19. bölüm · KADİM CANAVARLAR- 1. KİTAP GÖLGE PENÇESİ
Bölüm 19
İKİYE AYRILAN MÜHÜR
ÇAT!Oğuzhan’ın mührü ikiye ayrıldı.Fakat acı yoktu.Tam tersine…Bir anda bütün mağara sessizleşti.Dev yaratık hareket etmeyi bıraktı.Kül Ejderi başını kaldırdı.Gölge Pençesi’nin üçüncü gözü tamamen açıldı.Halil Efe’nin mührü titremeye başladı.Mehmet ise fısıldadı:— Olmaması gerekiyordu…Oğuzhan eline baktı.Mührün iki parçasından biri hâlâ siyah ışık saçıyordu.Diğeri ise…bembeyazdı.Yaşlı Nevzat geri çekildi.İlk kez gerçekten korkmuş görünüyordu.— Hayır…Oğuzhan ona baktı.— Ne oldu?Nevzat cevap vermedi.Beşinci çocuk cevapladı:— Mühür seçimini yaptı.— Neyin seçimini?Çocuk Oğuzhan’ın iki parçaya ayrılmış mührünü gösterdi.— Kontrol mü, uyanış mı?Oğuzhan başını kaldırdı.— Ben ikisini de istemiyorum.Çocuk hafifçe gülümsedi.— İşte sorun da bu.Dev yaratık yeniden hareket etti.Göğsündeki tek göz Oğuzhan’a çevrildi.Bu kez konuşmadı.Sadece elini kaldırdı.Yüzlerce taş yaratık aynı anda Oğuzhan’a doğru koşmaya başladı.Halil Efe bağırdı:— Geliyorlar!Oğuzhan elini kaldırdı.— DUR!Hiçbir şey olmadı.İlk yaratık üzerine atıldı.Gölge Pençesi araya girerek onu yere savurdu.İkinci yaratık geldi.Üçüncü…Dördüncü…Oğuzhan tekrar bağırdı:— DURUN!Bu kez siyah mühür parladı.Bütün yaratıklar…aynı anda durdu.Mehmet şaşkınlıkla baktı.— Onları kontrol etti.Halil Efe başını salladı.— Hayır.— Ne?— Oğuzhan onları kontrol etmedi.Halil Efe’nin gözleri dev yaratığa çevrildi.— Onların kime ait olduğunu değiştirdi.Dev yaratık ilk kez tepki verdi.Göğsündeki göz büyüdü.Mağaranın duvarları çatlamaya başladı.— TAŞIYICI…Sesi bütün mağarayı titretti.Oğuzhan ileri çıktı.— Ben taşıyıcı değilim.Bir adım daha attı.— Ben Oğuzhan’ım.Siyah mühür tamamen parladı.Yüzlerce yaratık başlarını dev varlığa çevirdi.Ve ilk kez…ona saldırdılar.Kül Ejderi de saldırıya katıldı.Mavi alevler mağarayı kapladı.Gölge Pençesi gölgelerin arasından kayboldu ve yaratığın arkasında ortaya çıktı.Pençelerini savurdu.GÜÜÜMMM!Dev varlık sendeledi.Fakat düşmedi.Yaşlı Nevzat bağırdı:— Kaçın! Hepiniz!Mehmet şaşkınlıkla ona baktı.— Sen neden korkuyorsun?Nevzat cevap verdi:— Çünkü onu daha önce gördüm.Oğuzhan:— Nerede?Nevzat’ın yüzü gerildi.— Babanın yanında.Oğuzhan dondu.— Babam mı?Nevzat sustu.Mehmet de başını kaldırdı.— Baban…Yaşlı Nevzat devam etti:— Oğuzhan’ın babası bu mühürlerin hikâyesinin sonunu biliyordu.— Ve o yaratığın ne olduğunu da.Oğuzhan’ın sesi titredi.— Babam nerede?Nevzat gözlerini kapattı.— Onu bulmak istiyorsan…Mağaranın çöken duvarını gösterdi.— Önce buradan çıkmalısın.Tam o sırada dev yaratık başını kaldırdı.Göğsündeki göz doğrudan Oğuzhan’a baktı.Ve ilk kez yüzünde…bir gülümseme oluştu.— Oğuzhan…Oğuzhan’ın kanı dondu.— Sen benim adımı nereden biliyorsun?Yaratık cevap verdi:— Çünkü seni ben yarattım.Oğuzhan’ın gözleri büyüdü.Kül Ejderi kükredi:— YALAN!Dev yaratık güldü.Mağara tamamen çökmeye başladı.Ve Oğuzhan’ın beyaz mühür parçasında tek bir görüntü belirdi:Bir adam.Oğuzhan onu tanıyordu.Fotoğraflarda gördüğü…Çocukluğundan beri özlediği…babası.Fakat görüntüde babası yalnız değildi.Yanında…dev yaratık duruyordu.
