17. bölüm · KADİM CANAVARLAR- 1. KİTAP GÖLGE PENÇESİ
Bölüm 17
BEŞİNCİ ÇOCUK
Karanlığın içindeki çocuk bir adım attı.Oğuzhan onu ilk kez net görebiliyordu.Yaklaşık on üç yaşındaydı.Üzerinde eski, yırtılmış bir mont vardı.Saçları dağınıktı.Ama asıl dikkat çeken…bileğindeki mühürdü.Mühür diğerlerinden farklıydı.Siyah değildi.Karanlığın içinde bile bembeyaz parlıyordu.Oğuzhan:— Sen kimsin?Çocuk cevap vermedi.Nevzat onun omzuna elini koydu.— Ona inanma.Mehmet hemen öne çıktı.— Nevzat!Nevzat gülümsedi.— Ne oldu Mehmet?— Onu buraya sen getirdin.— Hayır.Nevzat başını çevirdi.— O beni buraya getirdi.Çocuk ilk kez konuştu.Sesi çok sakindi.— Ben kimseyi buraya getirmedim.Halil Efe şaşkınlıkla baktı.— O zaman neden buradasın?Çocuk Oğuzhan’a baktı.— Çünkü seni bekliyordum.Oğuzhan’ın mührü yeniden parladı.Bir anda mağaranın duvarındaki beşinci sembol hareket etti.ÇAT!Taşın üzerinde yeni bir görüntü oluştu.Beşinci çocuk…Oğuzhan…Ve onların arasında diz çökmüş devasa bir canavar.Canavarın başı yoktu.Sadece göğsünün ortasında tek bir göz vardı.Halil Efe geri çekildi.— Bu canavar…Mehmet’in sesi titredi.— Bu, diğerlerinin efendisi.Oğuzhan ona döndü.— Ne demek bu?Mehmet cevap vermeden önce mağara sarsıldı.GÜÜÜMMM!Kapının ardındaki yaratık tekrar vurdu.Kül Ejderi önüne geçti.Mavi alevlerini açtı.— Onu burada tutamam.Oğuzhan:— Ne kadar?Kül Ejderi Oğuzhan’a baktı.— Üç dakika.Mehmet bağırdı:— Üç dakika mı?!Kül Ejderi’nin gözleri kapıya döndü.— Sonra kapı tamamen açılacak.Halil Efe’nin mührü parladı.Yerdeki yüzlerce taş yaratık aynı anda ayağa kalktı.Fakat bu kez Oğuzhan’a saldırmadılar.Hepsi beşinci çocuğa döndü.Çocuk elini kaldırdı.Hepsi diz çöktü.Oğuzhan şaşkınlıkla:— Sen onları kontrol edebiliyor musun?Çocuk başını salladı.— Hayır.— O zaman neden sana itaat ediyorlar?Çocuk Oğuzhan’a baktı.— Çünkü ben onları kontrol etmiyorum.Bir an sustu.— Onlar beni tanıyor.Nevzat geriye doğru yürümeye başladı.Oğuzhan bunu fark etti.— Nereye gidiyorsun?Nevzat durdu.— Benim burada işim bitti.Mehmet bağırdı:— Kaçmasına izin verme!Oğuzhan Nevzat’a doğru koştu.Fakat Nevzat bir anda gölgeye dönüştü.FŞŞŞ!Kayboldu.Gölge Pençesi hemen yere pençesini vurdu.Gölgeden siyah bir el yükseldi.Nevzat’ın ayağını yakaladı.Nevzat çığlık attı.— Bırak beni!Gölge Pençesi’nin üçüncü gözü açıldı.Nevzat’ın gölgesi parçalanmaya başladı.Ve ilk kez…Nevzat korktu.— Hayır!Oğuzhan yaklaştı.— Gerçekten kimsin sen?Nevzat ona baktı.Gözleri tekrar siyaha döndü.— Bunu öğrenmek istiyorsan…Gülümsedi.— Dedene sor.Oğuzhan’ın yüzü değişti.— Dedem nerede?Nevzat’ın gülümsemesi büyüdü.— Arkanızda.Herkes aynı anda döndü.Mağaranın girişinde…Maskeli adam duruyordu.Yaşlı Nevzat.Elinde siyah taş vardı.Ve taşın üzerinde tek bir kelime parlıyordu:“GEÇ.”Yaşlı Nevzat başını kaldırdı.— Oğuzhan…Kül Ejderi kükredi.— SAKIN ONA YAKLAŞMA!Yaşlı adam maskesini çıkardı.Ve yüzünü gösterdi.Oğuzhan dondu.Çünkü o yüz…Oğuzhan’ın yüzüne korkutucu derecede benziyordu.
