10. bölüm · KUSURSUZLARIN OKULU
9. Bölüm
"Yok bu böyle olmayacak bir şey yapmazsa daha fazla üzerimize gelecekler"
Diye isyanımı dile getirdim Eylül ve derin yarım saattir susmuş sadece beni dinliyorlardı.
"Ya bir şey söyleyin artık Kendi kendime konuşmaktan yoruldum"
"Ne diyebiliriz ki görüyorsun işte olanları"
"Her yerde karşımda nereye gitsem hep orada benden ne istiyor bu çocuk anlamadım ki"
"Ben de nereye gitsem Miran hep orada her zaman kütüphanede tam karşımda oturuyor bilerek"
"Neydi o diğer çocuğun ismi Atlas mıydı neydi o seni rahatsız ediyor mu eylül"
"Ya bir şey söyleyeceğim inanmazsınız ama o diğerleri gibi değil biraz daha farklı"
"Nasıl yani?"
"Bana sürekli diyor ki benden uzak dur diğerlerinden de uzak dur canım yanar işte ne bileyim diğerleri de bizden uzak dursun gibisinden şeyler"
"Yalan eminim o da diğerleri gibi"
"Bilmiyorum ama bana söylediği tek şey bu yani bugüne kadar beni rahatsız edecek tek bir davranışta bulunmadı dolaptaki defter kitaplarımı da o ıslatmamıştır eminim"
"Kötü olan şey şu ki bunlar okulun sahibi ve bunlar bize kötü davrandıkça okuldaki diğer herkes onlar gibi davranacak"
"Peki ne yapacağız?"
Diye endişe ile sordu Derin hepsi benden bir cevap bekliyor ben de ne yapacağımızı bilmiyorum ki ama bir şey yapmak zorundayız bu böyle devam etmez.
"Bakın şöyle yapacağız görmezden geleceğiz her yere beraber gideceğiz ne yaparlarsa susmaya çalışacağız"
"Bunu söyleyen sen misin gerçekten"
Diye gülüyor Eylül biliyorum benim için aşırı zor bir şey ama bunu yapmak zorundayız yoksa bursumuz iptal olabilir bize okuldan bile atabilirler.
"Bu okulda okumaya devam etmek istiyorsak mecburuz belki biz bir şey yapmadığımız sürece ya da artık boyun eğdiğimiz sürece boyun eğmeyeceğiz de tabii ki de yani sessiz kaldığımız sürece onlar da sakinleş ir bizi görmezden gelirler"
"İnşallah dediğin gibi olur"
Plan basitti kimseye bulaşmadan devam etmeye çalışacaktık.
Yazarın ağzında....
3 genç son günlerde aşırı bir şekilde eğleniyorlardı bu yeni gelen kızlar üçünün de hoşuna gitmişti. Miran ve kuzey her ne kadar eğleniyor olsa da Atlas bu durumdan hiç memnun değildi.
"Bakın bir kere daha söylüyorum onlar kız onlarla uğraşmamamız gerek"
"Yine başlama Atlas hem görüyorsun ki onların da boyun eğecek gibi bir durumları yok"
Diye atlası tersliyor miran.
"Miran haklı Atlas hem daha hiçbir şey yapmadık"
Kuzeyin aklında çok başka planlar var. Uzun zamandan sonra ilk defa bir kız ilgisini çekmişti lina'nın o boyun eğmeyen hali her zaman cevap veren tavrı güçlü duruşu sinirli halleri onun hoşuna gitmişti.
"Ee neler yaptınız bakalım anlatın da biraz gülelim"
"Bana verdiğiniz bu kız çok sıkıcı ya sürekli kütüphanede kütüphanede ben bu kıza ne yapabilirim ki en fazla defterini kitabını alırım"
Pişkin pişkin sırıtıyor Kuzey en çok eğlenen kendisi çünkü lina'nın ona cevap vermesi sinirli halleri çok hoşuna gidiyor.
"Sen Atlas A pardon sen hiçbir şey yapmazsın öyle mal gibi bakarsın anca"
"Tabii ki de bir şey yapmadım ben uzak duracağım size daha önce de söylemiştim"
"Onu boş ver sen ne yaptın Kuzey"
"Şu kadarını söyleyeyim varlığın bile o kızıl kafaya yetiyor görecektiniz sinirden resmen deliye dönüyor"
"Vay be bayağı eğleniyorsun demek"
"Çok hem de"
Onların bu konuşması yaklaşmakta olan fırtınanın bir habercisiydi.
LİNA DAN DEVAM...
Ertesi sabah okula gittiğimizde tuhaf bakışları elbette ki üzerimizde hissettik o üçlü artık okuldaki diğer öğrencilere değil de sadece bize odaklanmıştı bu da onların hoşuna gitmişti tabii onların üzerindeki yük kalkınca hepsi birden üzerimize Akın etti.
Biz tabii plana sadık kalarak hiçbir zaman ayrılmadık her yere beraber gidiyorduk tuvalete dahil.
Bu halimiz ilk başta onları biraz şaşırttı ama bir şey yapmadılar sadece rahatsız edici bakışlar öyle yeterdi ya bizi tedirgin etmeye.
Sürekli yan yana takılıyorduk hiçbir şekilde ayrılmıyorduk kimseyle konuşmuyor kimseyle iletişim kurmuyorduk bu onların zoruna gitmişti tabii planda bu yoktu sürekli yan yana olduğumuz için bize bir şey yapamıyorlardı.
Birkaç gün böyle geçti tam bizden sıkıldıklarını düşünüyordum ki ne kadar yanıldığımı anlamışım.
Derin ve eylül tepsinin üzerindeki çayları getirmemi bekliyorlardı ben tam önlerinden geçerken Kuzey ayağını önüme attı bana çelme taktı resmen kabak gibi yere yapıştım.
Tabii o anda kahkahalar birbiri ardına yükseldi kafeteryada kim varsa hepsi gülüyordu onlar da dahil.
Buraya kadar sabrımı taşıran son damlaydı bu. Eylül ve derin yanıma geldiğinde çoktan ben ayağa kalkmıştım.
"Bu kadar basit hareketler sana yakışmıyor ama"
"Öyle mi"
Diye pişkin pişkin sırıtıyordu bir de.
"Elinden geleni ardına koyma ne istiyorsan onu yap ama bundan sonra sana boyun eğmeyeceğim buraya kadarmış"
"Bence bana boyun eğmeyi öğreneceksin sen ve diğerleri"
"Sen öyle san bu saatten sonra ne yaparsan yap ama ben de iki katını yapacağım"
"Ohooohoo duydunuz mu bana karşı gelebilecek biri"
O kadar sinir oldum ki masada duran çilekli milkshake bardağını elime aldım ve hiç düşünmeden onun üzerine boca ettim.
Gözlerinin rengi bir anda değişti oldukça sinirlenmişti öfke ile ayağa kalktı.
Orada duran herkes ama herkes şaşkınlıkla bize bakıyordu Atlas ve Miran da dahil. Kimse bunu beklemiyordu ama ben yaparım iki katını da yaparım.
"Sen ne yaptığının farkında değilsin bugüne kadar sana iyi bile davrandım bu saatten sonra yapacaklarımdan kork tamam mı"
"Elinden geleni ardına koyma tamam mı sen korkak basit ucuz bir insansın tek yaptığın şey babanın parasıyla hava atmak bu da ancak sana ve senin gibilerine yakışır."
Gözlerindeki öfkeyi görebiliyordum belki de bugüne kadar ilk defa ona baş kaldıran birine denk geldiği için bu kadar öfkelenmiştir bir şey demesine fırsat vermeden kafeteryadan çıktım Eylül ve Derin de arkandaydı.
"Lina sen ne yaptın. Hani hiç sesimizi çıkarmayacaktık"
"Benden buraya kadar iyi bile dayandım ne yapıyorsalar yapsınlar umurumda değil ben de her türlü şekilde cevap vereceğim"
"Yapma lina lütfen"
"Bana yapma demeyin artık ben sabrettim ama bir yere kadar bundan sonrasını onlara düşünsün"
Gerçekten bundan sonrasını onlar düşünsün benim umurumda değil ne kadar sabrettiysem de işe yaramadı belliydi zaten onların durmayacağı hodri meydan o zaman.
