12. bölüm / 40
SON OYUNKardeşin Gölgesi (S)
Bölümler 40Şu an: Kardeşin Gölgesi (S)
- 1 Giriş ve Karakterler42 kelime
- 2 KIZIL485 kelime
- 3 Av ve Avcı526 kelime
- 4 Gizli Numara771 kelime
- 5 Şüphe (K)512 kelime
- 6 İhanet608 kelime
- 7 Gerçek Rüya933 kelime
- 8 Aslan ve Sürüsü807 kelime
- 9 O İçimizde1.219 kelime
- 10 Hain (K)561 kelime
- 11 Müsait Değil.549 kelime
- 12 Kardeşin Gölgesi (S)485 kelime · Okuduğun bölüm
- 13 Soğuk Demir (Y)423 kelime
- 14 Pusu505 kelime
- 15 Bir Saniye486 kelime
- 16 Kurşun Kovanı435 kelime
- 17 Kaçan Gölge529 kelime
- 18 Kırık Yüzük (B)509 kelime
- 19 Çatlayan Güven504 kelime
- 20 Kanlı Sargı499 kelime
- 21 Son Bağ518 kelime
- 22 Cehennem319 kelime
- 23 Geri Dönüş412 kelime
- 24 Feniks Operasyonu571 kelime
- 25 Gizli Dosya538 kelime
- 26 Geç Kaldık406 kelime
- 27 Sahte Belge457 kelime
- 28 Gölgenin Sesi531 kelime
- 29 Yanmamıza Rağmen545 kelime
- 30 Flortöz Ajan525 kelime
- 31 Mezarlık463 kelime
- 32 Mezarlıktaki Yemin500 kelime
- 33 Tepsi (K)435 kelime
- 34 Komutan469 kelime
- 35 Dikiş Tutmaz397 kelime
- 36 Black Eyes278 kelime
- 37 Kırmızı Kadeh425 kelime
- 38 Karanlığın Sonu363 kelime
- 39 2070.717 kelime
- 40 TEŞEKKÜRLER511 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sarp Koral'dan
İnsanın ailem dediği kişi hain çıkabilir miydi?
Bu soruyu yıllardır kendime sordum. Sonunda cevabını buldum: Evet. Çünkü bazen ihanet bir gecede doğmaz. Yıllarca biriken gölgelerin içinde büyür.
Ben hep Aras’ın gölgesiydim.
Çocukken de öyleydi. Babam onun omzuna gururla vururdu, benimkine sessizce bakardı. Görevlerde en öne o geçerdi, tebrikleri o alırdı, hatalar görünmez olurdu. Ben ne yaparsam yapayım ikinci sırada kalırdım.
STX üssünün koridorlarında yürürken insanlar “Aras geliyor” diye toparlanırdı. Ben geçtiğimde sadece başlarını çevirirlerdi.
Başta bunun geçeceğini sandım.
Geçmedi.
İçimde büyüdü.
O gece limandaydım. Herkes Saka’yı ararken ben denize bakıyordum. Dalgaların sesi, içimdeki karanlığı bastırmaya yetmiyordu. Çünkü Saka’nın kaçırıldığını benden başka bilen tek kişi vardı.
Yağmur Doğan.
Onu uzaktan gördüğüm an yüzümde istemsiz bir gülümseme belirdi. Karanlığın içinden yürüyordu; sakin, kontrollü ve kusursuz. Rollerini o kadar iyi oynardı ki Bulut bile gerçeği asla göremezdi.
Bulut…
O adam kötü biri değildi. Belki de sorun buydu.
Yağmur yanıma geldiğinde gözlerindeki yorgunluğu fark ettim.
“Kimse şüphelenmedi,” dedi.
Sesi her zamanki kadar sakindi ama ben onu tanıyordum. Parmakları hafifçe titriyordu.
“Şahin?” diye sordum.
“Henüz değil.”
Henüz.
Bu kelime ikimizin de korkusuydu.
Yağmur başını omzuma yasladı. O an dünyadaki bütün sesler sustu. Onun yanında olduğumda ilk kez görünür hissediyordum. Parmaklarımız birbirine dolandı; sanki yıllardır sakladığımız tek gerçek buydu.
“Bulut bana bugün yüzüğe ne kadar yakıştığını söyledi,” dedi kısık bir sesle.
İçimde sert bir şey kırıldı.
“Peki sen ne dedin?”
“Gülümsedim.”
İşte Yağmur’un en büyük silahı buydu. İnsanları bir gülümsemeyle kandırabilirdi.
“O seni seviyor,” dedim.
“Ben seni seviyorum.”
Bu cümleyi her duyduğumda içimdeki bütün savaş duruyordu. Yağmur benim zayıflığımdı. Belki de tek gerçeğim.
“Saka konuşursa her şey biter,” dedim.
“Konuşamayacak.”
Gözlerine baktım. O an ne kadar ileri gidebileceğini gördüm ve ürperdim. Saka’yı gerçekten o kaçırmıştı. Planı hazırlayan oydu. Güvenlik kayıtlarını silen oydu. Ben ise sadece kapıları açmıştım.
Suçun yarısı bile insanın omuzlarını ezmeye yetiyormuş.
“Aras bunu öğrenirse…” dedim.
Yağmur başını kaldırdı.
“Aras her zaman kazanamaz.”
İşte beni ona bağlayan şey buydu. O, Aras’ın yenilebileceğine inanıyordu. Ben yıllarca inanamadım.
Telefonum titredi. Şahin’den mesaj vardı.
“Limanda ne işin vardı?”
Kalbim bir an durdu.
Mesajı Yağmur’a gösterdim. Yüzündeki sakinlik ilk kez çatladı.
“Bizi izliyor olabilir.”
“Hayır,” dedim hızlıca. “Şahin sadece şüpheleniyor.”
Ama içimde kötü bir his vardı. Şahin aptal değildi. Aras kadar güçlü olmayabilirdi ama ayrıntıları görürdü.
Yağmur geri çekildi. Yüzündeki bütün duyguları birkaç saniyede sakladı. İşte bu yüzden kimse ondan şüphelenmezdi.
“Bulut’un yanına dönmeliyim,” dedi.
Bu cümleden nefret ediyordum.
Gitmek için döndüğünde bileğinden tuttum. Bana baktı; gözlerinde hem korku hem de özlem vardı.
“Bir gün her şeyi bırakıp gider miyiz?” diye sordum.
Sessiz kaldı.
Cevabı biliyordum.
Gidemeyiz.
Çünkü biz artık sadece âşık değildik. Biz aynı suçun iki ortağıydık.
Yağmur karanlık koridora doğru yürüdü. Son anda dönüp bana baktı.
“Kendini koru, Koral.”
Ardından kayboldu.
Ben limanda tek başıma kaldım. Dalgalar iskeleye vuruyordu. O an ilk kez şunu düşündüm:
Belki de Aras’ı öldürmek istemiyordum.
Belki sadece onun yerinde olmak istiyordum.
Ama bazı arzular insanı kardeşinden bile uzaklaştırır.
Ve ben çoktan o çizgiyi geçmiştim.
Bölüm etkileşimi
