23. bölüm / 44
Kül ve MühürKar ve Vişne Çürüğü
Bölümler 44Şu an: Kar ve Vişne Çürüğü
- 1 Rayların Ritmi520 kelime
- 2 Tozlu Kıvılcımlar638 kelime
- 3 Mirasın Seçimi398 kelime
- 4 Gümüş ve Yeşil Arasında481 kelime
- 5 Otorite ve İsyankar Kan507 kelime
- 6 Gece Yarısı Sırları428 kelime
- 7 Kaosun Kahkahası504 kelime
- 8 Gökyüzünde Dans424 kelime
- 9 Maskelerin Ardındaki Öfke436 kelime
- 10 Hayran Klüpleri474 kelime
- 11 Sınır İhlali489 kelime
- 12 Asaların Savaşı443 kelime
- 13 Revirin Sessizliği428 kelime
- 14 İstisnalar456 kelime
- 15 Seradaki Cam Duvarlar526 kelime
- 16 Sırdaşlar450 kelime
- 17 Kelimesiz Anlaşma477 kelime
- 18 Tahminler ve Gizli İksirler404 kelime
- 19 Görünmez Temas446 kelime
- 20 Cam Kırıkları503 kelime
- 21 Yatakhanedeki Sırlar ve Fısıltılar422 kelime
- 22 Üç süpürge ve Tehlikleli Oyunlar497 kelime
- 23 Kar ve Vişne Çürüğü420 kelime · Okuduğun bölüm
- 24 Dağılan Renkler ve Sessiz Sorular446 kelime
- 25 Mürekkep ve Mesafe456 kelime
- 26 Kızlar İttifakı430 kelime
- 27 Kahvaltıdaki Fırtına433 kelime
- 28 Maskeler ve Gerçekler415 kelime
- 29 Plaklar ve Eski Ritimler339 kelime
- 30 Mirasın Gölgesinde Bir Sabah296 kelime
- 31 Başlamayan Şeyler359 kelime
- 32 Amortentia ve İlizyonlar451 kelime
- 33 Mühür ve İtiraf376 kelime
- 34 Zindanlardaki Koku458 kelime
- 35 Geceyi Bölen Sessizlik369 kelime
- 36 Sessiz Uyum343 kelime
- 37 Dışarıdan Bakan Gözler443 kelime
- 38 Yıldızların Altında ,Gölgelerin İçinde452 kelime
- 39 Sessizlik ve Kaçış271 kelime
- 40 Masadaki Yerimiz421 kelime
- 41 Gölge Takibi487 kelime
- 42 Çözülemeyen Düğüm521 kelime
- 43 Zihin Oyunları ve Sessiz Savaş548 kelime
- 44 Zindanların Fısıltıları ve Dost Meclisi544 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Üç Süpürge’nin boğucu sıcağından dışarı çıktığımda, buz gibi hava yüzüme bir tokat gibi çarptı. Arkamda Blaise ve Mattheo’nun kahkahaları, Draco’nun Pansy’ye pelerinini vermeye çalışması kalmıştı. Biraz nefes almaya ihtiyacım vardı. Vişne çürüğü rujumun tadı hala dudaklarımdaydı ama asıl silinmeyen his, Tom’un kadehin kenarındaki izime dudaklarını bastırdığı o andı.Köyün biraz daha tenha olan, karın diz boyuna ulaştığı ara sokaklarından birine saptığımda, arkamdaki kar hışırtısını duydum. Dönmeme fırsat kalmadan, güçlü bir el kolumu kavradı ve beni eski bir binanın taş duvarına, gölgelerin içine doğru savurdu.Karşımda Tom vardı. Ama bu seferki Tom, kütüphanedeki o sakin çocuk ya da düellodaki o soğukkanlı rakip değildi. Gözleri kapkaranlıktı ve nefesi soğuk havada beyaz dumanlar çıkararak yüzüme çarpıyordu."Bunu neden yaptın?" diye sordu. Sesi fısıltıdan halliceydi ama bir bıçak kadar keskindi. "Herkesin içinde... o küçük oyununla neyi kanıtlamaya çalışıyordun?""Sadece bir oyundu Riddle," dedim, sırtımı soğuk duvara yaslayıp ona meydan okuyarak. "Cesaret demiştik, ben de cesur davrandım. Senin o meşhur kadehindeki kutsallığı bozmak hoşuma gitti."Tom bir adım daha yaklaştı. Elini yüzümün hemen yanındaki duvara sertçe dayadı. Aramızdaki mesafe o kadar azdı ki, kar taneleri ikimizin sıcaklığı arasında eriyordu."Kutsallığı bozmak mı?" diye fısıldadı, başını hafifçe yana eğerek. "Sen sadece kadehi bozmadın Elera. Sen, benim haftalardır inşa etmeye çalıştığım o mesafeyi yıktın."Aniden boşta kalan eliyle çenemi kavradı. Parmakları tenimi yakıyordu. Bakışları vişne çürüğü rujumun hala taze durduğu dudaklarıma kilitlendi."O ruju bir daha sürme," dedi sesi boğuklaşarak. "Çünkü tadı... Tadı hala damağımda ve bu benim nefret ettiğim bir kontrol kaybı.""Nefret mi ediyorsun?" diye sordum, sesimdeki titremeyi gizleyemeyerek. "Yoksa bu kadar kalıcı olmamdan mı korkuyorsun?"Tom cevap vermedi. Çenemi tutan parmakları hafifçe gevşedi ama elini çekmedi. Baş parmağını alt dudağımın üzerine, tam o ruj izinin olduğu yere yavaşça bastırdı. Rujun rengi onun parmağına bulaşırken, Tom’un gözlerinde bir anlık bir teslimiyet gördüm."Tadın sandığımdan daha yakıcıymış Grindelwald," dedi, dudakları dudaklarıma o kadar yakındı ki kelimeleri tenimde hissettim. "Beni altüst ediyorsun ve ben buna izin vermemeliydim. Ama madem kadehimden içecek kadar cesursun, o zaman bu zehrin sonuçlarına da katlanmalısın."Tam o an, sokağın başından Mattheo’nun sesi duyuldu: "Elera! Neredesin?"Tom anında benden uzaklaştı. Bir saniye içinde o buz gibi, hiçbir şey olmamış maskesini geri taktı. Parmağındaki vişne çürüğü lekesine baktı, sonra elini cebine soktu."Gidip arkadaşlarına katıl," dedi, sesi tekrar o dondurucu sınıf başkanı tonuna dönmüştü. "Ama bu gece kütüphaneye gelme. Zihnini toparlaman için sana bir gece izin veriyorum."Tom karanlıkta gözden kaybolurken, dudaklarımın üzerindeki o yakıcı hissi ve karın sessizliğini yanımda taşıyarak arkadaşlarıma döndüm. Tom Riddle ilk kez bir "itirafta" bulunmuştu; kelimelerle değil, parmak uçlarındaki o ruj lekesiyle.
________________
Yeni bölüm sizlerle umarım beğenirsiniz 🥰 Yorumlarınızı ve beğenilerinizi bekliyorum 💜
Bölüm etkileşimi
