7. bölüm · KADİM CANAVARLAR- 1. KİTAP GÖLGE PENÇESİ
Bölüm 7
Kayıp Çocuk
“Çünkü beni bulamazsan… Kül Ejderi seni bulacak.”Ses kesildi.Oğuzhan birkaç saniye kıpırdamadan bekledi.“Kim var orada?”Cevap gelmedi.Mehmet elindeki sopayı kaldırdı.“Çık ortaya!”Sessizlik.Gölge Pençesi ise hâlâ Oğuzhan’ın önünde duruyordu.Tüylerinin arasındaki siyah dumanlar hızla hareket ediyordu.Oğuzhan yaratığa baktı.“Sen onu tanıyorsun.”Gölge Pençesi başını çevirdi.Üçüncü gözü açıldı.Oğuzhan’ın zihnine yeni bir görüntü girdi.Bir mağara.Yanan meşaleler.Ve küçük bir çocuk.Çocuk tek başına oturuyordu.Bileğinde siyah mühür vardı.Karşısında ise maskeli adam duruyordu.“Baban seni bulamayacak.”Çocuk başını kaldırdı.“Beni Oğuzhan bulacak.”Görüntü sona erdi.Oğuzhan nefes nefese kaldı.“Çocuk…”Mehmet ona yaklaştı.“Ne gördün?”“Bir mağara gördüm.”“Başka?”“Bir çocuk vardı.”Mehmet’in yüzü gerildi.“Nasıl bir çocuk?”Oğuzhan düşündü.“Benim yaşlarımda. Belki daha küçük.”“Bileğinde mühür var mıydı?”Oğuzhan başını salladı.“Evet.”Mehmet birkaç saniye sustu.Sonra çok sessiz bir şekilde konuştu:“Onu bulmamız gerekiyor.”“Kim olduğunu biliyor musun?”“Hayır.”“Yalan.”Mehmet cevap vermedi.Oğuzhan öfkeyle onun karşısına geçti.“Yine bir şey saklıyorsun.”“Çünkü sana söylersem—”Mehmet’in cümlesi yarıda kaldı.Çünkü ormanın içinden bir taş yuvarlandı.İkisi birden sesin geldiği yöne döndü.Gölge Pençesi hırladı.Ağaçların arasında küçük bir siluet vardı.Bir çocuk.Üzerinde yırtık bir mont vardı.Çıplak ayakları çamur içindeydi.Yüzü görünmüyordu.Oğuzhan bir adım attı.“Sen misin?”Çocuk başını kaldırdı.“Sonunda.”Oğuzhan’ın kalbi hızlandı.Çocuk birkaç adım daha attı.Ay ışığı yüzünü aydınlattığında Oğuzhan dondu.Çocuğun yüzünde büyük bir yara izi vardı.Ama asıl dikkat çekici olan bu değildi.Çocuğun gözleri…kapkaraydı.İris yoktu.Beyaz yoktu.Sadece simsiyah iki göz.Mehmet geri çekildi.“Hayır…”Çocuk ona baktı.“Beni hatırladın.”Mehmet’in eli titremeye başladı.Oğuzhan şaşkınlıkla Mehmet’e döndü.“Sen bu çocuğu tanıyorsun.”Mehmet cevap vermedi.Çocuk gülümsedi.“Bana ne yaptığını hatırlamıyor musun?”“Kes sesini.”“Beni orada bıraktın.”Mehmet’in yüzü öfkeyle gerildi.“Seni kurtaramazdım!”Çocuk bir anda sustu.Sonra Oğuzhan’a döndü.“Bana yardım edecek misin?”Oğuzhan ne söyleyeceğini bilemedi.Çocuk elini uzattı.Bileğindeki mühür parlıyordu.“Adım…”Çocuk bir an durdu.Sanki ismini hatırlamaya çalışıyordu.Sonra fısıldadı:“Nevzat.”Oğuzhan’ın gözleri büyüdü.Çünkü elindeki taş aniden ısındı.Üzerinde yeni bir yazı belirdi:“NEVZAT’A GÜVENME.”Oğuzhan taşın üzerine baktı.Sonra Nevzat’a.Nevzat gülümsüyordu.“Taş sana yine yalan söyledi, değil mi?”Oğuzhan’ın yüzü değişti.“Sen nereden biliyorsun?”Nevzat’ın gülümsemesi kayboldu.“Çünkü…”Ormanın derinliklerinden korkunç bir kükreme yükseldi.Nevzat başını gökyüzüne kaldırdı.“Onunla konuştuğumu bilmiyor.”Mehmet fısıldadı:“Kimle?”Nevzat cevap vermedi.Gökyüzünün uzaklarında mavi bir ışık belirdi.Sonra ikinci bir ışık.Üçüncü.Oğuzhan başını kaldırdı.Bulutların arasından devasa bir siluet geçti.Bu kez hiçbir şey onu gizlemiyordu.Altı bacak.Taş plakalarla kaplı bir sırt.Ve ağzının içinde yanan mavi ateş.Kül Ejderi.Fakat ejderha saldırmadı.Sadece gökyüzünde dönerek onları izledi.Nevzat Oğuzhan’a baktı.“Artık beni seçmek zorundasın.”Oğuzhan kaşlarını çattı.“Ne demek istiyorsun?”Nevzat’ın gözleri parladı.“Beni kurtarırsan o uyanacak.”Oğuzhan gökyüzüne baktı.“Ya seni bırakırsa?”Nevzat gülümsedi.“O zaman Kül Ejderi uyanmayacak.”Bir anlık sessizlik oldu.Sonra Gölge Pençesi Oğuzhan’ın yanına yaklaştı.Başını onun omzuna doğru eğdi.Ve ilk kez insan diline benzeyen bir kelime söyledi:“Seç.”
