12. bölüm / 44
Kül ve MühürAsaların Savaşı
Bölümler 44Şu an: Asaların Savaşı
- 1 Rayların Ritmi520 kelime
- 2 Tozlu Kıvılcımlar638 kelime
- 3 Mirasın Seçimi398 kelime
- 4 Gümüş ve Yeşil Arasında481 kelime
- 5 Otorite ve İsyankar Kan507 kelime
- 6 Gece Yarısı Sırları428 kelime
- 7 Kaosun Kahkahası504 kelime
- 8 Gökyüzünde Dans424 kelime
- 9 Maskelerin Ardındaki Öfke436 kelime
- 10 Hayran Klüpleri474 kelime
- 11 Sınır İhlali489 kelime
- 12 Asaların Savaşı443 kelime · Okuduğun bölüm
- 13 Revirin Sessizliği428 kelime
- 14 İstisnalar456 kelime
- 15 Seradaki Cam Duvarlar526 kelime
- 16 Sırdaşlar450 kelime
- 17 Kelimesiz Anlaşma477 kelime
- 18 Tahminler ve Gizli İksirler404 kelime
- 19 Görünmez Temas446 kelime
- 20 Cam Kırıkları503 kelime
- 21 Yatakhanedeki Sırlar ve Fısıltılar422 kelime
- 22 Üç süpürge ve Tehlikleli Oyunlar497 kelime
- 23 Kar ve Vişne Çürüğü420 kelime
- 24 Dağılan Renkler ve Sessiz Sorular446 kelime
- 25 Mürekkep ve Mesafe456 kelime
- 26 Kızlar İttifakı430 kelime
- 27 Kahvaltıdaki Fırtına433 kelime
- 28 Maskeler ve Gerçekler415 kelime
- 29 Plaklar ve Eski Ritimler339 kelime
- 30 Mirasın Gölgesinde Bir Sabah296 kelime
- 31 Başlamayan Şeyler359 kelime
- 32 Amortentia ve İlizyonlar451 kelime
- 33 Mühür ve İtiraf376 kelime
- 34 Zindanlardaki Koku458 kelime
- 35 Geceyi Bölen Sessizlik369 kelime
- 36 Sessiz Uyum343 kelime
- 37 Dışarıdan Bakan Gözler443 kelime
- 38 Yıldızların Altında ,Gölgelerin İçinde452 kelime
- 39 Sessizlik ve Kaçış271 kelime
- 40 Masadaki Yerimiz421 kelime
- 41 Gölge Takibi487 kelime
- 42 Çözülemeyen Düğüm521 kelime
- 43 Zihin Oyunları ve Sessiz Savaş548 kelime
- 44 Zindanların Fısıltıları ve Dost Meclisi544 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ertesi sabah KSKS sınıfına girdiğimde, odadaki hava dün geceki tartışmamızın tortularıyla yüklüydü. Profesör, bugünkü dersin "Düello Teknikleri" olduğunu açıkladığında, sınıftaki heyecan dalgası Slytherin ve Gryffindor masaları arasında yayıldı.
"Riddle ve Grindelwald," dedi profesör, asasıyla platformu işaret ederek. "Lütfen sahneye."
Mattheo, hemen yanımda otururken koluma hafifçe vurdu ve o her zamanki muzip fısıltısıyla, "Hadi bakalım Elera, şu buz prensinin tahtını biraz salla. Hakkından gel!" dedi. Göz kırptığında, abisine karşı duyduğu o gizli rekabetin ve benim gücüme duyduğu güvenin karışımını gördüm.
Platforma çıktığımda Tom çoktan oradaydı. Asasını bir kılıç gibi tutuyor, yüzünde o hiçbir duygu barındırmayan ama içten içe yakan bakışıyla beni bekliyordu. Selam vermek için eğildiğimizde, sadece benim duyabileceğim bir sesle, "Geceki cesaretini asana da yansıtabilecek misin, yoksa sadece kelimelerin mi keskin?" dedi.
"İzle ve gör Riddle," dedim, asamı savunma pozisyonuna getirerek.
Profesörün işaretiyle düello başladı. Tom’un ilk saldırısı, Expelliarmus, o kadar hızlı ve isabetliydi ki, sıradan bir öğrenci asasını saniyeler içinde kaybederdi. Ama ben sadece hafif bir bilek hareketiyle büyüyü yana savurdum ve Durmstrang’da öğrendiğim o agresif tekniklerden biriyle karşılık verdim.
“Confringo!”
Patlama Tom’un hemen önünde gerçekleşti. Tom, havada asılı kalan toz bulutunun içinden bir gölge gibi sıyrıldı. İkimiz de durmuyor, platformun üzerinde adeta bir ölüm dansı yapıyorduk. Sınıftakiler, özellikle de Altın Üçlü, daha önce böyle bir tempo görmemiş gibi hayranlıkla izliyorlardı. Tom, asasını her savurduğunda soğuk ve hesaplanmış bir güç gönderiyordu; ben ise rüzgarın kendisiymişim gibi akışkan ama yıkıcıydım.
Aramızdaki şey bir aşk ya da hoşlanma değildi; bu saf, katıksız bir nefret ve birbirini alt etme arzusuydu. Dün geceki o yakınlaşmanın, o bilek kavrama anının hıncını şimdi asalarımızdan çıkarıyorduk.
Tom, karmaşık bir büyü zinciriyle üzerime gelmeye başladığında, son saniyede eğilip altından geçtim ve asasını tuttuğu ele doğru sert bir hamle yaptım. Asalarımız birbirine kilitlendiğinde, aramızda gümüşi ve yeşil bir elektrik akımı oluştu. İkimiz de geri adım atmıyorduk. Yüzlerimiz birbirine o kadar yakındı ki, Tom’un dişlerini sıktığını ve gözlerindeki o saf öfkeyi görebiliyordum.
"Senden nefret ediyorum," dedi Tom, sesi büyünün yarattığı cızırtıların arasında sadece benim duyabileceğim bir frekanstaydı.
"Karşılıklı Riddle," diye tısladım. "Ama bu nefret seni ayakta tutan tek şey, değil mi?"
Asalarımız büyük bir gürültüyle birbirinden ayrıldı ve ikimiz de platformun iki ucuna savrulduk. Profesör araya girerek düelloyu bitirdiğinde, sınıfta bir anlık ölüm sessizliği oldu, ardından büyük bir alkış koptu. Mattheo ayağa fırlamış, ıslık çalıyordu. Draco ise endişeli ama gururlu bir ifadeyle bana bakıyordu.
Platformdan inerken Tom ile son kez göz göze geldik. Cübbesi hafifçe dağılmış, alnında ter damlaları birikmişti. O kusursuz kontrolü bir kez daha sarsılmıştı ve bunun sebebi bendim. O benden nefret ediyordu çünkü ben onun aynasıydım; onun kadar güçlü, onun kadar karanlık ama ondan çok daha özgür.
________________
Yeni bölüm sizlerle umarım beğenirsiniz 🖤 Yorumlarınız ve beğenilerinizi bekliyorum 🩶
Bölüm etkileşimi
