13. bölüm / 40
SON OYUNSoğuk Demir (Y)
Bölümler 40Şu an: Soğuk Demir (Y)
- 1 Giriş ve Karakterler42 kelime
- 2 KIZIL485 kelime
- 3 Av ve Avcı526 kelime
- 4 Gizli Numara771 kelime
- 5 Şüphe (K)512 kelime
- 6 İhanet608 kelime
- 7 Gerçek Rüya933 kelime
- 8 Aslan ve Sürüsü807 kelime
- 9 O İçimizde1.219 kelime
- 10 Hain (K)561 kelime
- 11 Müsait Değil.549 kelime
- 12 Kardeşin Gölgesi (S)485 kelime
- 13 Soğuk Demir (Y)423 kelime · Okuduğun bölüm
- 14 Pusu505 kelime
- 15 Bir Saniye486 kelime
- 16 Kurşun Kovanı435 kelime
- 17 Kaçan Gölge529 kelime
- 18 Kırık Yüzük (B)509 kelime
- 19 Çatlayan Güven504 kelime
- 20 Kanlı Sargı499 kelime
- 21 Son Bağ518 kelime
- 22 Cehennem319 kelime
- 23 Geri Dönüş412 kelime
- 24 Feniks Operasyonu571 kelime
- 25 Gizli Dosya538 kelime
- 26 Geç Kaldık406 kelime
- 27 Sahte Belge457 kelime
- 28 Gölgenin Sesi531 kelime
- 29 Yanmamıza Rağmen545 kelime
- 30 Flortöz Ajan525 kelime
- 31 Mezarlık463 kelime
- 32 Mezarlıktaki Yemin500 kelime
- 33 Tepsi (K)435 kelime
- 34 Komutan469 kelime
- 35 Dikiş Tutmaz397 kelime
- 36 Black Eyes278 kelime
- 37 Kırmızı Kadeh425 kelime
- 38 Karanlığın Sonu363 kelime
- 39 2070.717 kelime
- 40 TEŞEKKÜRLER511 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Yağmur'dan
Bulut’un bana baktığı anlarda içim daralıyordu.
Eskiden bunun sevgi olduğunu sanırdım. Şimdi biliyorum; bu, suçluluktu.
STX üssünün misafir katındaki odanın penceresi açıktı. Gece serinliği perdeleri hafifçe hareket ettiriyor, sokaktan gelen uzak motor sesleri sessizliği bölüyordu. Parmaklarım istemsizce nişan yüzüğümde dolaşıyordu.
Kapı açıldı.
Bulut içeri girdiğinde yüzünde yorgun ama sıcak bir gülümseme vardı.
“Uyumadın mı?” diye sordu.
“Biraz başım ağrıyor.”
Yalan söylemek artık nefes almak kadar kolaylaşmıştı.
Elindeki kahve kupasını masaya bıraktı, sonra yanıma geldi. Aramızdaki mesafe küçüldükçe kalbim hızlandı. Çünkü ben artık ona ait değildim.
“Son günlerde çok uzaklaştın,” dedi sessizce.
Cevap veremedim.
Bulut pencerenin önünde durduğum yere yaklaştı. Omuzlarıma dokunmak ister gibi elini kaldırdı. Ben refleksle geri çekildim.
Yüzündeki ifade bir anda değişti.
“Özür dilerim,” dedi hemen. “Seni rahatsız etmek istemedim.”
Boğazım düğümlendi. O kadar nazikti ki daha da kötü hissediyordum.
“Yorgunum sadece.”
“Yağmur…” Sesinde kırgınlık vardı. “Nişanlandığımızdan beri ilk kez bana böyle davranıyorsun.”
Gözlerimi kaçırdım. Çünkü gözlerinin içine baksam gerçeği anlayacaktı.
Bulut bir adım daha attı. Bu kez sadece ellerimi tutmak istedi. Parmakları benimkilere değdiği anda içimden bir ürperti geçti. Sarp’ın ellerini hatırladım.
Hemen geri çektim.
Bulut donup kaldı.
“Benden mi kaçıyorsun?”
İşte korktuğum soru buydu.
“Hayır.”
Ama sesim beni ele verdi.
Bulut derin bir nefes aldı, pencereye döndü. Omuzları çökmüştü. İlk kez onu bu kadar kırılgan görüyordum.
“Sana kötü davrandığımı düşünüyorsan söyle,” dedi. “Düzeltirim.”
Kalbim parçalandı.
Sorun Bulut değildi.
Sorun bendim.
Onu kandırıyordum. Her sabah yüzüne bakıp iyiymiş gibi davranıyordum. Her akşam yüzüğüme dokunup başka bir adamı düşünüyordum.
Bulut tekrar bana döndü.
“Bugün yüzüğüne baktım,” dedi hafifçe gülümsemeye çalışarak. “Sana gerçekten çok yakışıyor.”
Parmağımdaki metal bir anda ağırlaştı. Sanki bütün yalanlarım o yüzüğün içine dolmuştu.
“Teşekkür ederim,” diyebildim sadece.
Bulut sessizce başını salladı. Bana yaklaşmak istediğini hissediyordum ama artık cesaret edemiyordu. Aramızda görünmez bir duvar vardı ve o duvarı ben örmüştüm.
Telefonum titreşti.
Ekranda tek bir isim vardı:
Sarp.
Nefesim kesildi. Hemen telefonu ters çevirdim.
Bulut bunu fark etti.
“Kimdi?”
“Üs.”
Yalan.
Bir tane daha.
Bulut birkaç saniye bana baktı. Sonra yavaşça geri çekildi.
“Dinlen,” dedi. “Yarın konuşuruz.”
Kapıya yöneldiğinde içimde bir şey çığlık attı. Onu durdurmak istedim. Gerçeği söylemek istedim.
Yapamadım.
Kapı kapanınca odadaki sessizlik ağırlaştı. Telefonu tekrar elime aldım.
Sarp’tan gelen mesaj hâlâ ekrandaydı:
“Şahin şüphelenmeye başladı. Dikkatli ol.”
Parmaklarım titredi.
Bulut’un bana dokunmaya çalıştığı anı düşündüm. Geri çekilişimi. Yüzündeki kırgınlığı.
Ben artık iki hayat arasında sıkışmıştım.
Birinde güven vardı.
Diğerinde tutku ve suç.
Ve ben her geçen gün ikinciye biraz daha yaklaşıyordum.
Yüzüğü çıkardım. Avucumun içinde tuttum. Metal tenime soğuk geliyordu.
“Affet beni,” diye fısıldadım.
Ama bunu Bulut için mi, yoksa kendim için mi söylediğimi bilmiyordum.
Bölüm etkileşimi
