31. bölüm · KUSURSUZLARIN OKULU
30. Bölüm
DERİN İN AĞZINDAN...
aileme miran ın aslında nasıl biri olduğunu imkanı yok söyleyemem. Hele ki babama asla diyemem. Şuna bak bir de tam karşımda oturumuş annem ve babamla sohbet ediyor gıcık şey ne olacak.
Bizimkiler de onu iyi aile çocuğu sanıyor gerçekten bu kadar bir birine uyan yalanları nasıl söyleyebiliyor anlamıyorum.
Ben sinirden titriyordum resmen bütün tatilim bunun yüzünden bozulmasa bari.
"Derin arkadaşının ödevine yardım et bakalım boşuna gelmedi ya bu kadar yolu"
Babamın yüksek sesle söylediği sözlerden sonra kendime geldim.
"Tabii babacım gel canım arkadaşım"
"Geliyorum benim canım arkadaşım"
Dişlerimi gıcırdata gıcırdata götürdüm odaya kapıyı kapattım annem de akşam yemeği hazırlıyor bizim için garibim buna su bile verilmez de neyse.
"Sizin burda ne işiniz var?"
"Kuzey söyledi ya tatil için geldik o sırada ödevi de halledeilm dedik"
"Aynen aynen kesin öyledir"
"Of ister inan ister inanma sana bir şey kanıtlamak zorunda değilim"
"Ödev bittikten sonra defolup gidiyorsun bir daha da karşıma çıkmıyorsun"
"Meraklındım ayrıca ailen beni çok sevdi tekrar görmek isticeklerdir"
"Gerçekte nasıl biri olduğunu bilseler de severler mi acaba"
"Sanırım bunu asla öğrenemicez"
"Senin ilgilenicek vakit geçirecek kızların yok mu onlarla takılsana"
"Ah onlar mı sanırım bu aralar sadece seni düşünmekten onlar bile gelmiyor aklıma"
Ne demek şimdi bu? Bu çocuk resmen benimle dalga geçiyor şaka gibi ya.
"Saçma sapan konuşma ödeve başla bir an önce sonra da git"
"Aman evini de odanı da yedik sanki bitireyim ödevi giderim herhalde meraklı değilim senin o suratına"
"Meraklı değilsen ta İstanbul'dan kalkıp niye buraya geldin o zaman?"
"Allah'ım sen beyin fakiri falan mısın anlattım ya kaç defa"
Daha fazla bununla uğraşıp vakit harcayacağım aldım bir an önce ödeve başlaması için ısrar etmeye başladım O da çok fazla sinirlendirmeden ödeve başladı. Kendini oyalaya oyalayan nihayet bitirdi ödevi 2 saatten fazla sürdü elimde kalacak haberi yok.
Ödev bittiğinde eşyalarını toparlaması için yardım ettim Bir an önce gitsin diye.
"Seninle ne meraklıymışsın beni evden kovmaya"
"Kovmuyorum sadece bir an önce git"
"Tamam gidiyorum ya"
Dış kapıya kadar arkasından gittim gittiğinden emin olmak için. Tam kapıdan çıkıyordu ki annemle babam aynı anda beliriverdi şansa bak yemin ediyorum delireceğim.
"Evladım da bu saatte nereye gidiyorsun daha yemek yiyeceğiz birlikte"
Miran Bir şey demeden hemen araya girdim.
"Yok anneciğim Yok onun gitmesi gerekiyor geç oldu zaten değil mi miran"
"E- evet ben gideyim artık "
Babam gitmesine tabii ki de izin vermedi açık olan dış kapıyı kapatıp miran'ı içeriye götürdü bizimkilerin bu misafirperverliği beni delirtecek.
"Otur evladım ben evime gelen misafirim yemek yemeden bırakmam hayatta izin vermem gitmene"
Onun da canına minnet zaten kalmak için elinden geleni yaptı of çıldıracağım ya.
Ben annemle masayı hazırlarken Miran da babamın eski polis memuru olduğunu öğrendiği için ona birkaç soru soruyordu resmen adamın polisi hayatını en ince ayrıntısına kadar kaleme alıyordu bu kadar meraklı olduğunu bilmiyordum.
Bu gece çok uzun olacak sofrayı hazırlarken bir yandan da kızlara mesaj atıyordum birkaç saate lina'ların evinden kuzenin cesedi ve kolları kelepçeli düğüne çıkarsa şaşırmam.
Kendi kendime güldüğümü gören annem oyalanma da o yemekleri getir dedi ben de daha fazla oyalanmadan mutfağa gittim. Ve nihayet yemek hazırdı babam bile bu çocuğu benim yanıma oturttu.
Neymiş efendim biz çok iyi arkadaşmışız bir de yalan söylemiş babama utanmadan.
"Levent amca derin harika bir sıra arkadaşı gerçekten ama kendisinden bir konuda şikayetçiyim"
Bu sefer babamın yüzü ciddi olmuştu daha önce benim hakkımda bir şikayeti olan biri olmamıştı
"Hayırdır kızım nesinden şikayetçisin?'
"Şimdi Levent amca uyan sınıftan bazı arkadaşlarımız derin çok çalışkan olduğu için ondan ders alıyor ve ben de delinin bana ders çalıştırmasını istiyorum fakat derin bunu yapmayacağını söyledi"
Babam tek kaşı havada bana bakmaya başladı inanamıyorum gerçekten inanamıyorum.
"Derinciğim arkadaşına neden yardımcı olmuyorsun?"
"Babacığım ben öyle çok fazla kişiye ders vermiyorum ki zaten bir iki kişiyi en fazla o yüzden yani"
"Bundan sonra Miran arkadaşına da ders verirsin olur mu güzel kızım"
"Peki babacığım"
Bir şey diyemeden oturduğum yere çakılı kaldım gözlerimdeki öfkeyi gördüğünü düşünüyorum Mira seni yarın boğmazsam bana da derin demesinler.
"Annen baban ne iş yapar çocuğum"
Annemin ortamın gerginliğini dağıtan sorusuyla hepimiz miran'a yöneldik.
"Annem eski model mankenlik yapmış bir dönem şu anda da yurt dışında tasarım ve modacılık üzerine çalışıyor defileleri falan oluyor"
"Vay çok güzelmiş annem gerçekten hayranında kalınacak bir kadın"
"Öyledir gerçekten"
Bunu söylerken yüzünde tatlı sıcak bir tebessüm vardı daha önce gördüğüm bir tebessüm değildi bu.
"Peki baban"
"Babam Kuzey ve Atlas ın babası ile ortak şirket sahibi aynı zamanda da avukat şirketin avukatlığını da yapıyor "
"Ne güzelmiş işleri güçleri hep rast gitsin"
"İnşallah teşekkür ederim güzel dilekleriniz için bu arada ellerinize sağlık yemekler harika özellikle de börek yenildiğim en güzel börek bu kesinlikle "
"Afiyet olsun çocuğum"
Annem bir yandan miran ile sohbet ediyor bir yandan da tabağını dolduruyor yuh be benim tabağım boş anne elin oğlunu bırak da bana bak bir beni besle.
