50. bölüm · KUSURSUZLARIN OKULU

49. Bölüm

🌞 Teomanım 🌞

LİNA NIN AĞZINDAN...

Melez prens'in Kuzey olduğunu öğrendikten sonra gerçekten yaşadığım şeyin ne olduğunu bilemiyorum artık hayal kırıklığı mı yoksa başka bir şey mi hiç anlamadım.

İşte bu yüzden ne hissedeceğini bilmeden boş gözlerle karşımdaki duvara bakıyordum hem de bunu saatlerdir yapıyorum arkadaşlarım artık benim için endişelenmeye başlamışlardı.

"Ya aşkım neden bu kadar taktın buna Kuzey olduğunu mı üzülüyorsun yoksa seviniyor musun anlamadım"

"Ben de bilmiyorum işte üzüldün mü sevindim mi ama korkak davranmasına gerek yoktu"

"Ya bak hayatım normalde olsa yani önceden olsa Kuzey olduğuna ben üzülürdüm ama çocuk çok değişti yani çok iyi birine dönüştü çok hareketlerine çeki düzen verdi ne bileyim herkese iyi davranıyor"

"Ama bu yine de korkak davrandığı anlamına gelmez"

"Ama bu kuzey in değişmediği anlamına da gelmez"

"Biliyorum ama yine de ne hissedeceğim konusunda kararsızım"

"Sanırım sen içten içe kuzey'in melez prens olduğuna biraz bozuldun belki de daha farklı bir şey bekliyordun"

"Ya bak benim aklımda daha farklı birisi yoktu ben sadece dış görünüş veya ne bileyim maddiyat olarak bakmadım kişinin kim olduğuna ben onun karakterinden hoşlanmıştım"

"Ama şu yandan da bakmak gerekirse Kuzey sana kendini başka biri olarak tanıtmadı belki de gerçekten öyle biri"

"Bilmiyorum"

"Ve Bir artısı daha var seni kaybetmemek için yapmış bunu yani hemen eksilerini düşünme"

Bu yandan bakınca aslında iyi gibi görünüyordu ama kafam çok karışık ben aylarca melez prens'in kim olduğunu çözmeye çalışırken o meğersem en başından beri yanımda oturuyormuş bana her gönderdiği güzel şiirde veya notta ne kadar mutlu olduğumu fark ediyor muydu acaba?

Ama kuzeyi takdir etmem gerekiyor gerçekten çok iyi bir oyun oynadı ve hiçbir şekilde açık vermedi hele ki melez prens olarak kuzeyi kıskanması ve ona sinir olması gerçekten büyük bir oyunculuk performansı zaten o kıskançlık krizlerini yapmasaydı bir an şüphelenebilirdim yani o kadar iyi oynadı ki ben bile şaşırdım.

Numarasını veya fake hesabını engellememiştim her baktığımda melez prens olarak görünüyor hesap ama hiç mesaj yok. Sanki içten içe ondan mesaj bekliyormuşum gibi hissediyorum ama kim olduğunu bildiğim için artık büyüsü bozuldu.

Beklediğim mesaj akşamüstü saat 4 gibi geliyor diğer mesajlar gibi heyecanlı olmasam da bu da beni heyecanlandırıyor.

"Sanırım melez prens'in başka biri olmasını isterdin"

Cevap vermeden önce uzun uzun boş gözlerle baktım mesaja çünkü ne düşüneceğim hakkında bir fikrim yoktu.

"Şu an ne düşüneceğim hakkında bir fikrim yok nasıl hissediyorum bilmiyorum"

"Belki benden nefret ediyorsundur"

"Ben gerçek anlamda kimseden nefret etmedim Kuzey ve ayrıca bütün bunları göz önünde bulundursak bile aslında sana teşekkür etmem gerekiyor"

"Neden peki?"

"Hayatımın son birkaç dönemine bakıyorum ve en mutlu olduğum zamanlar melez prens olarak benimle konuştuğun zamanlarda sanırım o birkaç ay gerçekten benim için huzurlu geçmişti kim olduğunu bilmediğim birine derdimi anlatıyor içime döküyor ve onun gönderdiği mesajlar notlar sayesinde mutlu oluyordum"

"Seni bu kadar mutlu edebileceğimi düşünmemiştim gerçekten böyle düşünmen beni çok mutlu etti ama sanırım biz bir daha asla eskisi gibi olmayacağız ve en çok da canımı acıtan bu belki bana inanmayacaksın ama hayatımda ilk defa ağladım ve senin için"

Bu mesajı okurken gerçekten donup kalmıştım doğruyu mu söylüyor bilmiyorum.

"Böyle karşı karşıya gelebileceğimizi hiç düşünmemiştim"

"Ben de hiç düşünmezdim ama okula ilk geldiğim gün bana baş kaldırdığın zamanı hatırlıyor musun O zaman içimde bir hayranlık duygusu oluşmuştu ama kendime bile itiraf edememiştim sanırım gerçekten dediğin gibi ben korkak bir insanım sevgiyi veya sevilmeyi hak etmiyorum"

Bu satırları samimi olarak mı yazıyor yoksa kendini affettirmek için mi yazıyor bilmiyorum ama nedense içimde ona karşı çok büyük bir sıcaklık var.

"Bunca zaman vaktinden çalıp seni meşgul ettiğim için gerçekten üzgünüm istersen her yerden engelleyebilirsin rahatsız etmem bundan sonra"

Telefonun ekranına bakarken ne yazacağım konusunda düşünüyordum gerçekten bana ulaşmamasını mı istiyorum yoksa her an her saniye onunla konuşup dertleşmek mi istiyorum?

"Böyle kalması sanırım benim için daha iyi biraz zamana ihtiyacım var gibi"

"Keşke melez prens ben değil de bir başkası olsaydı o zaman mutlu olurdum ve seni mutlu olman şu an her şeyden daha önemli"

"Bu söylediklerinde samimi misin bilmiyorum ama gerçek anlamda değiştiğine inanıyorum"

"İnan bana daha önce neler yaşadığımı bilsen kötü çocuk olmakta haklısın derdin"

"O zaman belki bana anlatırsın"

"Bilmiyorum belki bir gün sen bana her konuda güvendin ya ben zaten sana çok güveniyorum ama anlatmak yaşamakla bir oluyor ve ben tekrar yaşamak istemiyorum"

Anlat artık Kuzey anlat da bileyim nerende tam olarak nasıl bir yara olduğunu neye ihtiyacın olduğunu ya da hangi tarafının hep eksik kaldığını. Lütfen anlat da ben de sana yardımcı olabileyim ya da belki sana yar olabilirim.

Yarın yüz yüze geldiğimizde ilk ne konuşacağız ya da ilk hamleyi kim yapacak gerçekten merak ediyorum belki de aramızda uzayıp giden bir sessizlik olacak ve bu sessizlik birçok cevap yerine geçecek ama şu an gerçekten kendime dürüstçe soruyorum Kuzey olduğuna üzülüyor muyum yoksa seviniyor muyum daha da önemlisi onun beni sevdiği gibi ben de ona karşı bir şeyler hissediyor muyum?

Kuzey beni ne kadar çok seviyor bilmiyorum ama öğrenmenin bir yolu var Miran ve Atlas onlar kuzey'in en yakın arkadaşları ne kadar çok sevdiğini onlar biliyor olabilirler eğer bizim gibi yakın arkadaş varsa her şeylerini paylaşıyorlardır. Ama merak ettiğim bir konu daha var bu melez prens olayını ikisi biliyor mu yoksa yeni mi öğrendiler ya da hala bilmiyorlar mı?

Bu gece uzun zamandır alışkanlık olmuş şeylerden farklı bir geceydi çünkü ben son birkaç aydır geceleri geç saate kadar kim olduğunu bilmediğim melez prens ile mesajlaşıyor ve mutlu oluyordum ama şu an telefonu tamamen bırakmış sessizliğin içinde kendi düşüncelerimle boğuşuyordum.

Kararımı verdim artık gerçekten yüzleşmek istiyorum belki de kalbim artık tek başına savaşma istemiyor belki de biraz olsun sevgi istiyor.

(Geç geldi kusura bakmayın)