21. bölüm · KUSURSUZLARIN OKULU

20. Bölüm

🌞 Teomanım 🌞

LİAN NIN AĞZINDAN....

Hepimiz ödev için bugün gitmeye karar vermiştik çünkü başka türlü vaktiniz olmayacaktı okul kapandı kapanacak ondan sonra da direkt Bursa'ya gidecektik hiç vaktimiz olmazdı yani.

Bize gelen konumlar birbirlerine çok yakınlardı sanırım üçünün de oturduğu yer aynı semtte aynı mahallede.

Neyse ayrı ayrı gittik. Üçünün konumu da beşiktaş'taydı İstanbul'un en pahalı en lüks villalarının olduğu semtlerden biri. Tabii evlerinin konumları birbirlerine çok ters verdi yakın olmalarına rağmen ayrı ayrı otobüslerle gitmek zorunda kaldık.

Kızlar ne yaptı bilmiyorum ben verdiği konuma geldim bilmem kaç katlı lüks havuzlu bir villa gerçekten zenginlik güzel şey.

Koskocaman bir bahçesi var hesaplasan resmen iki dönümlük arazi sadece bahçe olarak kullanılmış villa desen zaten biz üçümüzün evinin toplamından daha büyük bir yer.

Bahçenin geniş Demir kapısının önünde iki tane koruma vardı yanlarına gittim kuzey'in arkadaşı olduğunu söyledim ve ders çalışacağımızı birlikte ödev yapacağımızı anlattım zaten Kuzey ikisine haber vermiş beni içeriye aldılar evin önüne gidene kadar uzanan taş bir yol vardı her tarafta çiçekler ağaçlar daha adını bilmediğim bir sürü lüks şey vardı.

Neyse bu sahte gösterişi aldanmadan kapının önüne kadar geldim zili çaldım 1-2 dakika sonra uzun boylu sarışın mavi gözlü çok güzel bir Rus kadını kapıyı açtı üzerindeki kıyafetlerden de anlayacağım üzere kadın hizmetçiydi.

Çok güler yüzlü tatlı bir kadındı tabii ki de biraz aksanı vardı Türkçeyi tam çözememişti az çok derdimi anlattım zaten o biliyordu haberi vardı Kuzey bey yukarıda odasında dedi vay be Kuzey bey demek ki.

Rus hizmetçi önünde ben arkada evin 2 katına çıktık ama ev ev değil ha bütün böyle dünya üzerindeki en lüks mobilyalar en lüks tablolar vazolar sanki bu evde toplanmış gibi zenginliği anlatmama yetecek kelime yok resmen.

Kadın kapıyı çaldı bir iki dakika sonra Kuzey içeriden gel diye komut verdi.

Ben içeri girdim kadın da bir isteğiniz var mı dedi Kuzey hayır yok deyince hizmetçi çıktı koskoca odada ikimiz tek kalmıştık benim gelişimde gram ilgilenmeyen yatağının üzerine uzanmış telefonu ile ilgilenen kuzeye dönüp bakmadım bile.

Odasını inceledim odası gri lacivert tonlarında döşenmiş oldukça büyük bir odaydı.

Kocaman yatağın iki ucunda abajurlu komidinler vardı. Oyun konsolunun olduğu bir yer ve oturma gurubu vardı duvarlarda da posterler ve fotoğraflar vardı. Bir erkek olarak odası oldukça derli toplu ve temizdi. En köşede ise bir bateri seti vardı.

Beni hâlâ görmezden gelen bu sarışın çocuğa yapacağımı iyi bilirim. Bir iki kere bilerek öksürdüm tek kaşını kaldırarak sırıttı.

"Şu ödevi bir an önce bitirsek de gitsem ben"

"Ne acelen var ya sanki"

"Saat zaten 4 dü geçiyor ben dönene kadar 7 yi hatta 8 i bulur."

"Araban olmadığı için normladir"

"Evet o yüzden biraz acele edelim "

"Bence tadını çıkarmalısın senin yerinde olmak isteyen bir sürü kız"

"Ay sorma çok şanslıyım"

Onunla dalga geçmem hoşuna gidiyordu tabii ama daha fazla vakit kaybedemezdim bir an önce başlamam gerekiyordu.

"İznin olursa odanın videosunu çekicem"

"Olur tabii evin geri kalanınıda gezdiririm sana "

Ben hiç vakit kaybetmeden telefonun kamerasını açıp odanın videosunu çekmeye başladım. Videoyu çekerken gözüm arka duvarda asılı olan panoya bir ilişti. Bu tamamen pahalı mobilyalarla süslenmiş odada tek ilgimi çeken o panoydu.

Kamerayı kapatıp panoya baktım üzerine asılmış birçok şiir vardı çoğu Nazım Hikmet Özdemir Asaf ve Atilla İlhan şirrleriydi. Bu çocuk beni gerçekten şaşırtmıştı şiirlere merakı olduğunu bilmiyordum bu şiirleri ben de çok severim.

"Seni sevdiğini bilmiyordum böyle bir panon olması çok güzel"

"Sana söyledim dışarıdan sert gibi görünen Bir meyvenin içi aslında çok tatlı olabilir beni hiç tanımadığın için böyle dediklerim olduğunu da bilmezsin şiirleri çok severim özellikle de Atilla İlhan"

"Ben de bunların şiirlerini bilirim ama senin yazdıklarını ilk defa görüyorum"

"Bu tür ünlü şairlerin popüler şiirlerini herkes bilir ben daha az bilinen ve benim kulağıma daha hoş gelen şiirlerini yazıp astım buraya"

"Gerçekten etkilendim bu şairleri ben de çok severim ama bunları ilk defa görüyorum bu şiirler daha güzelmiş"

"Evet kesinlikle peki senin sevdiğin şairler hangileri?"

"Şairler değil de daha çok yazarlar ve ünlü düşünürler ile ilgilenirim ben dostoyevski Freud ve Cemal Süreya gibi"

İyiymiş dedi ilk defa gözlerinde oluşan büyük bir hayranlık belirtisiyle. Panoda asılı olan şiirler o kadar dikkatimi çekti ki neredeyse 20 dakika boyunca o şiirleri okumakla geçti.

Ama daha fazla şiirlerle vakit kaybedemezdim ödevi bitirip bir an önce eve dönmem gerekiyordu.

"Aklıma bir şey geldi sen otursan ben seni videoya çekerken birkaç soru sorsam seninle ilgili sen de cevaplasan olur mu yani ödevi daha iyi yapmış olurum"

"Olur bana uyar şöyle geçelim istersen"

Karşılıklı oturduk ben telefonun kamerasını açtım ve kendisini tanıtmamışsın istedim.

"Herkese merhabalar arkadaşlar ben Kuzey arasoy 16 yaşındayım ailemi zaten birçok kişiyi tanıyordur babam Türkiye'nin en güçlü iş adamlarından biri kendi holdingin'in patronu."

"Neler yapmaktan hoşlanırsın hobilerin ne?"

Diyerek yeni bir soru yönelttim kuzeye hiç duraklamadan cevap verdi.

"Genellikle gezmeyi çok severim vaktimin çoğu dışarıda geçer onun dışında yüzme antrenmanlarına ve denize giderim yüzmek benim en büyük hobilerimden biri ve demin görmüş olduğunuz panoda yazılı olan şiirler şiir okumak ve okuduğum şiirleri yazmak beni çok mutlu ediyor"

Bu tür kendini tanıtma amaçlı yaptığımız sohbetin ardından bana evin geri kalanını gösterdi ev çok büyük gerçekten o kadar güzel ki yani kim olsa hayran kalır.

Aile fotoğraflarına bakarken aklıma ailesi geldi elbette ki.

"Ailem nerede annen baban?"

"Genelde burada olmazlar hep yurt dışındalar şu anda da olduğu gibi hani bana Atlas ve miran'dan başka arkadaşım yok demiştim ya aslında haklısın ailelerimiz ortak çalıştığı için genelde hep birlikte yurt dışında olurlar biz üçümüz de hep birlikte takılırız Zaten onlar da akşamüstü ya bana gelirler ya ben onlara giderim"

Bunu duyunca gerçekten üzülmüştüm çünkü ailesiyle çok kopuk bir hayat yaşıyor bazı aile fotoğraflarına baktığımda o sıcaklık hissi hiç gelmedi bana annesi ve babası birbirine çok uzak insanlardır aralarında sadece kağıt üzerinde bir evlilik olduğundan eminim gerçek anlamda bir evlilik olduğunu düşünmüyorum.

Daha fazla bu konu üzerinde durmadım benim işim burada bitmişti elimdekilerle artık bir ödev hazırlayacağım ben daha fazla burada kalmak istemiyorum kendisine teşekkür edip evinden ayrıldım zaten saat de bayağı ilerlemiştim İnşallah otobüsü kaçırmam.