26. bölüm / 50
Yılanın Kalbi💚
Bölümler 50Şu an: 💚
- 1 💚626 kelime
- 2 💚654 kelime
- 3 💚555 kelime
- 4 💚615 kelime
- 5 💚619 kelime
- 6 💚578 kelime
- 7 💚565 kelime
- 8 💚736 kelime
- 9 💚660 kelime
- 10 💚585 kelime
- 11 💚575 kelime
- 12 💚651 kelime
- 13 💚561 kelime
- 14 💚553 kelime
- 15 💚446 kelime
- 16 💚641 kelime
- 17 💚655 kelime
- 18 💚438 kelime
- 19 💚267 kelime
- 20 💚576 kelime
- 21 💚480 kelime
- 22 💚455 kelime
- 23 💚510 kelime
- 24 💚460 kelime
- 25 💚443 kelime
- 26 💚539 kelime · Okuduğun bölüm
- 27 💚451 kelime
- 28 💚359 kelime
- 29 💚462 kelime
- 30 💚480 kelime
- 31 💚🖤952 kelime
- 32 💚419 kelime
- 33 💚458 kelime
- 34 💚400 kelime
- 35 💚344 kelime
- 36 💚373 kelime
- 37 💚436 kelime
- 38 💚383 kelime
- 39 💚416 kelime
- 40 💚379 kelime
- 41 💚641 kelime
- 42 💚413 kelime
- 43 💚461 kelime
- 44 💚453 kelime
- 45 💚339 kelime
- 46 💚333 kelime
- 47 💚346 kelime
- 48 💚954 kelime
- 49 💚446 kelime
- 50 💚453 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Müzik, yaylı çalgıların hipnotize edici melodisiyle tüm salonu sardığında, Mattheo elimi bırakmadan beni pistin tam ortasına çekti. Bir eli belimde, diğeri elimi sıkıca kavramış halde, birbirimizin gözlerinin içine hapsolmuştuk.
"Bu gece," dedi Mattheo, ritme uyum sağlayarak beni döndürürken. "O koyu yeşil gözlerin, maskenin altından bile beni yakıyor Y/N. Kurallarından biri de 'bakışlarla teslim almak' mı?"
"Belki de öyledir Riddle," dedim, hafifçe ona yaklaşarak. "Ama dikkat et, fazla yaklaşırsan yanabilirsin."
Tam o sırada müziğin temposu değişti; geleneksel bir büyücü dansı ritmine geçildi. Bu, eşlerin kısa süreliğine değiştiği o meşhur bölümdü. Mattheo istemeyerek de olsa elimi bıraktığında, karşımda çocukluk arkadaşım Draco’yu buldum.
Draco, asil bir reveransla elimi tuttu ve beni kendine çekti. "Eski dostumla bir dans etme şerefine nail olabilir miyim?" dedi, maskesinin altından göz kırparak.
Gülümseyerek ona eşlik ettim. "Astoria’yı çok bekletme Draco, gözü üzerimizde."
"Merak etme, o senin benim için ne ifade ettiğini biliyor," dedi Draco ciddiyetle. "Y/N, küçüklüğümüzdeki o gümüş ejderha hala cebimde. Ve bu gece... senin bu kadar parladığını görmek beni gururlandırıyor. Ama şu Riddle'a dikkat et, seni izlerken sanki dünyayı yakacakmış gibi bakıyor."
"Ben ateşi severim Draco, unuttun mu?" dedim ve müzik bizi tekrar ayırdı.
Bu sefer karşımda beliren kişi Tom’du. Tom, her zamanki o otoriter ve asil duruşuyla elimi kavradı. Beni o kadar profesyonelce yönlendiriyordu ki, sanki pistte süzülmüyor, havada uçuyorduk.
"En değerlimle dans etmek bir ayrıcalıktır," dedi Tom, sesi sadece benim duyabileceğim kadar net ve derindi. "Pansy’ye verdiğin o özgüven için teşekkürler Y/N. Bu gece her zamankinden daha güçlü görünüyor. Ama asıl sen... Salazar’ın mirasını üzerinde bu kadar iyi taşıyan başka birini tanımadım."
"Teşekkürler Tom. Sen de Pansy’ye o beklediği bakışı sonunda verdin," dedim.
Tom hafifçe sırıttı. "Mattheo’nun sabrı tükenmek üzere. Üç saattir sana dokunan her eli asasıyla işaretliyor. Onu biraz daha delirtmek ister misin, yoksa 'evcilleştirme' sürecine devam mı edeceksin?"
"Biraz daha delirmesinde sakınca yok," dedim ve Tom beni bir kez daha döndürüp Blaise’in kollarına bıraktı.
Blaise beni yakaladığı gibi neşeyle döndürmeye başladı. "Y/N! Sonunda sıra bana geldi! Tanrım, o kadife elbise içinde resmen parlıyorsun. Ama söylemeliyim ki, Mattheo’nun şu anki bakışları yüzünden yarın sabah sağ çıkabileceğimden emin değilim!"
Kahkahayı bastım. "Korkma Blaise, seni korurum."
"Umarım! Çünkü az önce Cedric sana doğru hamle yapıyordu ama Mattheo onu bakışlarıyla olduğu yere çiviledi," dedi Blaise fısıldayarak.
Müziğin final bölümü başlarken, güçlü bir el Blaise’i nazik ama kararlı bir şekilde kenara itti ve beni tekrar kucağına çekti. Mattheo, bu sefer beni her zamankinden daha sıkı kavradı. Göğsü, hızlı nefes alışverişiyle inip kalkıyordu.
"Yeter bu kadar paylaşmak," dedi Mattheo, sesi hırıltılı ve tehlikeliydi. "Draco, Tom, Blaise... Herkesin sana dokunmasına izin verdin Y/N. Ama oyun bitti."
Beni pistin en loş, sütün arkasındaki karanlık köşeye doğru yönlendirdi. Müziğin sesi biraz daha uzakta kalırken, sırtımı soğuk mermer sütuna yasladı ve iki yanıma kollarını dayayarak beni hapsetti. Maskelerimiz birbirine değecek kadar yakındı.
"Kural 11," diye fısıldadım, nefesim kesilirken. "Neymiş?" dedi Mattheo, yüzünü boynuma doğru gömerek.
"Bir Slytherin asla her istediğini anında alamaz Riddle. Beklemek, arzuyu kamçılar."
Mattheo başını kaldırdı, o koyu yeşil gözlerimin en derinlerine baktı. Elini yavaşça yüzüme çıkardı ve parmağını maskemin kenarında gezdirdi. "Yeterince bekledim Kraliçe. Şimdi... ya o maskeyi sen çıkarırsın ya da ben kuralları tamamen yıkarım."
____________
Evet yeni bölümle sizlerleyim💓 Umarım beğenirsiniz 🩶 Yorumlarınızı ve beğenilerinizi bekliyorum 🤎 Draco Malfoy kurguma da bakarsanız çok sevinirim ☺️
Bölüm etkileşimi
