kan ve sadakat kitap kapağı

1. bölüm / 7

kan ve sadakat

1. BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: Selma Doğan

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 7Şu an: 1. BÖLÜM

Gece, şehrin üzerine ağır bir örtü gibi çökmüştü. Yağmur, asfaltı sessizce döverken sokak lambalarının solgun ışığı kan lekelerini bile gizleyemiyordu.

Bu şehirde herkesin bir sırrı vardı. Kimisi para için susuyor, kimisi korkudan. Ama mafya dünyasının tek bir kuralı vardı güvenen kaybederdi..

Lara siyah paltosunun cebine ellerini sokup terk edilmiş deponun kapısında durdu. İçeriden gelen boğuk sesler, birazdan hayatını tamamen değiştirecek bir gecenin habercisiydi
Derin bir nefes aldı. Geri dönmek için çok geçti,Kapıyı itti. Kapı ağır bi gıcırtıyla açıldı.

İçerisi loştu. Tavandan sarkan tek bir ampul deponun ortasını güçlükle aydınlatıyordu. Duvarın dibinde bekleyen siyah takım elbiseli adamlar, Lara içeri girer girmez bakışlarını ona çevirdi.

Kimse konuşmadı.

🪽🔱

Sessizlik, söylenen en ağır tehditten bile daha ürkütücüydü
Lara, tek bir adım bile geri atmadı. Soğuk bakışlarını odanın en karanlık köşesine çevirdi.Orada biri oturuyordu.Yüzünün büyük kısmı gölgelerin arasında kalmıştı. Sadece parmakları arasındaki metal yüzük parlıyordu.

Kaan yavaşça ayağa kalktı.Depodaki herkes istemsizce geri çekildi.Lara o an tek bir şey anladı.

Bu adamdan korkanlar sadece düşmanları değildi. Kendi adamları bile gözlerinin içerisine bakmaya cesaret edemiyordu. Lara daha kaanın kim olduğunu bilmiyordu.

Ama bildiği tek bişey vardı.
Bu adamın gelişiyle birlikte geçmişindeki sırlar gün yüzüne çıkacaktı.Ve bazı sırların bedeli, tahmin edilenden çok daha ağırdı.

🪽🔱

Lara gözlerini Kaan'dan ayırmadı.
Korku, onun yıllar önce öğrendiği bir duyguydu. Ama bu gece hissettiği şey korku değildi. Daha çok, yaklaşan bir fırtınayı önceden hissetmek gibiydi.Kaan, bir kaç adım attı.

"Geç kaldın"

Sesi sakindi ama herkes o iki kelimenin ağırlığını hissetmişti.
Lara başını hafifçe kaldırdı..

"Ben kimsenin emriyle hareket etmem" Kısa bir sessizlik oldu.
Kaan'ın yüzünde belli belirsiz bir gülümseme oluştu. Çünkü karşısındaki kadını diğerlerinden farklı olduğunu anlamıştı. Lara karanlığın içinde büyümüş olabilirdi.
Ama kimsenin gölgesi altında da kalmazdı. Kaan, laranın cevabı karşısında bir kaç saniye sessiz kaldı.

Çoğu insan onun karşısında konuşmaktan çekilirdi. Ama lara, yıllardır taşıdığı yüklerin altında bile başını eğmeyi öğrenmemişti..
"Cesaretin var" Dedi adam.

Lara bakışlarını değiştirmedi.
"Cesaret değil..sadece kaybedicek çok az şeyim kaldı."
Bu cümle ortamdaki tüm havayı değiştirdi.

🪽🔱

Çünkü herkes biliyordu...
Laranın, geçmişi onun en büyük yarasıydı.
Kaan masanın üstündeki dosyayı alıp ona uzattı.

"Bu gece buraya sadece anlaşma imzalamak için gelmedin." Lara dosyaya baktı ama elini uzatmadı.
"Ne demek istiyorsun."

"Geçmişin seni buldu, Lara."
O an kapalı tuttuğu bütün kapıların açılacağını hissetti.. Ve bazı şeyler öğrenildiğinde hiç bir şey eskisi gibi olmaz....

Karanlığın içinde tek bir gerçek vardı.
Geçmiş asla peşini bırakmazdı. Ama lara daha bu gerçekle yüzleşmemişti.

Ertesi gün.....

Şehrin diğer ucunda, siyah takım elbisesiyle sessizce pencerenin önünde duran kaan, elindeki dosyayı kapattı yüzünde tek bir duygu ifadesi yoktu.

Masasının üzerinde duran fotoğrafı aldı. Sonra tek bir cümle kurdu.

"Onu bana bul"dedi kaan.
Odadaki herkes başını eğdi.Kimse nedenini sormadı,çünkü onun verdiği emirler sorgulanmazdı.

Ve o emir ardından, Lara'nın hayatını geri dönüşü olamıyacak şekilde değişmeye başlıcaktı.

🪽🔱

Lara, akşam işten çıkıp boş sokakta yürürken arkasından yaklaşan siyah bir aracın farkına vardı. Adımlarını hızlandırdı fakat araç onunla birlikte ilerledi. Bir kaç saniye sonra kapı açıldı. Siyah takım elbiseli bi adam indi.

"Lara.." Lara geri çekildi.
"Kimsiniz lan siz?"

Adamlar cevap vermedi.
O sırada tam üçüncü kişi araçtan indi Diğerlerinden farklıydı.
Soğukkanlı, sert bakışlarıyla etrafı kontrol ediyordu. Laranın gözleri kaan lâ buluştu, Lara ne korku gösterdi ne de geri adım attı.

Kaan aradaki mesafeyi iki adımda kapatıp laranın önünde belirdi. aralarında yok denecek kadar az bi mesafe vardı.

Bir kaç saniye sonra. "Arabaya bin. " Dedi kaan. Lara, alaycı bi bakış ile kaan'a daha çok yaklaştı.
"Bana emir verilmesini sevmem. Gelmiyorum hiç bir yere." Dedi lara.
Kaan ufak bi kahkaha yükseldi ama sonra hemen ciddi tavrına döndü.

"Biniyo musun."
"Hayır." "Sen istedin" Dedi.ve larayı sol omzuna attı adeta 1 kilo patates taşırmış gibi.

"Adi , pislik bırak sana beni!" "İnsan gibi diyoruz binmiyosun napabilirim."

Kaan, larayı koltuğa hafifçe bırakmıştı sonra ise kaan da laranın yanına oturmuştu.

"Kimsin sen, ismin ne, niye beni kaçırdın" Dedi.

kaan gayet sakin, ama keyifli bir şekilde.

" Ben kaan demir, senin gibi mafyayım, seni kaçırmadım bi süre misafirimsin."

"Kaan demir" Diye mırıldandı lara. "Belki misafir olmayı sevmiyorum."

Lafa kaan'ın en yakın dostu ve birazda cıvık biri olan mert girdi

"Valla kaan'ın misafir ağırlaması imkansız gibi bişey, bence tadını çıkar." Dedikten sonra şen bi kahkaha attı.

"Sen kimsin" Dedi lara sakince.

"Ben mert kaya, kaan'ın en yakın dostu" Diyip elini lara ya uzattı. Lara sakince Mert'in el uzatmasına karşılık verdi.

Mert elini çekerken yüzündeki gülümseme hiç kaybolmadı. Kaan ise tek kelime etmeden laranın tepkisini izliyordu. Sanki verdiği tepkiyi analiz ediyomuş gibi.

"Şimdi ne olacak." Diye sordu lara, gözlerini kaan dan hiç ayırmadan.

Kaan oturuşunu düzeltip cevap verdi.

"Şimdilik mertle benim evimde üçümüz kalıcaz." Dedi "Ya gitmek istersem." Dedi lara

Kaan hafifçe gülümsedi.
"İstersin....ama gidemezsin." Dedi net bir şekilde.

Lara derin bi nefes aldı. Korktuğunu belli etmeye niyeti yoktu. Kollarını bağladı ve meydan okuyan bir ifadeyle konuştu.

"Ben kimseye esir olmam, kaan demir."

Kaan cevap vermeden geldiler bi depoya
Girdiler mert bile ilk defa bu kadar ciddiydi. Sonra kaan larayı önüne aldı ve hafifçe dudaklarının kenarı kıvrıldı.

"Bunu zaman göstericek."

Tam o sırada kapı sertçe çalındı. "Patron depoya baskın var dedi"

Kaan'ın az önceki hali gitti ve yerine sert, ciddi bir ifade yerleşti.

Kaan, laraya dönüp "saklan istersen git ama sakın sana bişey olmasın tamam mı?."

Lara, "hayır bende varım." Kaan'ın bişey söylemesine izin vermeden korumalar dan birinin yanına gidip.

"bana silah getir hemen" Dedi.

Kaan şaşkınlığını daha üzerinden atamadan bir kurşun sesi geldi. Kaan, Lara'ya döndü.

"Dikkat et ölme sakın"

"Kolay kolay ölmem, merak etme" Dedi

Kaan hızla yerini alıp dışarı nişan aldı. 8 adam vurmuştu soluklanmak için durdu sonra.

Korumalar dan biri "patron bitirdik biz burayı" Kaan başını aşşağı yukarı salladı O sırada Mert'in sesi duyuldu.

"Ayol unutuldum mu ben" Kaan dertli bi iç çekti ve laranın yanından kalkıp mertin yanına gitti.

"Noldu gerizekalı, mert öldün mü" Dedi kaan sakin bir şekilde.

Mert dudağını büzerek "keşke ölseydim de senden şu azarı yemeseydim"mertle kaan konuşurken bi ses geldi arkalarından .

Kaan'ın yüzündeki ifade bir anda değişti gözleri büyüdü hiç düşünmeden laraya koştu.

" Lara! Gözlerini aç,bana bak!" Diye bağırdı .

Lara omzunu tutarken acıyla dişlerini sıktı parmaklarının arasından kan sızıyordu.

Mert hemen yanlarına çöktü. "Aracı hazırlayın! Hastaneye gidiyoruz! Diye bağırdı korumalara.

Kaan ceketini çıkarıp Lara'nın omuzuna bastırdı.

" Dayan.... Söz ver bana. Dayanacaksın."

Lara güçlükle gözlerini araladı. Dudaklarında belli belirsiz bir tebessüm oluştu.

"Merak etme..." Dedi kısık bir sesle "ben kolay kolay ölmem" O anda uzaktan bir kurşun sesi duyuldu .

"Pusu!" Diye bağırdı korumalar dan biri.

Kaan'ın bakışlatı buz kesti. Larayı korumların yanına bırakırken silahını çekti.

"Kim yaptıysa...bu gece bunun hesabını verecek."

🪽🔱

Kaan, silahını öfkeyle kavrayıp etrafındakilere bakındı gözleri öfkeyle karardı.

"Lara'yı arabaya alın! Hemen!" Diye bağırdı.

İki koruma Lara'yı dikkatlice kaldırdı. Lara acıyla gözlerini kapatmaya tek bir çığlık atmadı.

Mert, Kaan'ın yanına geldi.

"Peşlerinden gidelimmi." Kaan, başını iki yana salladı. "Hayır ilk önce lara.

Arabalar hızl mekandan uzaklaşırken kaan Lara'nın elinden tuttu. " Bana bak." Dedi alçak bir sesle "Gözlerini kapatma."

Lara hafifçe gülümsedi. "Ne oldu? Az önce sus diyordum."
Kaan istemsizce tebessüm etti.

"Şimdi konuşmanı istiyorum." Lara, cevap vermeye çalışırken gözleri ağırlaştı.

"Lara!" Diye seslendi kaan.

Hastanenin önüne geldiklerinde doktorlar sedyeyle koşarak dışarı çıktılar. Lara açık servise alınırken kapılar kapanmadan önce Kaan'ın gözlerine son kez baktı. Kaan kapı kapanınca yumruklarını sıktı.

Tam o sırada telefonu çaldı. Ekranda bilinmeyen numara yazıyordu.
Aramayı açtı.

Karşı taraftan soğuk bir erkek sesi geliyordu. "Bu daha başlangıç, kaan. Sıradaki kurşun hedefini şaşırmıycam."

Hat bir anda kapandı.

Kaan telefonu yavaşça cebine koydu. Gözlerindeki öfke daha korkutucu bir hal almıştı. "Kim yaptıysa..." Dedi dişlerini sıkarak.

" Bu geceden sonra saklanacak yeri kalmayacak."

Hastanenin koridorunda derin bi sessizlik kaplamıştı. Kaan, ameliyathanenin önünde gözünün kırpmadan kırmızı ışığa bakıyordu.

Mert sessizce yanına geldi
"Kaan."

Kaan, başını bile çevirmedi. "Söyle."

"Saldırıyı yapan kişilerin aracı bulunmuş. Ama terk edilmiş." "Kamera kayıtları?" "İnceleniyor."

O sırada ameliyathanenin kapısı açıldı. Doktor dışarı çıktı."Lara karacan'ın yakınları kim?"

Kaan hızla ayağı kalktı. "Ben."

Doktor yorgun bir ifadeyle başını salladı.

"Kurşun omzuna isabet etmiş. Şanslıymışki hayatı tehlikeyi atlattı. Bir süre gözetim altında kalacak."

Kaan'ın omuzları gevşemişti. "Onu görebilirmiyim." "Kısa bir süreliğine."

Kaan odaya girdiğinde Lara'nın gözleri açıldı. "Demek ölmedim....."

Kaan hafifçe gülümsedi.
"Sana ölmek yasak."

Lara güçlükle doğrulmaya çalıştı.

"Beni vuranı buldunmu."

Kaan'ın yüzündeki gülümseme yok oldu.

"Henüz değil"

Tam o sırada telefonu çaldı. Kaan'ın.

Bu kez ekranda tek bir mesaj vardı

"Lara, bugün kurtuldu. Birdahaki sefere şansızın olmayacak."

Mesajın altında tek bir harf yazıyordu "A"

Kaan'ın gözleri sertleşti.

" Demek geri döndün..."

Kaan, Lara'nın odasından ağır adımlarla çıktı. Koridorda ki sessizlik daha da geriyordu.

"Patron."

Koruma başını eğerek yanına geldi.

"Ne var?"

"Yakaladığımız adamlardan biri konuşmak istiyor."

Kaan'ın gözleri sertleşti.

"Nerde?"

"Depoda."

Kaan tek kelime etmeden hastaneden çıktı. Arabasına binmeden önce hastane camlarına baktı son kez.

"Kimse Lara'nın kapısının önünden ayrılmıycak."

"Emredersiniz."

Yarım saat sonra .....

Eski deponın demir kapısı açıldı.

İçerde sandalyeye bağlı olan adam korkuyla başını eğdi.

Kaan yavaşça karşısına geçti.

"Seni kim gönderdi."

Adam sessiz kaldı.

Kaan derin bir nefes verdi.

"Konuş."

"B... Bilmiyorum."

Mert öne çıktı.

"Kaan, yalan söylüyor."

Adamın alnından soğuk terler aktı.

"Yemin ederim! Bize hedefin sadece lara olduğu söylendi."

Kaan'ın kaaşları çatıldı.

"Lara'nın ne suçu var."

" Onu bilmiyorum.... Emiri veren kişinin adını duydum." Kaan bir adım daha yaklaştı.

"Kim?" "Aras.."

Kaanın yüzü dondu. Mert şaşkınlıkla ona baktı.
"Kaan....bu isim...." Kaan yumruklarını sıktı.

"Demek gerçekten geri dönmüş."
Tam o sırada Kaan'ın telefonuna yeniden

Çaldı.

"Geçmişinden kaçamazssın kaan"

Kaan mesajı okuduktan sonra telefonu kapattı. "Bu savaş artık başladı."

Devam edecek....

Hellllo
✨Bakalım bu aras kim ve neler olcak acaba, oda diğer bölümlerde.
Her hafta çarşamba ve cuma günleri düzenli bölüm atıcamm✨

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

54okunma 8beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.