15. bölüm · KADİM CANAVARLAR- 1. KİTAP GÖLGE PENÇESİ
Bölüm 15
UYANIŞ
Kapının ardından çıkan dev el, taş zemini parçaladı.GÜÜÜMMM!Oğuzhan geriye savruldu.Mehmet yere düştü. Halil Efe’nin mührü bir anda parlamaya başladı.Gölge Pençesi ise olduğu yerde dondu.Üçüncü gözü sonuna kadar açılmıştı.— Hayır…Oğuzhan ona baktı.— Ne oldu?Gölge Pençesi cevap vermedi.Çünkü kapının arkasındaki şeyin yüzünü görmüştü.Ve ondan korkuyordu.Dev el zemine bastı.Taş yaratıkların tamamı aynı anda durdu.Yüzlerindeki mavi ışıklar söndü.Sonra…Hepsi diz çöktü.Halil Efe’nin gözleri büyüdü.— Bunlar Kül Ejderi’ne bile böyle itaat etmiyor.Mehmet fısıldadı:— Çünkü artık onların efendisi o değil.Kapının içinden ikinci bir el çıktı.Ardından uzun, taşlarla kaplı bir kol…Bir baş yükselmeye başladı.Oğuzhan’ın mührü acıyla yandı.— Ah!Bileğini tuttu.Siyah mühürden ince siyah damarlar koluna doğru yayılıyordu.Halil Efe ona baktı.— Oğuzhan…— Ne?— Senin mührün onu tanıyor.Oğuzhan’ın yüzü gerildi.— Beni tanıyor mu?Halil Efe başını salladı.— Hayır.Bir an sustu.— Sanki senden emir bekliyor.Tam o sırada Kül Ejderi kükredi.ROOOAAARRR!Mavi alevler bütün mağarayı doldurdu.Kül Ejderi doğrudan kapıya saldırdı.Dev yaratığın üzerine çarptı.İkisi birlikte yere yuvarlandı.Taş yaratıklar kaçışmaya başladı.Mehmet bağırdı:— Koşun!Dördü mağaranın çıkışına doğru ilerledi.Fakat Oğuzhan durdu.Karşısındaki duvara baktı.Duvarın üzerinde yeni semboller oluşuyordu.Dört mühür…Dört taşıyıcı…Ve onların arkasında beşinci bir şekil.Oğuzhan yaklaşarak baktı.— Mehmet…Mehmet döndü.— Ne?— Daha önce burada beşinci bir mühür gördün mü?Mehmet’in yüzü bembeyaz oldu.— Hayır.Duvar çatladı.Beşinci sembol tamamen ortaya çıktı.Ve altında tek bir kelime belirdi:OĞUZHANHalil Efe’nin mührü aniden söndü.— Bir dakika…Oğuzhan ona baktı.— Ne var?Halil Efe titreyerek kapıya baktı.— O şey uyanmadı.— Ne demek istiyorsun?Halil Efe’nin sesi kısıldı.— O şey zaten uyanıktı.Arkasından bir ses geldi.— Nihayet anladınız.Üçü aynı anda döndü.Mağaranın karanlığında biri duruyordu.Çocuk Nevzat.Ama bu kez gözleri siyah değildi.Bembeyazdı.Nevzat gülümsedi.— Oğuzhan…Bir adım attı.— Asıl mühür sende değil.Oğuzhan’ın bileğindeki mühür yeniden parladı.Nevzat’ın gülümsemesi kayboldu.— …sen mührün kendisisin.Mağaranın tamamı karanlığa gömüldü.
