SON OYUN kitap kapağı

9. bölüm / 40

SON OYUN

O İçimizde

Vaveyla Yazarı: 𝓩𝔂𝓸𝓻𝓪 .

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 40Şu an: O İçimizde

İnsanın “ailem” dediği kişi hain çıkabilir miydi?

En değer verdiklerini bir hiçe sayacak kadar gözü dönebilir miydi?

Bu sorular limandan döndüğümüz andan beri zihnimi kemiriyordu. Elimde tuttuğum fotoğrafın kenarları terleyen parmaklarımın arasında kıvrılmıştı.

Hastane yatağında baygın yatıyordum. Gözlerim kapalı, yüzüm solgundu. Fotoğraf öyle bir açıdan çekilmişti ki odanın içindeki monitör bile net görünüyordu.

Bu fotoğrafı dışarıdan biri çekemezdi.

O odada olan biri çekmişti.

Yani… içimizden biri.

Arabanın arka koltuğunda sessizce oturuyordum. Limandan hastaneye dönerken kimse konuşmuyordu. Motorun uğultusu ve yağmurun cama vuran sesi dışında hiçbir şey yoktu.

Sarp direksiyonu öyle sıkıyordu ki parmak eklemleri beyazlamıştı. Dark omzundaki kanayan sıyrığı umursamadan pencereye bakıyordu. Şahin ise başını öne eğmişti; Saka’nın kaybolduğu haberinden sonra sanki ruhu bedeninden çekilmişti.

Hastaneye vardığımızda koridor olağanüstü bir hareketlilik içindeydi. Güvenlikler koşturuyor, hemşireler birbirine bir şeyler söylüyor, doktorlar telaşla yoğun bakım katına girip çıkıyordu.

Ben doğrudan danışmaya yürüdüm.

“Yoğun bakım kameraları?”

Görevli kadın tereddüt etti. “İnceleniyor.”

“Bana şimdi gösterin.”

Sesimdeki sertlik onu irkiltti. Birkaç dakika sonra güvenlik odasındaydık. Ekranlarda koridor görüntüleri akıyordu. Saatler geri sarıldı.

14.07.
Bir hemşire odaya giriyor.

14.11.
Bir doktor ve hemşire çıkıyor.

14.13.
Kamera birkaç dakikalığına kararıyor.

14.17.
Görüntü geri geliyor ama yatak boş.

Saka yoktu.

Sarp küfretti. Dark ekranın yanına eğildi. “Bu kesinti doğal değil.”

Görevli başını salladı. “Sistem dışarıdan müdahale almış.”

“Dışarıdan değil,” dedim. “İçeriden.”

O an odadaki herkes sustu. Çünkü hepimiz aynı şeyi düşünmüştük.

Saka’nın kaçırılması planlıydı.

Ve bu planı biri içeriden kolaylaştırmıştı.

Üsse döndüğümüzde hava kararmaya başlamıştı. Yağmur durmuştu ama toprağın ıslak kokusu avluya sinmişti. Kimse yemek yemedi. Kimse odasına çekilmedi. Büyük toplantı salonunda toplandık.

Masaya fotoğrafı bıraktım.

“Bu fotoğraf hastanede aramızdan biri tarafından çekilmiş.”

Herkes tek tek fotoğrafa baktı. Bulut kaşlarını çattı. Yağmur’un yüzü gerildi. Maral dudaklarını ısırdı. Kübra şaşkınlıkla bana baktı. Murathan ve Kerem sessizce sandalyeye yaslandı. İncila nefesini tuttu. İstira fotoğrafı eline alıp inceledi onunda hali hal değildi çünkü Saka onun kardeşiydi.

“Odaya kimler girdi?” diye sordum.

Sarp hemen cevap verdi. “Hepimiz.”

Haklıydı.

Ben baygınken herkes ziyarete gelmişti. Sarp, Dark, Şahin, Bulut, Yağmur, Maral, İstira, Kerem, İncila, Kübra, Murathan… Hatta başkan bile uğramıştı.

Yani o fotoğrafı herkes çekmiş olabilirdi.

Kanıt yoktu.

Şahin masaya yumruğunu vurdu. “İÇİMİZDEN BİRİ SAKA'YI SATTI!”

Sesi çatladı ve alçaldı.

“Bir haftadır onun başında bekledim. Bir dakika bile yalnız bırakmadım. Nasıl oldu da götürdüler?”

Kimse cevap veremedi.

Bulut sessizliği bozan ilk kişiydi.

"Aras… biz o gün hastaneye ne zaman geldik, hatırlıyor musun?”

Yağmur hemen araya girdi. “Ben… ben Saka’nın odasından hiç ayrılmadım. Hemşireyle tartıştım, sonra Bulut geldi.”

Sarp gözlerini kıstı. “Hepiniz aynı anda mı oradaydınız?”

Bulut başını salladı. “Hayır. Ben koridordaydım. Yağmur içerideydi. Saka’nın başında nöbet tutuyorduk.”

“Peki sonra?” diye sordum.

Yağmur yutkundu. “Bir ara… hemşireler yoğunlaştı. Yoğun bakımda sorun çıktı ve… herkes dağıldı.”

Bulut devam etti. “O sırada ben su almaya indim. Beş dakika bile sürmedi.”

Sarp hemen acı ile gülümseyerek söze atıldı. “Beş dakika mı? Saka o az süre dediğin beş dakikada kayboldu!”

Bulut sertleşti. “Beni mi suçluyorsun?”

“Şu an herkesi suçluyorum!”

Dark araya girdi. “Sakin olun. Zaman çizelgesini netleştirmemiz lazım.”

Ben Bulut’a baktım. “Su almaya indiğin yer neresi?”

“Alt kattaki otomat.”

“Güvenlik kamerası var mıydı?”

Bulut duraksadı. “Olması lazım.”

Yağmur bir anda başını kaldırdı. “Ben de o sırada hemşireyle koridorun sonunda tartışıyordum. Birisi Saka’nın serumunu kontrol ettiğini söylemişti… ama ben görmedim.”

Sarp dişlerini sıktı. “Yani ikiniz de aynı anda yoktunuz.”

Sessizlik çöktü.

Sarp sinirle kahkaha atmaya başladı.

"O haine yemin ediyorum ki onu bulduğumda bana ölmek için yalvaracak, onu ölmekten beter edicem!"

Dark sakin ama buz gibi bir sesle konuştu. “Panik yaparsak hain kazanır.”

“SAKİN Mİ OLAYIM?” diye bağırdı Şahin. “Saka şu an kim bilir nerede!”

Bir an için birbirlerine girecek sandım. Araya girdim.

“Yeter.Bağırıp çağırmanız onu geri getirmeyecek”

Herkes sustu.

Fotoğrafı elime aldım. Arkasındaki yazıyı tekrar okudum:

“Seni sandığından daha yakından izliyorum, Aslan.”

Bu sadece tehdit değildi. Güç gösterisiydi.

Kızıl bize dokunabileceğini göstermişti.

Toplantı dağıldıktan sonra odamda yalnız kaldım. Fotoğrafı masaya koyup uzun uzun düşündüm. Hastanede odamı ziyaret eden herkesin yüzünü tek tek zihnimde canlandırdım.

Sarp’ın korkusunu…
Dark’ın sessizliğini…
Bulut’un zoraki gülümsemesini…
Yağmur’un dolu gözlerini…
Şahin’in bitkinliğini…
Veya Diğerleri...

Hangisi yalandı?

Kapı çalındı. Sarp içeri girdi. Elinde iki kahve vardı. Birini masaya bıraktı.

“Uyumayacaksın, değil mi?”

Başımı iki yana salladım.

“Sen?”

Acı acı güldü. “Saka bulunmadan uyuyamam.”

Bir süre sessizce oturduk. Sonra alçak sesle sordu:

“Gerçekten içimizden biri olduğuna inanıyor musun?”

“Emin değilim.”

“Ben inanamıyorum.”

“Ben de inanmak istemiyorum.”

Sarp kahvesinden bir yudum aldı.
“Çocukluğumuzdan beri aynı sofraya oturduğumuz insanlar bunlar, Aras.”

“İhanet zaten en yakınından gelir kardeşim.”

Sözüm odada asılı kaldı.

Tam o sırada bilgisayarımın ekranı kendiliğinden açıldı. İkimiz de irkildik.

Ekranda siyah bir pencere belirdi. Tek satır yazı vardı:

“Haini aramayı bırakın.”

Sarp ayağa fırladı. “Anasını satayım kim bağlandı lan buna?”

Klavye kendi kendine yazmaya devam etti.

“Bir sonraki kaybınız geri döndürülemez olacak.”

Son satır belirdiğinde ekran bir anda karardı.

Hemen sistem kayıtlarını açtım. Bağlantı birkaç saniye sürmüş, sonra silinmişti. IP adresi yoktu. İz bırakılmamıştı.

Çok profesyoneldi.

Bu sıradan biri değildi.

Sarp pencereye yürüdü. “Lan kim bizi izliyor kimmm!.”

Ben cevap veremedim çünkü tam o anda telefonum titredi.

Mesaj gönderen yine bilinmeyen numaraydı.

Numaralar tek kullanımlıktı hiç birinden geri dönüş alamıyordum.

Ekranı açtım.
Tek bir fotoğraf vardı.
Saka.

Elleri bağlıydı. Bilinci kapalı görünüyordu. Arka planda paslı demir duvarlar seçiliyordu.

Fotoğrafın altında tek cümle yazıyordu:

“24 saatin var, Aslan.”

Sarp telefonu elimden çekip aldı. Yüzü bembeyaz oldu.

“Bu yeni çekilmiş.”

Göğsümdeki yara yeniden sızladı.

24 saat.

Ya Saka’yı bulacaktık…

Ya da onu sonsuza kadar kaybedecektik.

Tam o sırada koridordan hızlı adım sesleri duyuldu.

Kapı sertçe açıldı. İçeri nefes nefese olan Kerem girdi.

“Aras… güvenlik odasına hemen gelmeniz gerekiyor.”

Sarp kaşlarını çattı. “Ne oldu?”

Kerem yutkundu. “Bir görüntü var.”

İkimiz de aynı anda ayağa kalktık. Göğsümdeki yara sızladı ama durmadım. Koridor boyunca hızlı adımlarla analiz odasına yürüdük. İçeri girdiğimizde Dark çoktan ekranın karşısında durmuştu.

Dark ve Kerem analizde uzmanlardı o yüzden kamera araştırma görevini onlara vermiştim.

Ekranda hastanenin arka çıkış kamerası vardı. Tarih bugündü.
Saat 14 :25'i gösteriyordu.

Görüntüde siyah kapüşonlu biri sedye itiyordu. Sedyenin üzerindeki kişinin yüzü görünmüyordu ama sağ elindeki satürn dövmesi net seçiliyordu.

Bu Saka'dan başkası değildi.

Şahin’in nefesi kesildi. “Hayır…”

Görüntü devam etti. Kapüşonlu kişi arka kapıya ulaştı. Tam dışarı çıkarken başını hafifçe çevirdi. Yüzü hâlâ gölgede kalıyordu.

Sonra biri kapıyı içeriden açtı.

Kamera açısı dar olduğu için yalnızca kolu ve elini görebiliyorduk. O elde STX üyelerine verilen özel çelik bileklik vardı.

(Medya Fotoğrafı)
O bileklik bizden başka kimsede yoktu.

Odaya ağır bir sessizlik çöktü.

Şahin ekrana doğru yürüdü. “Yakınlaştırın.”

Dark görüntüyü durdurup büyüttü. El netleşti ama siyah eldiven olduğu için kız mı erkek mi anlaşılamıyordu.

Ve yüzü hâlâ görünmüyordu.

Sarp dişlerini sıktı. “İçimizden biri…”

Şahin yumruğunu masaya vurdu. “Kim olduğunu bulacağım ve kendi ellerimle diri diri gömücem”

Ben hiçbir şey söylemedim. Çünkü ekranda başka bir detay dikkatimi çekmişti. Kapüşonlu kişi dışarı çıkmadan hemen önce kameraya doğru çok kısa bir hareket yapmıştı.

İki parmağını şakağına götürüp selam verir gibi dokundurmuştu.

O hareketi tanıyordum.

Ormanda Sahra’nın bana bakarken yaptığı hareketin aynısıydı.

Göğsüm buz kesti.

Şahin bana döndü. “Ne oldu?”

Gözlerimi ekrandan ayırmadan fısıldadım:

“Sahra bizimle oynuyor.”

Tam o anda güvenlik odasının ışıkları bir saniyeliğine gidip geldi. Monitörler cızırdadı. Ekran tekrar açıldığında görüntü silinmişti.

Kayıt dosyası tamamen yok olmuştu.

Dark hızla klavyeye sarıldı. “İmkânsız… biri sisteme şu an müdahale etti!”

Şahin öfkeyle bağırdı. “LAN KİM YAPIYORSA DURDURUN ŞUNU!”

Sadece odanın köşesindeki güvenlik kamerasının kırmızı ışığı yanıp sönüyordu.

Ve o an ilk kez gerçekten hissettim:

Hain bizi yalnızca izlemiyordu.
Nefes alışlarımızı bile duyacak kadar yakınımızdaydı.

Dibimizdeydi... o içimizdeydi.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

88okunma 31beğeni 4yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 144

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıkaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikapsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18