15. bölüm / 40
SON OYUNBir Saniye
Bölümler 40Şu an: Bir Saniye
- 1 Giriş ve Karakterler42 kelime
- 2 KIZIL485 kelime
- 3 Av ve Avcı526 kelime
- 4 Gizli Numara771 kelime
- 5 Şüphe (K)512 kelime
- 6 İhanet608 kelime
- 7 Gerçek Rüya933 kelime
- 8 Aslan ve Sürüsü807 kelime
- 9 O İçimizde1.219 kelime
- 10 Hain (K)561 kelime
- 11 Müsait Değil.549 kelime
- 12 Kardeşin Gölgesi (S)485 kelime
- 13 Soğuk Demir (Y)423 kelime
- 14 Pusu505 kelime
- 15 Bir Saniye486 kelime · Okuduğun bölüm
- 16 Kurşun Kovanı435 kelime
- 17 Kaçan Gölge529 kelime
- 18 Kırık Yüzük (B)509 kelime
- 19 Çatlayan Güven504 kelime
- 20 Kanlı Sargı499 kelime
- 21 Son Bağ518 kelime
- 22 Cehennem319 kelime
- 23 Geri Dönüş412 kelime
- 24 Feniks Operasyonu571 kelime
- 25 Gizli Dosya538 kelime
- 26 Geç Kaldık406 kelime
- 27 Sahte Belge457 kelime
- 28 Gölgenin Sesi531 kelime
- 29 Yanmamıza Rağmen545 kelime
- 30 Flortöz Ajan525 kelime
- 31 Mezarlık463 kelime
- 32 Mezarlıktaki Yemin500 kelime
- 33 Tepsi (K)435 kelime
- 34 Komutan469 kelime
- 35 Dikiş Tutmaz397 kelime
- 36 Black Eyes278 kelime
- 37 Kırmızı Kadeh425 kelime
- 38 Karanlığın Sonu363 kelime
- 39 2070.717 kelime
- 40 TEŞEKKÜRLER511 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Işıklar söndüğü anda dünya yok oldu.
Bir saniye önce önümde duran yüzler kayboldu. Limanı yutan karanlık o kadar yoğundu ki kendi nefesimi bile görebilecekmişim gibi hissettim.
Sonra ilk silah sesi patladı.
BANG!
Refleksle yere çöktüm. Kurşun başımın üstünden geçip metal konteynere çarptı.
“Kapağa girin!” diye bağırdı Şahin.
Etraf bir anda cehenneme döndü. Mermiler havayı yarıyor, kıvılcımlar saçılıyor, bağrışmalar deniz sesine karışıyordu. Omzumla Bulut’a çarptım.
“Aras!” dedi sertçe ama titrediğinin oda farkında değildi. “Sol taraf!”
Silahımı karanlığa doğrultup iki el ateş ettim. Bir gölge yere düştü ama diğerleri hareket etmeye devam ediyordu.
Telsiz cızırdadı.
“Doğu hattı düştü!”
“Geri çekilin!”
Kimin konuştuğunu anlayamadım.
Kalbim deli gibi atıyordu ama zihnim tek bir şeyi arıyordu.
Sarp.
Kardeşimi.
Hayır…
Haini.
Dişlerimi sıktım. O kelimeyi düşünmek bile canımı yakıyordu.
Bir projektör kısa süreliğine yanıp söndü. O an onları gördüm.
Sahra birkaç metre ilerideydi. Yağmur onun yanında duruyordu. Sarp ise ikisinin önünde, silahını bize doğrultmuştu.
Göz göze geldik.
Zaman durdu.
Tetiğe bastım.
Aynı anda o da bastı.
İkimiz de son anda yana savrulduk. Kurşunlar boşluğu delip geçti.
“Aras, geri!” diye bağırdı Şahin.
Duvarın arkasına siper aldım. Nefesim düzensizdi.
Gerçekten bana ateş etti.
İçimde bir şey sessizce kırıldı.
Bulut yanımıza kaydı. Yüzü bembeyazdı.
“Yağmur…” dedi boğuk bir sesle. “Neden?”
Cevap veremedim. Çünkü ben de aynı soruyu düşünüyordum.
Şahin hızlıca şarjör değiştirdi.
“Çıkış hattını açmamız lazım. Burada kalırsak biteriz.”
Başımı salladım.
Tam o sırada karanlığın içinden Sahra’nın sesi yükseldi.
“Teslim olun.”
Sesi sakin, neredeyse yumuşaktı.
“Bugün ölmenizi istemiyorum.”
“Ne kadar düşüncelisin,” diye tısladı Şahin.
Yağmur devam etti:
“Silahlarınızı bırakın, kimse zarar görmeyecek.”
Bulut öfkeyle ayağa kalkacak gibi oldu.
“Yalancı!”
Onu kolundan tutup aşağı çektim.
“Deli misin?”
Bulut gözlerimin içine baktı.
“O beni kandırdı, Aras.”
İşte ilk kez gerçekten yıkıldığını gördüm.
Bir adamın sevdiği kadının düşman tarafında durduğunu görmesi…
Bu kurşundan daha ağırdı.
Karanlığın içinden ayak sesleri geldi. Sarp yaklaşmıştı.
“Aras,” dedi.
Sesindeki sakinlik beni daha çok öfkelendirdi.
“Sus.”
“Konuşmamız lazım.”
“Sen benimle konuşma hakkını kaybettin.”
Kısa bir sessizlik oldu.
Sonra alçak sesle şunu söyledi:
“Ben hiçbir zaman senin kadar değerli olmadım.”
Göğsüm sıkıştı.
Çocukluğumuz gözlerimin önünden geçti. Aynı odada uyuduğumuz geceler, birlikte koştuğumuz sokaklar, ilk görevimiz…
Hepsi bir anda uzaklaştı.
“Bu yüzden mi?” dedim. “Bizi sattın?”
“Beni önce siz sattınız.”
Sözleri bıçak gibiydi.
Şahin dişlerini sıktı.
“Aras, şimdi duygusal hesaplaşmanın zamanı değil.”
Haklıydı.
Ama ben kardeşimin sesini duydukça savaşmayı unutuyordum.
Bir anda sağ taraftan flaş bombası düştü.
Gözlerim beyaza boğuldu.
Kulaklarım çınladı.
Bulut’un bağırışını duydum.
Şahin’in ateş ettiğini duydum.
Ve ardından bir kadın çığlığı.
Yağmur.
Görüşüm bulanık halde ayağa kalktım. Sis dağılırken Yağmur’un yere düştüğünü gördüm. Omzundan kan sızıyordu.
Bulut hiç düşünmeden ona doğru koştu.
“Dur!” diye bağırdım.
Geç kalmıştım.
Sarp karanlıktan çıkıp Bulut’un önüne geçti. Silahını doğrulttu.
İkisi birkaç metre mesafede durdu.
Bulut’un sesi titriyordu.
“Çekil önümden.”
Sarp’ın yüzü taş gibiydi.
“Bir adım daha atarsan vururum.”
Bulut geri çekilmedi.
O an her şey yeniden yavaşladı.
Parmağım tetikteydi.
Sarp’ın parmağı da tetikteydi.
Aramızda sadece birkaç saniye vardı.
Ve ben yine kardeşimi vurmak zorunda kalabileceğimi hissettim.
Bölüm etkileşimi
