63. bölüm · KUSURSUZLARIN OKULU

62. Bölüm

🌞 Teomanım 🌞

İstanbul'da okuduğumuz ilk okul yılının sonuna gelmiştik normalde olsa okul bittiği için çok mutlu olurdum ama bu sene diğer senelere göre çok farklıydı bu karne günü diğer karne günlerine göre çok hüzünlü geçiyordu hele ki bizim hayatımıza girip her şekilde değiştiren bu üçlü için çok zor olacaktı.

Gitmemize son bir iki gün falan kalmıştı bize ulaştı mıydı toparlıyorduk 3 ay sonra tekrar buradayız ama o zamana kadar ev çok fazla kirlenmiş olacak ve çok fazla dağılmış olacak neyse bunları düşünmek istemiyorum şu an tek düşündüğüm şey Kuzey. Kuzey'in kolu çoktan iyileşmişti yüzme antrenmanlarına devam etmişti hatta takımıyla birlikte basket maçına bile çıktı kazanamasalarda en azından ikinci oldular ve kuzey takımını yalnız bırakmadı.

Zaman nasıl geçti anlamadık. Hepimiz bu sene birbirimizden çok şey öğrendik ve birbirimize bir parça da olsa bir şeyler bırakmayı başarabildik şimdi bu 3 aylık kısa bir ayrılık süreci bile bizi derinden sarsıyor.

Toparlanmaya elbette ki başlamıştık en azından kıyafetlerimizi ve bize ait olan eşyaları toparlıyorduk ev zaten Necla abla ve Kazım amcanın olduğu için onlar girip çıkabilecekti bu yüzden içimiz rahat.

"Kızlar ne yaptınız ya çocuklarla konuşabildiniz mi Miran çok üzgün gideceğimiz için"

"Sen bir de atlası gör utanması ağlayacak"

"Kuzeyi hiç sormayın bile"

"Gerçekten gideceğimiz için ben de çok üzülüyorum ama bu kadarı da biraz abartı gibi geldi bana"

"Demek ki gerçekten çok bağlanmışlar bu kısa sürede hem onların hayatının nasıl olduğunu az çok gördünüz gerçekten bizimle nefes alabiliyorlar demek ki"

Evet bizimle birlikte nefes aldıkları gerçekten de bir doğruydu ama ne yapalım elimizden gelen bir şey yok yaz tatilini de İstanbul'da geçirecek değildik herhalde.

"Miran aradı demin madem birkaç gün sonra gideceksiniz bari son anlarımızı birlikte geçirelim diyor"

"Ya sanki Temelli gidiyoruz"

"Çok fazla plan yapmış hevesi kırılmasın diye bir şey demedim tabii bu gece için yat kiralamışlar"

" O kadar masrafa girmişler yani"

" Engel olmasam kim bilir daha neler yapacaktı da"

" Neyse gidelim bari o kadar emek vermişler sonuç olarak"

" Evet evet gidelim"

Biraz daha etraftaki eşyalarımızı toparladıktan sonra buluşma saatimizin yaklaştığını fark ederek hazırlanmaya başladık onlar bizim için araba göndermişlerdi tabii bize haber vermemişlerdi çünkü haber verselerdi kabul etmeyeceklerimizi biliyorlardı.

Arabayla birlikte söylenilen yere kadar gittik gerçekten de çok güzel ve büyük bir yat kiralamışlardı etraf kalabalıktı sanırım yazın gelişiyle birlikte herkes denizlere ve yatlara Akın etmeye başlamıştı.

Biz arabadan indiğimizde onlar da dışarı çıktı hepsi de oldukça sık şık görünüyor. Hele ki Kuzey beyaz kısa kollu over size gömleğinin altına giydiği siyah hafif geniş pantolon ve siyah spor ayakkabılarla tamamladığı kombin gerçekten de çok yakışmıştı bu halini görünce onu kıskanmamak elde değil çünkü bütün yaz burada olmayacağım ve kim bilir bütün yaz kim olur bu kadar yakışıklı olarak görecek bunu düşününce bile deli olacak gibi oluyorum.

Kendine gel Lina kuzeyi tanımıyor musun O asla sana ihanet etmez.

" Hoş geldiniz biz de sizi bekliyorduk"

" Bu kadar büyük bir organizasyona gerek var mıydı? "

" Vardı kesinlikle vardı hadi hemen binelim de biraz denize açılalım"

Yata biner binmez hareket etmeye başladık havanın yavaştan kararması ile birlikte biz önce güverteye gittik biraz ön tarafta oturduktan sonra Denizi izledik tabii burada Deniz bahane herkes sevdiği ile sarmaş dolaş Hasret gideriyor bu saatlerin tadını çıkarıp ayrılığa kendilerini yavaş yavaş hazırlıyorlardı ama ben bu ölçüsünü tanıyorsam dayanamayıp bir bahane ile Bursa'ya gelirler.

Biraz daha burada oturduktan sonra bizim için hazırlanan yemek için yatın içine gidiyoruz gerçekten oldukça lüks bir yer gerçekten zenginlerin hayatı güzel olmalı.

Bu gece hiçbir şekilde ayrılık konusunu konuşmuyoruz zaten bu herhangi duygusal bir ayrılık değil. Sadece biz orada onlar burada olacak gecenin tadını çıkarmaya çalışıp her saniyeyi iyi değerlendiriyoruz.

Yemekte oldukça moralimizi yüksek tutup sohbet etmeye tadını çıkarmaya çalışıyoruz ama her ne kadar bunun için çabalasak da bir saniyeden sonra arkamızda yine gideceğimiz geliyor ben bunları düşünmemeye çalışıyorum bu bizim için özel bir gece bozulsun istemiyorum.

Ve tahmin ettiğimden de güzel bir şekilde eğleniyoruz en hoşuma giden şey de bu partiye başka birilerinin çağırlmamış olması. Çocuklar buna dikkat ederek sadece bize özel bir parti organize etmişlerdi.

Gecenin ilerleyen saatlerine doğru herkes sevgilisiyle bir köşeye çekilirken ben ve kuzeyde yatın ön tarafına doğru gidip en uç noktasında oturduk eskiden denize veya suya baktığında korkardım hala da korkuyorum ama en azından kuzenim yanımda olması elimi sımsıkı tutması bana her saniye Güven vermesi çok iyi bir şey ve artık o kadar korkmuyorum.

Başıma kuzey'in omuzuna yaslayıp kısıtlı zamanınızın tadını çıkarmaya çalışıyorum.

"Keşke burada kalmanızı sağlayabilsem"

"Zaten olacaktı sen de bunu biliyordun ama temelli bir ayrılık değil ki"

"Olsun yine de bana çok uzun bir zaman gibi geliyor"

"Yani ben seni biraz tanıyorsam tatil bahanesiyle oraya geleceğini biliyorum"

Hafif gülümseyip saçlarını karıştırıyor sanki hoşuna gitmiş gibi.

"Beni çok iyi tanımışsın seni tebrik ederim"

"Yani o yüzden dert etme mutlaka buluşacağız görüşeceğiz"

"Ama şimdi olduğu kadar sık değil. En büyük korkum lise nin bitmesi ondan sonra bir daha görüşemeyeceğiz belki de"

"Ne biliyorsun belki de burada üniversite okuyacağız"

"Sahi mi yani böyle bir şey olursa çok mutlu olurum"

" Daha o zamana çok var ya şimdi bunları düşünüp de keyfimizi kaçırmayalım"

" Doğru söylüyorsun bu gece çok özel bir gece"

Elimi her saniye bana aldığı kolyeye götürüp biraz daha kalbimin üstüne bastırmaya çalışıyorum bunu gördükçe ne kadar mutlu olduğunun elbette ki farkındayım.

" Bu kolyeyi bir daha boynundan çıkarmazsın öyle değil mi"

" Nefes aldığım sürece bu kolye boynunda kalmaya devam edecek"

" Eğer bir gün bir eşeklik yapıp senden ayrılırsam veya buna sebep olursam akali'ye 1000 parçaya ayırıp çöpe at"

" Öyle bir şey olmayacak ve bunu da düşünme artık"

" Biliyorum olmayacak ama sadece seni kaybetmekten çok ama çok korkuyorum"

" Beni kaybetmenin tek yolu eski Kuzey olman"

" Eski Kuzey yok öldü onu unut"

Elimin üstüne küçük öpücükler bırakırken bir yandan da saçlarımı okşuyor. Saçlarımı bağlamak için bileğime taktığım siyah tokayı çıkarıp ona veriyorum.

" Belki çok değerli değil hatta 5 liralık bir şey ama benden sana bir hatıra olarak kalsın"

" Bugüne kadar vermediğin kabahat zaten"

Hiç vakit kaybetmeden bileğine geçirip tekrar beni kolları arasına alıyor sanki bu gecenin bitmesini hiç istemiyormuş gibi.

" Aşkım düğünümüzü hayal ettin mi hiç? "

" Yok valla hiç öyle bir düşüncem olmadı "

" Bir düşün bak çok güzel bir düğün salonu ama böyle masallardan fırlamış gibi bir sürü konuk var herkes çok şık beyaz manolyalar zambaklarla dolu bir salon davetliler herkes çok güler yüzlü hafif bir müzik çalıyor sonra salona biz giriş yapıyoruz sen benim koluma girmişsin masallardaki prenseslerden bile güzelsin beyaz gelinliğin içinde adeta büyülüyorsun gelinlik ne sade ne gösterişli ama saçların da açık topuz yapma bu hali çok güzel "

Hiç bölmeden gülerek yüzüne bakıyorum sözlerine ara vermeden devam ediyor.

" Salondaki bütün kızlar seni kıskanıyor erkekler de benim yerimde olmak istiyor hepsi sana sahip olmak istiyor ama sen bana bir tek bana aitsin ben de siyah smokin giymişim senin kadar olmasam da eh işte yani fena sayılmam"

" Sonra peki"

" Sonra yerimize geçiyoruz nikah başlıyor ben evet derken resmen gözlerimin içi parlıyor nikah kıyılıyor en sonunda gelini örebilirsiniz diyor ve ben seni doyasıya öpüyorum"

Bunu söylerken aynı anda dudaklarımdan öpüyor.

" İşte böyle "

" Sen çok fırsatçısın"

" Eee Kuzey arasoyum ben olacak o kadar"

"Düğünümüzü de organize ettiğine göre artık kalksak mı yarın yolculuk var geç oldu hem"

"Of biliyorum ve seni daha çok yormak da istemiyorum o yüzden kalkalım "

El ele yatın içine gidiyoruz ve diğerlerinin de romantik dakikalarını bölüyoruz çocuklar bizi eve bırakıyorlar tabii gitmeden de uzun bir süre sarılıyorlar yarın nasıl veda edicekler acaba özellikle de miran en çok da o üzülecek sanırım çok bağlanmış gibi duruyor.

******

Ve işte ayrılık zamanı geldi çattı birazdan bu büyük otobüs bizleri ayıracak ve bu gün hiç olmadığı kadar büyük bir sessizlik var hepimizde atlas oldukça mutsuz miran desen dokunsan ağlicak hele kuzey gözleri dolmuş bana çaktırmamaya çalışıyor.

" Of yapmayın böyle biz şimdi nasıl bırakalım sizi"

" Gitmeyin o zaman "

" Konuştuk bunları "

Herkes son bir kez sıkıca sarılıp vedalaşıyor ve tabii Kuzey de oldukça sık sarılıp neredeyse beni nefessiz bırakıyor. Ellerim ellerinden ayrıldığında bir soğukluk oluşuyor. Cam kenarında bir yere geçip bize el sallayan sevgililerimize el sallayıp hareket eden otobüsle birlikte gözden kayboluyoruz kuzey in son bakışı bir süre aklımdan çıkmayacak.

(Geç geldi arkadaşlar kusura bakmayın yeni bölümde iki yeni karkater dahil olacak Eylül'ün ablası ve miran ın abisi onlar da dahil olacak karkater kartlarını da aşağıya bırakıyorum)