17. bölüm / 44
Kül ve MühürKelimesiz Anlaşma
Bölümler 44Şu an: Kelimesiz Anlaşma
- 1 Rayların Ritmi520 kelime
- 2 Tozlu Kıvılcımlar638 kelime
- 3 Mirasın Seçimi398 kelime
- 4 Gümüş ve Yeşil Arasında481 kelime
- 5 Otorite ve İsyankar Kan507 kelime
- 6 Gece Yarısı Sırları428 kelime
- 7 Kaosun Kahkahası504 kelime
- 8 Gökyüzünde Dans424 kelime
- 9 Maskelerin Ardındaki Öfke436 kelime
- 10 Hayran Klüpleri474 kelime
- 11 Sınır İhlali489 kelime
- 12 Asaların Savaşı443 kelime
- 13 Revirin Sessizliği428 kelime
- 14 İstisnalar456 kelime
- 15 Seradaki Cam Duvarlar526 kelime
- 16 Sırdaşlar450 kelime
- 17 Kelimesiz Anlaşma477 kelime · Okuduğun bölüm
- 18 Tahminler ve Gizli İksirler404 kelime
- 19 Görünmez Temas446 kelime
- 20 Cam Kırıkları503 kelime
- 21 Yatakhanedeki Sırlar ve Fısıltılar422 kelime
- 22 Üç süpürge ve Tehlikleli Oyunlar497 kelime
- 23 Kar ve Vişne Çürüğü420 kelime
- 24 Dağılan Renkler ve Sessiz Sorular446 kelime
- 25 Mürekkep ve Mesafe456 kelime
- 26 Kızlar İttifakı430 kelime
- 27 Kahvaltıdaki Fırtına433 kelime
- 28 Maskeler ve Gerçekler415 kelime
- 29 Plaklar ve Eski Ritimler339 kelime
- 30 Mirasın Gölgesinde Bir Sabah296 kelime
- 31 Başlamayan Şeyler359 kelime
- 32 Amortentia ve İlizyonlar451 kelime
- 33 Mühür ve İtiraf376 kelime
- 34 Zindanlardaki Koku458 kelime
- 35 Geceyi Bölen Sessizlik369 kelime
- 36 Sessiz Uyum343 kelime
- 37 Dışarıdan Bakan Gözler443 kelime
- 38 Yıldızların Altında ,Gölgelerin İçinde452 kelime
- 39 Sessizlik ve Kaçış271 kelime
- 40 Masadaki Yerimiz421 kelime
- 41 Gölge Takibi487 kelime
- 42 Çözülemeyen Düğüm521 kelime
- 43 Zihin Oyunları ve Sessiz Savaş548 kelime
- 44 Zindanların Fısıltıları ve Dost Meclisi544 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
KSKS dersliği yine o gergin sessizliğe bürünmüştü. Profesör, bugünkü dersin "Gelişmiş Savunma ve Karşı Atak" olduğunu söyler söylemez Tom’un bakışlarını üzerimde hissettim. Mattheo, revirdeki o yakınlıktan sonra bugün masada daha bir keyifliydi; sürekli koluma dokunuyor, kulağıma bir şeyler fısıldayıp beni güldürüyordu.
Tom ise asasını masasına o kadar sert bırakmıştı ki, Profesör bile bir an duraksadı.
"Riddle ve Grindelwald," dedi Profesör, sanki bu ikili artık sınıfın resmi düello partnerleriymiş gibi. "Tekrar sahneye. Ama bu sefer kurallar daha katı; sözsüz büyüler kullanılacak."
Platforma çıktığımızda, Tom’un yüzündeki o revirdeki veya seradaki adamdan eser yoktu. Tekrar o aşılmaz, soğuk maskesini takmıştı. Ama gözlerinin içine baktığımda, seradaki o boğulma anının hayaletini hala görebiliyordum.
Selam verdiğimizde, "Sana borçlu kalmaktan nefret ederim Grindelwald," dedi fısıltıyla. "Bu düello, zayıflığımı gördüğün için bir tazminat değil; benim hala senin üzerinde otorite sahibi olduğumun bir hatırlatıcısı olacak."
"Hala aynı kibir Riddle," dedim gülümseyerek. "Otoriten sadece senin zihninde yaşıyor."
Düello başladığında, bu seferki tempo bir öncekinden çok farklıydı. Tom, sözsüz büyülerle üzerime gelirken hamleleri yakıcı bir hızdaydı ama bir gariplik vardı. Büyüleri beni yaralamak ya da platformdan düşürmek için değil, beni belirli bir yöne manevra yapmaya zorlamak için gönderiyordu. Sanki beni test ediyordu.
Sınıf nefesini tutmuş izlerken, Tom aniden asasını karmaşık bir şekilde savurdu. Üzerime gelen gümüşi bir ışık dalgasını savuşturmak için asamı kaldırdım ama ışık bir anda yön değiştirip etrafımda bir halka oluşturdu. Bu bir saldırı büyüsü değildi; bu, savunmamdaki en küçük boşluğu ölçen bir teşhis büyüsüydü.
Asalarımız tekrar havada çarpışıp o statik elektriği yaydığında, Tom bir adım yaklaştı. Herkes bizim hala kıyasıya dövüştüğümüzü sanıyordu ama asalarımızın ucundaki o enerji akışı, ikimiz arasında gizli bir köprü kurmuştu.
"Bileğin," dedi Tom, sözsüz düellonun ortasında sadece benim duyabileceğim bir sesle. "Mattheo'nun sürdüğü o merhem... Onu kullanmaya devam et. Morlukların geçmesi için içine biraz da kedi dili özü eklet."
Şaşkınlıkla gözlerimi açtım. Tom hem Mattheo'nun bana yardım ettiğini görmüş, hem de revirdeki o "hasarını" hala takip ediyordu. Bu onun teşekkür etme biçimiydi; bir düello perdesi arkasında, otoritesini koruyormuş gibi yaparak bana tıbbi tavsiye veriyordu.
"Bana emir vermeyi bırak Riddle," diye fısıldadım ve sert bir Flipendo ile onu iki adım gerilettim.
Tom, gerilediği noktada asasını indirdi ve yüzünde belli belirsiz, neredeyse hayali bir gülümseme belirdi. "Borcumun bir kısmını ödedim sayılır. Ama unutma Grindelwald; bir sırrı saklamak, o sırra sahip olmaktan daha zordur."
Profesör düelloyu durdurup ikimizi de tebrik ederken, platformdan indik. Mattheo hemen yanıma gelip, "Vay canına, az önce havada uçuşan o gümüş ışıklar da neydi öyle? Abim seni gerçekten köşeye sıkıştırmaya çalışıyordu," dedi endişeyle.
"Sadece biraz pasımızı attık Matt," dedim, göz ucuyla Tom'a bakarak.
Tom, kendi masasına dönerken ilk kez Mattheo'ya o kadar sert bakmadı. Aralarında, benim üzerimden dönen o görünmez savaş, yerini çok daha karmaşık bir şeye bırakmıştı. Tom benden nefret etmeye çalışıyordu ama artık bir borcu, bir sırrı ve en önemlisi; bakışlarını benden kaçıramadığı bir takıntısı vardı.
___________________
Yeni bölüm sizlerle umarım beğenirsiniz 🌸 Yorumlarınız ve beğenilerinizi bekliyorum 🫶
Bölüm etkileşimi
