duymuştu. Babamın bakışları ise önümdeki üç prensese toplantı sonrasında onları hiç de iyi şeylerin beklemediğini gösterir nitelikteydi. Toplantı boyunca aralarında fısıldaşıp duranlar onlar değilmiş gibi şimdi hiçbiri konuşmuyordu, Prens'in kendilerini kandırdığını fark ettiklerinden canları sıkılmıştı ama hallerinden hiçbir utanç emaresi okunmuyordu.

Başka mevzular açıp yaklaşık bir saat boyunca hiç durmadan konuştular. Bu esnada ara sıra hizmetçilerin veya Arnogya memurlarının hakkımda dedikodu ettiklerini hissetmiş ve utanmıştım. Prens şehir dışında olduğumu söylemişti ve ne babam ne de diğer memurlar buna karşı çıkmıştı. Bu da diplomatik olarak nasıl da kolay bir şekilde yok sayıldığımı gösteriyordu. Eğer Prens Anthonio'nun vereceği kararı bu kadar endişe içinde beklemesem bu durum üzüp canımı sıkabilirdi ama şu an çok daha önemli bir sorunum vardı.

Ne zaman ki Rultam Kralı "Artık isterseniz evlilik mevzusunu görüşelim." dedi, o zaman kalbim korkuyla tekledi. Önümdeki prensesler heyecanla yerlerinde kıpırdanıp fısıldaşmaya başladılar. Prens Anthonio'nun, az önce kendinden emin bir şekilde ülkesini savunan bu adamın yüzü düştü. Kontrolü kaybetmemişti ama ona dikkatle bakan biri, olduğu durumdan hoşnut olmadığını anlayabilirdi.

Sandalyeme iyice gömüldüm, parmaklarımla sandalye kollarının sert kumaşını sıkıca kavradım. Kan akışım hızını artırırken soluklarım sıklaştı, ayaklarımın titreyişini kontrol edemezken yüzüme gergin bir ifade oturdu. O esnada Prens Anthonio'nun bakışı aramızdaki onlarca kişiyi aşıp beni bulunca bu gerginlik arttı. Kimseyi söylememesi ve bu işi sonraya ertelemesi için yalvarmak istiyordum.

Ama babam toplantı başladığından beri ilk defa keyifli gibi konuşmaya başlayınca bu isteği içime gömmek zorunda kaldım:

"Söyle bakalım genç prens, hangi prenses gönlünü çalmayı başardı? Üç kızımı da tanımışsın, ne kadar şanslı olduğunu biliyorsun değil mi? Ellen'ın güzelliği, Jane'in zarafeti, Kaitlyn'in zekası... Hepsi birbirinden harika değil mi?"

"Seçtiğim kişi gönlümü çaldı diyemem." diyen Anthonio, Arnogya Kralı'nın kızlarına bir gurur abidesi gibi bakmasından rahatsız olmuştu sanki. Babamın yüz ifadesindeki değişimden Prens'ten iyice nefret ettiğini okuyabiliyordum.

"Kanunlar ve anlaşmalar söz konusu olduğunda kendime değil, Rultam adına bir fayda sağlamak için uğraşacağımı eminim ki anlamışsınızdır Ekselansları. Benim kendi menfi duygularımın seçimim konusunda hiçbir etkisi olmadığını belirtmek isterim."

Jane "Prens bugün neden böyle davranıyor?" derken

Ellen "İlk günkü centilmen adam gitmiş de yerine bir korkuluk gelmiş gibi." diyerek homurdanıyordu. Kaitlyn ise ara sıra üzerindeki acı kahve elbiseyi düzeltiyor, yanında getirdiği aynaya bakıp başındaki tacı takıp çıkarıyor ve son derece sessiz bir şekilde masada konuşulanları dinliyordu.

Anthonio'nun babası gülerken "Böyle demen doğru olmaz." diyerek Prens'in omzuna yavaşça vurdu, babamın öfkelenmesini engelleyip ortamı yumuşatmak için yapılmış yapay basit bir hareketti. Ama Anthonio'da mimik oynamadı, bütün ciddiyetini yüzüne yansıtmıştı.

Rultam Kralı "Eminim ki tanıdıkça anlaşacaklardır." diyerek salonda parlamaya başlamış öfke kıvılcımlarını söndürmeye çabalıyordu.

"Ben de öyle umuyorum." dedi Anthonio. "Aslında aralarında baştan beri aklımda olan biri vardı."

Bu cümleyi duymak kalbime bir ağrı saplarken başımı bana acı verse de doğrulttum. Anthonio'nun başta benden pek hoşlanmadığını pekala biliyordum. Yani o kadar aptalı oynamış ve kendimden uzaklaştırmaya o kadar çabalamıştım ki muhtemelen sağlıklı olduğumu bile düşünmemişti. Yine de kardeşlerimden birini aklının bir köşesine yazıp tüm bu tanışıklığımız boyunca onu orada beklettiğini düşünmek -her ne kadar kulağa benim gibi biri için fazla cürretkarca gelse de- ihanete uğramışım gibi hissettiriyordu.

Belki de yersiz hayallere kapılan ben, zihin dünyamda onun hayallerini kendi hayallerime ortak etmeye çalışmış ve kendimi onunla bir görerek ikimizi ortak zeminde birleştirmiştim. Belki de bunca zaman kimliğimi açıklamama isteğim yalnızca önünde sonunda seçimini benden yana seçmeyeceğini, kalbinde yatan kişiyi seçeceğini bilmem nedeniyleydi. Öyle ya, bu kadar endişelenmemin sebebi de gizlice onun düşüncelerine sızan bu fikri baştan beri bilmem olmalıydı.

Kalbim şimdi bedenimdeki yaralardan çok daha acıtıyordu.

🌌✨️🖤

Yorum yazmayı ve fikir belirtmeyi unutmayınn, bir sonraki bölümde görüşmek üzere🦭

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

25okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.