12. bölüm / 25
Vebal-i AhmerSafkan
Bölümler 25Şu an: Safkan
- 1 İhanetin ilk tohumu712 kelime
- 2 Sebepsiz bayılmalar1.017 kelime
- 3 Beklenmedik yolculuk2.488 kelime
- 4 Kanatlı Hançer1.164 kelime
- 5 Kalbin iyi mi?1.801 kelime
- 6 Alaric Vane Hediyyesi2.309 kelime
- 7 Tilki ve Kuzu1.707 kelime
- 8 Kalbe serpilen şüphe2.599 kelime
- 9 Mortem Mührü2.027 kelime
- 10 Planlar ve kuklalar3.672 kelime
- 11 İhanetin katlettiği masumluk2.054 kelime
- 12 Safkan616 kelime · Okuduğun bölüm
- 13 İhanetin vadettiği öfke2.337 kelime
- 14 Bir şarap gecesi2.326 kelime
- 15 Filizlenen tohum I1.007 kelime
- 16 Çığlık Mahzeni3.845 kelime
- 17 Ölümün kıyısı4.650 kelime
- 18 Son safkan3.290 kelime
- 19 Filizlenen tohum (2)1.560 kelime
- 20 Mortem Kıskançlığı2.743 kelime
- 21 Sebep bulan bayılmalar2.346 kelime
- 22 Kuzey Işıkları2.244 kelime
- 23 Tempus est eskitandi2.206 kelime
- 24 Nilüfer çiçeği2.906 kelime
- 25 Ölüm Kartı2.545 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Mahzenin derinliklerinde, otuzuncu günün şafağı sökerken hava değişmeye başladı. Gökyüzünde yükselen dolunay, mahzenin soğuk taşlarına vurarak içeriyi aydınlatıyordu.
Küçük bir delikten içeriye sızan ışığa baktı genç kadın. Halsizdi ve çok yorulmuştu, yaralar vücudunu güçten düşürmüştü.
İçini saran korkuyla gözünü kapattı, bugün dolunaydı ritüeli yapması gerekti. Saatler geçiyordu çaresizce ar kapı arkasında nöbet tutan vampirlere yalvarıyor onu bırakmaları için çığlıklar atıyordu. Ne yazık ki kimse onu dikkate almadı ve ritüel yapılamadı, zaman doldu ve o mest edici koku zindanı sarmaya başladı.
Genç kadının teninden yayılan koku, taze çiçeklerin, toprağın ve hayatın özü gibiydi. Hipnotize edici, diz çöktürücü ve korkunç derecede güçlü...
Diğer zindanda saf gümüş zincirlerle zaptedilen erkek vampir bu tutsaklığı bitirmek için güç harcıyordu. Başarıyorduda. Zincirlerde çatlamalar, kırılmalar sesi duyuldukca daha çok güç harcıyordu.
Kokuyu takip eden vampirler genç kadının olduğu zindana girdiler. Gördüğü işkenceler yüzünden ürkekleşen genç kadın titreyerek başını iki yana sallıyor her şeyi itiraf edeceğini mırıldanıyordu.
"Bu koku ne?" Diye sordu vampirlerden biri, kadının yorgun vücuduna burnunu sürtüyor kokuyla mest oluyordu.
Kadın hıçkırıkları arasında "Safkan" diye mırıldandı.
Vampirler daha fazlasını istiyordu, daha fazla bilgi taleb ediyorlardı. İstediklerini o gece almıştılar aslında. Burnunu kadının boynuna gömen vampir "Daha fazlasına ihtiyacımız var" diye fısıldadı
İğreniyordu kadın. Ona bu tür yaklaşmaları midesini bulandırıyordu, vücudunu iştahlı vampirden uzaklaştırmaya çalıştı. "Her dolunay bu kokuyu bastırmak için ritüel yapıyorduk" vücudunu uzaklaştırmasına rağmen vampir ona daha çok sokuluyordu "Safkan uyandığında büyüyle mühürlüyorduk. Kimse hipnotize olmasın, bu gücün esiri olmasın diye"
Vampirlerden biri "Bugün dolunay" dedi "Koku bu yüzden yayılmaya başladı"
"Mühürlüyken kanımızdan beslenen vampirler etkilenmez, normal insan kanından farkı yoktur" boynuna gömülen vampire kısa bakış attı "Lütfen bunu üstümden alın" dedi iğrenerek.
"Peki mühürlü değilse? O zaman ne oluyor?" Soruyu soran başka vampir, iştahlı vampirin ensesinden yakalayarak kızdan uzaklaştırdı.
Genç kadın tereddüt etti, söylerse nasıl tepki alacağını bilemiyordu. Sadece küçük bir süreliğine susmuştu ama bu an vücuduna basılan sıcak demir parçasıyla çığlık attı. "Konuşsana be iblis!"
Acılar içinde kıvranan kadın, ağlamaya hatta yalvarmaya başladı.
Çığlıkları duyan erkek vampir, son defa güç uyguladı onu hapseden zincirlere. Başarmıştı. Yere düşen zincir sesleri ile gözleri parladı. "Leydim" dedi kendi zindanını terk ederken.
Genç kadın yaralı ellerini kaldırarak "durun" dedi. Sesi cılız ve sessizdi. "Eğer" dedi "eğer safkan uyandığı zaman beslenirlerse o zaman hipnotize olurlar, dudaklarımızdan çıkan her kelimeye, her isteğe itaat ederler"
Böylesine büyük bir gücü durdurmak istediler, türlerini aciz gösteremezlerdi. Safkanlar bu dünyada barınamazdı. Deminden beri kenarda sessizce her şeyi dinleyen vampir cebinden hançer çıkardı.
Altın renkli, kızıl işlemeleri olan ve kanat detaylarına sahip el içi boyutunda bir hançerdi.
Genç kadın korkuyla hançeri tutan vampire baktı "O kanım mühürlüyken beslendi, hipnotize altında değil"
"Bu daha kötü" bir adım kadına yaklaştı "Türümüzün bize, bile ve isteyerek ihanet ettiği anlamına gelir" dizlerini kırıp yere çöktü, hançerin ucunu genç kadının ince boynuna dokundurdu, tenine hafif baskı yaptığında kadın korkuyla gözlerini kapattı.
"Lütfen...lütfen bırakın beni" Hançerin ucunu boynundan göğsüne, kalbinin üstüne gelecek hizaya kadar indirdi. Yayılan koku vampirleri etkilemeye başlamıştı bile, bir an için eli tiredi vampirin. Sadece bir kaç saniyeliğine genç kadına zarar vermek istemedi.
Tam o sırada, demir kapı bir gürültüyle menteşelerinden fırladı. Gümüş zincirleri parçalayan, vücudu kanlar içinde kalmış genç vampir içeri daldı. Gözleri sadece onu görüyordu. Ama geç kalmıştı.
Vampir bilincini son anda kaybetmemiş ve o hançeri masum bir kalbe saplamıştı.
"Hayır!" Vampir, fırtına gibi katil vampirleri yarıp geçti ve Leydisini kollarının arasına aldı. Kadının başı, adamın titreyen göğsüne düştü. Gözlerinden süzülen son yaş damlası adamın eline dokundu. Kadın, dudaklarında huzurlu bir tebessümle fısıldadı.
"Seni, her şeyden çok sevdim...Caspian."
Son nefesini verdiğinde, adamın acı dolu çığlığı zindanın duvarlarını kırıp dökerek gökyüzüne, parlak dolunaya kadar ulaştı. O geceden sonra genç vampir gölgelere çekildi, kadının cansız bedeni bir sır gibi geceye karışarak yok oldu. Sadece geriye, asırlarca anlatılacak yarım kalmış bir aşkın hikayesi kaldı.
Bölüm etkileşimi
