20. bölüm / 24
GÖLGE HATTIMERT İN SIRRI
Bölümler 24Şu an: MERT İN SIRRI
- 1 KARAKTER TANITIMI666 kelime
- 2 YENİ ÜNİFORMA6.992 kelime
- 3 İLK GÖREV4.671 kelime
- 4 SESSİZ İZLER409 kelime
- 5 SINIRIN ÖTESİ1.858 kelime
- 6 TANIK470 kelime
- 7 DEMİR751 kelime
- 8 SESSİZLİĞE KARIŞMIŞ SES171 kelime
- 9 KAPATIN ŞUNU206 kelime
- 10 SABAHI BEKLERKEN341 kelime
- 11 ÇÖZÜLEN DÜĞÜMLER576 kelime
- 12 ÇIKIŞ YOLU337 kelime
- 13 BİR ÖMÜR439 kelime
- 14 ARTIK BİZ310 kelime
- 15 BİR SANİYE523 kelime
- 16 PATLAMA511 kelime
- 17 BEKLEYİŞ467 kelime
- 18 Sessiz çığlık468 kelime
- 19 MERT İN SIRRI1.714 kelime · Okuduğun bölüm
- 20 Görev1.980 kelime
- 21 ZAMAN912 kelime
- 22 PRENSES852 kelime
- 23 GÜZEL GÜNLER242 kelime
- 24 DÜĞÜN717 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Günler geçti.
Bora'nın durumu her geçen gün biraz daha iyiye gidiyordu. Hastanede geçirdiği birkaç günün ardından artık ekibin yanına oturup onlarla sohbet edebiliyordu.
Tim de yavaş yavaş eski neşesine dönmüştü.
Ama bu günlerde Asena'nın fark ettiği başka bir şey vardı.
Mert'in davranışları değişmişti.
Özellikle Buse yanındayken…
Birdenbire sesi değişiyor, gereksiz yere saçını düzeltiyor, Buse ne söylese gülüyordu.
Asena bunu birkaç gün uzaktan izledi.
Sonunda dayanamadı.
Bir gün Mert'i koridorda yalnız yakaladı.
— Mert?
— Efendim?
Asena kollarını bağladı.
— Buse'den hoşlanıyorsun.
Mert'in yüzü bir anda değişti.
— Ne?
— Buse'den. Hoşlanıyorsun.
— Saçmalama.
Asena gülümseyerek yaklaştı.
— O zaman neden Buse odaya girince beş dakikada bir aynaya bakıyorsun?
Mert sustu.
— Ben…
— Neden söylediği her şeye gülüyorsun?
— Komik.
— Dün sadece “günaydın” dedi.
Mert yine sustu.
Asena kahkahayı bastı.
— Yakalandın!
Mert çaresizce başını iki yana salladı.
— Tamam. Belki biraz hoşlanıyorum.
Asena'nın yüzünde kocaman bir gülümseme oluştu.
— Biliyordum!
— Ama sakın kimseye söyleme.
— Tamam.
Mert rahatladı.
Sonra Asena'nın yüzündeki ifadeyi görünce şüphelendi.
— O gülümseme ne?
Asena masumca:
— Hiç.
— Asena…
— Ne var?
— Bir şey planlıyorsun.
Asena güldü.
— Sadece Buse'yle konuşacağım.
Mert'in gözleri büyüdü.
— Hayır!
— Neden?
— Çünkü sen konuşursan bütün tim öğrenir!
Asena gülerek:
— Merak etme. Sadece onunla konuşacağım.
Tam o sırada Demir koridorun ucundan geldi.
— Ne konuşuyorsunuz?
Mert hemen:
— Hiçbir şey!
Demir Asena'ya baktı.
— Aşkım?
Asena gülümseyerek:
— Mert'in küçük bir sırrı var.
Mert:
— ASENA!
Asena kahkahayla uzaklaşırken Demir başını iki yana salladı.
— Ne yaptın yine?
Mert çaresizce arkasından baktı.
— Ben bu kızdan korkuyorum.
Asena uzaktan seslendi:
— Buse'yle konuşmaya gidiyorum!
Mert'in yüzü bembeyaz oldu.
— Demir, engelle şunu!
Demir gülerek:
— Kendi başının çaresine bak, sevgilim.
Mert:
— Siz ikiniz çok kötüsünüz!
Asena ise çoktan Buse'nin yanına doğru yürümeye başlamıştı.
Ve Mert'in en büyük korkusu artık gerçek olacaktı:
Asena, Buse'yle konuşacaktı.Asena, Buse'yi bahçede yalnız yakaladı.
Buse onu görünce gülümsedi.
— Asena, bir şey mi oldu?
Asena yanına oturdu.
— Sana bir şey soracağım ama dürüst cevap vereceksin.
Buse merakla baktı.
— Tamam, sor.
Asena hafifçe gülümsedi.
— Mert hakkında ne düşünüyorsun?
Buse bir anda sustu.
— Mert mi?
— Evet, Mert.
Buse gözlerini kaçırdı.
Asena bunu hemen fark etti.
— Hah!
Buse şaşırdı.
— Ne oldu?
— Hiçbir şey söylemene gerek yok.
— Neden?
Asena gülerek:
— Çünkü yüzün her şeyi söyledi.
Buse'nin yanakları kızardı.
— Asena…
— Mert'ten hoşlanıyorsun.
Buse birkaç saniye sessiz kaldı.
Sonra küçük bir gülümsemeyle başını eğdi.
— Evet.
Asena'nın gözleri büyüdü.
— Gerçekten mi?
Buse başını salladı.
— Bir süredir.
Asena kahkahayı bastı.
— Sen biliyor musun, Mert de senden hoşlanıyor!
Buse şaşkınlıkla Asena'ya baktı.
— Ne?
— Evet! Az önce bana söyledi.
Buse'nin yüzünde kocaman bir gülümseme oluştu.
— Ciddi misin?
— Hem de nasıl.
Asena ayağa kalktı.
— Ama şimdi sakın gidip ona söyleme.
Buse güldü.
— Sen söylemeyecek misin?
Asena masum bir ifadeyle:
— Ben mi? Asla.
İkisi de güldü.
Tam o sırada uzaktan Mert göründü.
Asena hemen Buse'ye göz kırptı.
— Bak, hoşlandığın kişi geliyor.
Buse:
— Asena sus!
Asena gülerek uzaklaşmaya başladı.
Mert yanlarına geldi.
— Ne konuşuyordunuz?
Asena arkasını dönüp sırıttı.
— Hiçbir şey, Mert.
Mert şüpheyle baktı.
— Senin “hiçbir şey” dediğin zamanlardan korkuyorum.
Asena güldü.
— Korkma. Sırrın güvende.
Mert rahatladı.
Ama Buse'yle göz göze geldiğinde ikisinin de yüzünde küçük bir gülümseme vardı.
Mert bunu fark etmedi.
Asena ise fark etmişti.
Ve içinden:
«“Bazen en güzel hikâyeler, iki kişinin birbirinden hoşlandığını öğrenmesiyle değil, bunu birbirlerine söylemeye cesaret etmeleriyle başlar.”»
diye geçirdi.
Demir yanına geldi.
— Ne sırıtıyorsun, aşkım?
Asena onun koluna girdi.
— Timde yeni bir aşk doğuyor, sevgilim.
Demir Mert ve Buse'ye baktı.
Sonra gülümsedi.
— Mert'in haberi var mı?
Asena başını iki yana salladı.
— Henüz yok.
— O zaman biraz eğlenebiliriz.
Asena gülerek:
— Aynen öyle.Ertesi sabah tim kahvaltı için bir araya geldi.
Mert her zamanki yerine oturdu.
Buse de karşısındaki sandalyeye geçti.
İkisi aynı anda birbirlerine bakınca hemen gözlerini kaçırdılar.
Asena bunu görünce gülmemek için dudaklarını ısırdı.
Demir onun yanına eğildi.
— Aşkım, birazdan kahkahadan boğulacaksın.
Asena fısıldadı:
— Çok tatlılar.
— Sen de ilk zamanlar böyleydin.
Asena hemen ona döndü.
— Ben mi?
Demir gülümsedi.
— Evet, sevgilim.
Asena'nın yüzü kızardı.
Tam o sırada Mert, Buse'ye uzattığı ekmek sepetini verirken:
— Al, Buse.
— Teşekkür ederim.
— Rica ederim.
İki saniyelik sessizlik oldu.
Asena kaşlarını kaldırdı.
Mert şüpheyle ona baktı.
— Neden öyle bakıyorsun?
— Hiç.
— Asena…
— Gerçekten hiç.
Bora gülmeye başladı.
— Mert, sen bugün çok şüphecisin.
Mert:
— Çünkü bazı insanlar fazla sessiz.
Asena masumca Buse'ye baktı.
Buse de gülümseyerek başını eğdi.
Mert bunu görünce daha da şüphelendi.
— Siz benden bir şey saklıyorsunuz.
Asena hemen:
— Kim, biz mi?
Demir kahvesinden bir yudum aldı.
— Bence fazla düşünüyorsun.
Mert gözlerini kıstı.
— Siz ikiniz kesin bir şey biliyorsunuz.
Asena gülümseyerek:
— Belki.
Mert:
— ASENA!
Herkes kahkahaya boğuldu.
---
Kahvaltıdan sonra Asena, Buse'nin yanına gitti.
— Ne zaman söyleyeceksin?
Buse şaşkınlıkla:
— Neyi?
— Mert'ten hoşlandığını.
Buse başını iki yana salladı.
— Ben söyleyemem.
— Neden?
— Ya reddederse?
Asena onun elini tuttu.
— Reddetmeyecek.
— Nereden biliyorsun?
Asena gülümsedi.
— Çünkü onun gözlerini gördüm.
Buse hafifçe güldü.
— Sen çok eminsin.
— Hem de çok.
Tam o sırada arkadan bir ses geldi.
— Kimden eminsin?
İkisi birden döndü.
Mert.
Buse'nin yüzü kızardı.
Asena ise hiç bozulmadı.
— Senden.
Mert şaşırdı.
— Benden?
— Evet.
— Neyden eminsin?
Asena gülümseyerek:
— Bir gün doğru şeyi söyleyeceğinden.
Mert anlamamış gibi baktı.
— Ne demek o?
Asena omuz silkti.
— Zamanı gelince anlarsın.
Mert uzaklaşırken Buse Asena'ya baktı.
— Beni öldüreceksin.
Asena kahkaha attı.
— Merak etme. Sonunda mutlu olacaksınız.
Uzaktan Demir onları izliyordu.
Asena yanına geldiğinde Demir başını eğip sordu:
— Yine çöpçatanlık mı yapıyorsun, aşkım?
Asena gülümsedi.
— Evet, sevgilim.
Demir:
— Bizim timde senden kurtuluş yok.
Asena onun koluna girdi.
— Ama beni seviyorsun.
Demir hiç düşünmeden:
— Hem de çok.
Asena gülümsedi.
— O zaman sorun yok.
Ve birkaç metre ötede Mert ile Buse birbirlerine bakıp utangaçça gülümserken, timin içinde yeni bir hikâyenin sessizce başladığını kimse inkâr edemiyordu.Sabah kahvaltısından sonra tim yavaş yavaş dağılmıştı.
Kimi odasına geçmiş, kimi silah ve ekipmanlarını kontrol etmeye başlamıştı. Asena ise mutfakta bardakları toplarken bir yandan da göz ucuyla salondaki Mert ve Buse'ye bakıyordu.
Buse masada oturmuş, telefonuna bakıyordu.
Mert ise karşısındaki sandalyede oturmasına rağmen sanki telefonuyla ilgileniyormuş gibi yapıyor, arada bir gözlerini kaldırıp Buse'ye bakıyordu.
Asena bunu fark edince istemsizce gülümsedi.
Tam o sırada Demir yanına geldi.
“Yine ne planlıyorsun?”
Asena masum bir ifadeyle ona döndü.
“Ben mi? Hiçbir şey.”
Demir kaşını kaldırdı.
“Senin ‘hiçbir şey’ dediğin şeylerin sonunda genelde birileri birbirine âşık oluyor.”
Asena gülmemek için dudaklarını ısırdı.
“Belki de bazı insanların biraz cesarete ihtiyacı vardır.”
Demir başını sallayıp salona baktı.
“Bence o cesaret şu an sandalyede oturuyor.”
Asena kıkırdadı.
“Sen de fark ettin yani?”
“Timde bir tek sen fark etmedin sanıyordum.”
“Ben zaten ilk fark edenim.”
Demir hafifçe gülümsedi.
“Tabii ki.”
O sırada Mert ayağa kalktı.
“Buse.”
Buse başını kaldırdı.
“Efendim?”
Mert birkaç saniye sustu.
“Biraz yürüyelim mi?”
Buse'nin yüzünde küçük bir şaşkınlık oluştu.
“Olur.”
İkisi dışarı çıktığında Asena hemen Demir'e döndü.
“Gidiyorlar!”
Demir kollarını bağladı.
“Bırak gitsinler aşkım.”
“Merak ediyorum.”
“Sen meraktan çatlayacaksın.”
Asena gözlerini kıstı.
“Sen hiç merak etmiyor musun?”
Demir sakin bir şekilde cevap verdi.
“Ediyorum.”
Asena'nın gözleri büyüdü.
“Gerçekten mi?”
“Evet.”
“Ne kadar?”
Demir ona bakıp gülümsedi.
“Senin kadar.”
Asena gülümseyerek başını Demir'in omzuna yasladı.
“Sevgilim…”
“Efendim?”
“Bence bugün olacak.”
Demir dışarıdaki ikiliye baktı.
“Bence de.”
---
Bahçenin biraz ilerisinde Mert ve Buse yan yana yürüyordu.
Bir süre ikisi de konuşmadı.
Mert birkaç kez ağzını açtı, sonra vazgeçti.
Buse sonunda dayanamadı.
“Bir şey söyleyecektin.”
Mert durdu.
“Evet.”
Buse ona döndü.
Mert derin bir nefes aldı.
“Buse…”
“Efendim?”
Mert'in yüzündeki alışılmış rahat ifade kaybolmuştu. Bu kez gerçekten heyecanlıydı.
“Ben… sana bir süredir bir şey söylemek istiyorum.”
Buse sessizce onu dinledi.
“Ve söylemezsem daha fazla uzatacağım.”
Buse hafifçe gülümsedi.
“Söyle.”
Mert gözlerini kaçırdı.
“Ben senden hoşlanıyorum.”
Buse'nin gülümsemesi bir anda büyüdü.
Mert devam etti.
“Uzun zamandır. İlk başta bunun sadece tim arkadaşlığı olduğunu düşündüm. Sonra seninle konuşmayı beklediğimi fark ettim. Seni görünce istemsizce gülümsediğimi… Yanımda olunca daha iyi hissettiğimi…”
Bir an sustu.
“Sonra bunun sadece arkadaşlık olmadığını anladım.”
Buse'nin gözleri dolu dolu olmuştu ama yüzünde kocaman bir gülümseme vardı.
Mert hafifçe başını eğdi.
“Benden hoşlanmıyorsan da sorun değil. Sadece bunu bilmeni istedim.”
Buse birkaç saniye hiçbir şey söylemedi.
Sonra küçük bir kahkaha attı.
Mert şaşkınlıkla ona baktı.
“Niye gülüyorsun?”
Buse başını iki yana salladı.
“Çünkü…”
Bir adım yaklaştı.
“Ben de senden hoşlanıyorum.”
Mert'in yüzündeki şaşkınlık görülmeye değerdi.
“Ciddi misin?”
“Evet.”
“Yani…”
Mert ne diyeceğini bilemedi.
Buse gülerek tamamladı:
“Yani hislerin karşılıksız değil.”
Mert sonunda rahat bir nefes verdi.
“Ben şu an ne yapacağımı bilmiyorum.”
Buse güldü.
“Ben de bilmiyorum.”
“Harika.”
“Harika.”
İkisi de aynı anda gülmeye başlayınca aralarındaki gerginlik tamamen dağıldı.
Mert başını hafifçe eğerek:
“Peki şimdi ne olacak?”
Buse omuz silkti.
“Bence acele etmeyelim.”
Mert gülümsedi.
“Olur.”
Sonra ekledi:
“Ama bir şeyi bil.”
“Neyi?”
“Bundan sonra sana karşı eskisi gibi davranamayacağım.”
Buse gülümseyerek ona baktı.
“Ben de sana.”
---
Biraz ileride ise iki kişi onları gizlice izliyordu.
Asena, Demir'in koluna tutunmuştu.
“Oldu!”
Demir gülerek başını salladı.
“Oldu.”
Asena heyecanla:
“Gördün mü? Söylediler!”
“Gördüm aşkım.”
“Çok tatlılar.”
Demir ona baktı.
“Sen de az uğraşmadın.”
Asena gururla başını kaldırdı.
“Ben sadece biraz yardım ettim.”
“Biraz mı?”
“Evet.”
Demir güldü.
“Tamam. Biraz.”
O sırada Mert ve Buse geri dönmeye başladı.
Mert onları görünce şüpheli bir şekilde gözlerini kıstı.
“Bir dakika…”
Asena hemen masum yüzünü takındı.
“Ne oldu?”
Mert ikisine baktı.
“Siz bizi mi izliyordunuz?”
Demir hiç düşünmeden Asena'yı işaret etti.
“Ben değil, o.”
Asena'nın ağzı açık kaldı.
“Demir!”
Mert kahkaha attı.
“Biliyordum!”
Buse de gülmeye başladı.
Asena kollarını bağladı.
“Ne var canım? Sonuçta mutlu oldunuz.”
Mert başını salladı.
“Sen var ya…”
Asena gülerek:
“Ne?”
Mert Buse'ye baktı.
Sonra tekrar Asena'ya döndü.
“Teşekkür ederim.”
Asena'nın yüzündeki gülümseme yumuşadı.
“Ne için?”
Mert Buse'nin yanına geçti.
“Beni cesaretlendirdiğin için.”
Buse de Asena'ya bakıp gülümsedi.
“Beni de.”
Asena'nın gözleri parladı.
“Ben demiştim zaten.”
Demir başını salladı.
“Şimdi rahatladın mı?”
Asena Demir'e baktı.
“Biraz.”
Mert hemen araya girdi.
“Biraz mı?”
Asena kahkaha attı.
“Tamam tamam! Çok rahatladım.”
Buse gülerek Mert'e baktı.
Mert de ona baktı.
Bu kez ikisi de gözlerini kaçırmadı.
Timde yeni bir şey başlamıştı.
Ve Asena ile Demir, bunun ilk fark edenleri olmuştu.
