36. bölüm / 50
Yılanın Kalbi💚
Bölümler 50Şu an: 💚
- 1 💚626 kelime
- 2 💚654 kelime
- 3 💚555 kelime
- 4 💚615 kelime
- 5 💚619 kelime
- 6 💚578 kelime
- 7 💚565 kelime
- 8 💚736 kelime
- 9 💚660 kelime
- 10 💚585 kelime
- 11 💚575 kelime
- 12 💚651 kelime
- 13 💚561 kelime
- 14 💚553 kelime
- 15 💚446 kelime
- 16 💚641 kelime
- 17 💚655 kelime
- 18 💚438 kelime
- 19 💚267 kelime
- 20 💚576 kelime
- 21 💚480 kelime
- 22 💚455 kelime
- 23 💚510 kelime
- 24 💚460 kelime
- 25 💚443 kelime
- 26 💚539 kelime
- 27 💚451 kelime
- 28 💚359 kelime
- 29 💚462 kelime
- 30 💚480 kelime
- 31 💚🖤952 kelime
- 32 💚419 kelime
- 33 💚458 kelime
- 34 💚400 kelime
- 35 💚344 kelime
- 36 💚373 kelime · Okuduğun bölüm
- 37 💚436 kelime
- 38 💚383 kelime
- 39 💚416 kelime
- 40 💚379 kelime
- 41 💚641 kelime
- 42 💚413 kelime
- 43 💚461 kelime
- 44 💚453 kelime
- 45 💚339 kelime
- 46 💚333 kelime
- 47 💚346 kelime
- 48 💚954 kelime
- 49 💚446 kelime
- 50 💚453 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Tılsım sınıfından adeta bir fırtına gibi çıkmış, koridorun tenha bir köşesindeki pencere pervazına yaslanmıştım. Sinirden ellerim hafifçe titriyordu; Mattheo’nun o "sahip" tavırları damarıma basmıştı.
"Duvarların tekrar yükselmiş bakıyorum," dedi tanıdık, soğuk bir ses.
Başımı kaldırdığımda Tom ve Draco’nun ağır adımlarla bana doğru geldiğini gördüm. Tom, kollarını göğsünde kavuşturmuş, o analiz eden bakışlarıyla beni süzüyordu. Draco ise asasını parmaklarının arasında çeviriyor, yüzünde o her şeyi anlayan ama yargılamayan ifadesiyle duruyordu.
"Sabah kahvaltıda seni öyle... yumuşamış görünce," dedi Draco, sesini sadece bizim duyabileceğimiz bir tonda tutarak. "Açıkçası korktum Y/N. Senin gibi birinin duvarlarını bu kadar çabuk indireceğini düşünmek, Slytherin’in geleceği adına beni endişelendirmişti."
Tom araya girdi, sesi pürüzsüz ve derindi. "Ama sınıfa girdiğinde, Mattheo’nun o yenilmiş ve hırslanmış suratını, senin ise o buz gibi duruşunu görünce yanıldığımı anladım. Bir şeyler olmuş. Ve o şey, Mattheo’nun beklediği 'teslimiyet' değil."
Derin bir nefes alıp onlara döndüm. "Dün gece... özeldi. Ama bu, Mattheo’nun benim üzerimde hak iddia edebileceği anlamına gelmiyor. O, bir gecenin her şeyi değiştireceğini sandı. Ben ise ona Hogwarts’ın kime ait olduğunu hatırlattım."
Draco hafifçe gülümsedi. "Özel hayatın seni ilgilendirir Y/N, biliyorsun biz o taraflarla ilgilenmiyoruz. Ama senin zayıf düşmen, hepimizin zayıf düşmesi demek. Mattheo tehlikelidir; duyguları bile birer silah gibidir."
"Onu kontrol altında tutabileceğini biliyoruz," dedi Tom, bir adım yaklaşarak. "Sadece... onun seni kendi karanlığına çekmesine izin verme. O bir Riddle, Y/N. Onlar severken bile yok ederler. Ama senin o son 'Kural 14' çıkışın... Koridorda yankısını duydum. Etkileyiciydi."
"Cedric meselesi yüzünden mi bu kadar gerildiniz?" diye sordu Draco merakla.
"Mesele Cedric değil Draco," dedim kararlılıkla. "Mesele, Mattheo’nun benim sınırlarıma izinsiz girmeye çalışması. Kimse bana kiminle konuşup konuşmayacağımı söyleyemez. O sabahki 'yumuşak' halim bir hataydı, kabul ediyorum. Ama o hata, Mattheo’ya verdiğim en büyük dersin başlangıcıydı."
Tom başıyla onayladı. "Güzel. Dengeleri koruduğun sürece arkandayız. Mattheo biraz durulana kadar biz onunla ilgileniriz. Sen Hogsmeade planına sadık kal. Cedric ile git."
"Gideceğim," dedim, gözlerim tekrar o eski, keskin yeşil rengine bürünürken. "Ve Mattheo arkamdan izlemek isterse, sadece ne kadar özgür olduğumu izleyecek."
Tom ve Draco, birer koruyucu gibi yanımda dururken kendimi her zamankinden daha güçlü hissettim. Evet, Mattheo ile aramızda yakıcı bir çekim vardı ama benim sadakatim önce kendime, sonra da bu masadaki sarsılmaz bağlara aitti.
______________
Yeni bölüm sizlerle umarım beğenirsiniz 💛 Yorumlarınızı ve beğenilerinizi bekliyorum 🌈💞
Bölüm etkileşimi
