Kül ve Mühür kitap kapağı

2. bölüm / 44

Kül ve Mühür

Tozlu Kıvılcımlar

Vaveyla Yazarı: Black Night

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 44Şu an: Tozlu Kıvılcımlar
  1. 1 Rayların Ritmi520 kelime
  2. 2 Tozlu Kıvılcımlar638 kelime · Okuduğun bölüm
  3. 3 Mirasın Seçimi398 kelime
  4. 4 Gümüş ve Yeşil Arasında481 kelime
  5. 5 Otorite ve İsyankar Kan507 kelime
  6. 6 Gece Yarısı Sırları428 kelime
  7. 7 Kaosun Kahkahası504 kelime
  8. 8 Gökyüzünde Dans424 kelime
  9. 9 Maskelerin Ardındaki Öfke436 kelime
  10. 10 Hayran Klüpleri474 kelime
  11. 11 Sınır İhlali489 kelime
  12. 12 Asaların Savaşı443 kelime
  13. 13 Revirin Sessizliği428 kelime
  14. 14 İstisnalar456 kelime
  15. 15 Seradaki Cam Duvarlar526 kelime
  16. 16 Sırdaşlar450 kelime
  17. 17 Kelimesiz Anlaşma477 kelime
  18. 18 Tahminler ve Gizli İksirler404 kelime
  19. 19 Görünmez Temas446 kelime
  20. 20 Cam Kırıkları503 kelime
  21. 21 Yatakhanedeki Sırlar ve Fısıltılar422 kelime
  22. 22 Üç süpürge ve Tehlikleli Oyunlar497 kelime
  23. 23 Kar ve Vişne Çürüğü420 kelime
  24. 24 Dağılan Renkler ve Sessiz Sorular446 kelime
  25. 25 Mürekkep ve Mesafe456 kelime
  26. 26 Kızlar İttifakı430 kelime
  27. 27 Kahvaltıdaki Fırtına433 kelime
  28. 28 Maskeler ve Gerçekler415 kelime
  29. 29 Plaklar ve Eski Ritimler339 kelime
  30. 30 Mirasın Gölgesinde Bir Sabah296 kelime
  31. 31 Başlamayan Şeyler359 kelime
  32. 32 Amortentia ve İlizyonlar451 kelime
  33. 33 Mühür ve İtiraf376 kelime
  34. 34 Zindanlardaki Koku458 kelime
  35. 35 Geceyi Bölen Sessizlik369 kelime
  36. 36 Sessiz Uyum343 kelime
  37. 37 Dışarıdan Bakan Gözler443 kelime
  38. 38 Yıldızların Altında ,Gölgelerin İçinde452 kelime
  39. 39 Sessizlik ve Kaçış271 kelime
  40. 40 Masadaki Yerimiz421 kelime
  41. 41 Gölge Takibi487 kelime
  42. 42 Çözülemeyen Düğüm521 kelime
  43. 43 Zihin Oyunları ve Sessiz Savaş548 kelime
  44. 44 Zindanların Fısıltıları ve Dost Meclisi544 kelime

Hogwarts Ekspresi’nin vagonunda yankılanan o ağır sessizlik, ismimi söylememin ardından birkaç saniye daha sürdü. Ron’un ağzı hafifçe aralanmıştı, Hermione ise sanki zihnindeki kütüphaneyi tarıyor, okuduğu tüm tarih kitaplarındaki o karanlık sayfaları benimle eşleştirmeye çalışıyordu.
"Grindelwald mı?" dedi Harry, sesi fısıltıdan halliceydi. Ama beklediğim o korku dolu bakış yerine, gözlerinde tuhaf bir anlayış gördüm. Sanırım o da isminin ağırlığı altında ezilmenin ne demek olduğunu biliyordu.
"Evet," dedim sakince arkama yaslanarak. "Ama dedemle aramdaki tek benzerlik saç rengimiz. Tabii bir de dahi oluşum... O konuda biraz mütevazı olamayacağım."
Bu ufak şakam ortamı bir anda dağıttı. Hermione kıkırdadı, Ron ise rahat bir nefes alarak çikolatalı kurbağasına geri döndü. Yolculuğun geri kalanında onlara Durmstrang’daki kulelerden, kuzey ışıklarının altında yaptığımız derslerden bahsettim. Harry’nin 'Seçilmiş Kişi' olma yükünü, Ron’un bitmek bilmeyen iştahını ve Hermione’nin kütüphane aşkını dinledikçe, hayatımda ilk kez 'normal' hissediyordum.
Ancak tren Hogwarts istasyonuna yaklaşıp yavaşladığında, vagonun kapısı bir kez daha ama bu sefer çok daha kararlı bir şekilde açıldı. Draco içeri girdiğinde yüzünde 'burası benim bölgem' diyen o sinir bozucu ama tanıdık gülümseme vardı.
"Kusura bakabilirsiniz Potter, aslında bakmalısınız da..." dedi Draco, Altın Üçlü’ye iğrenerek bir bakış atarak. "Ama arkadaşımı artık asıl olması gereken yere, benim yanıma alıyorum."
Beni kolumdan tutup nazikçe ayağa kaldırdı. Kendi etrafımda şöyle bir döndürdü, sanki üzerimdeki tozu değil de Altın Üçlü'nün 'sıradanlığını' üzerimden atmaya çalışıyor gibiydi. "Çantanı ben alıyorum Elera, itiraz istemem."
"Draco, gerçekten kendim taşıyabilirim," desem de çoktan çantayı kapmış, beni koridorda yürütmeye başlamıştı. Trenden inerken kalabalığın içinde bir yıldız gibi parladığımı hissedebiliyordum. Bazı üst sınıfların bakışlarının üzerimde takılı kaldığını fark eden Draco, bir anda kolunu omzuma attı. Bu onun 'Ona dokunamazsınız, o benim korumam altında' deme şekliydi. Gülümsemeden edemedim; korumasına ihtiyacım yoktu ama bu sadakati hoşuma gidiyordu.
İstasyonun loş ışıkları ve koşturan öğrenciler arasında yürürken, Draco birine selam vermek için duraksadı. Tam o sırada, kalabalığın arasından sanki havayı ikiye bölerek gelen bir figürle çarpıştım.
Çarpışmanın şiddetiyle dengem bozuldu ama düşmedim. Grindelwald kanı taşıyan biri, öyle basitçe yerle bir olmazdı. Kafamı kaldırdığımda buz mavisi gözlerim, zifiri karanlık kadar derin ve soğuk bir çift gözle çakıştı.
Karşımdaki çocuk, kusursuz taranmış siyah saçları ve üzerinde tek bir kırışık bile olmayan peleriniyle bir heykel gibi duruyordu. Yüzünde ne bir özür ne de bir pişmanlık vardı. Aksine, sanki yoluna çıktığım için ben suçluymuşum gibi tepeden bakıyordu.
"Önüne baksan iyi olur," dedi çocuk. Sesi o kadar pürüzsüz ama bir o kadar da otoriterdi ki, etraftaki gürültü bir anlığına kesilmiş gibi geldi.
"Bence sen yolunu şaşırmışsın," dedim aynı soğukkanlılıkla. Sesimdeki buz, onunkini kesecek kadar keskindi. "Çarpan kişi duran kişiden özür diler. Tabii asalet eğitimi almadıysan o başka."
Çocuğun dudak kenarı hafifçe seğirdi. Alay mı yoksa merak mı olduğunu çözemediğim bir ifadeyle beni süzdü. Draco hemen yanımıza bitiverdi.
"Ah, Tom!" dedi Draco, sesindeki o hafif çekingen ama saygılı ton beni şaşırttı. "Tanışın, bu Elera. Eski bir dostum. Elera, bu da Tom Riddle. Sınıf başkanımız ve... her neyse işte."
Tom, Draco’nun sözlerini umursamıyor gibiydi. Gözleri hala benim üzerimdeydi.Sadece bakışlardaki karanlık ve kibir beni rahatsız etmişti. Bir şey söylemeden, sadece hafifçe başını eğerek yanımızdan geçip gitti. Rüzgarı bile soğuktu.
Draco arkasından bakarken derin bir nefes aldı. "Onunla aranı iyi tutsan iyi olur Elera, okulda her şey ondan geçer."
Yürümeye devam ederken Draco'ya doğru döndüm ve sesimi sadece onun duyabileceği bir tonda, fısıltıyla karışık bir güçle çıkardım:
"Emin ol Draco, onun kim olduğu ya da ne kadar güçlü olduğu umurumda değil. Onun babası, benim büyükbabamın önünde diz çökerdi. O yüzden bana patronluk taslamasına izin vereceğimi sanıyorsan yanılıyorsun."
Draco şaşkınlıkla duraksadı, ardından bir kahkaha attı. "İşte benim tanıdığım Elera bu! Ama dikkat et, Riddle sadece babasının gölgesi değil, o gölgenin ta kendisi."
Şatoya doğru giden at arabalarına binerken, içimde Tom Riddle’a karşı bir beğeni değil, bir savaş arzusu uyanmıştı. Bu okulda herkes ondan korkuyor olabilirdi ama benim damarlarımda akan kan, korkuyla değil rekabetle besleniyordu.

__________________
Yeni bölüm sizlerle umarım beğenirsiniz 💖 Yorumlarınızı ve beğenilerinizi bekliyorum 🤍

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

57okunma 11beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18