GÖLGE HATTI kitap kapağı

18. bölüm / 24

GÖLGE HATTI

BEKLEYİŞ

Vaveyla Yazarı: Bahar Koyuncu

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 24Şu an: BEKLEYİŞ

Hastaneye vardıklarında herkes bir anda hareketlendi.

Sağlık görevlileri Bora'yı hızla içeri götürdü.

Kapılar kapanınca Asena olduğu yerde kaldı.

Bir süre hiçbir şey söylemedi.

Sonra koridorun en köşesine geçti.

Yavaşça yere oturdu.

Ellerini kulaklarının üzerine kapattı.

Gözlerini sımsıkı kapattı ve başını dizlerinin arasına aldı.

Sanki etrafındaki bütün seslerden uzaklaşmak istiyordu.

Ama zihninde hâlâ patlamanın sesi vardı.

Annesinin kaybı…

Bora'nın yerde kalışı…

Demir'in bağırışı…

Hepsi birbirine karışıyordu.

Asena'nın omuzları titremeye başladı.

— Lütfen…

Sesi neredeyse duyulmuyordu.

— Lütfen iyi olsun…

Demir birkaç metre ötede onu izliyordu.

Yanına gitmek istedi.

Ama Asena'nın şu an yalnızca biraz sessizliğe ihtiyacı olduğunu düşündü.

Mert de koridordaki sandalyelerden birine oturdu.

Kimsenin yüzünde şaka yapacak hâl yoktu.

Şeyma ve Buse sessizce bekliyordu.

Dakikalar geçiyordu.

Asena başını hâlâ kaldırmıyordu.

Demir sonunda yavaşça yanına gitti ve karşısındaki yere oturdu.

Ona dokunmadı.

Sadece orada olduğunu belli etmek için sakin bir sesle konuştu.

— Aşkım…

Asena tepki vermedi.

— Buradayım.

Bir süre sessizlik oldu.

Sonra Asena çok kısık bir sesle:

— Ya yine birini kaybedersek?

Demir'in kalbi sıkıştı.

— Kaybetmeyeceğiz.

— Ama çok korkuyorum…

— Biliyorum.

Demir biraz daha yumuşak konuştu.

— Korkabilirsin. Ağlayabilirsin. Ama bunu tek başına yapmak zorunda değilsin.

Asena yavaşça başını kaldırdı.

Gözleri hâlâ kapalıydı.

Demir elini ona doğru uzattı.

— Elimi tutmak ister misin?

Asena birkaç saniye tereddüt etti.

Sonra elini uzatıp Demir'in elini tuttu.

Parmakları birbirine kenetlendi.

Demir fısıldadı:

— Bora içeride savaşıyor.

Asena'nın gözlerinden yaş süzüldü.

— O da bizim gibi geri dönecek.

Tam o sırada koridorun diğer ucundaki kapı açıldı.

Herkes aynı anda ayağa kalktı.

Bora'nın doktoru dışarı çıktı.

Demir, Asena'nın elini biraz daha sıkı tuttu.

Artık herkes aynı cevabı bekliyordu.Doktor kapıdan çıktığında herkes bir anda ona doğru döndü.

Demir, Asena'nın elini hâlâ bırakmamıştı.

Mert hemen sordu:

— Doktor, Bora nasıl?

Doktor önce ekibin yüzlerine baktı.

— Öncelikle sakin olun. Müdahaleyi hızlı şekilde yaptık.

Asena'nın nefesi tutulmuştu.

— Yaşıyor mu?

Doktor başını salladı.

— Evet, yaşıyor.

Asena gözlerini kapattı.

Sanki o iki kelimeyle bütün gücü yeniden yerine gelmişti.

— Durumu şu an stabil. Yaralanmaları ciddi, fakat müdahaleye yanıt veriyor.

Demir derin bir nefes aldı.

— Peki tamamen iyileşecek mi?

— Önümüzdeki saatler önemli. Şimdilik yoğun gözetim altında tutacağız. Ancak şu anda en önemli şey, durumunun kontrol altında olması.

Asena'nın gözleri yeniden doldu.

— Onu görebilecek miyiz?

Doktor hafifçe gülümsedi.

— Biraz daha beklemeniz gerekiyor. Kendine geldiğinde kısa süreliğine görebilirsiniz.

Mert başını öne eğip derin bir nefes verdi.

— Çok şükür…

Efe de gözlerini kapatıp rahatladı.

Şeyma ve Buse birbirlerine baktılar.

Asena ise hâlâ Demir'in elini tutuyordu.

— İyileşecek…

Demir ona baktı.

— İyileşecek, aşkım.

Asena başını Demir'in omzuna yasladı.

— Çok korktum.

Demir onun elini sıktı.

— Ama geçti. Şimdi sadece bekleyeceğiz.

«“Bazen güzel bir haber, saatlerce taşınan korkunun ardından gelen en büyük nefes olur.”»

Koridorda herkes yeniden sessizliğe büründü.

Ama bu kez sessizlik korkudan değildi.

Bora yaşıyordu.

Ve artık iyileşmesini bekliyorlardı.