10. bölüm / 24
GÖLGE HATTISABAHI BEKLERKEN
Bölümler 24Şu an: SABAHI BEKLERKEN
- 1 KARAKTER TANITIMI666 kelime
- 2 YENİ ÜNİFORMA6.992 kelime
- 3 İLK GÖREV4.671 kelime
- 4 SESSİZ İZLER409 kelime
- 5 SINIRIN ÖTESİ1.858 kelime
- 6 TANIK470 kelime
- 7 DEMİR751 kelime
- 8 SESSİZLİĞE KARIŞMIŞ SES171 kelime
- 9 KAPATIN ŞUNU206 kelime
- 10 SABAHI BEKLERKEN341 kelime · Okuduğun bölüm
- 11 ÇÖZÜLEN DÜĞÜMLER576 kelime
- 12 ÇIKIŞ YOLU337 kelime
- 13 BİR ÖMÜR439 kelime
- 14 ARTIK BİZ310 kelime
- 15 BİR SANİYE523 kelime
- 16 PATLAMA511 kelime
- 17 BEKLEYİŞ467 kelime
- 18 Sessiz çığlık468 kelime
- 19 MERT İN SIRRI1.714 kelime
- 20 Görev1.980 kelime
- 21 ZAMAN912 kelime
- 22 PRENSES852 kelime
- 23 GÜZEL GÜNLER242 kelime
- 24 DÜĞÜN717 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sabaha kadar uyuyamamıştı.
Cihaz hâlâ aynı sesi çalıyordu.
Babası…
Aynı birkaç cümle, tekrar tekrar.
Asena önce kulaklarını kapattı. Sonra ellerini başının üzerine bastırdı. Gözlerini sımsıkı kapattı.
Ama ses gitmiyordu.
Duvarlardan yankılanıyor, odanın her köşesine dağılıyordu.
Saatler geçmişti.
Asena'nın nefesi giderek düzensizleşti.
— Yeter…
Sesi neredeyse duyulmayacak kadar kısıktı.
— Lütfen… yeter artık…
Cevap yoktu.
Kayıt devam etti.
Asena bir anda ayağa kalktı.
Gözlerinden yaşlar akıyordu.
— KAPATIN ŞUNU!
Cihazı yerden kaptığı gibi duvara fırlattı.
Cihaz yere düşüp çatladı ve ses bir anda kesildi.
Oda sessizliğe gömüldü.
Asena birkaç saniye olduğu yerde kaldı.
Sonra derin bir nefes aldı.
Ama o sessizlik bile yetmedi.
Çünkü kafasının içinde hâlâ aynı ses vardı.
Bir anda yanındaki sandalyeyi kaptı ve duvara savurdu.
Sandalye parçalanıp yere dağıldı.
Asena nefes nefese kaldı.
— Yeter…
Sonra yatağa döndü.
Çarşafları çekti, yastıkları yere attı. Yatak darmadağın oldu.
Sanki odadaki her şeyi dağıtırsa kafasının içindeki düşünceler de dağılacakmış gibi…
Ama dağılmadı.
Tam tersine, Asena'nın dizlerinin bağı çözüldü.
Yere çöktü.
Ellerini saçlarının arasına götürdü.
— Babam…
Sesi titredi.
— Demir…
Bir an başını kaldırdı.
Karanlığa baktı.
— Demir…
Bu kez sesi çok daha zayıftı.
— Nerdesin?
Koridorun diğer tarafında Demir de uyanıktı.
Saatlerdir gözlerini kapatmamıştı.
Az önceki seslerin hepsini duymuştu.
Cihazın kırılmasını…
Sandalyenin duvara çarpmasını…
Sonra gelen sessizliği.
Demir ayağa kalkmaya çalıştı ama bağlı olduğu için hareket alanı kısıtlıydı.
Kapıya doğru baktı.
— Asena?
Cevap gelmedi.
Demir'in içi daha da sıkıştı.
— Asena! Sesimi duyuyorsan cevap ver!
Birkaç saniye sonra karanlığın içinden çok hafif bir ses geldi.
— Demir…
Demir gözlerini kapattı.
Onu duyuyordu.
Hâlâ oradaydı.
— Buradayım.
Asena başını dizlerine yasladı.
— Çok yoruldum…
Demir'in sesi yumuşadı.
— Biliyorum.
— Dayanamıyorum…
Demir bir an sustu.
Sonra kararlı bir sesle konuştu.
— Dayanmak zorunda değilsin. Sadece sesimi dinle.
Asena gözlerini kapattı.
— Tamam…
— Ben buradayım.
Asena'nın dudakları titredi.
— Gitme.
Demir hiç düşünmeden cevap verdi.
— Gitmeyeceğim.
Karanlığın içinde ikisi de sustu.
Sabah henüz gelmemişti.
Ama Asena ilk kez o gece yalnız olmadığını hissediyordu.
Çünkü karanlığın ötesinde Demir'in sesi vardı.
Ve o ses ona tek bir şeyi hatırlatıyordu:
Hâlâ umut vardı.
