13. bölüm · KADİM CANAVARLAR- 1. KİTAP GÖLGE PENÇESİ
Bölüm 13
DÖRDÜNCÜ MÜHÜR
Oğuzhan mağaranın girişinde duran çocuğa bakıyordu.Çocuk en fazla on iki yaşındaydı.Üzerinde eski, yıpranmış bir kıyafet vardı.Saçları dağınıktı.Ama en dikkat çekici şey…bileğindeki mühürdü.Oğuzhan’ın mührünün aynısıydı.Mehmet yavaşça ayağa kalktı.— Bu imkânsız…Çocuk ona baktı.— Sen de buradasın.Mehmet’in yüzü gerildi.— Seni daha önce hiç görmedim.Çocuk gülümsedi.— Ama ben seni gördüm.Oğuzhan çocuğa doğru bir adım attı.— Adın ne?Çocuk cevap vermedi.Bunun yerine Oğuzhan’ın elindeki kırık siyah taşa baktı.— Onu kırdın.— Ben kırmadım.— Kırıldı.Çocuk başını salladı.— Hayır.Bir adım attı.— Kendisi kırıldı.Oğuzhan’ın kaşları çatıldı.— Neden?Çocuk:— Çünkü artık ona ihtiyacın yok.Mehmet hemen araya girdi.— Oğuzhan, yaklaşma.Çocuk Mehmet’e baktı.— Hâlâ korkuyorsun.— Neden korkayım?Çocuğun yüzündeki gülümseme kayboldu.— Çünkü beni daha önce gördün.Mehmet dondu.Oğuzhan ona baktı.— Mehmet?Mehmet birkaç saniye konuşamadı.Sonunda:— Hayır…Çocuk elini kaldırdı.Bileğindeki mühür parladı.Mağaranın duvarları bir anda aydınlandı.Duvarlarda yeni görüntüler oluşmaya başladı.İlk görüntüde dört kişi vardı.İkinci görüntüde dört mühür taşıyorlardı.Üçüncü görüntüde ise…dört kadim canavarın önünde duruyorlardı.Oğuzhan görüntüye yaklaştı.— Bunlar kim?Çocuk cevap verdi:— İlk taşıyıcılar.— Dört kişi miydi?— Evet.Mehmet duvarlara baktı.— Ama kitaplarda sadece bir taşıyıcıdan bahsediliyor.Çocuk başını çevirdi.— Çünkü diğer üçünü insanlar unuttu.Oğuzhan’ın aklına Unutulan geldi.— Onları o mu unutturdu?Çocuk başını iki yana salladı.— Hayır.Kısa bir sessizlik oldu.— İnsanlar kendi korkuları yüzünden onları unuttu.Oğuzhan bir şey söylemek üzereyken mağara sarsıldı.GÜMMM!Tavanın bir bölümünden taşlar düştü.Gölge Pençesi hemen Oğuzhan’ın önüne geçti.Mehmet kılıcını çekti.— Bir şey geliyor!Çocuğun yüzü bir anda değişti.— Hayır.— Ne?Çocuk karanlığa baktı.— Bir şey gelmiyor.Oğuzhan:— O zaman ne oluyor?Çocuk fısıldadı:— Bir şey uyanıyor.Mağaranın derinliklerinden devasa bir kükreme geldi.ROOOOOAR!Oğuzhan’ın mührü yanmaya başladı.Kırmızı ışık mağaranın tamamını kapladı.Çocuğun mührü de aynı anda parladı.İki mühür birbirine tepki veriyordu.Oğuzhan elini kaldırdı.— Sen dördüncü taşıyıcı mısın?Çocuk başını salladı.— Evet.— Adın ne?Çocuk birkaç saniye sustu.Sonra:— Halil Efe.Oğuzhan ismi tekrar etti.— Halil Efe…Halil Efe başını salladı.— Ama benim mühürüm diğerlerinden farklı.Oğuzhan onun bileğine baktı.Gerçekten de mührün ortasında küçük bir çizgi vardı.— Farkı ne?Halil Efe cevap vermeden önce Mehmet konuştu:— O mühür…Mehmet’in sesi titriyordu.— Canavarları kontrol etmiyor.Oğuzhan şaşırdı.— Ne yapıyor?Halil Efe ona baktı.— Onları uyandırıyor.Bir anda mağaranın duvarlarından korkunç bir ses geldi.Çatlaklar oluşmaya başladı.Oğuzhan geri çekildi.— Kül Ejderi mi?Halil Efe başını iki yana salladı.— Hayır.Duvar çatladı.İçeriden sıcak bir hava geldi.Sonra mavi bir ışık göründü.Mehmet:— Kül Ejderi…Halil Efe başını kaldırdı.— Hayır.Mavi ışık daha da büyüdü.Halil Efe fısıldadı:— Ondan daha eski.Duvar tamamen parçalandı.Arkasında devasa bir yeraltı boşluğu ortaya çıktı.Ve o boşluğun içinde…taştan yapılmış dev bir kalp atıyordu.Her atışta mağara sarsılıyordu.GÜM.GÜM.GÜM.Oğuzhan kalbe baktı.— Bu ne?Halil Efe cevap verdi:— Kül Ejderi’nin yuvası.Oğuzhan şaşırdı.— Ama Kül Ejderi gökyüzünde.Halil Efe başını salladı.— O artık yuvasını korumuyor.— Neden?Halil Efe gözlerini karanlığa çevirdi.— Çünkü yuvasının altında bir şey var.Tam o anda gökyüzünden çok uzaklardan Kül Ejderi’nin kükremesi duyuldu.Ama bu kez kükreme saldırı gibi değildi.Sanki…yardım istiyordu.Oğuzhan Gölge Pençesi’ne baktı.Canavar da aynı yöne bakıyordu.Sonra siyah taşın kırılmış parçası yerde parladı.Üzerinde son bir mesaj belirdi:“KÜL EJDERİ’Nİ BUL.”Oğuzhan taşı eline aldı.Yazı değişti.“AMA ONA YAKLAŞMA.”Oğuzhan kaşlarını çattı.— Neden?Yeni kelimeler ortaya çıktı.“ÇÜNKÜ ARTIK TEK BAŞINA DEĞİL.”Mağaranın derinliklerinden bir çift mavi göz açıldı.Ardından bir çift daha.Sonra bir çift daha.Halil Efe geriye çekildi.Mehmet fısıldadı:— Oğuzhan…Oğuzhan karanlığa baktı.— Ne?Mehmet’in sesi titredi.— Kül Ejderi’nin altında bir ordu var.Ve karanlığın içinden aynı anda yüzlerce göz açıldı.
