8. bölüm / 19
UnutulanlarArşiv
Bölümler 19Şu an: Arşiv
- 1 Başlangıç309 kelime
- 2 Hatırla515 kelime
- 3 Kara toprak706 kelime
- 4 Eve dönüş1.070 kelime
- 5 Gariplik985 kelime
- 6 Ne ki239 kelime
- 7 Babam825 kelime
- 8 Arşiv803 kelime · Okuduğun bölüm
- 9 Günler1.077 kelime
- 10 Annem2.172 kelime
- 11 Münevver in defteri2.397 kelime
- 12 İş2.747 kelime
- 13 Hayat1.991 kelime
- 14 Cinayet1.728 kelime
- 15 Büro1.728 kelime
- 16 Merkez1.486 kelime
- 17 Kayıtlar1.712 kelime
- 18 Tanık1.946 kelime
- 19 Hatıralar898 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Mert o gece babasının elindeki kazmayı gördükten sonra uzun süre odasında oturdu.
Mehmet hiçbir açıklama yapmamıştı.
Sadece kazmayı elinde tutup oğluna bakmış, sonra hiçbir şey söylemeden bahçeye çıkmıştı.
Mert de peşinden gitmemişti.
Belki de gitseydi bazı şeyleri gerçekten öğrenecekti.
Ama o gece öğrenmek istediğinden emin değildi.
Sabaha karşı ancak birkaç saat uyuyabildi.
Uyandığında ilk düşündüğü şey evden ayrılmaktı.
Ailesinin yanında kalmak artık ona eskisi kadar rahat gelmiyordu.
Annesiyle ya da Elif'le ilgili bir sorun yoktu. Hatta ikisinin yanında kendini hâlâ güvende hissediyordu.
Sorun Mehmet'ti.
Daha doğrusu, Mehmet hakkında bilmediği şeylerdi.
Mert yatağından kalktı.
Telefonunu eline aldı ve kiralık ev ilanlarına bakmaya başladı.
Bir süre sonra küçük, eski ama temiz bir daire buldu. Şehrin biraz daha sakin bir tarafındaydı. İki odalıydı ve kirası karşılayabileceği kadardı.
İlan sahibini aradı.
“Evi bugün görebilir miyim?”
Kısa bir konuşmadan sonra öğleden sonra için anlaştılar.
---
Evi gördüğünde ilk tepkisi olumlu oldu.
Bina eskiydi ama bakımsız değildi.
Daire üçüncü kattaydı.
Salona girince büyük pencereden sokağın tamamı görünüyordu.
Mutfak küçüktü.
Yatak odası da fazla büyük değildi.
Ama Mert'in ihtiyacı olan şey zaten büyük bir ev değildi.
Sessiz bir yer istiyordu.
Kendi kapısını kapattığında kimsenin ona geçmiş hakkında soru sormadığı bir yer.
Emlakçı odaları gösterirken:
“Tek başına mı kalacaksın?” diye sordu.
“Evet.”
“İş?”
“Şu an arıyorum.”
Adam başını salladı.
“Ev sahibi düzenli ödeme konusunda biraz hassastır.”
Mert hafifçe gülümsedi.
“Ben de düzenli ödemek konusunda hassasım.”
Adam güldü.
Mert de istemeden güldü.
Uzun zamandır ilk kez normal bir konuşma yapıyormuş gibi hissetti.
---
İki gün sonra eşyalarının bir kısmını yeni evine taşıdı.
Elif ona yardım etmek için geldi.
Kutulardan birini yere bırakırken etrafa baktı.
“Bence güzel olmuş.”
Mert koltuğa oturdu.
“En azından sessiz.”
Elif ona baktı.
“Evden kaçmış gibi konuşuyorsun.”
Mert cevap vermedi.
Elif bunu fark etti.
“Babamla ilgili bir şey mi oldu?”
Mert başını kaldırdı.
“Niye sordun?”
“Son günlerde her konuştuğumuzda aklın başka yerde.”
Mert birkaç saniye düşündü.
Sonra:
“Bir şey yok.”
dedi.
Elif onun yalan söylediğini anlamıştı.
Ama üzerine gitmedi.
Sadece:
“Bir şey olursa beni ara.”
dedi.
Mert başını salladı.
Elif çıktıktan sonra ev bir anda çok sessiz geldi.
Mert birkaç dakika kapının arkasından onun gidişini dinledi.
Sonra masasına geçti.
Yeni evinde ilk yaptığı şey, araştırma için kendine bir düzen kurmak oldu.
Eski belgeleri masaya yaydı.
Fotoğrafları bir tarafa koydu.
Gazete kupürlerini başka tarafa.
Yırtık kâğıdı ise ayrı tuttu.
Telefonundan notlar açtı.
İlk satıra yazdı:
14 Haziran.
Altına:
Eski bina.
Sonra:
M. K.
Bir süre düşündü.
Son olarak:
Mehmet Gümüş.
Yazdı.
Bu isimleri yan yana görmek bile rahatsız ediciydi.
---
Mert ertesi gün eski dosyaların bulunduğu arşive gitti.
Saatlerce belgeleri inceledi.
Bazı kayıtlar okunamayacak kadar eskiydi.
Bazılarında isimler silinmişti.
Ama bir şey dikkatini çekti.
14 Haziran tarihli bir belgede Aras'ın babasının adı vardı.
Belgenin altında başka bir isim daha bulunuyordu.
Mehmet Gümüş.
Mert belgeyi dikkatlice inceledi.
İkisinin isimlerinin yanında saat yazıyordu.
22.40.
Mert daha önce gördüğü başka bir belgede ise olayın saatinin 23.15 olarak geçtiğini hatırladı.
Aradaki fark küçük değildi.
Bir olayın kayıtlarında neden farklı saatler vardı?
Mert fotoğrafını çekti.
Sonra belgenin devamını istedi.
Görevli başını salladı.
“Bu dosyanın bazı sayfaları kayıp.”
Mert şaşırdı.
“Nasıl yani?”
“Bilmiyorum. Eski dosya.”
Mert bir şey söylemedi.
Ama bunun artık tesadüf olduğuna inanmıyordu.
---
Akşam yeni evine döndüğünde saat dokuzu geçmişti.
Masanın üzerine belgeleri tekrar dizdi.
Bu kez Aras'ın babasının adının geçtiği bütün yerleri işaretledi.
Aynı şey tekrar tekrar karşısına çıkıyordu.
Aras'ın babası.
Mehmet.
14 Haziran.
Eski bina.
Mert sandalyesine yaslandı.
Sonra çekmeceden mezarın yanında bulduğu kâğıdı çıkardı.
Kâğıdı masaya koydu.
İMDAT
Yırtık yerde görünen:
K
Altında:
ÖLDÜRDÜM.
Mert kâğıdın fotoğrafını çekip büyüttü.
Yırtık kısmın hemen kenarında çok küçük bir mürekkep izi vardı.
Sanki kelimenin geri kalanından bir harf daha kalmıştı.
Mert görüntüyü büyüttü.
...K...
Başını ellerinin arasına aldı.
“Ne olmuş burada?”
Kendi kendine söylediği bu cümle odada yankılandı.
Sonra telefonu çaldı.
Arayan Elif'ti.
“Mert?”
“Efendim?”
“Eve yerleştin mi?”
“Evet.”
“Nasıl gidiyor?”
“İyi.”
Elif birkaç saniye sustu.
“Babam seni sordu.”
Mert'in yüzü değişti.
“Beni mi?”
“Evet.”
“Ne dedi?”
“Yeni evin nasılmış diye sordu.”
Mert sessiz kaldı.
Elif:
“Bir şey mi oldu?”
“Yok.”
“Emin misin?”
“Eminim.”
Telefon kapandıktan sonra Mert bir süre ekrana baktı.
Sonra pencereye yöneldi.
Sokağın karşısında bir adam duruyordu.
Mert perdeyi hafifçe araladı.
Adam başını kaldırdı.
Mert yüzünü seçemedi.
Bir süre sonra adam yürüyüp köşeyi döndü.
Mert perdeyi kapattı.
Kendini sakinleştirmeye çalıştı.
Belki sadece bir tesadüftü.
Belki adam gerçekten onu izlemiyordu.
Belki de son günlerde fazla şey düşünüyordu.
Masaya döndü.
Belgeleri toplamak için eğildi.
O sırada eski fotoğrafın arkasında daha önce fark etmediği küçük bir yazı gördü.
Kalemi eline aldı.
Yazıyı ışığa tuttu.
Çok silik olduğu için zor okunuyordu.
Ama birkaç kelime seçilebiliyordu:
“Eğer Mert hatırlarsa...”
Cümlenin devamı yoktu.
Fotoğrafın alt kısmı yırtılmıştı.
Mert uzun süre o cümleye baktı.
Sonra ilk kez şunu düşündü:
Belki de bütün bu olaylar geçmişte kalmamıştı.
Belki geçmiş, onun peşinden geliyordu.
Ve belki yeni evine taşınması hiçbir şeyi değiştirmemişti.
Çünkü bazı şeylerden uzaklaşmak için adres değiştirmek yetmiyordu.
Bölüm etkileşimi
